''TÜRK GÜNÜ'' YÜRÜYÜŞÜ -TADF BAŞKANI BOZTEPE, NEW YORK'TA YAŞAYAN TÜRKLERİ TÜRK GÜNÜ YÜRÜYÜŞÜNE KATILMAYA ÇAĞIRDI:

 -''NEW YORK SOKAKLARINI GELİNCİK TARLASINA DÖNDÜRELİM''

NEW YORK (A.A) - Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) Başkanı Kaya Boztepe, New York'ta yaşayan Türkleri 24 Mayısta yapılacak Türk Günü Yürüyüşü ve Festivali'ne katılmaya davet etti.
Boztepe New York'taki Türkevi'nde düzenlediği basın toplantısında, Türk Günü Yürüyüşü ve öncesindeki faaliyetler hakkında bilgi verdi ve New York'ta yaşayan Türk toplumu üyelerinin festival ve yürüyüşe katılmalarını istediğini söyledi.
Boztepe ''New York sokaklarını kırmızı-beyaz renkli Türk bayraklarımızla gelincik tarlasına döndürelim'' dedi.
Boztepe bu yılki festivale başta Safiye Soyman, Pınar Aylin ve Tuana folklor grubu olmak üzere birçok sanatçının katılacağını belirterek ''ABD'deki Türk toplumu olarak hem gücümüzü Amerikalılara gösterelim hem de kendi içimizde birlik olalım'' diye konuştu.
Boztepe, Türk Günü Yürüyüşü ve Festivaline başta Devlet Bakanı Mustafa Said Yazıcıoğlu, ABD-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu toplantıları için ABD'de bulunan AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış olmak üzere, diğer AK Parti milletvekillerinin de katılacağını söyledi.
Boztepe, yürüyüşe ABD'nin İstanbul Başkonsolosu Sharon Anderholm Wiener ve ABD Kongresinden bazı isimlerin katılmasını beklediklerini de bildirdi. Boztepe 23 Mayıs gecesi de ''Türk Günü Balosu''nu düzenleyeceklerini belirterek ''New York'ta tam bir Türk gecesi yaşatmak istiyoruz'' diye konuştu.
Bu yıl 27.si düzenlenecek olan Türk Günü Yürüyüşü 24 Mayıs Cumartesi günü Manhattan'da Madison Caddesi 56. Cadde'de başlayacak ve Türkevi'nin hemen yakınındaki 47. Cadde ile 1. ve 2. caddeler arasındaki Dag Hammorskjold parkında düzenlenecek Türk Festivali ve halk konseri ile sona erecek.

-GRAND CENTRAL İSTASYONUNDA TÜRK FESTİVALİ-

Bozetpe'nin danışmanlarından Ali Çınar da basın toplantısında TADF himayesinde dünyanın en büyük tren istasyonu olan New York'taki Grand Central istasyonunda 3-6 Kasım 2008 tarihleri arasında ilk kez bir Türk Festivali düzenleneceğini bildirdi.
Daha önce hiçbir ülkenin günlük ziyaretçi sayısı ortalama 500 bin olan bu istasyonda böyle bir etkinlik düzenlemediğini söyleyen Çınar, etkinliğin, Amerikalılara Türkleri daha iyi anlatma ve tanıtma açısından son derece önemli bir fırsat olduğunu vurguladı.

 

 

WASHINGTON'DA 4. SAKIP SABANCI KONFERANSI -ABD'NİN ESKİ DIŞİŞLERİ BAKAN YARDIMCISI NICK BURNS: ''SİVİLLER TARAFINDAN İDARE EDİLEN HÜKÜMET YAPISI, TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ'' -''TÜRK-AMERİKAN ORTAKLIĞI DİRİLTİLMELİ' WASHINGTON (A.A) -


