|
Büyüyünce ne olacaksın ? İŞTE YENİ NESLİN GÖZDE MESLEKLERİ Çalışma hayatı uzmanları, dünyada hızla yaygınlaşan ve büyüyen meslekleri belirledi. İşte, geleceğin en popüler 10 mesleği;
Günümüzde en çok gelişen ve gelecekte de genç nesillere iyi bir ekmek kapısı hazırlayan meslek dalları, çalışma hayatı uzmanlarınn yaptığı bir araştırma ile belirlendi. 57 sektörde, 117 iş dalında görevli 30 bin kişi ile görüşen uzmanların araştırmasına göre, geleceğin en iyi işi, mağazalarda alışveriş ortamını cazip hale getiren deneyim tasarımcılığı. İşte geleceğin en popüler 10 mesleği: DENEYİM TASARIMCILARI Perakende sektöründe çalışan bu yetenekli kişiler, özellikle mağazalara gelen müşterilerin etkilenmesi üzerine odaklanıyor. Bunun içine çekici duvar boyalarının kullanılması, pencerelerin doğru yerlere açılması giriyor. Bu meslekte mağazada albenisi güçlü bir atmosfer oluşturularak, satılmak istenen ürünün müşteri gözünde çekici olması sağlanmaya çalışılıyor. TIP ARAŞTIRMACILARI İnsanı ilgilendiren 12 temel konunun başında 'sağlık' geliyor. Bu sebeple tıp, senelerden beri en popüler meslekler listesinde ilk sıralarda yer alıyor. Sınırlı insan ömründe, Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıklarla savaşmak için gerekli araştırmaları yapanlar ise, tıbbın en popüler isimleri. Ancak gelişen teknolojiye paralel olarak, baş döndürücü bir hızla değişen tedavi metodlarını da çok iyi takip edenler, şüphesiz bu meslekten hem en büyük manevî tatmini hem de maddî geliri elde ediyor. Bir ülkeye gelişmiş bir tıbbî cihazı veya yeni tedavi metodunu ilk önce getiren, en büyük kazancı sağlıyor. WEB TASARIMCISI İnternet üzerinde kendine ait bir web sitesi olmayan şirketler, artık müşteriler tarafından bile yeterince ciddiye alınmıyor. Bu yüzden her şirketin, her organizasyonun kendine ait bir internet sitesi olması gerekiyor. Bu da web tasarımcılarına gittikçe daha büyük bir önem kazandırıyor. İyi yetişmiş ve bilişim teknolojilerindeki gelişmeleri yakından takip eden web tasarımcısı, günümüzde olduğu gibi gelecekte de iyi bir hayat standardını garantiliyor.
İNTERNET GÜVENLİĞİ
Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de en önemli problemlerden biri, internet üzerinden yapılan hırsızlıklar. 'Hacker'ların internet ortamında müşterilerin banka hesaplarına kanunsuz bir şekilde girerek para transfer edebilmeleri, internette güvenliğin önemini anlatmaya yetiyor. İnternet üzerinde kişisel bilgilerin çok rahat kullanılması yüzünden, güvenlik programları, günümüzde ve gelecekte bu işle uğraşanlara inanılmaz paralar kazandıracak. ŞEHİR PLANLAMACISI Nüfusun artması, şehir hayatını da giderek çekilmez hale getiriyor. Bu sebeple, her türlü etkinliğin ve yerleşim bölgelerinin detaylı planlanmasını sağlamak giderek zorlaşıyor. Dünya çapında ve ülkemizde birçok şehir, karşılaşılan sıkıntılar itibariyle yeniden planlanmaya ihtiyaç duyuyor. Bu mesleği iyi yapanlar, siyasî açıdan da parlak bir geleceğe sahip. Çünkü şehir planlamacılığını iyi bilenler, yerel yönetimlere talip olan rakiplerinin karşısına avantajlı olarak çıkıyor. MEDYA PROMOSYONCUSU Yapılan araştırmalar, insanların en çok gazete, dergi, TV ve radyodan duydukları şeylere itibar ettiğini ortaya koyuyor. Yani kitle iletişim araçları, ürünlerini pazarlamak için çabalayan firmalar için vazgeçilmez