SAĞLIK VE GÜZELLİK
İÇİN SU İÇİN

Aç karnına içildiğinde organizmayı zararlı toksinlerden arındıran su, bebeği olan kadınlarda süt üretimini artırıyor. Devlet Su İşleri Vakfının internet sitesi olan ''www.dsivakfi.org.tr'' adresinde, hayat kaynağı suyun faydaları anlatılıyor.
Sağlığın korunması ve canlılığın sürdürülebilmesi için gerekli en önemli maddenin su olduğunun vurgulandığı sitede, vücudun yüzde 55-75'lik kısmını suyun oluşturduğu, suyun metabolizmanın düzenlenmesinde ve vücuttaki tüm reaksiyonlarda görevli olduğu belirtiliyor.
Gün boyu içilecek 2 litre suyun, enerji oluşumunu artıracağı ve zayıflamaya yardımcı olacağı, besin maddeleri ve oksijeni taşıyarak organ ve dokuları koruyacağının bildirildiği sitede, "Aç karnına içilen su, organizmayı zararlı toksin maddelerden arındırıyor. Bağışıklık sisteminin görevini yapabilmesi için su gerekiyor. Cildin nem ve elastikiyetinin düzenlenmesinde rol oynayan su, kadınların korkulu rüyası haline gelen selülit oluşumunun önlenmesinde ilk sırayı alıyor. Su, emziren kadınlarda, süt üretimini artırıyor" bilgileri yer alıyor.
- Zafer Akpınar- AA
UYKUSUZLUK EN ÇOK KADINLARI ETKİLİYOR
Sağlığı ciddi ölçüde tehdit edebilecek sorunlara yol açabilen uykusuzluktan, Türkiye'de en çok kadınların şikayetçi olduğu bildirildi. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barış Baklan, ''Uyku beynin işidir. Uykusuzluğun içinden ikincil nedenler çıkarıyoruz'' dedi.
En fazla rastlanan uykusuzluk sebebinin, tedavi edilmemiş, açığa çıkmamış depresyon, anksiyete ve çatışmalar olduğunu ifade eden Prof. Dr. Baklan, bunun yanında demir eksikliği anemisi, B12 vitamini düşüklüğü, dopamin eksikliğiyle çalışma ve çevresel koşullar gibi bir çok nedenin bu hastalığa yol açtığını belirtti.
Prof. Dr. Baklan, Türkiye'de uykusuzluk şikayetiyle başvuran hastaların yüzde 80'ini kadınların oluşturduğunu belirterek, ''Türk kadınlarındaki uykusuzluk sorunu, daha çok organik nedenlerden kaynaklanıyor. Bunun altında da genellikle erkeğe göre daha kötü beslenmesi nedeniyle demir eksikliği anemisi yatıyor. Bu, uykuyu rahatsız eden bir durumdur'' dedi. Bazı insanlara günde 4 saat, bazılarına da 12 saat uykunun yeterli geldiğini belirten Prof. Dr. Baklan, gece bir seferde uyunan uykunun çok sağlıklı olduğunu kaydetti. (aa)
KLORLU
SU SAÇIN BAŞ DÜŞMANI
Güzel bir görünüm için büyük önem taşıyan saçların, klorlu sudan
olumsuz yönde etkilendiği, bakımlı saçlardan vazgeçmemek için bu
konuda hassas davranılması gerektiği kaydediliyor.
"TOPUĞU 5 SANTİMDEN YÜKSEK AYAKKABI GİYİLMEMELİ |
Kırışıklıklar
için estetiğe gerek yok!
Kadınların korkulu rüyası olan kırışıklıkların sebebini
araştıran uzmanlar, ciltteki kırışıklıkları ortadan
kaldırmanın estetik ameliyat olmadan da mümkün olduğunu
ortaya koydular.
Uzmanlar yaşlanmanın altında yatan nedenleri bulma
arayışlarında, cildin yaşlanmasının temel ilacının hücre
yenilenmesi olduğunu buldular. Hücre yenilenmesinin
temel maddesi ise protein.
Hücrelerimizin yapıtaşları aminoasitlerden oluşmaktadır.
Protein sindirilirken amino asitlere parçalanarak
hücrelerin kendilerini yenilemelerinde kullanılır.
Yeterince protein alınmazsa vücudumuzun yaşlanma süreci
hızlanır.
BALIK YAĞI KİLO VERDİRİYOR
Avustralya'da yapılan bir araştırmaya göre, insan beyninde yaşlanmayı yavaşlatma etkisi olduğu bilinen balıktaki yağ asitlerinin, hafif egzersizle tüketildiğinde kilo kaybetmeye yardımcı olduğu belirlendi.
Güney Avustralya Üniversitesinde yapılan araştırma sonucunda, Omega-3 yağ asitleri içeren balık yağının obez insanların kilo vermesine yardımcı olduğu ortaya çıktı.