Deniz Arslan bildiriyor - Kısa süre önce hükümetteki görevinden emekli olarak ayrılan ABD'nin eski dışişleri bakan yardımcısı Nick Burns, ''siviller tarafından idare edilen hükümet yapısının Türkiye'nin geleceği için çok önemli olduğunu'' söyledi. Washington'daki düşünce kuruluşlarından Brookings Institute'de, bu yıl dördüncüsü düzenlenen Sakıp Sabancı konferansında konuşmacı olan Burns'e, ABD'nin eski Dışişleri Bakan yardımcılarından Strobe Talbott katıldı. Sabancı Üniversitesi'nin video konferans aracılığıyla katıldığı konferansta, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı da yer aldı. Burns, Ak Parti'nin kapatılması yönündeki davaya ilişkin bir soruyu yanıtlarken, ''Ben artık bir hükümet görevlisi değilim. Sade vatandaşım'' dedi ve görüşlerinin de bu çerçevede değerlendirilmesini istedi. Sözlerini dikkatle seçmek istediğini belirten Burns, ''Kendi geleceğini belirlemek Türkiye'nin işi. ABD açısından bakarsak, Türkiye'nin son on yılda daha demokratik, laik, ekonomik olarak daha güçlü olduğunu görüyoruz. Ben bu tartışmalara müdahale etmek istemiyorum. Ancak Türkiye çok yol aldı. Büyümesi ve evrimi devam etmeli. Siviller tarafından idare edilen hükümet yapısı, Türkiye'nin geleceği için çok önemli'' diye konuştu. Burns, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için de ''Bu kentte her iki lidere de büyük saygı var. Türkiye, dünya sahnesinde rol oynuyor ve iki lider de güvenilir ortaklar'' dedi. Bir soru üzerine Burns Türkiye'de askeri müdahale dönemlerinin geride kaldığını belirterek şunları söyledi: ''Umarım, Türk ordusunun müdahale etme ihtiyacı hissettiği o günler geride kaldı. Size dışardan bakan biri olarak değil ama bir dost olarak, Türk hükümetini, sivillerin liderlik ettiği demokrasiyi ve Türk toplumunu kuvvetli görüyorum. Gazeteci Hrant Dink öldürüldüğünde İstanbul'daydım. Bir televizyon stüdyosunda röportaj vermek üzere bekliyordum. Türk halkının gösterdiği barışçı, medeni reaksiyondan, büyük bir adama gösterdiği saygıdan çok etkilendim. Umuyorum 70'lerde, 80'lerdeki o günler bitti.'' ABD'nin PKK terör örgütü konusunda Türk ordusuna askeri desteğinin, iki ülke ilişkilerinin daha iyi bir yönde ilerlemesine imkan sağladığını belirten Burns, ABD'nin, Türkiye ve Irak hükümetinin, Iraklı Kürtlerle de beraber çalışarak terörizm sorununu ortadan kaldırmasını ve böylece askeri müdahalelere gerek kalmayacak bir ortamın yaratılmasını istediğini söyledi. Gelecek yıl yeni ABD yönetimi göreve geldiğinde enerjinin büyük kısmının, ''Türk-Amerikan ilişkilerinin diriltilmesine'' ayrılması gerektiğini belirten Burns, bu çerçevede her iki tarafın da yapabileceği şeyler olduğuna dikkati çekti. ABD başkanlığına kim seçilirse seçilsin, Türkiye ile müttefiklik ilişkilerinin öncelik olması gerektiğini belirten Burns, yeni ABD Başkanı'nın da, PKK ile mücadeleye tam destek vermesi, ayrıca Türkiye'nin AB üyeliğini desteklemeyi sürdürmesi gerektiğini söyledi. Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy'nin, Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin tutumunu da eleştiren Burns, bu iki liderin de bu konuda ''hatalı'' olduğunu söyledi. Burns, AB'nin Türkiye'ye kapılarını kapatmasının ''tarihi ve büyük bir hata'' olacağını ifade etti. Diplomasinin ''iki yollu bir cadde'' olması nedeniyle yeni ABD yönetiminin de Türkiye'den bazı beklentileri olacağını belirten Burns, bunlar arasında en önemlisinin, Türkiye'nin, İran ve Suriye üzerinde nüfuzunu kullanması olduğun ifade etti. Burns, ABD'nin İran ile bir 28 yıl daha görüşmeme politikası izlemeyemeceğini ve müzakere masasına oturması gerektiğini belirtirken, Türkiye'nin bu yönde ABD'ye yardım etmesinin önemli olduğunu ifade etti. Nick Burns, müzakere masasına oturmayı reddetmesi halinde İran'a karşı yaptırımların kaçınılmaz olacağını ve Türkiye'nin de bu durumda, yaptırım uygulamasına katılmasının bekleneceğini belirtti. Burns, Türkiye'nin ayrıca Ermenistan'a açılım yapabileceğini, ''Ekümenik'' olduğunu öne sürdüğü Fener Rum Patriği'ne ulaşabileceğini, Heybeliada Ruhban Okulu'nu açabileceğini ifade etti. Nick Burns, uluslararası ilişkilerde ''büyük hayaller kurmanın'' önemli olduğuna işaret etti ve ''Belki şaşıracaksınız ama bu yıl Kıbrıs'ta neden çözüm yılı olmasın?'' dedi. Burns, Kıbrıs'ın sonsuza dek bölünmüş kalmasının kabul edilemeyeceğini de söyledi. Türk-Amerikan ilişkilerinin ''olmadık ölçüde zor'' zamanlardan geçtiğini belirten Burns, ''Bu ortaklığı yeniden diriltmenin zamanı geldi. Ben ilişkilerin geleceği için iyimserim. En iyi günleri henüz yaşamadık'' dedi. Burns, ABD'nin stratejik düşüncesi Ortadoğu'ya daha çok kayarken, Türkiye'nin ABD için en önemli müttefiklerden biri olacağını ifade etti. Bu çerçevede Burns, ''Türkiye ile ABD ortaklıklarını yeniden inşa etmeyi sürdürmeli'' dedi. Burns, bir soru üzerine, Türkiye'yi Ortadoğu'
da ''model'' yapma yönünde bilinçli bir politika izlenmediğini söyledi.