bir araç. Firmalar, uyguladıkları kampanyaları bu araçlar vasıtasıyla kamuoyuna duyururken, bir yandan da ürünlerin satışını artırmak için promosyonlu kampanyalar düzenliyor. Bu yüzden medya promosyonculuğu, günümüzün en cazip meslekleri arasında yer alıyor. Medya promosyoncuları sayesinde bir ürün, piyasaya çıkmadan bile genel tüketici tarafından tanınmış oluyor. YETENEK AVCILARI Eğlence dünyasının ihtiyacı olan yeni yüzleri ortaya çıkarmak, yetenek avcılarının işi. Bu iş basit görünmesine rağmen, birçok neslin eğlence kültürünün ve tüketim eğiliminin şekillenmesini de sağlıyor. Ülkemizde son zamanlarda televizyonlarda görülen ses ve yetenek yarışmalarını hazırlayanlar, bu sınıf meslek erbabından sayılıyor. Bu yapımcılar, hem iyi bir yeteneği ortaya çıkarıyor, hem de yarışmacılara oy vermek için gönderilen SMS'ler üzerinden yüklü paralar kazanıyor. SATIN ALMA AJANLARI Satın alma ajanları adeta dedektif gibi çalışıyor. Bu mesleğin ustaları, bilhassa büyük mağazaların nelere ihtiyacı olduğunu, raflarda hangi ürünlere yer verilmesi gerektiğini, hangi ürünlerin yeterince müşteri bulamayacağını belirliyor. Büyük alışveriş merkezlerine bu türden hizmet veren satın alma ajanları, yaptıkları 3-4 iş karşılığında bir yıl geçinecek kadar gelir elde ediyor. SANAT YÖNETMENLERİ
Renkli ışıklar altında TV-magazin programlarından sinemaya, tiyatrodan siyasi partilerin kongrelerine kadar bir çok faaliyet alanı olan sanat yönetmenliği, bütün zamanların en gözde mesleklerinden biri sayılıyor. Işık, boya ve kamera konusunda uzman olan sanat yönetmenleri, insanların ilgisini yapılan faaliyete odaklamak için bütün maharetlerini ortayaya koyuyor. Sanat yönetmeni olmak, hem sanatçı bir kişilik, hem de popüler kültüre eğilim gerektiriyor. HABER ANALİSTLERİ İnternet haberciliği, haber peşinde koşturarak geçimini sağlayan gazeteciler için yeni bir çalışma alanı olmaya devam ediyor. Sayıları her geçen gün artan internet haber siteleri, haberi yalın olarak vermenin ötesine geçerek 'analize' de yöneliyor. Haber analistleri gündemdeki konuları, yaptıkları alıntı ve değerlendirmelerle internet üzerinde yeni tartışma alanlarına taşıyor.
(Ajanslar- Derleme: :Fatih Yeşil) |
MODERN YAŞAM STRES YAPIYOR
LONDRA – İngiltere'de yapılan iki araştırma, modern yaşamın büyük strese yol açtığı ve bireyleri uykusuz bıraktığı görüşünü destekledi.
Bir sigorta şirketi tarafından yapılan, 1001 kişinin katıldığı araştırmanın sonuçları, büyük kentlerde yaşayanların hırsızlık, terör ve sağlık problemleriyle karşı karşıya kaldığı için uykusuz geceler geçirdiğini ortaya koydu. Büyük kentlerde modern yaşam sürdüren bireylerin ayrıca iklim değişikliği ve giderek artan ev fiyatları yüzünden strese girdikleri, 5 yıl öncesine göre çok daha stresli oldukları belirtildi.
Bir seyahat firmasının 1700 kişiyle yaptığı araştırmaya göre de yetişkinlerin sadece yüzde 3'ü, gerektiği kadar uyuyabiliyor. Uykusuzluğun kaynağını ise stres oluşturuyor.
Ankete katılanların yarısından fazlası, stres ve uykusuzluk yüzünden kendisini çok yorgun hissettiğini, konsantrasyon bozukluğu yaşadığını bildirdi. Nöropsikolog David Lewis, insanların özellikle kontrolleri dışında gelişebilecek olaylar yüzünden büyük stres yaşadıklarını belirterek, modern toplumun anksiyeteye teslim olduğunun görüldüğünü söyledi.
