![]() |
|
-''TUTKULARIMDAN BİRİ AYVALIK'TAKİ ZEYTİNLİĞİM''- Muhtar Kent, hayattaki tutkularından birinin Ayvalık'ta bulunan zeytinliği olduğunu ifade ederek, "Mükemmel bir zeytinyağını üretmek, inançlı olmaya, yeteneğe, sabırlı çalışmaya ve de tabii ki tabiat anaya bağlıdır. Tabiat ve insan birlikte ideal şartları oluşturmaya çalışırsa dünya standartları ortaya çıkar. Aynı şekilde Türkiye'nin ve ekonomisinin tam verimliliğine kavuşması için birçok kompleks şartın ve unsurun bir araya gelip bir uyuma kavuşması gerekmektedir" diye konuştu. Şirketler, devlet ve sivil toplumların bir marka imajı ve kurumsal kimliği yansıttığını belirten Kent, Türkiye'nin de bir ülke olarak bir marka imajı yansıttığını söyledi. Küresel bir marka yaratma ve yönetmenin Coca Cola'nın yaklaşık 120 yıldır içinde bulunduğu bir durum olduğunu ifade eden Kent, Coca Cola'nın 200'den fazla ülkede üretim yapan, sistem olarak 80 milyar dolar cirosu bulunan, 800 bin aileye direkt ve 10 milyon kişiye de endirekt iş sağlayan global bir sistem olduğunu vurguladı. Dünyanın en büyük alkolsüz içecek sistemi olarak 400 markaları ve 2 bin 600 ürünleriyle her gün 1,5 milyar defa tüketicileriyle buluştuklarını anlatan Kent, bu noktaya, yıllarca süren deneme ve yanılma ile ulaştıklarını, bu başarıda kendilerini global anlamda bu büyüklüğe ve noktaya getiren faktörleri anlattı. -JAPONYA'DA GEORGIA COFFEE, ÇİN'DE SPRITE TÜKETİLİYOR- Kent, yerelliğin önemine vurgu yaparken, Japonya'da en çok tüketilen ürünlerinin Coca Cola değil, bu pazar için özel olarak tasarlanan Georgia Coffee, Çin'de de Sprite olduğunu belirterek, bütün işlerin yerel olduğunu, ürünün yerel olarak algılanması gerektiğini söyledi. Kendisine sürekli "geleceğin küresel liderleri nasıl olmalıdır?" diye sorulduğunu ifade eden Kent, şunları kaydetti: "Tüm kültürlerle kaynaşabilecek, düşünce olarak kendi rahat bölgelerinin dışında da başarı sağlayabilen insanlar ve yöneticiler olmalılar. Seyahat ettiğim birçok yerde, örneğin Hindistan'da İstanbul'daki şartları oluşturmaya çalışan insanlar görüyorum veya Londra yaşam tarzını Şanghay'da. New York'u Lagos'ta... Mümkün değil... Biz farklı insanlarla, davranışlarla, inançlarla ilişkiler kurabilecek ve farklı tecrübeleri denemeyi arzulayan yöneticiler istiyoruz. Bu yüzden Atlanta'daki merkezimizde 50 farklı milliyetten insan çalışıyor. Bizim öğrendiğimiz üç derse bakarsak; yerel topluma adaptasyon, doğru anlayıştaki doğru lider adaylarını belirleme ve geliştirme, sorumlu bir kurum olma. Güven, şeffaflık ve sürdürülebilirlik. Bunların tümünü bugün Türkiye'ye uygulayabiliriz. Daha iyisini yapabiliriz. Daha iyisini yapmalıyız. Bunun yolu da güvene, şeffaflığa ve devamlılığa dayalı bir ortam yaratmaktan geçiyor. Bu, daha çok insanı ve kurumu Türkiye'de yatırım yapma konusunda daha rahatlatacak ve ülkeye getirecektir." -TÜRKİYE'DEKİ YATIRIM SEVİYESİ- Muhtar Kent, şu anda Türkiye'deki yatırım seviyesinin, bu ülkeyi bir üst seviyeye taşıyacak güçte olmadığını belirterek, "Türkiye'nin tıpkı Çin'de, Hindistan'da, İrlanda'da, İspanya'da olduğu gibi büyük küresel sermayelerin sürekli girdisine ihtiyacı var. Türkiye, bu