Paterson ve Clifton Semalarında Bir Hafta Süreyle Türk Bayrağı Dalgalanacak

New Jersey eyaletinde Türklerin yoğun olarak yaşadıkları Paterson ve Clifton şehirlerinde düzenlenen iki ayrı törenle Belediye binaları önündeki gönderlere Türk bayrakları çekildi.

Her yıl geleneksel olarak düzenlenen bayrak çekme törenlerinden ilki Cuma günü sabah 10.00’da  Paterson Belediyesi önünde yapıldı.
Törenin açış konuşmasını New Jersey’nin Amerikan Kongresi alt kanadı Temsilciler Meclisi üyesi Bill Pascrell yaptı. Pascrell,  Amerika’da yaşayan Türklerin, Amerikan siyaseti üzerinde olumlu etkilerinin bulunduğunun ifade ederek, Türk Amerikan dostluğunun kalıcı bir dostluk olduğuna dikkat çekti.

Daha sonra söz alan Paterson Belediye  Başkanı Jose "Joey" Torres, uzun yıllardır Türk toplumu ile iç içe yaşadıklarını belirterek, “ Türk asıllı Amerikalıların, ülkenin gelişmesinde önemli katkıları bulunduğunu söyledi.
Yılda bir defa düzenlenen bayrak çakme gününde bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade
etti.

Bayrak çekme töreninden önceki  son konuşmacı TC New York Başkonsolosu Mehmet Samsar da Türk bayrağının Paterson ‘da  dalgalanmasının bir onur kaynağı olduğunu söyledi.

Daha sonra, Belediye başkanlık binası önündeki direğe Başkan Torres ve Başkonsolos Samsar tarafından Türk bayrağı çekildi.
Paterson’daki törenin ardından komşu şehir Clifton’da da aynı tören tekrarlandı. Belediye Başkanı Anzaldi ile Başkonsolos Samsar birer konuşma yaptılar. Her iki törene de Başkonsolos  Mehmet Samsar ve yardımcıları ile Federasyon ve bazı Türk  derneklerinin  başkanları ve kalabalık bir halk topluluğu katıldı.

American News Agency

NASA UZAYA MİLYONLARCA İSİM GÖNDERECEK

-İSMİNİN GÜNEŞ SİSTEMİ'NİN ÖTESİNE GİTMESİNİ İSTEYEN HERKES, KEPLER WEB SİTESİNDEN KAYIT YAPTIRABİLİR

ANKARA (A.A) - Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), uzayın keşfine kamuoyu katılımını arttırmak amacıyla uzaya milyonlarca isim gönderecek.
NASA'nın gelecek yıl Güneş Sistemi'nin ötesine göndereceği Kepler uzay aracıyla isminin uzaya yollanmasını isteyen herkes ismini, ülkesini ve Kepler'in seyahatinin neden önemli olduğunu düşündüğünü anlatan 500 kelimeyi aşmayacak bir açıklamayı "Kepler Mission" web sitesine gönderebilir.
NASA, daha önce de uzaya isimler göndermişti, ancak Kepler uzay aracı Güneş Sistemi'nin ötesinde yaşanabilir gezegenler arayacak.
Kepler programının direktörü William Borucki, bu uzay programının Güneş Sistemi'nin ötesindeki Dünya'ya benzer gezegenlerle ilk bilgileri sağlayacağını belirterek, bir DVD'ye kaydedilecek ve uzay aracının dışına iliştirilecek isimlerin Kepler uzay programının web sitesinde yayınlanacağını ve Washington'daki Smithsonian Ulusal Havacılık ve Uzay Müzesi'ne gönderileceğini kaydetti.
Katılımın ücretsiz olduğu uygulamayla ismini uzaya göndermek isteyenler, ayrıca web sitesinden bir sertifikayı yine ücretsiz yazdırabilirler.
Katılımcı sayısında sınır olmadığını belirten yetkililer, tek sınırlamanın halkın ilgisi olacağını ve son katılım tarihinin 1 kasım olduğunu kaydettiler.
2009 Uluslararası Astronomi Yılı çerçevesinde "Uzayda isimler" adlı projeyle milyonlarca ismi uzaya götürecek Kepler uzay aracının şubat 2009'da uzaya fırlatılması öngörülüyor.



