ABD'DE ERMENİ LOBİSİNİN YENİ GİRİŞİMİ -TÜRKİYE'NİN ERMENİSTAN'A UYGULADIĞI İDDİA EDİLEN AMBARGONUN KALDIRILMASI İÇİN WASHİNGTON'UN ANKARA'YA BASKI YAPMASINI ÖNGÖREN YASA TASARISI TEMSİLCİLER MECLİSİNE SUNULDU

WASHİNGTON (A.A) - ABD'de Ermeni lobisi, Türkiye'nin Ermenistan'a uyguladığı iddia edilen ambargonun kaldırılması için Washington'un Ankara'ya baskı yapmasını öngören yeni bir yasa tasarısını, Kongrenin alt kanadı Temsilciler Meclisine sundu. Tasarıyı, Temsilciler Meclisindeki Ermeni girişimlerine geleneksel olarak önderlik etmesiyle tanınan Demokrat Partili California eyaleti milletvekili Adam Schiff hazırladı. Yasa tasarısı, iddia edilen ambargonun kalkması için ABD'nin Türkiye nezdinde girişimde bulunmasını ve ABD Dışişleri Bakanının, bu yönde yapılanlar konusunda Kongreyi bir raporla bilgilendirmesini öngörüyor. Ancak bu tasarının yasalaşması için aynı metnin Senatoya da sunulması, tasarının hem Temsilciler Meclisi hem de Senatoda kabul edilmesi ve ABD Başkanı tarafından imzalanması gerekiyor. ABD'deki Ermeni lobisi bir önceki yasama döneminde de yaklaşık iki yıl önce benzer bir tasarı sunmuş, ancak bu tasarı Temsilciler Meclisinin gündemine gelmemişti.


DÜNYA TÜRK GİRİŞİMCİLERİ KONSEYİ TOPLANTISI... -COCA COLA İCRA BAŞKANI MUHTAR KENT: -''ŞU ANDA TÜRKİYE'DEKİ YATIRIM SEVİYESİ, BU ÜLKEYİ BİR ÜST SEVİYEYE TAŞIYACAK GÜÇTE DEĞİL'' -''TÜRKİYE, SERMAYELERİ ÇEKMEDE REKABETİN EN ÖN SAFLARINDA YER ALMALI `

İSTANBUL (A.A) - Coca Cola İcra Başkanı Muhtar Kent, şu anda Türkiye'deki yatırım seviyesinin, bu ülkeyi bir üst seviyeye taşıyacak güçte olmadığını belirterek, "Türkiye'nin tıpkı Çin'de, Hindistan'da, İrlanda'da, İspanya'da olduğu gibi büyük küresel sermayelerin sürekli girdisine ihtiyacı var" dedi. Dünya Türk Girişimcileri Konseyi Genişletilmiş İstişare Kurulu Toplantısı'nın öğle yemeğine konuk olan Kent, Dünya Türk İşadamları Konseyi oluşumunun, Türkiye'nin ekonomik ve siyasi konularının dış dünyada daha iyi anlatılabilmesi açısından çok yararlı katkılar sağlayacağını umduğunu söyledi. Kent, gerek siyasi gerekse ekonomik gelişmelerin, günümüzde ülkelerin ve şirketlerin yönetiminde çok tutarlı ve isabetli stratejilerin son derece dinamik bir perspektifle uygulanabilmesini gerektirdiğini belirterek, ekonomik sıkıntılar gibi, fırsatların da nereden çıkacağının öngörülemediği dinamik gelişmeler yaşandığını ifade etti. Fırsatlar ve ödüllerin, dengeleri yeni baştan kurabilecek kadar önemli boyutlarda olduğunu vurgulayan Kent, 2020 yılına kadar dünya ekonomisinin 20 trilyon dolar daha büyümesinin beklendiği, bunun Kuzey Amerika ve Japonya'nın toplamından daha büyük, yeni bir pazar demek olduğunu söyledi. Kent, "Bu, benzeri görülmemiş bir ekonomik gelişme ve bunun da Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için müthiş fırsatları beraberinde getirdiği de ayrı bir gerçek" dedi.

-''TUTKULARIMDAN BİRİ AYVALIK'TAKİ ZEYTİNLİĞİM''-

Muhtar Kent, hayattaki tutkularından birinin Ayvalık'ta bulunan zeytinliği olduğunu ifade ederek, "Mükemmel bir zeytinyağını üretmek, inançlı olmaya, yeteneğe, sabırlı çalışmaya ve de tabii ki tabiat anaya bağlıdır. Tabiat ve insan birlikte ideal şartları oluşturmaya çalışırsa dünya standartları ortaya çıkar. Aynı şekilde Türkiye'nin ve ekonomisinin tam verimliliğine kavuşması için birçok kompleks şartın ve unsurun bir araya gelip bir uyuma kavuşması gerekmektedir" diye konuştu. Şirketler, devlet ve sivil toplumların bir marka imajı ve kurumsal kimliği yansıttığını belirten Kent, Türkiye'nin de bir ülke olarak bir marka imajı yansıttığını söyledi. Küresel bir marka yaratma ve yönetmenin Coca Cola'nın yaklaşık 120 yıldır içinde bulunduğu bir durum olduğunu ifade eden Kent, Coca Cola'nın 200'den fazla ülkede üretim yapan, sistem olarak 80 milyar dolar cirosu bulunan, 800 bin aileye direkt ve 10 milyon kişiye de endirekt iş sağlayan global bir sistem olduğunu vurguladı. Dünyanın en büyük alkolsüz içecek sistemi olarak 400 markaları ve 2 bin 600 ürünleriyle her gün 1,5 milyar defa tüketicileriyle buluştuklarını anlatan Kent, bu noktaya, yıllarca süren deneme ve yanılma ile ulaştıklarını, bu başarıda kendilerini global anlamda bu büyüklüğe ve noktaya getiren faktörleri anlattı.