tarz sermayeleri çekmede rekabetin en ön saflarında yer almalı ve bunu yapmanın yolu da daha fazla güven, şeffaflık ve devamlılık yaratmadan geçiyor" diye konuştu. Kişisel yanlılığı bir yana, Coca Cola için Türkiye'nin, büyümeye son derece hazır bir ülke olduğunu belirten Kent, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bizim sistemimizde dünyanın en büyük 20 ülkesinden biri. Türkiye genç ve dinamik. Türkiye giderek şehirleşiyor, büyüyor, girişimci. Bütün bunlarla birlikte yapılacak çok ama çok iş var. Yapılacak işler kolay değil ama çok gerekli. Unutmayalım ki bardaklarının dolu tarafını anlatma becerisini gösterebilenler daha avantajlı oluyorlar." Kent, TOBB ve DEİK'in yanı sıra, diğer birçok kurum, kuruluş ve kişinin Türkiye için inanılmaz gayret içinde olduğunu,ancak bir master plana, bütünlüğe ihtiyaçları bulunduğunu ifade eden Kent, bu önemli açığı Dünya Türk Girişimcileri Konseyi ile kapatılmasını umduğunu söyledi. Konuşmasının ardından Dünya Türk Girişimcileri Konseyi YİK Başkanı Kent'e, Hisarcıklıoğlu tarafından bir plaket verildi.
WASHINGTON -AA- ABD
Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, İsrail ile Suriye arasında
Türkiye'nin arabuluculuğuyla yapılan temaslar için, "Türkiye'ye
güvenimiz var, İsrail'e güvenimiz var. Suriye'ye pek fazla güvenimiz
olmadığı sanırım açık" dedi.
Washington - AA- ABD'de
Demokrat Parti'de de Obama, açıklamasında ABD'nin, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını resmen tanıması çağrısında bulundu. Barack Obama, "Türkiye'nin de bunu tanıması için Amerikan Ermeni toplumunun yaptığı çağrıyı desteklemeyi sürdürüyorum" dedi. Obama, ABD'nin konuya ilişkin resmi pozisyonundan duyduğu rahatsızlığı, Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'a ilettiğini söyledi.
Diğer iddialı Demokrat
aday senator Hillary Clinton ve Cumhuriyetçi Parti'nin başkan
adaylığını garantileyen senatör John McCain ise 24 Nisan açıklaması
yayımlamadı. NEW JERSEY (A.A) - Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, New York Din Hizmetleri Ataşeliği tarafından New Jersey eyaletinde düzenlenen Kutlu Doğum Programına katıldı. Bu yılki teması, ''Barış İçinde Birlikte Yaşama Tecrübesi'' olan programa, başta Türkiye'nin New York Başkonsolosu Mehmet Samsar, Washington Din Hizmetleri Müşaviri Mehmet Paçacı, New York Din Hizmetleri Ataşesi Gazi Erdem olmak üzere New York ve New Jersey eyaletlerinde yaşayan Türk-Amerikan toplumu üyeleri katıldı. Din Hizmetleri Ataşesi Gazi Erdem'in açılış konuşmasıyla başlayan ve Müşavir Mehmet Paçacı'nın, İslam dininin, değişik din ve ırka mensup insanların birarada yaşamasına imkan veren ve teşvik eden bir din olduğunu anlattığı konuşmasıyla süren program, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan ''Kutlu Doğum'' konulu sinevizyon gösterisi ile devam etti. Başkonsolos Samsar yaptığı konuşmada, yurtdışında yaşayan Türkler'in, dillerini, dinlerini ve kültürlerini korumalarında böyle programların önemli olduğunu belirterek, bu değerlerin yeni nesillere aktarılmasının öneminin altını çizdi ve katılımcılara çocuklarıyla birlikte geldikleri için teşekkür etti. -DİYANET İŞLERİ BAŞKANI BARDAKOĞLU- Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu'nun, ''Aranızda olmaktan büyük şeref, mutluluk duydum, çünkü sizin aranızda, İslam'ın önerdiği, Peygamberimizin anlattığı o dostluğu, kardeşliği, birliği ve beraberliği gördüm. Emin olun, Türkiye'ye götüreceğim en büyük hediye, sizin aranızdaki bu birliktir. Allah birliğinizi, dirliğinizi, sevginizi, bağınızı hep daim kılsın'' şeklindeki sözleri salondan büyük alkış aldı. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak 20 yıldır, Kutlu Doğum Haftasını Hz. Muhammed'i anlama ve onun getirdiklerini hayata yansıtma vesilesi olarak kutlamaya çalıştıklarını anlatan Bardakoğlu, ''Sadece anma değil, biz efendimizi daha yakından anlamaya muhtacız, onun getirdiği aydınlık ışığı insanlığa anlatmalı, kendi şahsımızda temsil etmeliyiz'' dedi. Barış içinde birlikte yaşamaya, birbirini saymaya, sevmeye ve değer vermeye bütün insanlığın ihtiyacı olduğunu ifade eden Bardakoğlu, böyle bir ihtiyacın olduğu yerde, Hz. Muhammed'i anlamak ve onu hatırlamanın, barışın yolunu açacak önemli bir adım olduğunu kaydetti. Bardakoğlu, herkesin, İslam'ın evrensel barış, doğruluk ve dürüstlük çağrısını, Hz. Muhammed'in barış ve sevgi davetini 21. yüzyıla taşımak, dünyaya aktarmak ve insanlığa temsil etmek gibi bir göreve sahip olduğunu belirtti. Ali Bardakoğlu, ''Keşke herkes barış konusunda bizim kadar hassasiyet gösterebilse, o zaman dünyadaki bu acı, ızdırap, bir avuç çıkar için insanların birbirinin boğazını sıkması son bulur da dünya cennete çevrilir'' diye konuştu. Ardından, Din Hizmetleri Ataşeliği tarafından düzenlenen ''Hz. Peygamber Sevgisi'' konulu şiir okuma ve kompozisyon yazma yarışmalarında dereceye giren çocuklara ödülleri verildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, Kur'an-ı Kerim ve Ezan okunmasıyla devam etti ve tasavvuf musikisi konseri ile son buldu. Bardakoğlu'nun bugün yurda dönmek üzere New York'tan ayrılması bekleniyor.
PHILADELPHIA (A.A) - ABD'de 2. Geleneksel Philadelphia Türk Yürüyüşü ve Festivali, bölgedeki Türklerin coşkulu katılımıyla yapıldı. Türk Amerikan Dernekleri Federasyonunun (TADF) desteğiyle Pennsylvania, New Jersey ve Delaware eyaletlerinde yaşayan Türk-Amerikan toplumu üyelerinin ortak hazırladığı festivale, kalabalık bir Türk-Amerikan grubu katıldı. 17. Cadde ile JFK Bulvarı'nın kesiştiği yerde sabah saatlerinde başlayan yürüyüşe, başta Türkiye'nin New York Başkonsolosu Mehmet Samsar, Başkonsolos Muavini Başar Şen, Kültür ve Tanıtma Ataşesi Hasan Zöngür, Din İşleri Ataşesi Gazi Erdem ve TADF Başkanı Kaya Boztepe olmak üzere, bölgedeki Türk okullarının öğrencileri ve yetkilileri, çeşitli dernekler, Ahıska Türkleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Westchester Üniversitesi Bandosu da yürüyüşe destek verdi. Kentin sokaklarını kırmızı-beyaz giysileri ile dolduran ve ellerinde Türk ve Amerikan bayrakları taşıyan katılımcılar, yoldan geçenlerin büyük ilgisiyle karşılaştı. Yürüyüşün ardından, Philadelphia Sanat Müzesi önündeki Eakins Oval Parkı'ndaki festival alanında toplanan katılımcılar, başta Naşide Göktürk konseri olmak üzere, çeşitli