ÜNLÜ FİLM YILDIZI ELİZABETH TAYLOR'DAN, CLINTON'A DESTEK -TAYLOR: ''CLINTON PARLAK BİR ÖĞRETMEN VE GÜÇLÜ BİR LİDER'' LOS ANGELES (A.A) -

Ünlü film yıldızı Elizabeth Taylor, ABD başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti'nin başkan adayını belirlemek için yapılan seçimlerde, Demokrat seçmenlerden, Hillary Rodham Clinton'a destek vermelerini istedi. Taylor konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Demokrat Parti seçmenlerinden, gelecek hafta salı günü Indiana ve Kuzey Carolina eyaletlerinde yapılacak seçimlerde, ''parlak bir öğretmen ve güçlü bir lider'' olarak nitelediği Clinton'a destek vermelerini talep etti. Ünlü film yıldızının reklam danışmanı Dick Guttman konuya ilişkin yaptığı açıklamada, daha önce de Clinton'ı desteklediğini açıklayan ve Ocak 2007'de, Clinton'ın kampanyasına, en yüksek yasal bağış miktarında katkı sağlayan Taylor'ın söz konusu açıklamayı, ''gelecek hafta yapılacak seçimlerde seçmenlere, doğrudan seslenmek ihtiyacını hissettiği'' için yaptığını belirtti.

ABD'nin Yeni Terör Raporu

Amerika, El Kaide’nin Pakistan’ın aşiret bölgelerinde yeniden örgütlendiğini ve 11 Eylül öncesi gücüne kısmen yeniden kavuştuğunu açıkladı.

Amerika Dışişleri Bakanlığı’nın hazırladığı yıllık terör raporunda El Kaide’nin, Afganistan-Pakistan sınırındaki istikrarsızlıktan yaranlandığı belirtiliyor. Bu durumdan Pakistan hükümetinin militanlarla geçen yıl yaptığı ateşkes de sorumlu tutuluyor.

Dışişleri Bakanlığı raporunda ayrıca El Kaide’nin en büyük hasarı vermek amacıyla kitle imha silahı arayışında olduğu ve bu silahı önüne çıkan herkese karşı kullanacağı da kaydediliyor. Raporda, El Kaide ve bağlantılı terör örgütlerinin, geçen yıl Amerika ve müttefiklerini hedef alan en ciddi tehdit olmayı sürdürdüğüne de dikkat çekiliyor.

Afganistan’da da Taleban ve diğer militan grupları tehditler listesine alan rapor, geçen yıl tüm dünyada yarıdan fazlası Irak’ta olmak üzere 22 bin kişinin terör saldırılarında öldüğünü bildiriyor. Küba, İran, Kuzey Kore, Sudan ve Suriye bu yıl da teröre destek veren devletler listesinde yer alıyor.

PKK Faaliyetleri de Raporda

Raporun Türkiye bölümünde, PKK’nın ayrılıkçı gündemle hareket ettiği ve Kuzey Irak’taki kamplarından Türk güvenlik kuvvetlerini hedef aldığı belirtildi. Raporda PKK terörünün, birçok kişinin ölümüne neden olduğu belirtildi. Terör raporunda ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sınırda ve sınır ötesinde, Irak’ın kuzeyinde gerçekleştirdiği operasyonlara da dikkat çekildi.

Raporda, Iraktaki bölgesel Kürt Yönetiminin PKK’yla mücadele için bazı somut adımlar attığı da kaydedildi.

Amerika dışişleri Bakanlığı’nın yıllık terör raporunda, Türkiye’de faaliyet gösteren diğer terör örgütleri arasında DHKP/C, Hizbullah ve İBDA-C de sayıldı.  VOA

 