-JAPONYA'DA GEORGIA COFFEE, ÇİN'DE SPRITE TÜKETİLİYOR-

Kent, yerelliğin önemine vurgu yaparken, Japonya'da en çok tüketilen ürünlerinin Coca Cola değil, bu pazar için özel olarak tasarlanan Georgia Coffee, Çin'de de Sprite olduğunu belirterek, bütün işlerin yerel olduğunu, ürünün yerel olarak algılanması gerektiğini söyledi. Kendisine sürekli "geleceğin küresel liderleri nasıl olmalıdır?" diye sorulduğunu ifade eden Kent, şunları kaydetti: "Tüm kültürlerle kaynaşabilecek, düşünce olarak kendi rahat bölgelerinin dışında da başarı sağlayabilen insanlar ve yöneticiler olmalılar. Seyahat ettiğim birçok yerde, örneğin Hindistan'da İstanbul'daki şartları oluşturmaya çalışan insanlar görüyorum veya Londra yaşam tarzını Şanghay'da. New York'u Lagos'ta... Mümkün değil... Biz farklı insanlarla, davranışlarla, inançlarla ilişkiler kurabilecek ve farklı tecrübeleri denemeyi arzulayan yöneticiler istiyoruz. Bu yüzden Atlanta'daki merkezimizde 50 farklı milliyetten insan çalışıyor. Bizim öğrendiğimiz üç derse bakarsak; yerel topluma adaptasyon, doğru anlayıştaki doğru lider adaylarını belirleme ve geliştirme, sorumlu bir kurum olma. Güven, şeffaflık ve sürdürülebilirlik. Bunların tümünü bugün Türkiye'ye uygulayabiliriz. Daha iyisini yapabiliriz. Daha iyisini yapmalıyız. Bunun yolu da güvene, şeffaflığa ve devamlılığa dayalı bir ortam yaratmaktan geçiyor. Bu, daha çok insanı ve kurumu Türkiye'de yatırım yapma konusunda daha rahatlatacak ve ülkeye getirecektir."

-TÜRKİYE'DEKİ YATIRIM SEVİYESİ-

Muhtar Kent, şu anda Türkiye'deki yatırım seviyesinin, bu ülkeyi bir üst seviyeye taşıyacak güçte olmadığını belirterek, "Türkiye'nin tıpkı Çin'de, Hindistan'da, İrlanda'da, İspanya'da olduğu gibi büyük küresel sermayelerin sürekli girdisine ihtiyacı var. Türkiye, bu tarz sermayeleri çekmede rekabetin en ön saflarında yer almalı ve bunu yapmanın yolu da daha fazla güven, şeffaflık ve devamlılık yaratmadan geçiyor" diye konuştu. Kişisel yanlılığı bir yana, Coca Cola için Türkiye'nin, büyümeye son derece hazır bir ülke olduğunu belirten Kent, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bizim sistemimizde dünyanın en büyük 20 ülkesinden biri. Türkiye genç ve dinamik. Türkiye giderek şehirleşiyor, büyüyor, girişimci. Bütün bunlarla birlikte yapılacak çok ama çok iş var. Yapılacak işler kolay değil ama çok gerekli. Unutmayalım ki bardaklarının dolu tarafını anlatma becerisini gösterebilenler daha avantajlı oluyorlar." Kent, TOBB ve DEİK'in yanı sıra, diğer birçok kurum, kuruluş ve kişinin Türkiye için inanılmaz gayret içinde olduğunu,ancak bir master plana, bütünlüğe ihtiyaçları bulunduğunu ifade eden Kent, bu önemli açığı Dünya Türk Girişimcileri Konseyi ile kapatılmasını umduğunu söyledi. Konuşmasının ardından Dünya Türk Girişimcileri Konseyi YİK Başkanı Kent'e, Hisarcıklıoğlu tarafından bir plaket verildi.



ABD Dışişleri Bakanı Rice, ''Türkiye ve İsrail'e güvenimiz var, Suriye'ye fazla güvenimiz yok''

WASHINGTON -AA- ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, İsrail ile Suriye arasında Türkiye'nin arabuluculuğuyla yapılan temaslar için, "Türkiye'ye güvenimiz var, İsrail'e güvenimiz var. Suriye'ye pek fazla güvenimiz olmadığı sanırım açık" dedi.
ABD Başkanı George Bush'un görev süresinin bu yıl sonunda tamamlanmasından önce İsrail-Filistin meselesine bir çözüm bulunması yolundaki çabaları çerçevesinde Rice, Orta Doğu dörtlüsü, Rusya, AB ve BM temsilcileriyle Annapolis zirvesinden sonraki gelişmeleri ele almak üzere Londra'ya giderken, uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Suriye ile İsrail arasında Türklerin arabuluculuk yapmasını destekleyip desteklemediği yönündeki bir soru üzerine Rice, "Türkiye'ye güvenimiz var, İsrail'e güvenimiz var. Suriye'ye pek fazla güvenimiz olmadığı sanırım açık. Ancak uzun bir zamandır söylediğimiz şu. ABD'nin, barışa giden yoldaki çabaların önünde durmaya yönelik bir niyeti veya arzusu yok" dedi.
ABD Dışişleri Bakanı, Annapolis sürecinin, barış görüşmelerinin Filistin ayağının "daha olgun" olduğunu ve görüşmelerin bu kısmının ilerletilmesi gerektiğini gösterdiğini söyledi. Orta Doğu'da İsrail ve Filistin'in yan yana, barış içinde iki devlet olmasına yönelik fırsat penceresinin daraldığı uyarısında bulunan Rice, yine de İsrail ve Filistin'in, Annapolis'te kararlaştırıldığı gibi çerçeve barış anlaşmasına ulaşması konusunda "iyimser" olduğunu kaydetti.
Rice, Londra'da ayrıca BM Güvenlik Konseyinin beş daimi üyesi ve Almanya ile birlikte, İran'a ilişkin görüşmelerde de yer aldı.