konserler ve halk dansları gösterileri izlediler. Festival alanında satılan Türk yemekleri Amerikalılardan da büyük talep gördü. Festivalde konuşan Başkonsolos Samsar, ''Bu yürüyüş geçen sene başladı, bu sene ikincisi gerçekleşiyor. Bir şeye başlamak zordur ancak onu devam ettirmek daha da zordur. Sizlerin bu coşkusunu görünce bu yürüyüşün burada sonsuza kadar kalacağından eminim'' diye konuştu. Yürüyüşün, önümüzdeki yıllarda daha büyük katılımlarla Philadelphia'nın yerel temsilcileri ve senatörlerinin de katılımıyla gerçekleşmesi dileğinde bulunan Samsar, ''Bir eritme potası'' olan ABD'de yabancı olmanın daha zor olduğunu, insanların rahatlıkla kendi kimliklerinden, benliklerinden ayrılabildiklerini söyleyerek, katılımcılara, kendi dillerini, dinlerini, kültürlerini yaşattıkları bu tür festivaller ile benliklerini korudukları sürece hiçbir şekilde erimeyecekleri mesajını verdi. Samsar, ''Bu topluma adapte olmak önemli ama asimile olmamamız lazım'' dedi. TADF Başkanı Kaya Boztepe ise ''Bu yürüyüş federasyonun, sizin, bizim değil, hepimizin yürüyüşüdür. Türk barış rüzgarıdır, kasırgadır, yıldırımdır'' diye konuştu. Katılımcılara, geçtiğimiz hafta kurulan ''US Turkic Network'' konusunda da bilgi veren Boztepe, herkesi bu yıl New York'ta 27'ncisi yapılacak Türk Günü Yürüyüşü'ne davet etti. Festivalin kapanışında, Başkonsolos Mehmet Samsar ve TADF Başkanı Boztepe, katılımcılarla birlikte halay çekti.
BODRUM'A GEÇTİ
TADF Başkanı Boztepe: “
ABD, FEDERASYON’A EL KOYDU İDDAASI ASILSIZDIR”
NEW YORK (A.A) - Merkezi
ABD'nin New York kentinde bulunan Türk-Amerikan Dernekleri
Federasyonu (TADF) Başkanı Kaya Boztepe, son günlerde TADF'yle
ilgili ''yanlış anlamalara yol açabilecek, gerek basında yer alan,
gerekse dernekler arasında konuşulan'' bazı konular hakkında bilgi
vermek istediğini belirterek bir basın açıklaması yaptı.
Gazetecilerin sorularını
yanıtlayan McCormack, Türkiye'de demokrasinin temel ilkelerine
uyulması; Anayasa'nın sınırları içinde halkın özgürce kendini ifade
edebilmesi ve toplanması prensiplerine bağlı kalınması; yasaların ve
Anayasa'nın da bu şekilde yorumlanması gerektiğini söyledi. VOA
NEW YORK (A.A) - ABD'nin
en büyük havayolu şirketi American Airlines, güvenlik nedeniyle 595
seferin daha iptal edileceğini duyurdu. Şirket, MD-80 tipi yolcu
uçaklarındaki kontroller sürdüğü için bugünkü seferlerin de iptal
edileceğini belirtti. Havayolu şirketi, 4'üncü güne giren bu
karışıklıkta 3 binden fazla seferini iptal etmiş oldu. American
Airlines'ın, güvenlik nedeniyle geçen salıdan itibaren 3 gün içinde
yaklaşık 2500 seferini iptal ettiği bildirilmiş ve bu karışıklığın
100 bin kadar yolcuyu perişan ettiği belirtilmişti. NEW YORK'TA, İKİZ KULELERİN ENKAZ ALANINA İNŞA EDİLECEK ''ÖZGÜRLÜK KULESİNİN'' MODELİ, DAYANIKLILIK TESTİNİ GEÇTİ NEW YORK (A.A) - ABD'de, yıkılan İkiz Kuleler'in enkaz alanına inşa edilecek yeni kulenin cephesinin, deprem, kasırga ve patlamalara karşı dayanıklılık testini geçtiği açıklandı. Geçen aylarda, güvenlik ölçümü amacıyla ABD'nin, Kaliforniya ve New Mexico eyaletlerinde inşa edilen, normal boyuttaki 2 model cephenin, türlü dayanıklılık