FETHİYE -AA- TEMA Vakfının küresel ısınmayla m ücadele
projelerinden biri olan "BisikleTEMA" kapsamında Antalya'dan
bisikletle yola çıkan turizmci Seyran Sucu, tarihi Likya Yolu'nu
takip ederek Fethiye'ye geldi. Seyran Sucu'yu Ölüdeniz beldesinin
Hisarönü mevkiinde, Ölüdeniz Belediye Başkanı Keramettin Yılmaz,
TEMA Vakfı Fethiye Temsilcisi Okyay Tirli ve Genç TEMA Bisiklet
Ekibi karşıladı. Seyran Sucu, burada gazetecilere, amacının küresel
ısınmaya dikkati çekmek olduğunu söyledi. Tarihi Likya Yolu'nu
bisikletle geçmek için uzun süre çalıştığını belirten Sucu, şöyle
dedi: "Küresel ısınmaya dikkati çekmek, motorlu araçlar yerine
bisikleti sevdirmek için 9 gün önce Antalya'dan başladığım turu,
zaman zaman etkili olan yağışa rağmen tarihi Likya Yolu'nu takip
ederek Fethiye'de tamamladım.
Çok
zorlu bir tur oldu. 9 günde 530 kilometre yol katettim. Çünkü yolun
bazı bölümlerinde sahilden bin 800 metreye çıkıyordum. Desteğinden
dolayı TEMA'ya teşekkür ediyorum." Keramettin Yılmaz da tarihi Likya
Yolu'nun Ölüdeniz için çok önemli olduğunu belirterek, "Hem bu yolu
tanıtmak, hem de küresel ısınmaya dikkati çekmek amacıyla bisikletle
530 kilometre yol alan Seyran Sucu'yu kutluyorum" dedi. TEMA Vakfı
Fethiye Temsilcisi Okyay Tirli de "Küresel ısınmaya dikkati çekmek
için yürüttüğümüz proje kapsamında, Fethiye'de 'Motorlu araçları
bırakalım işimize ve okula bisikletle gidelim' düşüncesini hayata
geçirmek istiyoruz" diye konuştu. Seyran Sucu ile BisikleTEMA ekibi,
Ölüdeniz Hisarönü Kavşağı'ndan Fethiye Belediyesi önüne kadar,
Fethiye Emniyet Müdürlüğü Trafik Ekipleri eşliğinde pedal çevirdi.
Vatandaşlar, bisikletçilere ilgi gösterdi.
ANTALYA -AA- İstanbul Şişli'deki organik pazarın ardından
Türkiye'nin ikinci organik pazarı, 16 Mart'ta Antalya'da açılacak.
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan "Yüzde 100 Ekolojik
Pazar"ın açılış hazırlıkları sürüyor.
Organik pazar fikrini ortaya atan Antalya Büyükşehir Belediye
Başkanı Menderes Türel'in eşi Ebru Türel, pazarın kurulacağı Cam
Piramit Kongre ve Fuar Alanı'nda düzenlediği basın toplantısında,
yaklaşık 1,5 yıldır devam eden hazırlıkların son aşamasına geldiğini
bildirdi. Türkiye'nin ikinci, Antalya'nın ilk ekolojik pazarının 16
Mart'ta açılacağını belirten Türel, pazarda organik tarım
üreticilerinin ürettiği ürünlerin satışa sunulacağını ifade etti.
Bu ürünlerin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na bağlı özel akreditasyon
firmaları tarafından kontrol edildiğini anlatan Ebru Türel, pazarda
Türkiye'nin dört bir yanından gelen organik tarım üreticilerinin
stantlarının yer alacağını kaydetti. Türel, pazarda 70 stant
kurulacağını, bu stantlarda yumurtadan süt ürünlerine, organik
tekstil ürünlerinden kozmetiğe, oyuncaktan deterjana kadar her türlü
organik ürünün satışa sunulacağını bildirdi. Türel, şöyle konuştu:
"Hedefimiz, halkımızın sınırlı sayıda olduğu için iç piyasaya
sürülemeyen bu ürünlerden faydalanmalarını sağlamak ve daha sağlıkl
ı bir toplum yetiştirmek. Doğaya ve canlılara zarar vermeden
üretilen ürünleri Antalyalılar'ın almalarını sağlamak. Organik tarım
üreticilerini desteklemek ve organik tarım bilincini yaygınlaştırmak."