Cerrah Mehmet Öz; en etkili 100 isimden biri

NEW YORK -AA- Time dergisi, 2008 yılı için dünyanın en etkili 100 ismini belirledi. Listeye girenler arasında dünyaca ünlü Türk kalp cerrahı Mehmet Öz de bulunuyor.
Fener Rum Patriği Barthelemeus, oyun yazarı, aktör ve film yapımcısı Tyler Perry, medya devi Rupert Murdoch, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair ve New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg, derginin listesinde yer alan isimlerden bazıları.
Derginin 2008 listesinde ayrıca ABD başkanlığı için mücadele eden Barack Obama, John McCain ve Hillary Clinton da yer aldı. Obama ve Clinton geçen yılki listede de yer almıştı. Iraklı Şii lideri Mukteda Sadr ve ABD Başkanı George W. Bush da listeye giren isimler oldu.
Derginin 2008 listesinde yer alan diğer bazı isimler şöyle:
Tibet'in ruhani lideri Dalay Lama, ABD Savunma Bakanı Robert Gates, Çin Devlet Başkanı Hu Jintao, Afrika Ulusal Kongre Başkanı Jacob Zuma, Meksikalı golfçu Lorena Ochoa, Kübalı blog yazarı Yoani Sanchez, şarkıcı Mariah Carey, kişisel finans danışmanı Suze Orman ve listeye 5 kez girerek rekor kıran ünlü program sunucusu Oprah Winfrey.


Obama Ermeni iddialarına desteğini yineledi

Washington - AA- ABD'de Demokrat Parti'de de
vam eden başkan adaylığı yarışında yer alan iddialı iki isimden senatör Barack Obama, birkaç gün gecikmeyle yayımladığı 24 Nisan mesajında, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarına verdiği desteği yineledi.

Obama, açıklamasında ABD'nin, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını resmen tanıması çağrısında bulundu.

Barack Obama, "Türkiye'nin de bunu tanıması için Amerikan Ermeni toplumunun yaptığı çağrıyı desteklemeyi sürdürüyorum" dedi.

Obama, ABD'nin konuya ilişkin resmi pozisyonundan duyduğu rahatsızlığı, Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'a ilettiğini söyledi.

Diğer iddialı Demokrat aday senator Hillary Clinton ve Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adaylığını garantileyen senatör John McCain ise 24 Nisan açıklaması yayımlamadı.


 

ABD'DE KUTLU DOĞUM HAFTASI ETKİNLİĞİ -DİYANET İŞLERİ BAŞKANI BARDAKOĞLU, NEW JERSEY'DE KUTLU DOĞUM PROGRAMINA KATILDI

New Jersey'de Kutlu Doğum Haftası ve Paterson Ulu Cami Kütüphanesi ve Kur'an Kursu binası açılış törenleri resim galerisi

 

NEW JERSEY (A.A) - Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, New York Din Hizmetleri Ataşeliği tarafından New Jersey eyaletinde düzenlenen Kutlu Doğum Programına katıldı. Bu yılki teması, ''Barış İçinde Birlikte Yaşama Tecrübesi'' olan programa, başta Türkiye'nin New York Başkonsolosu Mehmet Samsar, Washington Din Hizmetleri Müşaviri Mehmet Paçacı, New York Din Hizmetleri Ataşesi Gazi Erdem olmak üzere New York ve New Jersey eyaletlerinde yaşayan Türk-Amerikan toplumu üyeleri katıldı. Din Hizmetleri Ataşesi Gazi Erdem'in açılış konuşmasıyla başlayan ve Müşavir Mehmet Paçacı'nın, İslam dininin, değişik din ve ırka mensup insanların birarada yaşamasına imkan veren ve teşvik eden bir din olduğunu anlattığı konuşmasıyla süren program, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan ''Kutlu Doğum'' konulu sinevizyon gösterisi ile devam etti. Başkonsolos Samsar yaptığı konuşmada, yurtdışında yaşayan Türkler'in, dillerini, dinlerini ve kültürlerini korumalarında böyle programların önemli olduğunu belirterek, bu değerlerin yeni nesillere aktarılmasının öneminin altını çizdi ve katılımcılara çocuklarıyla birlikte geldikleri için teşekkür etti.

-DİYANET İŞLERİ BAŞKANI BARDAKOĞLU-

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu'nun, ''Aranızda olmaktan büyük şeref, mutluluk duydum, çünkü sizin aranızda, İslam'ın önerdiği, Peygamberimizin anlattığı o dostluğu, kardeşliği, birliği ve beraberliği gördüm. Emin olun, Türkiye'ye götüreceğim en büyük hediye, sizin aranızdaki bu birliktir. Allah birliğinizi, dirliğinizi, sevginizi, bağınızı hep daim kılsın'' şeklindeki sözleri salondan büyük alkış aldı. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak 20 yıldır, Kutlu Doğum Haftasını Hz. Muhammed'i anlama ve onun getirdiklerini hayata yansıtma vesilesi olarak kutlamaya çalıştıklarını anlatan Bardakoğlu, ''Sadece anma değil, biz efendimizi daha yakından anlamaya muhtacız, onun getirdiği aydınlık ışığı insanlığa anlatmalı, kendi şahsımızda temsil etmeliyiz'' dedi. Barış içinde birlikte yaşamaya, birbirini saymaya, sevmeye ve değer vermeye bütün insanlığın ihtiyacı olduğunu ifade eden Bardakoğlu, böyle bir ihtiyacın olduğu yerde, Hz. Muhammed'i anlamak ve onu hatırlamanın, barışın yolunu açacak önemli bir adım olduğunu kaydetti. Bardakoğlu, herkesin, İslam'ın evrensel barış, doğruluk ve dürüstlük çağrısını, Hz. Muhammed'in barış ve sevgi davetini 21. yüzyıla taşımak, dünyaya aktarmak ve insanlığa temsil etmek gibi bir göreve sahip olduğunu belirtti. Ali Bardakoğlu, ''Keşke herkes barış konusunda bizim kadar hassasiyet gösterebilse, o zaman dünyadaki bu acı, ızdırap, bir avuç çıkar için insanların birbirinin boğazını sıkması son bulur da dünya cennete çevrilir'' diye konuştu. Ardından, Din Hizmetleri Ataşeliği tarafından düzenlenen ''Hz. Peygamber Sevgisi'' konulu şiir okuma ve kompozisyon yazma yarışmalarında dereceye giren çocuklara ödülleri verildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, Kur'an-ı Kerim ve Ezan okunmasıyla devam etti ve tasavvuf musikisi konseri ile son buldu. Bardakoğlu'nun bugün yurda dönmek üzere New York'tan ayrılması bekleniyor.