testlerine tabi tutulduğu ve testlerden olumlu sonuç alındığı belirtildi. Yetkililer, deprem, kasırga ve patlama simulasyonları biçiminde yapılan testler sonucunda, düzeltilmesi gereken hiçbir durumla karşılaşmadıklarını ve kulenin cephelerinin tamamının inşasına başlanabileceğini kaydettiler. ''Özgürlük Kulesi'' adı verilecek olan yeni kulenin dış yüzeyi tamamıyla cam kaplı olacak. Kule, üzerindeki direk de hesaba katıldığında, 541 metreyle New York kentinin en yüksek binası olacak. Özgürlük Kulesi'nin 1776 feet (541 metre) olan yüksekliği, ABD'nin İngiltere'den bağımsızlığını ilan ettiği 4 Temmuz 1776'yı temsil ediyor.
MOSKOVA (A.A) - Görev süreleri yakında sona erecek ABD Başkanı George Bush ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, füze kalkanı konusunda bir uzlaşmaya varamadı, ancak haleflerine olumlu bir miras bırakma taahhüdünde bulundu. Rusya'nın Karadeniz'deki sayfiye kenti Soçi'de Putin ve Bush başkan olarak bir nevi veda görüşmesi yaptıkları toplantının sonunda, ortak bir deklarasyonu kaleme aldı. Amerikan tarafı, Soçi'deki görüşmede özellikle füze kalkanı konusunda biraz ilerleme sağlamayı umarken, ortak deklarasyonda çözüm çerçevesinde bile zorlanıldığı dikkati çekti. Putin, görüşmenin ardından Bush ile düzenlenen ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, ''Ben doğru anlaşılmak istiyorum. ABD'nin (füze kalkanı) planlarına tavrımızdan stratejik olarak bir değişiklik olmadı. Amerikan planına karşı temel tavrımız değişmedi'' ifadelerini kullandı. Ancak aynı zamanda bazı olumlu unsurların bulunduğuna dikkati çeken Putin, ''Kaygılarımız nihayetinde ABD tarafından duyuldu. Bir anlaşmaya varacağımız konusunda temkinli iyimserliğe sahibim'' dedi. -BUSH: ''SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ BİTTİ''- ABD Başkanı Bush da bu konuda yaptığı açıklamada, ''Böylesi bir sistemle ilgili en iyi şey birlikte çalışmak. Kat etmemiz gereken çok yol var'' dedi. Bush, ABD'nin füze kalkanı planının savunma amaçlı olduğunu ve saldırı niyeti taşımadığını belirterek, ''Rus uzmanları bu sistemin Rusya'ya karşı olmadığı konusunda ikna etmek için daha çok mesafe kat etmemiz gerektiği oldukça açık'' diye konuştu. Füze kalkanı sisteminin İran'ı kastederek, ''bizi esir almaya çalışabilecek rejimlere karşı'' olduğu ifadesini kullanan Bush, ''Sistemin Rusya'nın çok sayıda füzeyi birlikte ateşleyebilme kapasitesine karşı oluşturulmuyor'' dedi. Hem Rusya hem de ABD içinde hala soğuk savaş dönemi zihniyetine sahip kişileri bu konuda bir uzlaşmaya varılmasını engellemekle suçlayan Bush, ''İlişkilerimizde soğuk savaş dönemini aradan çıkartmak için çok zaman harcadık. Bu dönem (soğuk savaş) artık yok. Bitti'' diye konuştu. Washington, Çek Cumhuriyeti ve Polonya'ya yerleştirmeyi planladığı füze kalkanının İran'dan gelebilecek tehditlere karşı olduğunu savunurken, Rusya bunun güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle buna karşı çıkıyor. Ancak, iki ülke arasındaki ilişkiler dönem dönem çok gerilse bile Bush ve Putin'in karşılıklı ilişkileri genelde son derece ılımlı bir havada cereyan etti ve nitekim son görüşmelerde iki lider karşılıklı