New York Başkonsolosluğu’nda Yeni Dönem
Ukrayna’ya Büyükelçi olarak atanan Mehmet Samsar’ın New York Başkonsolosluğu’ndaki koltuğuna atanan yeni isim Levent Bilgen oldu. Kendisinin bundan önce Toronto’da açılan temsilciliğimizin ilk Başkonsolos’u olduğunu biliyoruz. İlk defa açılan bir şubeye atanması, atayanların kendisinin oyun kuruculuk özelliğine güvendiğini gösteriyor. Basketçi geçmişinin bu alanda kendisine bir artı sağlamış olabileceğini düşünüyorum. Yine bu sporcu geçmişinin verdiği bir [...]
İçimizdeki Yabancılar ve Kurban
Ünlü ‘düşünmez’gillerden Hülya Avşar “hayvan kesen bir dini aklım almıyor” demiş. Bir gün köşe yazımda kendisine yer vereceğimi hiç düşünmezdim. Size bu magazini yaşattığım için özür dilerim. En güzeli Hülya Avşar ne dese yeridir deyip geçmek ama olmuyor işte. Konu da zülfü-yare dokunuyor. Ben böylelerine içimizdeki yabancılar demeyi uygun görüyorum. Eğer sen yarım asırdır yaşadığın [...]
Amerika’yı İş-gal ettiler
Amerika’da çeşitli eyaletlere hatta dünya başkentlerine de sıçrayan İş-gal eylemi bir ayını dolduruyor. Eylemin başını özellikle vasıflı işsizler, işinden atılanlar çekiyor. Bu hafta sonu eylemin New York ayağı Wallstreet’ten Times Square’e uzandı. Tepki. Devlet yardımı alan bankalara, savaş bütçelerine, işten cıkarılmalara. Çünkü ekonominin ivmesi devamlı aşağıya doğru gidiyor. Artık büyük şirketler çok kolay işten çıkarır [...]
Bu ne Ramazan bu ne Bayram
Niyetlenilen iş ile yapılan eylemin uyuşmadığı yerlerde atalarımız konduruvermiş ya lafı: “Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.” diye. İşte o minvalden soruyorum ben de, hem kendime, hem hepimize. Çünkü yaşadığımız garabetler bireyleri olduğumuz dünya insanlığının ortak eseridir. Bir Ramazan daha geride kaldı. Ömür kesesinden bir ay daha harcadık ak akçe değerinde. Varış çizgisine bir [...]
Ey oruç tut beni
Bazı sözler vardır, ilk duyuşta çarpılırsınız. Bu bazen bir şarkı sözü, bazen bir mısra, bazen atasözü veya derkenar tarzında bir vecize olabilir. Yazımın başlığı işte beni çarpan bir veciz söz. Ey oruç tut beni… Az konuşan öz konuşur derler. İşte tam onlara özgü bir söz. Sahibi de zaten aynı kalıba uyan, fazlası ile düşünen biraz [...]
“Avrupa Yakası” haberciliği
Yakın geçmişimizde Avrupa Yakası diye bir dizi vardı. Hayata Avrupa Yakası’ndan bakanların bakış açısını yansıtıyordu… Muhafazakar tip baklavacı genç, acınası zavallı bir karakterdi. Kendi çapına bakmadan New York’ta eğitim görmüş, Nişantaşı sakini bir kıza kaptırmıştı gönlünü… Dergide çalışan tipler son model Avrupa gençliğini temsil ediyor, derginin çaycısı onlara ayak uydurabildiği için kabul görüyor ancak ekonomik [...]
Şimdi ‘USTAA’ Dernekçilik zamanı
Böyle bir dernek yok henüz. Ben sadece yakınlarda bir dernek veya federasyon kurmak isteyen varsa kopya veriyorum. Başbakan üçüncü dönemi için seçim sürecinde USTA’lık dönemimiz olacak deyince Amerikalı Türkler için böyle bir kurum ismi aklıma geldi. Bence çok şık olur, üstelik telif hakkı da istemiyorum. “United States Turkish American Associations”. Sloganı’da şöyle: “Amerika’da Türklerin USTAA’lık [...]
Sakata gelmeyelim derken…
Her sene Türk günü haftasında bir şeyler yazmaya hazırlanırken Eurovision şarkı yarışması gelip gündeme oturuyor. Tam da milli duygularımızın hassas olduğu dönemlerde Eurovision’a, hem dili, hem müzik tarzı ile bize ait olmayan bir şarkı ile katılıp elenmek açıkçası sinir bozucu. E ne yapalım, biz de tiye alırız o zaman. Hani bazen futbolcular veya teknik direktörler [...]