NEW YORK'TA YAHYA KEMAL BEYATLI'YI ANMA GECESİ DÜZENLENDİ

NEW YORK (A.A) - ABD'nin New York kentinde, şair Yahya Kemal Beyatlı'yı anma gecesi düzenlendi. New York'ta faaliyet gösteren ''Işık Binyılı'' adlı sivil toplum kuruluşu tarafından Türkevi'nde düzenlenen gecede, ölümünün 50. yılı nedeniyle şair Yahya Kemal Beyatlı anıldı, şiirlerinden örnekler sunuldu. ''Yahya Kemal Beyatlı: Yaşam, Aşk, Ölüm ve Sonsuzluk'' adlı programa, Türk şiirseverler olduğu kadar, Amerikalılar da ilgi gösterdi. Türkiye'nin New York Başkonsolos Yardımcısı Başar Şen, gecede yaptığı konuşmada, Beyatlı'nın, büyük bir şair olmasının yanı sıra, bir diplomat olarak da görev yaptığını hatırlattı. Kültür ve Tanıtma Ataşesi Hasan Zöngür ise, Kültür ve Turizm Bakanlığının, ölümünün 50. yılı nedeniyle, 2008 yılını ''Yahya Kemal Beyatlı'' yılı ilan ettiğini anımsattı ve şairi New York'ta da anıyor olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Işık Binyılı'nın kurucusu Bircan Ünver ve Emily Alp tarafından sunulan programda, New York ve çevresinde yaşayan Türk toplumu üyelerinden bir grup, şairin şiirlerinden örnekler sundular. Bazı şiirlerin İngilizce çevirileriyle birlikte seslendirildiği programda, Talat Sait Halman'ın kaleme aldığı ''Kökleri Geçmişte Olan Gelecek: Virtüöz Şair'' başlıklı makaleden de bölümler okundu. Aralarında, şairin bestelenmiş şiirlerinin de yer aldığı müzik dinletileriyle süslenen program, resepsiyonla son buldu.




`
Yüzyıl Ortasında Çin Amerika'ya Rakip`


Merkezi İstihbarat Dairesi CIA başkanı Michael Hayden bu yüzyılın ortasına doğru Çin’in Amerika’ya ekonomik ve siyasi açıdan rakip olacağını söyledi.

Kansas Eyalet Üniversitesi’nde öğrencilere konuşan Hayden, Çin’in, uluslararası sistemin sağlıklı yürümesi için daha fazla sorumluluk kabul etmesi durumunda, Amerika ile yapıcı bir ilişkiye girebileceğin belirtti.

Hayden aksi takdirde ilişkilerin sertleşeceği uyarısında bulundu.

Çin’in askeri harcamalarını rahatsız edici bulan Hayden, bu ülkenin, iki yüzyıllık Batı hakimiyetinden sonra kendi gücünü göstermekte kararlı olduğunu vurguladı.