 

ABD'DE, 2. PHİLADELPHİA TÜRK YÜRÜYÜŞÜ VE FESTİVALİ YAPILDI

PHILADELPHIA (A.A) - ABD'de 2. Geleneksel Philadelphia Türk Yürüyüşü ve Festivali, bölgedeki Türklerin coşkulu katılımıyla yapıldı. Türk Amerikan Dernekleri Federasyonunun (TADF) desteğiyle Pennsylvania, New Jersey ve Delaware eyaletlerinde yaşayan Türk-Amerikan toplumu üyelerinin ortak hazırladığı festivale, kalabalık bir Türk-Amerikan grubu katıldı. 17. Cadde ile JFK Bulvarı'nın kesiştiği yerde sabah saatlerinde başlayan yürüyüşe, başta Türkiye'nin New York Başkonsolosu Mehmet Samsar, Başkonsolos Muavini Başar Şen, Kültür ve Tanıtma Ataşesi Hasan Zöngür, Din İşleri Ataşesi Gazi Erdem ve TADF Başkanı Kaya Boztepe olmak üzere, bölgedeki Türk okullarının öğrencileri ve yetkilileri, çeşitli dernekler, Ahıska Türkleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Westchester Üniversitesi Bandosu da yürüyüşe destek verdi. Kentin sokaklarını kırmızı-beyaz giysileri ile dolduran ve ellerinde Türk ve Amerikan bayrakları taşıyan katılımcılar, yoldan geçenlerin büyük ilgisiyle karşılaştı. Yürüyüşün ardından, Philadelphia Sanat Müzesi önündeki Eakins Oval Parkı'ndaki festival alanında toplanan katılımcılar, başta Naşide Göktürk konseri olmak üzere, çeşitli konserler ve halk dansları gösterileri izlediler. Festival alanında satılan Türk yemekleri Amerikalılardan da büyük talep gördü. Festivalde konuşan Başkonsolos Samsar, ''Bu yürüyüş geçen sene başladı, bu sene ikincisi gerçekleşiyor. Bir şeye başlamak zordur ancak onu devam ettirmek daha da zordur. Sizlerin bu coşkusunu görünce bu yürüyüşün burada sonsuza kadar kalacağından eminim'' diye konuştu. Yürüyüşün, önümüzdeki yıllarda daha büyük katılımlarla Philadelphia'nın yerel temsilcileri ve senatörlerinin de katılımıyla gerçekleşmesi dileğinde bulunan Samsar, ''Bir eritme potası'' olan ABD'de yabancı olmanın daha zor olduğunu, insanların rahatlıkla kendi kimliklerinden, benliklerinden ayrılabildiklerini söyleyerek, katılımcılara, kendi dillerini, dinlerini, kültürlerini yaşattıkları bu tür festivaller ile benliklerini korudukları sürece hiçbir şekilde erimeyecekleri mesajını verdi. Samsar, ''Bu topluma adapte olmak önemli ama asimile olmamamız lazım'' dedi. TADF Başkanı Kaya Boztepe ise ''Bu yürüyüş federasyonun, sizin, bizim değil, hepimizin yürüyüşüdür. Türk barış rüzgarıdır, kasırgadır, yıldırımdır'' diye konuştu. Katılımcılara, geçtiğimiz hafta kurulan ''US Turkic Network'' konusunda da bilgi veren Boztepe, herkesi bu yıl New York'ta 27'ncisi yapılacak Türk Günü Yürüyüşü'ne davet etti. Festivalin kapanışında, Başkonsolos Mehmet Samsar ve TADF Başkanı Boztepe, katılımcılarla birlikte halay çekti.





Emlâk Kralı Trump'ın manken kızı, İstanbul'da

İSTANBUL -İHA- "Emlâk Kralı" olarak tanınan ve sıra dışı hayat tarzı ile dikkat çeken Trump Towers'ın sahibi Donald J. Trump'ın; bir dönem manken olarak da çalışan kızı Ivanka Trump İstanbul'a geldi.
Dubai'den Türk Hava Yolları'nın (THY) tarifeli seferiyle saat 11.35'te İstanbul'a gelen Ivanka Trump'a, Atatürk Havalimanı'nda basın mensupları yoğun ilgi gösterdi. İstanbul-Şişli projesinin yarınki tanıtım partisine katılmak için İstanbul'a gelen Trump'ın yer alacağı partide, yerli ve yabancı 100'e yakın seçkin davetlinin bulunması bekleniyor. 1960'lı yılların New York Jazz Club'u teması ile hazırlanan gecede davetliler, The Rat Pack Revue Tribute Show ile Demet Tuncer'in performansları eşliğinde 60'lı yılların New York atmosferinde keyifli bir gece geçirecek.
İstanbul Mecidiyeköy'de inşaatı süren ve lüks bir tarz sağlamayı hedefleyen iki kule ve bir alışveriş merkezinden oluşacak "Trump Towers İstanbul-Şişli" tamamlandığında çeşitli büyüklüklerde lüks rezidans ve ofis üniteleri ile lüks bir alışveriş merkezi de içinde bulunacak. "Trump Towers İstanbul-Şişli" ayrıca, sinema salonları, dünyaca ünlü güzellik ve fitness merkezleri, dünyanın önde gelen restoranları ile kafeleri de bünyesinde barındıracak. Mecidiyeköy'de yaklaşık 23 bin metrekarelik alan üzerinde
inşaası süren özel konseptli bir proje olarak yükselen Trump Towers İstanbul-Şişli'nin 2010 yılında tamamlanarak hizmete girmesi planlanıyor.

BODRUM'A GEÇTİ
İstanbul'dan helikopterle Bodrum'un Göltürkbükü beldesine gelen Ivanka Trump ve beraberindekiler, Ahmet Hattat'ın yazlığının da bulunduğu Gökburun adıyla bilinen Hattat Koyu'nda incelemelerde bulundu.
Daha sonra Ahmet Hattat'ın yazlığına gelen Ivanka Trump, Hattat ve eşiyle bir süre görüştü. Ivanka Trump ve beraberindekiler, daha sonra Bodrum'dan ayrıldı.
Ahmet Hattat, görüşmeden sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, Donald Trump ile Hattat Koyu'nda 5 yıldızlı bir otel ve villalar yapmayı planladıklarını söyledi.
Hattat, "Buradaki 150 dönüm arazimi ekonomiye kazandırmak istiyorum. Ivanka Trump, koyu beğendiğini söyledi. Ayrıntılar üzerine konuşmadık ama buraya 5 yıldızlı bir otel ve villalar yapacağı
TUNCER CENGİZ

TADF Başkanı Boztepe: “ ABD, FEDERASYON’A EL KOYDU İDDAASI ASILSIZDIR”

ABD -TADF BAŞKANI KAYA BOZTEPE: ''ESKİ YÖNETİM BÜTÜN ÇAĞRILARIMIZA RAĞMEN BUGÜNE KADAR HARCAMALARLA İLGİLİ BİLGİ, DETAY VE FATURALARI YÖNETİMİMİZE TESLİM ETMEMİŞTİR.''