ERMENİ YALANLARI NEW YORK'TA PROTESTO EDİLDİ

New York Broadway Caddesi üzerinde sözde Ermeni soykırımı yalanlarını protesto mitingi düzenlendi. Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu himayesinde Young Turks Derneği tarafından organize edilen gösteriye yaklaşık 150 soydaşımız katıldı. New York’un en işlek caddelerinden Broadway ile 41. sokağın kesiştiği noktada buluşan vatandaşlarımız yıllardır söyledikleri yalanlarla sözde Ermeni soykırımını Amerika çapında kabul ettirme çabasında olan Ermenilere, ASALA’nın şehit ettiği diplomatlarımızı ve Ermeni milislerin yaptığı katliamları hatırlatarak, yalanlarından vazgeçmesi çağrısında bulundu. Azeri soydaşlarımızın da katıldığı mitingde Ermeniler’in geçmişte yaptığı katliamlarla ilgili posterler ve dövizler taşındı. ASALA tarafından şehid edilen diplomatlarımızın anıldığı mitingde bir konuşma yapan Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu Başkanı Kaya Boztepe, Ermeni teröristler tarafından katledilen diplomatlarımızı ve soydaşlarımızı rahmetle anıyoruz derken, Hocalı katliamı başta olmak üzere Ermenilerin yaptığı insanlık suçlarına karşı sesimizi daha fazla duyurmamız gerektiğini dile getirdi. Alana getirilen pinokyo maskotu ve dağıtılan broşürlerle Ermenilerin yalanları güzergahtan geçen tüm insanlara anlatılırken, gösteri devam ederken, alandan geçen bir gezi aracının üzerindeki Türkiye’nin turistik yerlerini tanıtan reklam, katılımcılardan alkış aldı. Güzel havaya rağmen katılımın azlığı dikkat çekerken, katılımcıların da genellikle New York ve Brooklyn bölgesinden olduğu gözlendi. Ermeniler Boş Sokaklara Seslendi Türklerin Ermeni yalanlarını Broadway’de protesto ettiği saatlerde Birleşmiş Milletler’in çapraz karşısında bir parkta toplanan Ermeniler de Türkiye’yi protesto ettiler. Broadway’in canlı ve trafiği yoğun caddelerinde Türklerin yaptığı protesto gösterisine karşı 1. caddede neredeyse insanların geçmediği bir alanda toplanan Ermeniler boş sokaklara seslendi. Yaklaşık 100 kişilik bir grubun düvizler taşıyarak ve sloganlar atarak yaptığı gösteride adalet istediklerini dile getiren katılımcılar, tören alanından geçen pinakyo maskotu ve Türk bayraklı arabalara uzaktan laf atarak karşılık vermeye çalıştılar.

ABD KONGRESİNDE TÜRKİYE'DEKİ DURUM ELE ALINDI -ABD DIŞİŞLERİ BAKAN YARDIMCISI FRIED: -'''TÜRK DEMOKRASİSİ 20 YIL ÖNCESİNDEN ÇOK DAHA DERİN'' -''PKK'YA KARŞI İŞBİRLİĞİ SAYESİNDE TÜRK-AMERİKAN İLİŞKİLERİ SON ALTI AYDA ÇOK KUVVETLİ BİR İLERLEME GÖSTERDİ''

WASHİNGTON (A.A) - ABD'nin Avrupa ve Avrasya işlerinden sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Dan Fried, Türkiye'de, ''laik ve anayasal cumhuriyet içinde dinin rolüyle ilgili'' tartışmada ABD'nin taraf olamayacağını, ancak ''20 yıl öncesinden çok daha derin'' olan Türk demokrasisine güvendiklerini kaydetti. ABD Temsilciler Meclisi Dışilişkiler Avrupa Alt Komitesinde düzenlenen bir oturumda, Bükreş'teki NATO zirvesi ve NATO'nun geleceğini değerlendiren Fried, komite üyesi milletvekillerinin, Türkiye'deki iç tartışmalar ve iktidar partisine yönelik kapatma davasına ilişkin sorularıyla karşılaştı. Fried, ''şimdi Türkiye'nin kimlikle ilgili iç siyasi tartışmasında bir şekilde yeni bir dönem var. Türkiye'de demokrasi derinleşirken, laik, anayasal cumhuriyette dinin yerinin ne olduğu tartışılıyor. Türk kurumları şu sırada bu meseleyle ilgileniyorlar'' dedi. Türk toplumu ve siyaseti içindeki tartışma için, ''bunun nasıl sonuçlanacağını bilmiyorum. Ancak Türk demokrasisinin, 20 yıl önce olduğundan çok daha derin olduğunu biliyorum. Daha önce demokrasi daha inceydi ve tuzaklar vardı. Şimdi çok daha derin bir demokrasi, daha özgür bir basın ve seçimler var. Askeri düzenin üzerinden çok uzun zaman, onyıllar geçti'' ifadelerini kullandı.