olarak iltifatlarda bulundu. Bush, görüşmede yaptığı açıklamada, ''Politikada birçok zaman gözünüzün içine bakarak size aklında olmayan şeyleri söyleyen insanlar vardır. o (Putin) gözünüzün içine bakıyor ve aklında ne varsa size onu söylüyor'' dedi. -''BUSH MEDVEDEV GÖRÜŞMESİ''- Görevine 7 mayısta yemin ederek başlayacak Rusya'nın yeni Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev ile de gün içinde görüşen Bush, Medvedev için de, ''Dürüst bir arkadaş gibi göründü. İlk izlenimlerim son derece olumlu. Zeki bir arkadaş. Kendisinden etkilendiğimi ve birlikte çalışmayı dört gözle beklediğimi yazabilirsiniz'' ifadelerini kullandı. Medvedev ile görüşmesinin başında kendisini tanımak için sabırsızlandığını belirterek, ''Ortak sorunlar üzerinde çalışabilmek ve ortak fırsatlar bulunması konusunda sizi tanımak için sabırsızlanıyorum'' dedi. Medvedev de konuşmasında, başkanlığı döneminde Putin'in politikalarını sürdürmeyi umduğunu belirterek, ''ABD-Rusya ilişkilerinin son 8 yılda geliştirilmesi için Sayın Bush ve Sayın Putin çok şey yaptı. Bu ilişki uluslararası güvenlik için kilit faktör haline geldi. Bu çalışmayı korumak için üzerine düşeni yapacağım'' dedi. -ORTAK DEKLARASYON- Bush ve Putin'in Soçi'deki görüşmesinde imzalanan tek anlaşma olan Rusya-ABD ilişkileri için ''stratejik çerçeve'' oluşturan ortak deklarasyonda, yılbaşında görev süresi dolacak Bush ve 7 mayısta görevi devredecek Putin'in haleflerine izleyecekleri politikanın yol haritasını çıkarma amacı taşıdığı gözlendi. Deklarasyonda, Rusya ve ABD'nin işbirliği yaptığı alanlara özel vurgu yapılırken, füze kalkanı dahil iki ülke arasındaki anlaşmazlıklardaki farkları giderebilme haritası da çıkarılmaya çalışıldı. Temel taahhüdün ''diyaloğu yoğunlaştırma'' ve ABD ile Rusya'nın eşit katılımcı olacakları bir füze kalkanı sistemi oluşturma yolları araştırması önerilen deklarasyonda, ''Rus tarafı, Çek Cumhuriyeti ve Polonya'ya füze kalkanı unsurları yerleştirme planlarına katılmadığı yönündeki tavrını netleştirmiş ve bu konudaki alternatifini bir kez daha dile getirmiştir. Soçi'deki görüşmeden sonra bu (füze kalkanı) işbirliği konusunda diyaloğu yoğunlaştırma konusunda mutabık kaldık'' ifadelerine yer verildi. -SOÇİ'DEN NOTLAR- Putin, bu sabah Soçi'deki yazlığının kapısında karşıladığı Bush ile birlikte basın mensuplarının görüntü alması için konuttaki şömineli ve Karadeniz manzarasına sahip odaya birlikte yürüdüler. Yanan şöminenin bulunduğu yerdeki koltuklara oturup basın mensuplarına görüntü veren iki liderin bulunduğu odada, Putin'in sevdiği köpeklerin tasmasız olduğu dikkati çekti. Putin, burada yaptığı konuşmada, güvenlikle ilgili konuları dün akşam yemeğinde ele aldıklarını ve bugün de buna devam edeceklerini belirtti. Bush, dün gece onuruna verilen akşam yemeğindeki Rus halk danslarına eşlik etmesin teklifini geri çevirmeyerek dans etmesine değinerek, ''Sevindiğim tek şey, benimle birlikteki basın heyetinin, benden yapmam istenen dans şeklini yapmaya çalışmamı görmemeleri oldu'' dedi. Putin, Bush'un bu sözlerine, ''Sizin son derece iyi bir dansçı olduğunuzu görme şansına sahip olduk'' karşılığını verdi.