NEW YORK (A.A) - Merkezi ABD'nin New York kentinde bulunan Türk-Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) Başkanı Kaya Boztepe, son günlerde TADF'yle ilgili ''yanlış anlamalara yol açabilecek, gerek basında yer alan, gerekse dernekler arasında konuşulan'' bazı konular hakkında bilgi vermek istediğini belirterek bir basın açıklaması yaptı.

TADF Başkanı Boztepe adına yapılan basın açıklamasında şöyle denildi:
''Son zamanlarda gerek basın, gerekse dernekler arasında konuşulan ve bazı yanlış anlamalara yol açabilecek konular hakkında bilgi vermek istiyorum. Verdikleri bilgi ile ibra edilen Atila Pak yönetiminden devraldığımız Federasyon'da bizlere kesinlikle kasada para bırakılmamış olup Federasyon hatırı sayılır bir borç ile devralınmıştır. Beyan edilen rakamlar ile gerçek rakamlar çok farklıdır. Bu fark incelenerek denetleme kuruluna verilecektir. Eski yönetim bütün çağrılarımıza rağmen bugüne kadar harcamalarla ilgili bilgi, detay ve faturaları yönetimimize teslim etmemiştir.

TADF'nin beyan etmesi gereken bütçe ve evraklar geçen yönetimin iddia ettiği gibi yapılmamış, daha da eskiye dayanan birçok konu ihmal edilmiş ve hiçbir işlem için başvuru yapılmamıştır. Bütün eksikler avukatımız ve mali müşavirimiz tarafından incelenmekte ve Mayıs 15 2008'den önce beyan edilmek üzere hazırlanmaktadır.
Hilton Oteli'ne geçen yönetim tarafından büyük bir borç bırakıldığı konusu doğru ancak Hilton Otelleri'nin TADF'yi mahkemeye verdiği bilgisi yanlıştır. Toplantıda bahsi geçen otelin TADF'yi 'Collection Agency' (borç tahsil firması) verdiği bir sonraki adımın da mahkeme olacağı söylenmiştir. Bu konuyu da şahsi çeklerimiz ve ödeme planıyla çözmeye çalışmaktayız. Borç rakamları Denetleme Kurulu aracılığı ile her zaman üye derneklerimizin incelemesine açıktır.

Bazı basın organlarında çıkan 'Amerika Birleşik Devletleri, Federasyona El Koyma' haberleri gerçeği yansıtmamaktır. Geçmiş yönetimden kalan borcun temizlenmesi için gerekli çalışmalar yapılmakta ve sorumluların gün ışığına çıkması için uğraşılmaktadır. ABD'nin resmi devlet birimleri ile iletişim ve sorunların giderilmesi her organizasyonda olduğu gibi normal yollardan yapılmaktadır.Resmi kurumların kuruluşumuza el koyması gibi bir müdahale kesinlikle söz konusu değildir.

Bahsi geçen vergi borcu olarak nitelendirilen meblağ sadece çok basit bir ihmalden kaynaklanan cezai kısmı gerçek meblağdan fazlalaşmış (Worker's Compensation) borcudur. Son iki senedir devamlı yazıldığı halde ihmal edilip cevap verilmediği için (son uyarı) mahiyetinde bir mektup gelmiştir. Non-profit bir organizasyon olarak ilgililerle konuşup anlaşma yoluyla bu yüksek cezai meblağı minimuma indirgeyebileceğimizi düşünüyoruz. Konuyla ilgili bilgiyi Denetleme ve Yönetim Kurulu toplantılarımızda açıklayacağız.

TADF eski başkanı ve İstanbul Milletvekili Sayın Egemen Bağış'ın konuyla hiçbir alakası yoktur. Sayın Bağış Federasyonu, kendisinden sonra gelen yönetime 50.000 dolar üzerinde bir bütçe ile borçsuz olarak teslim etmiş, bahsi geçen Federasyon elemanı ise TADF'de çalışmaya Sayın Bağış'ın Federasyondan ayrılıp, milletvekili seçilmesinden çok sonra başlamıştır.''

''Eski yönetim ile ilgili olarak bütün belgeleri önce denetleme, daha sonra yönetim kurulu ile paylaşarak, haklarında kanuni işlem yapılmasının, bundan sonra iş başına gelecek yönetimlere örnek olması açısından çok önemsiyoruz.''
Kaya Boztepe, açıklamasının son bölümünde basın mensuplarının sorularına yanıt almak için kendisiyle direkt temasa geçebileceklerini de bildirdi.



Sean McCormack : 'Türk Demokrasisi Gelişiyor'

 Amerika Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sean McCormack, Türkiye'de yasaların ve Anayasa'nın siyasi etkilerden bağımsız bir şekilde yorumlanması gerektiğine inandıklarını söyledi ve Türkiye'de demokrasinin gelişmekte olduğunu vurguladı.

 Gazetecilerin sorularını yanıtlayan McCormack, Türkiye'de demokrasinin temel ilkelerine uyulması; Anayasa'nın sınırları içinde halkın özgürce kendini ifade edebilmesi ve toplanması prensiplerine bağlı kalınması; yasaların ve Anayasa'nın da bu şekilde yorumlanması gerektiğini söyledi. VOA

AMERİCAN AİRLİNES, 595 SEFERİ DAHA İPTAL EDECEK

NEW YORK (A.A) - ABD'nin en büyük havayolu şirketi American Airlines, güvenlik nedeniyle 595 seferin daha iptal edileceğini duyurdu. Şirket, MD-80 tipi yolcu uçaklarındaki kontroller sürdüğü için bugünkü seferlerin de iptal edileceğini belirtti. Havayolu şirketi, 4'üncü güne giren bu karışıklıkta 3 binden fazla seferini iptal etmiş oldu. American Airlines'ın, güvenlik nedeniyle geçen salıdan itibaren 3 gün içinde yaklaşık 2500 seferini iptal ettiği bildirilmiş ve bu karışıklığın 100 bin kadar yolcuyu perişan ettiği belirtilmişti.
 