-''İLİŞKİLERDE 6 AYDA KUVVETLİ İLERLEME''-

Dan Fried, Türk-Amerikan ilişkilerinin, terör örgütü PKK'ya karşı yürütülen işbirliği sayesinde, son altı ayda çok kuvvetli bir ilerleme gösterdiğine de işaret etti. Geçen yıl Ekim ayında, ABD Savunma Bakanlığı Müsteşarı Eric Edelman ile birlikte Ankara'ya yaptığı ziyareti anlatan Fried, ''Türklerin, PKK konusunda gösterdiğimiz işbirliğinden memnun olmadıkları bir dönemde, bir de Kongredeki Ermeni tasarısının geçeceğini düşünüyorduk. Sizi temin ederim ki, bütün kariyerim boyunca herhangi bir yabancı hükümetle gerçekleştirdiğim bütün görüşmelerin en acılısını o dönemde gerçekleştirdim'' dedi. Fried, Ermeni tasarısı ve PKK konusunda istenen sonuçların alınmasının ardından Türk Dışişleri yetkilileriyle gerçekleştirilen bir görüşmede, durumun düzelmesinin verdiği rahatlamayla hep birlikte güldüklerini de kaydetti. Bu çerçevede Fried, Türkiye'nin, ABD ile ilişkileri ve PKK meselesindeki istihbarat paylaşımından memnuniyet duyduğunu kaydetti. ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın, Amerikan-Türk Konseyi toplantısındaki konuşmasında söylediklerini hatırlatan Fried, ''bizim prensip olarak şunda açık olmamız gerek. Türk demokrasisini ve bu mevcut iç tartışmanın demokrasiyle ve Türkiye'nin anayasal laik sistemiyle tutarlı bir şekilde çözülmesini destekliyoruz'' dedi. Fried, ''şimdi bu prensip düzeyinde tamam. Daha ileri gitmek ve taraf olmamız gerektiğini veya daha aktif bir şekilde angaje olmamız gerektiğini önermek çok daha zor. Bu, Türkiye'de çok sıcak bir tartışma. Türkler, konuların neler olduğunu anlıyor. Biz, Türk demokrasisine verdiğimiz önemi açıkça ortaya koyduk. Rice geçen hafta büyük bir konuşma yaptı. Size şunu söyleyebilirim ki, bu sorular üzerinde çok zaman harcadık. Ne kadar konuşmalıyız? Prensiplerimizi, kuvvetli bir şekilde, Türk demokrasisini destekleyecek şekilde nasıl ifade etmeliyiz? Ve ne kadar ayrıntıya girmeliyiz? Bu zor bir şey'' dedi. Dan Fried, dinin Türk kamu hayatındaki yerinin, hem Türkiye'de, hem de Türkiye'yi yakından izleyen ABD'deki gözlemciler arasında tartışıldığına işaret etti ve bazı gözlemcilerin, ''İslam'ın siyasi bir güç olarak'' ortaya çıktığına inandığını, bazılarının ise bu görüşe katılmayarak durumu, ''katı bir laikliğin, dinin daha fazla rol oynadığı daha demokratik bir toplumla yer değiştirmesi'' olarak tanımladığını anlattı. Fried, ''Ben nihai bir yanıt veremeyeceğim. Çünkü bu Türklerin üzerinde çalıştığı bir mesele'' dedi. Ancak Fried, AK Parti'nin son seçimlerde belirgin bir üstünlük kazanarak göreve geldiğini ve ülkenin AB üyeliği yönünde öncülük ettiğini hatırlattı. Fried, ''AK Parti liderleri, Türkiye'nin reformlarını derinleştirme, AB'ye girme hızını ve şansını artırma çabalarından bahsediyor ve dinin kamu hayatındaki yerine ilişkin bu tartışmayı farklı bir çerçeveye koyuyor. Türk demokrasisinin derinleştiği sorgu götürmez. Ve dinle ilgili bu tartışma, Türkiye'de ateşli bir şekilde önümüzdeki günlerde de çok tartışılacak'' dedi. Fried, aynı zamanda, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin durumunun iyileşmesinden faydalanarak, Kıbrıs meselesindeki olumlu atmosferi kullanmak, Türkiye'yi, yeni Ermeni hükümetine ulaşmaya cesaretlendirmek istediklerini, NATO ve AB'nin birlikte çalışmasının önünde engel teşkil eden Kıbrıs bağlantılı blokajın aşılmasını beklediklerini de ifade etti. Aynı oturumda Fried ile birlikte yer alan ABD Savunma Bakanlığının Avrupa ve NATO Politikası Müsteşarı Daniel P. Fata da, Türkiye ile ABD arasında askeri ilişkilerin, geçen sonbahardan bu yana olumlu yönde önemli ölçüde değiştiğini vurguladı. Ocak ayında Washington'da gerçekleştirilen Yüksek Düzeyli Savunma Grubu toplantılarına işaret eden Fata, ''görüşmelerin tonu, altı ay öncesine kıyasla bu kadar farklı olabilirdi. Bizim yaptıklarımızı çok takdir ettiler ve bir dönemeç aşıldı. Yine de bu aramızda kaygı duyulan alanlar veya tartışmalar olmadığı anlamına gelmiyor. Ancak genel olarak, çok daha iyi bir yerdeyiz. Hem üniformalılar hem de sivil taraf, Türklerle düzenli bir diyaloğu sürdürüyor'' ifadelerini kullandı.





