|
|


İRTİCA ÖLÇER
FİYONK
Mecliste
başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılması ile ilgili
tartışmalarda, bazı siyasetçilerin konuyu laiklik-irtica
ekseninde ele alması üzerine; ''irtica ölçer fiyonk'' modeli
ortaya atıldı.
Mecliste
başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılması ile ilgili
tartışmalarda, bazı siyasetçilerin konuyu laiklik-irtica
ekseninde ele alması üzerine; ''irtica ölçer fiyonk'' modeli
ortaya atıldı.
İşte Salih Memecan'ın Yeni Aktüel'deki 'İrtica ölçer fiyonk'
karikatürü
EHA

DANIŞMAN
Çoban'ın biri dere kenarında
koyunlarını otlatıyormuş. Tam o anda, yanına bir Cherokee
Jeep yanaşmıs. Brioni gömlek, Cerruti ayakkabılar giyen,
Ray-Ban gözlüklü ve YSL kravatlı bir sürücü aşağıya inmiş ve
çobana sormuş.
- Eğer kaç tane koyunun olduğunu
bilirsem bana onlardan bir tanesini
verir misin?
Çoban bir adama, birde koyunlarına
bakmış, "tamam" diye cevap vermiş.
Genç adam arabasını park etmiş,
telefonunu bilgisayarına bağlamış bir NASA sitesine girmiş,
GPS'ini kullanarak yeri taramış, bir database ve Logaritma
ile doldurulmuş 60 Excel tablosunu açmış ve 150 sayfalık bir
rapor basmış.
Çobana dönmüş,
- "Tam olarak 1586 adet koyunun var"
demiş.
Çoban "Doğru" diye cevap vermiş, "Koyununu
alabilirsin."
Genç adam koyunu alıp ve jeep'in
arkasına koymuş. Bu sefer çoban genç adama dönmüş ve,
- "Eğer senin ne iş yaptığını
bilirsem koyunumu geri verir misin?" diye sormuş.
Adam, "Evet neden olmasın" diye
yanıtlamış.
"Sen Dünya Bankası'nda Danışmansın"
demiş çoban.
Adam hayretler içinde kalıp sormuş,
"Evet, ama nasıl bildin?"
Çoban "Çok basit" diye cevap vermiş.
"Buraya çağrılmadan geldin, bu bir..
İkincisi benim bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden
bir koyunumu istedin. Üçüncüsü yaptığın hiçbir şeyden
anlamıyorsun çünkü onca koyun içinden köpeğimi aldın!"
ŞÖFÖR
Taksiye binen bir müşteri şöföre bir
şey sormak için hafifçe omuzuna dokunur.
Şöför korkunç bir çığlık atıp,
direksiyo-nun kontrolünü kaybeder. Tam bir otobüse çarpmak
üzereyken direksiyonu kırmayı başarır ama kaldırıma çıkıp,
bir vitrinin önünde durdurabilir ancak arabayı.
Arkaya dönüp,
"Hayatta bir daha bunu yapmayın!"
diye bağırır müşteriye.
Müşteri ise korkmuş, şaşkın ve
mahcup bir vaziyette ufacık bir temasın onu bu kadar
korkutup sıçratacağını düşüne-mediğini söyleyerek özür diler.
Bu arada kendini toparlamış olan
şöför: "Galiba haklısınız, aslında sizin pek kabahatiniz yok"
der; "bugün benim taksi şöförlüğünde ilk günüm; 25 senedir
cenaze arabası kullanıyordum da..."
YAŞLILIK
Genç adam yaşlı karı-kocanın
evlerine misafir olur.
75 yaşındaki amca, hanımından bir
fincan daha çay isterken "Çiçeğim, bir bardak daha
verirmisin?" der. Sonra da "peteğim, hiç şekersiz lütfen"
diye ekler.
65 yaşındaki karısının getirdiği
tavşan kanı çayı alırken de "bebeğim, sana çok zahmet oldu"
diye ekler.
Genç adam, yaşlı amcanın karısına
kullanıdığı sevgi sözcüklerinden çok etki-lenir.
- "Amcacığım, kaç yıllık evlisiniz?"
diye sorar.
Yaşlı ama dinç adam,"40 seneyi
geçtik evladım" der.
Genç adam: "Vallahi maşallah, Allah
muhabbetinizi arttırsın. Sürekli çiçeğim, peteğim, bebeğim
gibi güzel sözlerle hitap ediyorsunuz galiba."
Yanakları pembeleşmiş olan teyze
- "Doğru, bir kaç yıldır hep bana
böyle hitap ediyor." deyip mutfağa doğru yöneldiğinde yaşlı
amca genç adamın kullağına doğru eğilir:
- "Şiişşt, çaktırma, 2 sene önce
adını unuttum, hala hatırlayamıyorum".
BENİM KÖPEK
Malum, avcılar atıcılıklarıyla
meşhurdurlar. Yine bir mecliste üç avcı karşılıklı olarak
köpeklerini övüyorlarmış. Birincisi demiş ki:"Benim köpeğim
çok akıllıdır, bakkala gönderirim, ne istersem alır ve
getirir." Hemen ikinci avcı atlamış:" Ya benimki! Sadece
istediklerimi almakla kalmaz, paranın üstünü de doğru olarak
getirir, satış fişini de alır vs. vs.
Bu sırada üçüncü avcı kendinden emin
bir tavırla aynen şöyle der:
- "Sizin köpeklerinizin alışveriş
ettiği dükkanı benim köpeğim çalıştırıyor.
SAAT
Akşam eve dönen adamı karısı kapıda
karşıladı. Sonra da heyecanlı heyecanlı anlatmaya başladı:
-Bugün neredeyse, duvardaki saat
annemin başına düşecekti. Adam umursamaz bir tavırla başını
salladı:
-Sahi mi? O saat hep geç kalıyor
zaten.
KAYNANA DİRENCİ
Temel bir gün kahveye girmiş. Üstü
başı yırtıkmış. Ne oldu diye sormuşlar.
-Temel: "Kaynanamı gömdük"diye cevap
vermiş.
- Kahvedekiler: "İyi de bu halin ne?"
-Temel: "Biraz direndi de..." |