NEW YORK'TA, İKİZ KULELERİN ENKAZ ALANINA İNŞA EDİLECEK ''ÖZGÜRLÜK KULESİNİN'' MODELİ, DAYANIKLILIK TESTİNİ GEÇTİ

 NEW YORK (A.A) - ABD'de, yıkılan İkiz Kuleler'in enkaz alanına inşa edilecek yeni kulenin cephesinin, deprem, kasırga ve patlamalara karşı dayanıklılık testini geçtiği açıklandı.

     Geçen aylarda, güvenlik ölçümü amacıyla ABD'nin, Kaliforniya ve New Mexico eyaletlerinde inşa edilen, normal boyuttaki 2 model cephenin, türlü dayanıklılık testlerine tabi tutulduğu ve testlerden olumlu sonuç alındığı belirtildi.

     Yetkililer, deprem, kasırga ve patlama simulasyonları biçiminde yapılan testler sonucunda, düzeltilmesi gereken hiçbir durumla karşılaşmadıklarını ve kulenin cephelerinin tamamının inşasına başlanabileceğini kaydettiler.

     ''Özgürlük Kulesi'' adı verilecek olan yeni kulenin dış yüzeyi tamamıyla cam kaplı olacak. Kule, üzerindeki direk de hesaba katıldığında, 541 metreyle New York kentinin en yüksek binası olacak.

     Özgürlük Kulesi'nin 1776 feet (541 metre) olan yüksekliği, ABD'nin İngiltere'den bağımsızlığını ilan ettiği 4 Temmuz 1776'yı temsil ediyor.

 



HILLARY CLINTON: ''IRAK'TAN ÇEKİLME BAŞLAMALI'' WASHINGTON (

A.A) - ABD Başkanlık yarışında Demokrat Parti'den aday adayı senatör Hillary Clinton, Irak'taki Amerikan askerlerini çekmeye başlamanın zamanının geldiğini söyledi. ABD'nin Irak'taki güçlerinin komutanı General David Petraeus'un dinlendiği Senato toplantısında konuşan Clinton, ''Askerlerimizi düzenli biçimde çekme sürecine başlama zamanının geldiğini düşünüyorum'' dedi.

Clinton, ABD askerinin, Irak'tan çekilmeye başlamasına paralel olarak askeri birliklerin yeni bir düzenle, Afganistan'dan kaynaklanan sorunlara, küresel terörist gruplara ve Amerikalıları zorlayan diğer sorunlara yoğunlaşabileceğini kaydetti.



BUSH VE PUTİN, FÜZE KALKANI KONUSUNDA UZLAŞMAYA VARAMADI

MOSKOVA (A.A) - Görev süreleri yakında sona erecek ABD Başkanı George Bush ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, füze kalkanı konusunda bir uzlaşmaya varamadı, ancak haleflerine olumlu bir miras bırakma taahhüdünde bulundu.

     Rusya'nın Karadeniz'deki sayfiye kenti Soçi'de Putin ve Bush başkan olarak bir nevi veda görüşmesi yaptıkları toplantının sonunda, ortak bir deklarasyonu kaleme aldı.

     Amerikan tarafı, Soçi'deki görüşmede özellikle füze kalkanı konusunda biraz ilerleme sağlamayı umarken, ortak deklarasyonda çözüm çerçevesinde bile zorlanıldığı dikkati çekti.

     Putin, görüşmenin ardından Bush ile düzenlenen ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, ''Ben doğru anlaşılmak istiyorum. ABD'nin (füze kalkanı) planlarına tavrımızdan stratejik olarak bir değişiklik olmadı. Amerikan planına karşı temel tavrımız değişmedi'' ifadelerini kullandı.

     Ancak aynı zamanda bazı olumlu unsurların bulunduğuna dikkati çeken Putin, ''Kaygılarımız nihayetinde ABD tarafından duyuldu. Bir anlaşmaya varacağımız konusunda temkinli iyimserliğe sahibim'' dedi.

     -BUSH: ''SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ BİTTİ''-

     ABD Başkanı Bush da bu konuda yaptığı açıklamada, ''Böylesi bir sistemle ilgili en iyi şey birlikte çalışmak. Kat etmemiz gereken çok yol var'' dedi.

     Bush, ABD'nin füze kalkanı planının savunma amaçlı olduğunu ve saldırı niyeti taşımadığını belirterek, ''Rus uzmanları bu sistemin Rusya'ya karşı olmadığı konusunda ikna etmek için daha çok mesafe kat etmemiz gerektiği oldukça açık'' diye konuştu.

     Füze kalkanı sisteminin İran'ı kastederek, ''bizi esir almaya çalışabilecek rejimlere karşı'' olduğu ifadesini kullanan Bush, ''Sistemin Rusya'nın çok sayıda füzeyi birlikte ateşleyebilme kapasitesine karşı oluşturulmuyor'' dedi.

     Hem Rusya hem de ABD içinde hala soğuk savaş dönemi zihniyetine sahip kişileri bu konuda bir uzlaşmaya varılmasını engellemekle suçlayan Bush, ''İlişkilerimizde soğuk savaş dönemini aradan çıkartmak için çok zaman harcadık. Bu dönem (soğuk savaş) artık yok. Bitti'' diye konuştu.

     Washington, Çek Cumhuriyeti ve Polonya'ya yerleştirmeyi planladığı füze kalkanının İran'dan gelebilecek tehditlere karşı olduğunu savunurken, Rusya bunun güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle buna karşı çıkıyor.

     Ancak, iki ülke arasındaki ilişkiler dönem dönem çok gerilse bile Bush ve Putin'in karşılıklı ilişkileri genelde son derece ılımlı bir havada cereyan etti ve nitekim son görüşmelerde iki lider karşılıklı olarak iltifatlarda bulundu.

     Bush, görüşmede yaptığı açıklamada, ''Politikada birçok zaman gözünüzün içine bakarak size aklında olmayan şeyleri söyleyen insanlar vardır. o (Putin) gözünüzün içine bakıyor ve aklında ne varsa size onu söylüyor'' dedi.