NEW YORK'TA OSMANLI-TÜRK MÜZİĞİ KONSERİ -BROOKLYN BELEDİYE BAŞKANI MARKOWITZ: "İSTANBUL'UN MANHATTAN'I AVRUPA YAKASI, BROOKLYN'İ İSE ASYA YAKASI

 NEW YORK (A.A) - New York'ta Brooklyn belediye binasında Osmanlı-Türk müziği konseri verildi. Gecede konuşma yapan Brooklyn ilçesi Belediye Başkanı Türk dostu Marty Markowitz, "İstanbul'un Manhattan'ı Avrupa yakası, Brooklyn'i ise Asya yakası" dedi. Merkezi Boston'da olan müzik grubu "Dünya Ensemble" Carnegie Hall, Brooklyn Belediye Başkanlığı, New York Başkonsolosluğu ve "The Moon and Stars Project" tarafından organize edilen programda Osmanlı-Türk müziğini hem geleneksel, hem de çağdaş bir şekilde yorumladı. New York'un ünlü konser salonlarından Carnegie Hall'un "Küresel Karşılaşmalar" kültürel değişim programı çerçevesinde düzenlenen program büyük ilgi gördü. Brooklyn Belediye Başkanı Markowitz, konserden önce gazetecilere yaptığı açıklamada, Brooklyn'in New York kentindeki en büyük Türk nüfusuna ev sahipliği yaptığını belirterek 19 Mayısta Türk Günü Yürüyüşü ve Festivali kapsamında Brooklyn belediye binasında geleneksel hale gelen "Türk Kültürü Gecesi" düzenleyeceklerini ve binaya Türk bayrağının çekileceğini söyledi. Kendini "Brooklynli, New Yorklu ve Türkiyeli" olarak gördüğünü söyleyen Markowitz, New York Başkonsolosu Mehmet Samsar'ın New York'un en aktif konsolosu olduğunu söyledi. İstanbul'a iki kez gittiğini ve New York'a yeni döndüğünü söyleyen Markowitz, "Benim düşünceme göre İstanbul'un Manhatttan'ı Avrupa yakası, Brooklyn'i ise Asya yakası" diye konuştu. Markowitz, İstanbul belediyesinin toplantılarına katıldığını anımsatarak, İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın da yakında New York'a geleceğini söyledi. Başkonsolos Samsar da yaptığı açıklamada, Markowitz'in gerçek bir Türk dostu olduğunu belirterek, Türklerin kendisini New York belediye başkanı olarak görmek istediğini söyledi. Samsar, geceyle ilgili olarak AA'ya yaptığı açıklamada ise "Küresel Karşılaşmalar" projesinin amacının Amerikalı öğrencilere Türk müziğini tanıtmak olduğunu belirterek, New York Başkosolosluğu olarak bu projeye destek verdiklerini ve 31 Mayısta Latif Bolat'ın da bir konseri olacağını söyledi. "The Moon and Stars Project" Başkanı Kaan Nazlı da yaptığı açıklamada nisan-mayıs aylarında kendi düzenledikleri festivalin güzel etkinliklerle devam edeceğini söyledi. Mehmet Ali Şanlıkol, Robert Labaree ve Cem Mutlu tarafından oluşan Dünya Ensemble, programda Osmanlı-Türk müziklerinden derlenen bir konser verdi. (ÖŞ-ALŞ)



