Order status

Abone Olmak İstiyorum

Order status

Reklam Banner Tarifesi

        info@forumgazetem.com

home | about us | advertise with us|  | subscribe | newsstands | contact us| FAQs

 
     MeZUN calling card
 

 

FORUM NEWSPAPER, LLC
1199 MAIN AVENUE 
SUITE 4
CLIFTON, NJ 07011

Tel:   973-727-6674
         973-454-0996
Fax:  973-225-0151

info@forumgazetem.com

 

"KOYUN SAYMAK" UYKU GETİRMİYOR

ADANA - Volkan Kaşık - Sık görülen psikolojik rahatsızlık olan uykusuzluk sorununa yaygın kanıya uyularak ''koyun saymak''la çözüm bulunamayacağı, bunun yerine ılık süt ya da ıhlamur içilmesinin tercih edilmesi gerektiği belirtildi.
Psikolojik danışmanlık merkezi uzmanı psikolog Göksu Göktaş, uykusuzluğun yaygın yaşanan sorunların başında geldiğini belirterek, düzenli uykunun kişinin hem fiziksel hem de ruhsal gelişiminin sağlıklı olması açıdan önemine dikkati çekti. Göktaş, şu uyarılarda bulundu:
''Uykuya geçmek için yaygın bir kanı olan ''koyun sayma'' yöntemi yerine ılık süt ya da ıhlamur içmek tercih edilmelidir. Yaşamsal öneme sahip uyku düzenini sağlamak için yatağa çok aç ya da tok girilmemeli, stres verici düşüncelerden uzak durulmalıdır. Tuvalet ihtiyacı yatmadan karşılanmalıdır ki gece kalkılmasın. Saat 19'dan sonra fazla tuzlu yiyecekler, aşırı alkol, çay ve kahve alınması da uykuyu kaçırabilir. Vücudun biyolojik saati göz önüne alındığında, uyku saat 22.30-23.00 gibi gelir ve bu arada uyunmadığı takdirde uyku kaçar ve bir daha zor gelebilir. Uykunun kaçması durumunda yatakta dönüp durmak olumlu etki yapmaz. Böyle durumda, kısa süreli televizyon seyrederek, müzik dinleyerek rahatlamak ve yatağa dönmek daha iyidir.''
Göktaş, birkaç günlük uykusuzluk halinde bile hayal görme ve gerçekle ilişki yitirilmesi gibi sorunların başladığını ifade ederek, ''Bu durumlarda dikkati odaklamada sorunlar yaşanır, günlük hayatta hatalar, kazalar yapılabilir. Uykusuzluk depresyona, anksiyete bozukluklarına ve panik ataklara neden olabilir'' dedi

 


KARAMSARLAR KANSERE YAKALANMAYA DAHA YATKIN

TRABZON - Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Güler, melankolik insanların, neşeli olanlara kıyasla kansere yakalanmaya daha yatkın olduğunu söyledi.

Kanser ve karamsarlık arasında ilişki olduğunu ifade eden Güler, "Milattan sonra 2. yüzyılda melankolik insanların neşeli olanlara kıyasla kansere yakalanmaya daha yatkın olduklarını anlaşılmıştı. 18. ve 19. yüzyıllarda pek çok doktor, özellikle karamsar dediğimiz kişilerde kanserin, o kişinin yaşamındaki bir trajediden hemen sonra oluştuğunu fark ettiler" diye konuştu.

Bostonlu Dr. Bernard Fox'un, depresif insanların iki katı oranda kansere yakalandığını tespit ettiğini belirten Güler, boşanmış kişilerde kanser, kalp hastalıkları, zatürre, yüksek tansiyon ve kaza ölümleri oranının, evli ya da bekarlara kıyasla daha yüksek olduğunu da sözlerine ekledi.

 

 

BUNLARI BİLİYORMUYDUNUZ?

Yayına Hazırlayan:  Ece Odabaş

Yaşanmış en düşük ve en yüksek sıcaklık kaç derecedir?

 

Şimdiye kadar dünyamızda tespit edilebilen en düşük sıcaklık

güney kutbunda eksi 89.6 derece ile Antarktika Vostok istasyonunda ölçülmüştür.


Antarktika daima karla kaplı olmasına rağmen dünyanın en az yağış alan çöllerinden daha kuraktır.
 

Soğuk hava çok uzun aralıklarla da olsa düşen her yağışı dondurup,

koruduğu için sürekli kar ve buzlarla örtülüdür.

 

Ortalama sıcaklık olarak güney kutbu eksi 49 derece ile kuzey kutbundan

2 derece daha soğuktur. Çünkü güney kutbu deniz seviyesinden daha yüksektir, güneşten daha az ışık alır ve güneşin gittiği zamanlarda bu ışığın getirdiği ısıyı süratle kaybeder. Dünyadaki buzların yüzde 90'ı güney kutbundadır, buzlar denizin altında 600 metre derinliğe kadar iner.