Türkevi’nde 23 Nisan Şöleni

Amerika Türk Kadınlar Birliği tarafından New York Türkevi’nde düzenlenen 23 Nisan şöleni, çeşitli okullardan gelen öğrencilerin yaptıkları renkli gösterilere sahne oldu. 8. katı tamamen dolduran öğrenci velileri ve katılımcılar, Atatürk ve Amity Okulu öğrencilerinin okuduğu marş ve müzikleri dinleyip, piyes ve oyunlarını seyrettiler.

T.C. New York Başkonsolosu Mehmet Samsar ve eşinin de hazır bulunduğu şölende, 8. kattaki salonu dolduran çocuklar doyasıya eğlenenin tadına vardılar. Misafirlere dernek yetkilileri ve öğrenci velileri tarafından hazırlanan tatlı ve yemeklerin ikram edildiği program, Başkonsolosluk tarafından açılan yarışmaya gönderilen resimlerden oluşan ‘Canım Vatanım Türkiye’ konulu resim sergisi’nin açılması ile sona erdi.

NEW YORK TÜRK KÜLTÜR MERKEZİ ''ZÜBEYDE HANIM ÖDÜLÜNÜ'' AMERİKALI KONGRE ÜYESİ MALONEY İLE ZEYNEP OSMAN'A VERDİ

NEW YORK (A.A) - ABD'nin New York kentinde faaliyet gösteren ''Türk Kültür Merkezi'', bu yılki Zübeyde Hanım Ödülünü ABD Kongresinin New Yorklu üyesi Carolyn B. Maloney ile Osmanoğullarından Ertuğrul Osman Osmanoğlu'nun eşi Zeynep Osman'a verdi.

     Türk Kültür Merkezinde düzenlenen törende önce Amerika'daki kadın hakları hareketini anlatan, ardından Mustafa Kemal Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın yaşamından kesitler sunan kısa birer slayt gösterisi sunuldu.

     Demokrat Parti'den Kongre üyesi Maloney, ödülünü aldıktan sonra yaptığı konuşmada, ödülü almaktan büyük onur duyduğunu, Atatürk'ün Türkiye'de ve dünyada saygıyla anılan büyük bir lider olduğunu belirtti. Zübeyde Hanım'ın da böylesine bir lideri fedakarlıkla yetiştiren olağanüstü bir kadın ve anne olduğunu kaydeden Maloney, Zeynep Osman ile birlikte bu ödülü almaktan büyük mutluluk duyduğunu belirtti.

     Türkiye'nin ABD'nin ''stratejik müttefiki olan büyük bir ülke'' olduğunu vurgulayan Maloney, ABD Kongresinde az sayıda kadın olduğunu, kendisinin de çalışmalarında ''kadınlara, çocuklara ve ailelere'' yardım etmeye çalıştığını anlattı. Kadınların eğitimin önemine dikkati çeken Maloney, yakında piyasaya çıkacak kitabında da kadınlara yer verdiğini söyledi.

     Zeynep Osman da, yaptığı açıklamada, ''kahramanı ve idolü'' olarak nitelendirdiği Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanımın adını taşıyan ödülü almaktan büyük onur duyduğunu ve müteşekkir olduğunu belirtti.

     Osman, gazetecilerin soruları üzerine ise ''Bu müfakafatın niye bana verildiğini anlamış değilim, ama yine de memnuniyetle kabul ettim'' dedi. ABD'deki Türk toplumunun iş sahibi olduğunu söyleyen Osman, ''Türklerin çalışkan olduklarını'' belirtti. Osman ''Atatürk'ün Türk kadınına verdiği hakları hepimiz korumakla mükellefiz, onları hiç kimsenin geri almaya hakkı yok. Türk kadınları dünyayı daha çok görmeli ve siyasete atılmalı'' dedi.

    

     -MALONEY'NİN ERMENİ TASARISINDAKİ İMZASI-

   

     Maloney, ödül töreninin ardından Türk gazetecilerinin sorularını da yanıtladı. Maloney ödülü almaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, Türk Kültür Merkezini ilk kez ziyaret ettiğini, ama Türkiye'ye gittiğini söyledi. Türkiye'deki kadınların eğitimli ve çalışan kadınlar olduğunu vurgulayan Maloney, Türk kadınlarının eğitim, kültür ve siyasi hayatta önemli roller oynadığını anlattı.