124 yıllık kale 2
saatte yandı, kül oldu
Barışın Sağlanması Zirvesi: Savaş Sonrası Ortamlarda Güvenlik Sektörü Reformu ve Demokratik Polislik başlıklı konferans 27 Mart 2008 tarihinde Rutgers Üniversitesi Hukuk Fakültesi binasında düzenlenirken, zirvenin organizasyonu Emniyet Genel Müdürlüğü, Rutgers Üniversitesi Ceza-Adalet Okulu ve Küresel Konular Bölümü’nün ortaklığı ile gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını BM Nezdinde Büyükelçimiz Sayın Baki Ilkin’in yaptığı zirveye alanında söz sahibi bilim adamları, uluslararası misyon temsilcileri ile birçok BM misyonunda görev yapmakta olan veya yapmış uygulayıcı ve yöneticileri katıldı. Moderatorlüğünü, daha önce Rutgers Üniversitesi Newark kampusunun 20 yıl rektörlüğünü yapmış olan Prof Dr. Norman Samuels’in yaptığı ilk oturumda, ABD Harp Akademisi ve BM adına katılan konuşmacılar, savaş sonrası ortamlarda güvenlik sektörünün nasıl yapılandırıldığı üzerine bilgiler verdi.
İkinci oturumda, demokratik polislik uygulamalarının savaş sonrası
ortamlarda uygulanmasında rol üstlenen BM, AGIT ve AB gibi
kurumların karsılaştıkları zorluklar ve elde ettikleri basarılar
tartışıldı. Bu oturumda, Demokratik Polislik Merkezi, BM, AGİT ve
Avrupa Konseyi adına konuşmacılar görüşlerini dile getirdi. Zirve, Türk Polisinin yurtdışında dünya barışına nasıl katkı sağladığına ilişkin sunum yapan Emniyet Amirleri Fevzi ve Mehmet Afacan’ın sunumları ile sona erdi.
Zirveye, basta BM, AB ve AGİT gibi uluslararası organizasyonlar,
yerel ve federal güvenlik kurumları, uluslararası misyonlar, ve
akademisyenler yoğun ilgi gösterdi. Zirvede, Türkiye’nin 2010
yılındaki BM güvenlik Konseyi üyeliği adaylığı üzerine de vurgu
yapıldı. Türk Polis Teşkilatının kurulusu münasebetiyle her yıl düzenlenen Geleneksel New York Türk Polisi resepsiyonlarının 5. si bu yıl 27 Mart 2008 tarihinde Rutgers Üniversitesi Hukuk Fakültesi atriumunda gerçekleştirildi. Görevleri esnasında şehit düşen emniyet mensuplarının da saygıyla anıldığı geceye katılan New York Başkonsolosumuz Sayın Mehmet Samsar ile birlikte, Rutgers Ceza-Adalet Okulu Dekanı Adam Graycar, Global Konular Okulu Eşbaşkanı Richard Langhorne birer konuşma yaptı. Geceye, yerli-yabancı akademisyenler, yerel ve federal polis teşkilat mensupları ile Türk toplumundan seçkin misafirlerden oluşan yaklaşık 225 kişilik bir davetli gurubu iştirak etti.
AMERİKA TÜR KADINLAR BİRLİĞİ DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜ
UTLADI
-''ATATÜRK'E TEŞEKKÜR
BORÇLUYUZ''-
|
| Ana Sayfa Yorum Yaz |
|
|
|
|