Pirinç Fiyatları Rekor Kırıyor

Amerika’da pirinç fiyatları iki gündür rekor düzeyde artmaya devam ediyor.

45 kiloluk bir çuval işlenmemiş pirincin fiyatı bugün Chicago Tahıl Borsasında 22 Dolar 95 Cent üzerinden işlem gördü.

Pirinç fiyatlarının Eylül ayından bu yana iki kat yükselmesi, talep artışından ve gelecekte darlık yaşanabileceği kaygısından kaynaklanıyor. Dünyanın önde gelen pirinç ihracatçılarından Çin, Vietnam, Mısır ve Hindistan, kendi iç talebini karşılayabilme amacıyla ihracatı kısıtladı.

Bu arada hava tahmin uzmanları, bu yıl Hindistan’da iyi hasat alınmasını sağlayacak kadar yağış beklendiğini bildirdi.

Bir süre önce buğday ve mısır fiyatları da rekor düzeyde yükselmişti.

 

FATİH KISAPARMAK: "ÖNEMLİ OLAN SAYGIN KALABİLMEK "

(ANA- American New Agency)  Sanat hayatında 23. yılına giren “Türkü Baba” Fatih Kısaparmak, yaptığı işlerde en çok saygınlığa önem verdiğini dile getirerek, 16. albümünü müzikseverlerin beğenisine sunduğunu ve çok ilgi gördüğünü söyledi.

New Jersey HUTACA Derneği’nde düzenlenen kahvaltının ardından Forum Gazetesi yöneticileri ile biraraya gelen Fatih Kısaparmak, 23 yıllık sanat hayatını özetlerken tüm projelerini profesyonelce ve ti-tizlikle hazırlayarak halkın beğenisine sunduğunu dile getirdi. Türk Halk Müziği’nin saygın temsilcilerinden olan Kısaparmak, bir konser vermek üzere geldiği Amerika’da çeşitli dernekleri ziyaret ederek, yapılan etkinlikler hakkında bilgi aldı. 23 yıllık sanat hayatı boyunca yaklaşık 200 besteye imza atan sanatçı, konser öncesi New Jersey HUTACA Derneği’nin her haftasonu düzenlediği kahvaltı programına katılarak, soydaşlarımızla biraraya geldi.

16. albümü olan “Belki Dönemem Anne” ile sevenleri ile yeniden buluşan Türkü Baba, Forum Gazetesi Yöneticileri ile yaptığı görüşmede 1985 yılından bu tarafa profesyonel olarak müzik yaşamının içinde olduğunu söyleyerek, bunca yıl boyunca saygın kalabilmenin sırlarını anlattı. Çıkardığı son albümünde 9 eserin kendisine ait olduğunu söyleyen Kısaparmak, son albümünde kendi eserlerinden başka Aşık Meftuni’ye ait olan “Beni de düşün” parçasına da yer verdiğini dile getirdi. Albümün piyasaya çıkmasından 3 hafta sonra yeni siparişler aldıklarını ifade eden Türkü Baba, bunun albümün dinleyenler tarafından beğenildiğinin ilk işareti olduğunu söyleyerek, şu anda satış rakamının 70 binlere ulaştığını dile getirdi.