     Kongrede 1915 olaylarına ilişkin olarak Ermeni iddialarına yer veren tasarıyı desteklemesiyle ilgili bir soru üzerine ise Maloney, ''Bunu burada konuşmak uygun değil'' dedi, bir süre duraksadıktan sonra, ''Bu ödülü bana vermek benim kararım değil, Türk Kültür Merkezinin kararıdır, bu ödülü almaktan da büyük onur duyuyorum'' dedi.

     Türk Kültür Merkezi Başkanı Recep Özkan da konuyla ilgili sorular üzerine şöyle konuştu:

     ''Carolyn Maloney New York'un en etkili ve çevresi geniş Kongre üyelerinden biri ve New York senatörü Hillary Clinton'un başkan olması durumunda yeni New York senatörü olarak ismi geçen en güçlü adaylardan biri. Türkiye'yi burada pek çok Kongre üyesine anlattığımız gibi kendisine de anlattık, daha önce (konuyu) böyle bilmediğini, Türkiye'nin buradaki meselelerini anlamaktan memnun olduğunu ve bundan sonra Türkiye'ye destek olmaktan memnunluk duyacağını ifade etti. Son iki yıldır Türk-Amerikan ilişkilerinde Türk-Amerikan dostluk grubunun üyelerinin sayısının 40'dan 70'e çıktığını biliyoruz. Yani hep tanınmış aynı insanlarla ilgilenilmesinin yanı sıra şimdi önemli olan Türkiye'yi tanımayan Temsilciler Meclisi üyeleri ve senatörlere ulaşmak. Çünkü bunlar bizi bugüne kadar tanımadıkları için aleyhimize oy vermiş olabilirler, ama biz onlara ulaşmaya, Türkiye'yi ve meselelerini anlatmaya çalışıyoruz. Çok değerli bir milletvekilini de kazandığımıza inanıyoruz, kendisini Türkiye'ye de davet ettik, o da kabul etti.''

     Ödül törenine Başkonsolos Yardımcısı Başar Şen de katıldı.

 

 

"Trump Towers İstanbul" için kutlama yapıldı

İSTANBUL -AA- Doğan ailesi, Taşyapı, Trump Organization ile Yeşil İnşaat'ın ortak projesi olan Trump Towers İstanbul için bir kutlama gerçekleştirildi.
Hilton Convention Center'daki kutlamada, Trump Towers İstanbul'un tanıtımı yapıldı.
Mecidiyeköy'de biri ofis, diğeri rezidans olarak projelendirilen iki kule ve bir alışveriş merkezinden oluşacak Trump Towers, yaklaşık 23 bin metre karelik alan üzerinde inşa ediliyor.
Trump Towers İstanbul'un 2010 yılında tamamlanarak hizmete girmesi planlanıyor.
Avrupa'da ilk olarak Türkiye'de yükselecek Trump Towers'da ayrıca sinema salonları, dünyaca ünlü güzellik ve fitness merkezleri, restoranlar ve kafeler de yer alacak.
Taşyapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı, kutlama sırasında gazetecilerin soruları üzerine, 2 blok halinde yapılacak, bir kulenin rezidans, bir kulenin de ofis olarak hayata geçirileceği projenin, arsayla beraber 500 milyon dolara mal olmasını beklediklerini, projenin bitiminde 750 milyon dolar ile 1 milyar dolar arasında gelir öngördüklerini, metre kare birim fiyatının da 6 ile 9 bin dolar arasında değişeceğini söyledi.
Donald Trump'ı temsilen kutlamaya katılan kızı Ivanka Trump da İstanbul'un iyi bir pazar olduğunu, inşaat sektörü açısından büyük fırsatlar barındırdığını ifade etti. Trump, projenin dışının aynı kalacağını, ancak iç dekorasyonda değişiklikler yapılabileceğini kaydetti.
Kutlamaya, İstanbul Valisi Muammer Güler, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Doğan ailesinden Aydın ve Sema Doğan, Arzuhan Doğan Yalçındağ ve Mehmet Ali Yalçındağ, Vuslat Doğan Sabancı ve Ali Sabancı, Yıldırım Demirören, Aziz Yıldırım, Nihat Özdemir, Tayfun Beyazıt, Serdar Bilgili, Murat Yalçıntaş ve Nedim Esgin'in de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.