     -''BUSH MEDVEDEV GÖRÜŞMESİ''-

     Görevine 7 mayısta yemin ederek başlayacak Rusya'nın yeni Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev ile de gün içinde görüşen Bush, Medvedev için de, ''Dürüst bir arkadaş gibi göründü. İlk izlenimlerim son derece olumlu. Zeki bir arkadaş. Kendisinden etkilendiğimi ve birlikte çalışmayı dört gözle beklediğimi yazabilirsiniz'' ifadelerini kullandı.

     Medvedev ile görüşmesinin başında kendisini tanımak için sabırsızlandığını belirterek, ''Ortak sorunlar üzerinde çalışabilmek ve ortak fırsatlar bulunması konusunda sizi tanımak için sabırsızlanıyorum'' dedi.

     Medvedev de konuşmasında, başkanlığı döneminde Putin'in politikalarını sürdürmeyi umduğunu belirterek, ''ABD-Rusya ilişkilerinin son 8 yılda geliştirilmesi için Sayın Bush ve Sayın Putin çok şey yaptı. Bu ilişki uluslararası güvenlik için kilit faktör haline geldi. Bu çalışmayı korumak için üzerine düşeni yapacağım'' dedi.

     -ORTAK DEKLARASYON-

     Bush ve Putin'in Soçi'deki görüşmesinde imzalanan tek anlaşma olan Rusya-ABD ilişkileri için ''stratejik çerçeve'' oluşturan ortak deklarasyonda, yılbaşında görev süresi dolacak Bush ve 7 mayısta görevi devredecek Putin'in haleflerine izleyecekleri politikanın yol haritasını çıkarma amacı taşıdığı gözlendi.

     Deklarasyonda, Rusya ve ABD'nin işbirliği yaptığı alanlara özel vurgu yapılırken, füze kalkanı dahil iki ülke arasındaki anlaşmazlıklardaki farkları giderebilme haritası da çıkarılmaya çalışıldı.

     Temel taahhüdün ''diyaloğu yoğunlaştırma'' ve ABD ile Rusya'nın eşit katılımcı olacakları bir füze kalkanı sistemi oluşturma yolları araştırması önerilen deklarasyonda, ''Rus tarafı, Çek Cumhuriyeti ve Polonya'ya füze kalkanı unsurları yerleştirme planlarına katılmadığı yönündeki tavrını netleştirmiş ve bu konudaki alternatifini bir kez daha dile getirmiştir. Soçi'deki görüşmeden sonra bu (füze kalkanı) işbirliği konusunda diyaloğu yoğunlaştırma konusunda mutabık kaldık'' ifadelerine yer verildi.

     -SOÇİ'DEN NOTLAR-

     Putin, bu sabah Soçi'deki yazlığının kapısında karşıladığı Bush ile birlikte basın mensuplarının görüntü alması için konuttaki şömineli ve Karadeniz manzarasına sahip odaya birlikte yürüdüler. Yanan şöminenin bulunduğu yerdeki koltuklara oturup basın mensuplarına görüntü veren iki liderin bulunduğu odada, Putin'in sevdiği köpeklerin tasmasız olduğu dikkati çekti.

     Putin, burada yaptığı konuşmada, güvenlikle ilgili konuları dün akşam yemeğinde ele aldıklarını ve bugün de buna devam edeceklerini belirtti.

     Bush, dün gece onuruna verilen akşam yemeğindeki Rus halk danslarına eşlik etmesin teklifini geri çevirmeyerek dans etmesine değinerek, ''Sevindiğim tek şey, benimle birlikteki basın heyetinin, benden yapmam istenen dans şeklini yapmaya çalışmamı görmemeleri oldu'' dedi.

     Putin, Bush'un bu sözlerine, ''Sizin son derece iyi bir dansçı olduğunuzu görme şansına sahip olduk'' karşılığını verdi.

 

124 yıllık kale 2 saatte yandı, kül oldu

QUEBEC -AA- Kanada'nın Quebec kentindeki tarihi binalardan biri, çıkan yangının ardından yıkıldı.

Görgü tanıkları, 1884 yapımı binada önce bir patlama meydana geldiğini, yaklaşık 2 saat süren yangının ardından, binadan bir tuğla duvarla, ana girişindeki iki kulenin kaldığını kaydettiler. Patlamanın nedeniyle ilgili bir açıklama yapılmadı.



Rutgers University'de Barışın Sağlanması Zirvesi:

`Savaş Sonrası Ortamlarda Güvenlik Sektörü Reformu ve Demokratik Polislik`

Barışın Sağlanması Zirvesi: Savaş Sonrası Ortamlarda Güvenlik Sektörü Reformu ve Demokratik Polislik başlıklı konferans 27 Mart 2008 tarihinde Rutgers Üniversitesi Hukuk Fakültesi binasında düzenlenirken, zirvenin organizasyonu Emniyet Genel Müdürlüğü, Rutgers Üniversitesi Ceza-Adalet Okulu ve Küresel Konular Bölümü’nün ortaklığı ile gerçekleştirildi.  

 Açılış konuşmasını BM Nezdinde Büyükelçimiz Sayın Baki Ilkin’in yaptığı zirveye alanında söz sahibi bilim adamları, uluslararası misyon temsilcileri ile birçok BM misyonunda görev yapmakta olan veya yapmış uygulayıcı ve yöneticileri katıldı.

 Moderatorlüğünü, daha önce Rutgers Üniversitesi Newark kampusunun 20 yıl rektörlüğünü yapmış olan Prof Dr. Norman Samuels’in yaptığı ilk oturumda, ABD Harp Akademisi ve BM adına katılan konuşmacılar, savaş sonrası ortamlarda güvenlik sektörünün nasıl yapılandırıldığı üzerine bilgiler verdi.

İkinci oturumda, demokratik polislik uygulamalarının savaş sonrası ortamlarda uygulanmasında rol üstlenen BM, AGIT ve AB gibi kurumların karsılaştıkları zorluklar ve elde ettikleri basarılar tartışıldı. Bu oturumda, Demokratik Polislik Merkezi, BM, AGİT ve Avrupa Konseyi adına konuşmacılar görüşlerini dile getirdi.