Ebru Türel, pazar alanını aynı zamanda bir yaşam alanı olarak
düşündüklerini, pazardan alışveriş yapmaya gelen kişilerin, Türk
Anneler Derneği üyelerinin açacağı stantlardan gözleme ve
kahvaltılık malzeme de alabileceklerini söyledi.
Derneğin yapacağı satışlardan elde edilecek gelirin, eğitim yararına
kullanılacağını belirten Türel, "Bu stantlardaki ürünlerin
satışından elde edilecek gelirle, özellikle kız çocuklarına burs
verilecek" dedi.
1575 metrelik Çatalan ile Boğaz Köprüsünü geçerek Türkiye'nin ''en
uzun köprüsü''ne sahip olan Adana, ''Taşköprü'' ile de dünyanın
şehiriçi trafikteki ''en eski köprüsü''ne de sahip bulunuyor.
3
günlük 15 gramlık papağan büyüdükçe inanılmaz renklere bürünüyor
Avustralya 'ya özgü
papağanlar olan Gökkuşağı adı verilen Lorikeet cinsi papağan'lar
ABD'nin Vallejo şehrindeki bir çiflikte de yetiştirilmeye başlandı.
Resimdeki 3 günlük cinsiyeti tam olarak bilinmeyen parlak tüylü
minik papağan 15 gram geliyor. Büyüdükçe üç veya 4 hafta içinde
yeşil rengin hakim olduğu 6 kendi rengini alması insanları
şaşırtıyor.
Görenlere hep böyle
renkte kalacakların düşündüren Lorikeet papağanı ağırlıklı olarak
yeşil renk başta olmak üzere gökkuşağının mavi , sarı, kırmızı gibi
renklerinez bürünüyor,
İngiliz ve İsviçreli bilim adamlarının yaptığı araştırma, Dünya'yı
tehdit eden en büyük çevre sorunlarından biri olan küresel ısınmanın
Güneş ile bağlantılı olmadığı bildirildi.
WASHINGTON
- Antarktika'daki buz tabakasının altında büyük
göller olduğu belirlendi.
Science (Bilim) dergisinde yayımlanan bir makaleye
göre, uzaydan gönderilen lazer ışınlarıyla,
Antarktika'nın altında, bazılarının yüzölçümü
yüzbinlerce kilometre olan göller bulundu.
Bazıları buz tabakasının 700 metre altında yatan bu
göllerin suyu o denli hızla dolup çekiliyor ki, bu
hareketleri uydulardan yapılan gözlemlerle
görebilmek mümkün olabiliyor.
Makalenin yazarı Helen Fricker, bu göllerin, küresel
ısınmadan dolayı oluşmadığını, çünkü bulundukları
derinliğin yüzeydeki sıcaklık değişimlerinden
etkilenmeyecek kadar derin olduğunu, ama bu göllerin
''nasıl hereket ettiğini'' bilmenin, iklim
değişikliklerinin Antarktika buz tabakasını nasıl
etkilediğini bilmek açısından önemli olduğunu
söyledi. (aa)
"Dünyanın Damı" Everest'te yapılan son temizlik
tırmanışında 500 kilo çöp toplandı. Japon dağcı Ken
Noguçi 2000 yılında başlattığı kampanyayla bu güne
kadar 9 ton çöp topladı.
"Dünyanın
Damı" Everest'te yapılan son temizlik tırmanışında
500 kilo çöp toplandı.
Japon dağcı Ken Noguçi, Everest'i temizlemek için
2000'de kampanya başlatmıştı. Noguçi'nin o zamandan
beri yaptığı beş tırmanışta, dağın kuzey ve güney
cephelerinden 9 ton civarında çöp toplandı.
Everest'in artık daha temiz olduğunu söyleyen
Noguçi, "Bu yılki temizlik tırmanışında dağda
bırakılan çöpün önemli ölçüde azaldığını fark ettim"
dedi.