 

Kuzey kutbu, altında hiçbir kara parçası olmaksızın, denizin üstünde yüzen bir buz kütlesidir. Kuzey kutbunda bulabileceğiniz her taş mutlaka göktaşıdır.


Dünyamızda ölçülebilecek en düşük soğukluk eksi 273 derecedir.

Bundan daha düşük sıcaklıkta moleküller hareket edemeyeceği için buna 'mutlak sıfır' denilir.

 


Paraşütle ilk nasıl atlanıldı?

 

Leanorda da Vinci'nin bu konudaki çalışmaları biliniyor.

Bu fikri hayata ilk geçiren kişi ise Fransa'da 1783 yılında

Louis-Sabestian Lenomand olmuştur.

 

Lenomand 4.5 metre yükseklikteki bir ağaçtan, omuzlarına

birer adet bir çeşit şemsiye bağlayarak ilk deneyimini yapmıştır.

Ancak o, buluşunu o seviyedeki bir yükseklikten, yangın çıkan bir binadan a

tlayarak kaçmak için düşünmüştü. Ciddi anlamda ilk atlamanın şerefi

ise Fransız Andre-Jack-ques Garnerin'e aittir. 1769 Paris doğumlu

Garnerin Fransız ordusunda 1793 yılında müfettiş olmuş, ingiltere'de

iki yıl hapis yatmış ve dönüşünde 1797 yılında ilk atlayışını 1.000

metreden bir balondan yapmıştır.

 

 

Uzayda dikilen bir bayrak dünyadaki gibi dalgalanır mı?

Uzaydan kastetilen, uzay boşluğu, ya da bu boşlukta yer alan,

ancak atmosfer tutamayacak kadar küçük gökcisimleri:

Örneğin, asteroidler ya da Ay. Bu durumda atmosfer hareketleri

(yani rüzgar) olmadığı için bayrak da dalgalanmaz. Bu nedenle Neil Armstrong tarafından Ay'a götürülen ABD bayrağı, folyo gibi ince metalden yapılmıştı. Yoksa, bazı uyduruk senaryolarda oldugu gibi "dalgalanır" görünen Amerikan bayrağı, astronotların gerçekte Ay'a gitmeyip resmi bir stüdyo'da çektirdiklerinin kanıtı (!) değildi.

Ancak kuşkusuz uzayda atmosferi olan gökcisimleri de var. Dünyamız gibi...

Buralarda bayrağın dalgalanacağından kuşku yok. Atmosferi dünyamızdan

çok daha seyrek olduğu halde zaman zaman tüm gezegeni kaplayan

toz fırtınalarının yaşandığı Mars'ta da bayrak dalgalanırdı.

Hatta Jüpiter gibi saatte 400-600 km hızda fırtınaların olduğu Jüpiter'de

bayrak, tümüyle parçalanmadan önce çok kısa bir süre için dalgalanabilirdi...

 


Ozon Tabakası Neden Delindi?

 

CFC’ler (kloroflorokarbonlar) denilen gazların ozon tabakasını deldiği,

bilimsel olarak doğrulanmış durumda.

Stratosferde, CFC moleküllerindeki klor atomları serbest kalır. Klor, kendisi hiçbir değişiklik görmeden ozon moleküllerini parçalar. Tek bir klor atomu, 100.000 ozon molekülünü parçalayarak, daha fazla morötesi ışınların yerküreye ulaşmasına neden olur.
 


Kar neden beyaz renklidir?

 

Bir elma kırmızı görünür, çünkü elma yüzeyi ışıktaki renklerin çoğunu yutar ve sadece kırmızı ışık gözümüze yansıyınca elma yüzeyini kırmızı olarak görürüz.
 

Benzer şekilde, bir kar kristalinin üzerine güneş ışığı düştüğünde güneş

ışığı kar kristali tarafından bir kaç kez saçılır. Işığın hiçbir kısmı

diğerine nazaran daha fazla yutulmaz, ve saçılmaz. Böylece,

ışıktaki tüm renkler eşit olarak geri yansıtıldığından karın rengi güneş

ışığı gibi beyaz olarak görülür.

 

 

YAZARLAR

Ural Yeşil

Herkes kendi işine baksın

Murat Yeşil

Sıkıntıyı çeken yine Türkiye olacak

Doğan Uluç

Hava korsanının dosyası 36 yıl sonra tekrar açıldı  

Cahit Oktay

Kazanç bunun neresinde?

Hasan Mesut Hazar

 Türkiye’nin canlı dış politikası

Hayrettin Turan

Kıran kırana bir önseçim

Oya Eren

 Yeni yılda Türkiye-Ermenistan ilişkileri

Timur
Akpınar

 Criminal Intent

Dr.Nermi
Onat

 Kemik erimesi nedeniyle ilaç alıyorsanız…

Robert Bonsignore

Occupied or Administered

 


© Copyright 2007
Privacy Policy
 Term of Use

www.forumgazetem.com 
 
 
  home | about us | advertise with us|  | subscribe | newsstands | contact us| FAQs