Üçüncü oturumda sonrası ortamlarda yapılan barışın sağlanması çalışmalarında kurumların neler öğrendiği tartışıldı. ABD Barış Kurumu, Amerikan Kongresi ile Rand Araştırma Kurumu adına söz alan konuşmacılar görüşlerini bildirdi. Bu oturumun son konuşmasını ise, BM misyonlarından Türk polisi adına 3.5 yıl Kosova’da, 2 yıl ise Sudan’da görev yapan Emniyet Müdürü Ertuğrul Bozdağ “Sudan misyonunda neler öğrendik, neler başardık, neler başaramadık?” konulu sunumunda ilginç bir bakış açısıyla BM misyonlarının hangi alanlarda başarılı, hangi alanlarda başarısız olduğunu ve nedenlerini örneklerle açıklayarak katılımcıların beğenisini topladı.

 Zirve, Türk Polisinin yurtdışında dünya barışına nasıl katkı sağladığına ilişkin sunum yapan Emniyet Amirleri Fevzi ve Mehmet Afacan’ın sunumları ile sona erdi.

 Zirveye, basta BM, AB ve AGİT gibi uluslararası organizasyonlar, yerel ve federal güvenlik kurumları, uluslararası misyonlar, ve akademisyenler yoğun ilgi gösterdi. Zirvede, Türkiye’nin 2010 yılındaki BM güvenlik Konseyi üyeliği adaylığı üzerine de vurgu yapıldı.

5. New York Polis Resepsiyon
u

 Türk Polis Teşkilatının kurulusu münasebetiyle her yıl düzenlenen Geleneksel New York Türk Polisi resepsiyonlarının 5. si bu yıl 27 Mart 2008 tarihinde Rutgers Üniversitesi Hukuk Fakültesi atriumunda gerçekleştirildi.

 Görevleri esnasında şehit düşen emniyet mensuplarının da saygıyla anıldığı geceye katılan New York Başkonsolosumuz Sayın Mehmet Samsar ile birlikte, Rutgers Ceza-Adalet Okulu Dekanı Adam Graycar, Global Konular Okulu Eşbaşkanı Richard Langhorne birer konuşma yaptı.

 Geceye, yerli-yabancı akademisyenler, yerel ve federal polis teşkilat mensupları ile Türk toplumundan seçkin misafirlerden oluşan yaklaşık 225 kişilik bir davetli gurubu iştirak etti.

 

AMERİKA TÜR KADINLAR BİRLİĞİ DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜ UTLADI
 

NEW YORK (A.A) - Özlem Şahin Şakar bildiriyor - Amerika Türk Kadınlar Birliği (ATKB), New York'ta Dünya Kadınlar Günü'nü kutladı.
ATKB Başkanı Begüm Dinlenç'in ev sahipliğini yaptığı kutlama programına, 2006 yılında vefat eden ünlü müzik adamı Arif Mardin'in eşi Latife Mardin ile Osmanoğulları ailesinin en kıdemli üyesi ve reisi Ertuğrul Osman'ın eşi Zeynep Osman da katıldı. Programda, yönetmen Didem Yılmaz'ın 2006 yılında çektiği Arif Mardin ile eşi Latife Mardin'in ilişkilerini anlatan ''Arif'i Beklerken'' ve Yılmaz'ın 2003 yılında Manhattan'da Osmanlı'nın izlerini aradığı ''Sultanı Ararken'' adlı filmleri gösterildi.
Latife Mardin, 15 Martın, Arif Mardin'in doğum günü olduğunu anımsatarak, filmin, kendisine her zaman eşinin anısını yaşattığını ve duygulandırdığını söyledi. Kendisinin yazdığı piyeslerde ve kitaplarında da her zaman haklarını korumak istediğini anlatan Latife Mardin, eşi Arif Mardin'in her zaman Atatürk'ün Türk kadınlarına verdiği haklardan sonuna kadar yararlanmasını savunduğunu da vurguladı.
Mardin AA muhabirine yaptığı açıklamada ise eşi Mardin'in kaybının ardından yeni yeni kendine gelmeye başladığını söyledi. Latife Mardin, Türkiye'de piyasaya çıkan ''Doğu Doğudur Batı Batıdır'' adlı kitabının İngilizcesini ABD'de yayımlamak istediğini de anlattı.

-''ATATÜRK'E TEŞEKKÜR BORÇLUYUZ''-
Zeynep Osman da yaptığı konuşmada, Türk kadınlarının kendilerine verdiği haklardan dolayı Atatürk'e teşekkür borçlu olduklarını belirterek, annesi Dr. Pakize Tarzi'nin Cumhuriyet'in yetiştirdiği bir kadın olarak doğum hastanesi kurduğunu anlattı. Kadınların eğitiminin son derece önemli olduğunu vurgulayan Osman, kadınların haklarının hiçbir zaman kısıtlanmaması gerektiğini, Türkiye'de de buna izin verilmemesi gerektiğini belirtti.
Osman, Türk kadını olarak bugüne katılmaktan büyük onur duyduğunu, Türk kadınlarının haklarının hiçbir zaman geri alınmaması gerektiğini söyledi. Osman, ''Bir memleketin ilerlemesi ancak kadınlarının iştirakiyle mümkündür ve bunu hiçbir şekilde kısıtlamamak lazım. Her Türk kızının okula gitmesi şart, bu kanundur. Kızlar okumalı ve meslek hayatına atılmalıdır'' dedi.
Etkinlikte New York Üniversitesi ekonomi bölümü öğretim üyesi Prof. Seyhan Arkonaç da yaptığı konuşmada, Türkiye'de kadınların durumlarını inceleyen bazı araştırmalardan istatistiki bilgiler ve örnekler vererek, Türkiye'de kadın haklarında geride kalındığını söyledi.
Goldman & Sachs yatırım bankası üst düzey müdürlerinden Selen Ünsal ise finans alanında çalışan kadınların erkeklere oranının yönetici kademelere gidildikçe giderek azaldığını, iş hayatında kadınların kaybedilmemesi, bu konuda önlemler alınması gerektiğini belirtti.
Ödüllü genç müzisyen Sinem Saniye de programın sonunda yeni çıkardığı ''When I Don't Sleep'' isimli albümünde bulunan 2 şarkısını gitar çalarak söyledi.

 

 
 
      Ana Sayfa                                                                       Yorum Yaz