Everest'e ilk zirvenin yapılmasından beri geçen 54
yılda, 50 ton çöp bırakıldığı tahmin ediliyor. Bu
yüzden Everest, "dünyanın en yüksek çöplüğü" olarak
da nitelendiriliyor.
Artan kirlilik üzerine Nepal hükümeti son yıllarda
dağcılara çadır, uyku tulumu, oksijen tüpleri gibi
eşyalarıyla çöplerini zirve yaptıktan sonra geri
getirmeleri, aksi halde 4 bin dolar para cezası
ödemeleri zorunluluğu getirmişti.
Türkiye'deki kaplıcalar, son yıllarda yaşanan küresel ısınmanın
neden olduğu kuraklıktan etkilenmedi. Kaplıca zengini Türkiye'nin
her bölgesinde birbirinden değerli şifalı sular var.
Çöl
sıcaklarının yaşandığı bugünlerde sağlıklı giyinmenin önemini vurgulayan
Prof. Dr. Yorulmaz, ''Sarışın, renkli gözlü kişiler ile vücudunda yanık
ya da yara izi bulunan kişiler sıcak havadan çok daha fazla etkilenir''
dedi.
Uluslararasi bir bilimadamı ekibi, güneş sisteminin dışında da su
bulunduğunu gösteren ilk somut bulgulara ulaşıldığını açıkladı.
Jüpiterden daha büyük ve HD18973B adı verilen gezegen, Vulpecula-Tilki
takım yıldızında yer alıyor.
Büyük
kentlerin mimari yapısında hava koridorlarının bulunmaması, gürültü, ses,
hava, görüntü ve çöp kirliliği gibi çevre sorunlarının, ''strese'' neden
olduğu bildirildi.
Büyük
kentlerin mimari yapısında hava koridorlarının bulunmaması, gürültü, ses,
hava, görüntü ve çöp kirliliği gibi çevre sorunlarının, ''strese'' neden
olduğu bildirildi.
Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim
Ortaş, çevreyle ilgili sorunların insanlık üzerindeki etkilerinin son 20
yıldan beri anlaşılmaya başlandığını söyledi.
Çevre
sorunlarının ozon tabakasının incelmesine, doğadaki biyolojik
zenginliğin yok olmasına neden olduğunu belirten Ortaş, iklim
değişiklikleri, deniz ve okyanusların kirlenmesinin de olumsuzluklar
zincirinin diğer halkalarını oluşturduğunu ifade etti.
Ortaş,
kirliliğin, insanların da ruh sağlığını olumsuz yönde etkilediğini ifade
ederek, ''Globalleşen çevre sorunları, tüm canlılarla beraber insanları
da etkilemekte'' dedi.
İnsan vücudunun yüzde 65'i, bitkilerin taze ağırlığının yüzde 60-85'i sudan oluşuyor.
Su dünyanın yapısı ve canlıların yaşamı açısından büyük önem taşıyor.
Özellikle son yıllarda kullanılabilir su kaynaklarının azalması nedeniyle önemi daha da artan su, bütün canlı varlıkların yüksek oranlarda temel yapı taşını oluşturuyor.
İnsan vücudunun yüzde 65'i, kanın yüzde 80-90'ı, kasların yüzde 75'i ve bitkilerin taze ağırlığının yüzde 60-85'i sudan oluşuyor.
Dünyada 80 ülkede yaşayan yaklaşık 2 milyar insan, kurak mevsimlerde günde 2-3 litre suyu bile bulmakta güçlük çekiyor. Türkiye'de kişi başına düşen su miktarı yıllık bin 500 ton civarında bulunuyor.
Aşırı su tüketimi önlenemediği sürece su kaynaklarının azalışı sürecek ve daha fazla insan su kıtlığı yaşayacak.
Antarktika Okyanusu'nda son 10 yıldır yüksek
sıcaklıklar nedeniyle buz kütleleri giderek daha sık ana karadan kopuyor.
Buz dağları üzerinde kuş, balık, yosun ve kril gruplarının yaşadığı tespit
edildi.