 

 

Rice'tan Laiklik Ve Demokrasi Mesajı

Türk Amerikan Konseyi yıllık toplantısında bir konuşma yapan Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice Adalet ve Kalkınma Partisi hakkında açılan kapatma davasıyla ilgili süreci yakından izlediklerini söyledi. Bu konuyla ilgili kararı Türk halkının vereceğini söyleyen Rice, kararın Türkiye’nin laik ve demokratik yapısı çerçevesinde, laik ve demokratik prensipler temel alınarak verilmesini umduklarını söyledi. Rice ‘Kanımca bu kararın seçmenlerin sesine kulak verilerek alınması herkesin çıkarına olur. Türkiye’de demokratik kurumlar mevcut ve umudumuz bu konunun bu çerçevede çözümüdür’ dedi.

Condoleezza Rice Türk demokrasisinin olgunluk ve canlılığına 2007 seçimleri sırasında tanık olduklarını söyledi. Rice, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ertelenmesine neden olan zorlukların devam ettiğini ancak Türk seçmeninin bunları kendi laik, demokratik prensipleri çerçevesinde çözümleyeceğine inandığını belirtti. ‘Bütün yapabileceğimiz bu prensiplere bağlı kalmak’ diyen Rice Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ceza kanununun Türklüğe hakareti suç sayan 301’inci maddesini değiştirmeyle ilgili açıklamalarını memnunlukla karşıladıklarını söyledi. Rice bireylerin düşüncelerini açıkça ifade etmesinin devlete yapılmış bir hakaret değil vatandaşlık haklarının kullanılmasının temeli olduğunu da vurguladı.

 Demokrasinin din özgürliklerini korumanın en iyi yolu olduğunu da kaydeden Amerika Dışişleri Bakanı Rice Türkiye’nin tüm dini grupları tanıması ve korumasını ve bu çerçevede Fener Rum Patrikhanesi’ne bağlı Heybeliada ruhban okulunu yeniden açmasını teşvik ettiklerini söyledi.

Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine tam destek verdiklerini vurgulayan Rice Ankara’nın Kıbrıs konusunda gösterdiği çabaları da olumlu karşıladıklarını ve Kıbrıs konusunda varılacak çözümün Avrupa’nın yapılanmasında önemli rol oynayacağını belirtti. Kıbrıs’ta yeni bir ivme olduğuna dikkat çeken Rice bu gelişmeyi desteklediklerini söyledi.Rice Türkiye’nin çoğunluğu müslüman bir toplum olarak modern ve demokratik reformlarıyla Ortadoğu’da diğer ülkelere ilham vereceğine inandıklarını da bildirdi. Evrim Bunn VOA


YÖNETMEN REHA ERDEM'E ABD'DE ÖDÜL

ABD'nin Boston kentinde düzenlenen 7. Boston Türk Film Festivalinde, yönetmen Reha Erdem'e "Türk Sinemasında Mükemmellik Ödülü" verildi.

Boston Güzel Sanatlar Müzesinde yapılan ödül törenine, 300'e yakın sinemaseverin yanı sıra Boston'un önemli gazetelerinin film eleştirmenleri katıldı.

Boston Türk Festivallerinin kurucusu ve direktörü Boston Fahri Başkonsolosu Erkut Gömülü, festival ve festival kapsamında verilen Türk Sinemasında Mükemmellik Ödülü yoluyla Türk sinemasının ve Türk yönetmenlerinin ABD'de tanıtılmasına katkıda bulunmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi.

Gömülü, son iki yıldır kasım ayında düzenlenen Belgesel ve Kısa Film Yarışmasıyla da Türk sinemasının genç yönetmenleri için uluslararası bir platform sağlamayı amaçladıklarını ifade etti.

Başlangıcından bu yana Boston Türk Film Festivalinin filmlerine evsahipliği yapan Boston Güzel Sanatlar Müzesi Film Programı Müdürü Bo Smith de, Türk sinemasının son yıllardaki başarılı örneklerinin dünya sineması için heyecan verici olduğunu ve Festival ile işbirliği yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi.