Üniversitenin araştırmacısı Alison Hill, balık yağında bulunan Omega-3'ün, egzersiz sırasında kaslara kan akışını artırarak, yağ yakmayı hızlandırdığını söyledi.
Araştırmanın, 4 gruba ayrılan, 68 kilolu ve obez insan üzerinde 3 ay süreyle yapıldığı belirtildi. Birinci grup, az miktarda balık yağı alırken, ikinci gruba normal diyetleri değiştirilmeden ayçiçek yağı verildi. İki gruba da 3 ay boyunca 45 dakikalık yürüyüş veya haftada 3 kez koşma şeklinde hafif egzersiz programları uygulandı. Diğer iki grup ise hem balık yağı hem ayçiçek yağı aldı ancak egzersiz yapmadı.
Araştırma sonunda balık yağı alan ve egzersiz yapanların 3 ayda ortalama 2 kilo verdikleri gözlendi. Ayçiçek yağı alan ve egzersiz yapanlar ise hiç kilo veremedi. Egzersiz yapmayan diğer iki grubun da hiç kilo vermediği belirlendi. Araştırmacı Hill, "Bu insanların özellikle istedikleri her şeyi yemelerine rağmen balık yağının etkili olmasına şaşırdık" dedi.
ÇAY VE BAHARATLAR DA ZAYIFLATIYOR
Baharatların, vücut ısısı meydana getiren bir doğal yağ yakma süreci oluşmasına
yardımcı olduklarını belirten bilim adamları, yeşil ve siyah çayın da metabolizmayı hız landıran benzer bir etkileri bulunduğuna işaret ediyorlar. Hollanda'da yapılan bir araştırmada, birçok baharatın karıştırılmasıyla elde edilen ve Asya mutfağının vazgeçilmez baharatı köriyle çayın kilo vermeye yardımcı olduğu ortaya çıktı.
Hollanda'nın Maastricht Üniversitesinde fareler üzerinde yapılan deneylerde, özellikle karabiber, kişniş, zerdeçal, kırmızı biber, kimyon, zencefil ve soğanın bu sürece büyük etkisi olduğu tespit edildi.
Baharatlı yemeklerin ağırlıkta olduğu Asya mutfağından özellikle Pakistan ve Hindistan yemeklerinin, insanlarda hızlı bir doyma doğurduğunu ve böylece az yemelerini sağladığını, aynı zamanda sindirime de yardımcı olduğunu belirten araştırmacılar, buna karşın kilo vermek için sadece köri ve çaya bel bağlamanın "hayal kırıklığı" meydana getireceği uyarısında bulunarak, "Spor salonu üyeliğinizi hemen iptal etmeyin" diyorlar.
Araştırmanın sonuçları, Fizyoloji ve Davranış adlı tıp dergisinde de yayınlandı.
Birçok baharatın karıştırılmasıyla elde edilen köri, Hindistan ve Güneydoğu Asya'da yaygınca kullanılıyor. Serin, kuru ve karanlık yerlerde saklanması gereken körinin içinde, kimyon, biber, zerdeçal, kişniş, karanfil, kakule, zencefil, hintcevizi, demirhindi ve acı kırmızı biber bulunuyor.
Köri, yoğurt, limon suyu ve sarımsakla bir karışım hazırlanarak kırmızı et veya tavuk yemeğinin üzerine sos olarak kullanılabiliyor. (AA) |
GEBELİKTE SAÇ BOYASI RİSKLİ

GAZİANTEP - Sevil Çelik - Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Erbağcı, gebeliğin ilk aylarında annelerin kullandığı saç boyalarının, bebeklerde doğuştan katarakta yol açabildiğini söyledi.
Erbağcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, günümüz kozmetik dünyasında en sık kullanılan saç boyalarının oksidatif (ağartan) boyalar olduğunu ve genellikle modifiye edici (dönüştürücü) maddelerle üretildiğini belirtti.
Erbağcı, "Yaptığımız araştırmayla, her iki katkı maddesinin, gebeliğin ilk döneminde uygulandığı 10'ar adet iki sıçan grubunun 30'ar yavrusu ile kontrol grubundaki 30 yavru sıçan karşılaştırıldı. Araştırma kapsamında, 'Grup I:2 A5NP' uygulanan 30 yavrudan 26'sında, 'Grup II:2 NPPD' uygulanan 30 yavrudan 22'sinde doğuştan katarakt hastalığı bulguları tespit edildi. Kontrol grubundaki 30 yavrudan ise yalnızca 9'unda bu bulguya rastlandı.
Saç boyalarında kullanılan katkı maddelerinin gebe sıçanlarda hücre düzeyinde lens değişikliklerine neden olduğunu tespit ettik. Her iki katkı maddesi de gözde katarakt oluşumunu etkiliyor.''
Erbağcı, anne adaylarının özellikle gebeliğin ilk aylarında saç boyası kullanmaktan kaçınması gerektiğini vurguladı.(aa)
|