Bu rakamın eskinin 400-500 bin satışlarına eşit olduğunu anlatan Kısaparmak, korsan kasetçilerin ve albümleri internetten indirerek dinleyenlerin son yıllarda satış rakamlarına büyük darbe vurduklarını söyledi. “Albümünüz piyasaya çıktığında hem yaygın, hem de saygın olabilmeniz çok önemli” diyen sanatçı, “Çok albüm satmak elbette önemli, bu sizin yaptığınız işin ne kadar büyük bir çevre tarafından rağbet gördüğünü gösterir, ama aynı zamanda saygınlığınızı da koruyabiliyorsanız yaptığınız iş işte o zaman takdire şayandır” şeklinde konuştu.

Son albüm için ekip olarak toplam 3.5 yıllık bir emek harcadıklarını dile getiren sanatçı, bu sürenin son üç ayını stüdyo-da çalışarak geçirdiklerini ve uzun nadas süresinden sonra albümü piyasaya sürdüklerini dile getirdi. Bugüne kadar sadece halk konserleri verdiğini, bundan sonra da halk konserlerine devam edeceğini dile getiren Kısaparmak, hiç bir zaman yemekli yerlerde sahne almadığını ve bu sofralara meze olmadığını anlattı. Amerika’ya da halka açık bir konser vermek üzere geldiğini dile getiren sanatçı, buradaki dernekleri de inceleyerek soydaşlarımızla yakından tanışma imkanı bulduğunu dile getirdi.

Fatih Kısaparmak “HUTACA Derneği gibi bir çok kucaklaşma ortamı sağlayan mekanlarda soydaşlarımızı daha yakından tanıma fırsatı buluyoruz. Kar topu gibi tane tane büyüyüp bir çığ olma yolunda ilerleyen bir süreci her geldiğimizde gözle-rimizle görüp mutlu oluyoruz. Zira bu ülkede lobisi olmayan bir ulusun, dünyada söz sahibi olabilme şansı yok. Bunu sizler daha iyi biliyorsunuz. Bizlerde sizlerle ve yaptığınız başarılı işlerle onur duyuyoruz. Elimizden geldiğince de davetlerinize icabet edip, yanınızda olup, sizlerle moral paylaşmaya koşuyoruz.

Forum Gazetesi aracılığıyla Amerika’nın dört bir tarafındaki tüm yurttaşlarımızı sevgi ve saygı ile selamlıyorum.” diye konuştu.

 

 


NEW YORK’DA BALKAN HAVASI

Bu yıl 23.cüsü gerçekleşen Balkan Müzik Festivali, soğuk havaya rağmen yine kalabalık ve çok renkli geçti. New York’un en büyük Balkan Müzik festivali olan Golden Festival, her yıl Ocak ayı sonunda Good Shepperd Hihg School’da yapılıyor. 23.cüsü gerçekleşen festivale Türk seyircilerin ilgisi ve özellikle Türk müzik gruplarının katkısı bu yıl daha fazla göze çarptı. Bu sene Mahmut Çelikel yönetimindeki Türk müziği korosu, hazırladığı repertuarı ile festivale renk kattı.

Zlatne Uste müzik grubunun öncülük ettiği festivale Balkan müziği yapan tüm gruplar katılabiliyor. Festival, aynı zamanda Balkan devletlerinin kültürünü Amerika’da tanıtma ve yaşatma amacını güdüyor. Müziklerin tınısında ve hediyelik eşya bölümünde ise Türk izlerinin etkin biçimde göze çarptığı festivalde; cezveler, yemeniler ve üstünde Osmanlıca yazılar bulunan paralardan yapılmış süsler satılıyor. Bunun yanında Türk kilimleri ve halılardaki motif benzerlikleri de yine dikkat çeken noktalar arasında. Festival girişinde toplanan bağış ücretinin dışında içeride her türlü yiyecek ve içecek ücretsiz olarak sunuluyor. Gecenin geç saatlerine kadar süren ve kapalı mekanda bir panayır havasında geçen etkinlikte su, çay, kahve, elma suları ve bira ceşitlerinin yanında, aperatif olarak, elma, tatlı, badem, fıstık, Türk lokumu ve kuru üzüm gibi yiyecekler de katılımcılara ikram ediliyor. Fastivalle ilgili tüm ayrıntıları grubun resmi web sitesinden takip edebilirsiniz. http://www.zlatneuste.org
Cahit Oktay - New York

 

      Ana Sayfa                                                                       Yorum Yaz