Törenin sonunda sinemaseverlerin büyük beğenisini kazanan "Beş Vakit" filminin gösterimi yapıldı ve ardından yönetmen Reha Erdem izleyicilerin sorularını yanıtladı. Erdem onuruna bir resepsiyon da verildi.



7. Boston Türk Film Festivali Yaşamın Kıyısında filmi ile başladı

 7’nci Boston Türk Film ve Müzik Festivali Fatih Akın’ın Yaşamın Kıyısında filminin Kuzey Amerika’daki ilk gösterimiyle başladı. Bu yıl 22 etkinliğin yer aldığı festival 11 Mayıs’a kadar devam edecek. Festival’de yönetmen Ferzan Özpetek’in Bir Ömür Yetmez, Tayfun Pirselimoğlu’nun Rıza, Derviş Zaim’in Cenneti Beklerken, Barış Pirhasan’ın Adem’in Trenleri, Turgut Yasalar’ın Sis ve Gece filmlerinin de Kuzey Amerika’daki ilk gösterimleri yapılacak. 2007 Kasım ayında Boston’da yapılan Belgesel ve Kısa Film Yarışması’nda ödül alan Annem Sinema Öğreniyor, Son Oyun, Tekduvarlışehir, Yollar Çimen Bağladı adlı filmler de festival kapsamında gösterilecek. Ayrıca yapımını TÜRSAK’ın gerçekleştirdiği, yönetmenliğini Rıza Baloğlu’nun yaptığı Troya belgeseli de programda yer alıyor. Boston Türk Film Festivali Türk Sineması’nda Mükemmellik Ödülü bu yıl Reha Erdem’e verilecek. 6 Nisan’da yapılacak ödül törenini yönetmenin Beş Vakit filminin gösterimi izleyecek. Festival programında ayrıca Sinan Ünel’in yazdığı, 9 Nisan – 3 Mayıs tarihleri arasında Wimberly Tiyatrosu’nda sahnelenecek “The Cry of the Reed – Ney’in Yakarışı” adlı tiyatro oyunu ile uluslararası üne sahip kanun sanatçısı Tahir Aydoğdu’nun konserleri de yer alıyor. Festival hakkında daha fazla bilgi için web sitesi: www.BostonTurkishFilmFestival.org

 

Türkevi’nde Medeniyetlerin buluştuğu yer Türkiye fotoğraf sergisi

Zaman gazetesi foto muhabirleri ile çizerlerinin çalışmalarından oluşan fotoğraf ve resim sergisi New York Türkevi Turizm ofisinde verilen resepsiyon ile açıldı.


35 fotoğraf ve 26 karikatürden oluşan "Medeniyetlerin Buluştuğu Yer: Türkiye" sergisi 7 Mart tarihinden sonra Washington'da sergilenecek.

Cahit Oktay - New York

Zaman Gazetesi’nin 21. kuruluş yıldönümü dolayısı ile Brüksel’den sonra New York’ta açılan ve Türkiye’nin çok sesli kültürel yapısına atıfta bulunan serginin ilk gününde Başkonsolos Mehmet Samsar ve eşi, Kültür ve Turizm Ataşesi Hasan Zöngür, Din ve Sosyal Hizmetler Ataşesi Gazi Erdem ve Eğitim Ataşesi Şamil Öcal açılışa katılırken, Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı başta olmak üzere Türkiye’den gelen kalabalık bir yazar kadrosu da hazır bulundu.

Gecede bir konuşma yapan Başkonsolos Mehmet Samsar; “Zaman, bilgilendirici yayın ilkesini benimsemiş, düşünmeyi teşvik eden bir anlayışa sahip bir gazete, sergide bulunan birbirinden güzel bu eserler de umarım burada yaşayanlara güzel bir Türkiye düşüncesi sunar” şeklinde konuşurken, Ekrem Dumanlı’da bir sanat eseri değeri taşıyan bu serginin aynı zamanda Türkiye’nin global ilişkilerini kolaylaştırıcı bir bakış açısı sunacağını düşündüğünü söyledi.

Sergide gazetenin çizerleri Dağıstan Çetinkaya, Cem Kızıltuğ ve Osman Turhan’ın karikatürlerini gezenler arasında bulunan başarılı karikatürist Salih Memecan’da çizgilere olan beğenisini dile getirdi.


 

      Ana Sayfa                                                                       Yorum Yaz