Antarktika
Okyanusu'nda son 10 yıldır yüksek sıcaklıklar nedeniyle buz kütleleri
giderek daha sık ana karadan kopuyor. Buz dağları üzerinde kuş, balık, yosun
ve kril gruplarının yaşadığı tespit edildi Bu da buz dağlarının sayılarında
artış görüldüğü anlamına geliyor.
Bu buz dağlarının çevreye ne gibi etkileri olduğu üzerine ilk kez bir
araştırma yapıldı. Science dergisinde yayımlanan bu araştırmaya göre,
aslında buz dağları çevre üzerinde olumlu bir rol oynuyorlar.
Araştırmayı yürüten bilim adamları, buz dağlarının eridikleri sırada demir
yönünden zengin bir madde saçtığını söylüyor. Bu madde deniz canlılarını
kendisine çeken bir plankton türünün yetişmesini sağlıyor. Bilim adamları
buz dağları üzerinde kuş, balık, yosun ve kril gruplarının yaşadığını tespit
etti.
Bu eko sistemler, özellikle de yosun ve kril, atmosferdeki karbondioksitin
emilmesine büyük oranda yardımcı olabilir. Çalışmanın baş yazarlarından
Doktor Ken Smith, araştırmanın henüz ilk aşamalarında olduğunu söylüyor.
Ancak buz dağlarının karbondioksit gazı üzerindeki etkisinin şüphe götürmez
olduğunu ifade ediyor.
Araştırmada yer alan bilim adamları, çalışmalarını iki büyük buz dağını
inceleyerek tamamlamış. İncelemeler, buz dağlarının hayli uzağında, deniz
altında bir araç kullanılması süretiyle gerçekleştirilmiş. Ve araştırmaları
ışığında, bu buz dağlarının çevresinde üç kilometrelik alan boyunca kuşların
ve deniz canlılarının biriktiği tespit edilmiş. Matt McGrath /BBC
National Geographic dergisi ve
TEMA Vakfı tarafından Türkiye'de çölleşmeyi gösteren ''çölleşme
haritası'' hazırlandı. Yapılan araştırmalara göre, Türkiye'nin
yüzde 89'unun erozyon riskiyle karşı karşıya kaldığı belirtildi.
National
Geographic dergisi ve TEMA Vakfı tarafından Türkiye'de
çölleşmeyi gösteren ''çölleşme haritası'' hazırlandı. Yapılan
araştırmalara göre, Türkiye'nin yüzde 89'unun hafif, orta,
şiddetli ve çok şiddetli olmak üzere erozyon ve bunun sonucunda
çölleşme riskiyle karşı karşıya kaldığını belirten TEMA Vakfı
yetkilileri, erozyona toprağın eğimli olması, yanlış arazi
kullanımı, doğal bitki örtüsünün yok edilmesi, iklim değişikliği
ile toprak ve yüzey özelliklerinin yol açtığını bildirdi.
Haritaya göre ülkenin yüzde 36,84'ünde çok şiddetli, yüzde
23,6'sında şiddetli, yüzde 23,19'unda orta şiddetli ve yüzde
5,48'inde hafif şiddetli erozyon görülüyor.
İngiltere'de
4 havaalanında kamp kuran Greenpeace (Yeşilbarış) üyeleri,
küresel ısınmayla mücadele için yolculardan uçakla değil, trenle
seyahat etmelerini istedi.
İngiltere'de 4
havaalanında kamp kuran Greenpeace (Yeşilbarış) üyeleri, küresel
ısınmayla mücadele için yolculardan uçakla değil, trenle seyahat
etmelerini istedi.
Londra,
Manchester, Newcastle ve Edinburgh havaalanlarına konuşlanan ve
hostes kıyafeti giyen Greenpeace üyeleri, uçak yolcularına
trenle dönüş biletleri vermeyi teklif ettiler.
Greenpeace
yöneticisi John Sauven, Londra havaalanında yolcularla kısa
süreli konuşmalarının ardından polisin kendilerini bina dışına
çıkardığını söyledi.
İklim değişikliği
açısından uçakların trenlerden 10 kat daha tehlikeli olduğunu
belirten Sauven, havacılıktaki büyüme hakkında bir şeyler
yapılmazsa İngiltere'nin küresel ısınma konusunda çok zor duruma
düşeceğini kaydetti.