Bizde adı “ kaylule”veya “şekerleme”, Batılılarda “sieasta”
ÖĞLE UYKUSU VÜCUDU DİNÇLEŞTİRİYOR Öğle zamanı 20 dakikalık bir uyku, kalbi düzenliyor, zihni dinlendiriyor, algılama yeteneğini artırıyor... Hayrettin Turan- İstanbul Eskiden uyuklamak işten atılma sesebiydi. Şimdi ise ABD ve Fransa'da başlayan bir kampanyayla büyük şirketler bu uygulamaya kucak açmaya başladı. Fransa’da geçen hafta başlayan sigaranın bütün kamu binaları ve toplu yerlerde yasaklanmasından sonra Fransa Sağlık Bakanlığı tarafından Fransızlara öğle yemeklerinden sonra siesta kampanyası başlatıldı. Resmi olarak başlatılan ve pilot bölge olarak bazı büyük işyerlerinde uygulanan kampanya için Sağılık Bakanı Xavier Bertrand, 7 milyon Euro tutarında bir para ayrıldığını çalışan Fransızların daha uzun ve iyi uyumaya sevkedilerek daha iyi verim alınacağını açıkladı.
Yapılan araştırmalarda halkın üçte biri yeterince uyumuyor. Uykusuzluk ise yorgunluk, trafik kazalarının, işte ve okulda düşük verimin, obezite ve depresyonun sebepleri arasında gösteriliyor.
Önceki gün başlatılan pilot çalışmaya katılan gönüllü şirketlerde, siestanın olumlu etkilerinin görülmesi halinde, gelecek yıl bu uygulama herkese tavsiye edilecek. Günümüzde Nike gibi bazı büyük şirketlerin uyguladığı gün ortasında uyuklamanın çalışanlarda sağladığı performans artışının diğer şirketleri de bu tür bir uygulama yapmaya yönelttiği belirtildi.
Yapılan araştırmalarda, uykusuz çalışanlarlarda insulin, diyabet öncesi seviyelere yükseliyor, kalp hastalıklarında artış gözleniyor, öğrenmede zorluk çekiliyor, bununsonucu olarak da iş verimliliği düşüyor. Şekerleme veya siesta ise uykusuzluğu tedavi edebiliyor. Bu konuda "Take a Nap! Change your life! (şekerleme yap hayatın değişsin) adlı bir kitabın yazarı Sara Mednick saat 13 ile 15 arasında 20 dakikalık bir kısa uykunun çok ideal olduğunu ifade ediyor. Araştırmalara göre, 15-20 dakikalık kısa uykuların ayrıca insanın algılama yeteneğini arttırdığını da ortaya çıkardı. Bu kısa şekerlemeler gece eksik kalan uykuyu da telafi edebiliyor.
Güzel kokular, kötü hastalıklara yol açabiliyor....
HER GÜZEL KOKUYA ALDANMAYIN
İSTANBUL - Nesime Ergönen - İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, son yıllarda hemen her alanda ve her üründe kullanılmaya başlanan koku ve parfümlerin insan sağlığını olumsuz yönde etkilediğini bildirdi.
Küçükusta, kokuların insan vücuduna solunum, ağız ya da deri yoluyla girerek başta akciğerler olmak üzere deri, burun, göz ve beyni etkilediklerini söyledi. Kokuların kimyasal formüllerinin ticari sır kapsamına girdiği için çoğu zaman ürün üzerinde bulunmadığına dikkat çeken Küçükusta, ''Ev ve çamaşır temizlik ürünlerinde, parfümlerde, kırtasiye ürünlerinde, plastiklerde, ilaçlarda ve hatta yiyecek ve içeceklerde bile bulunan koku verici maddeler, insan sağlığını olumsuz etkiliyor'' dedi.
Ahmet Rasim Küçükusta, bu tür ürünlerde 5 binden fazla koku verici madde bulunduğunu ifade ederek, kokuların çoğunun solunum sistemi için tahriş edici özelliği olan uçucu organik bileşikler olduğunu bildirdi. Prof. Dr. Küçükusta, şunları kaydetti:
''Bazı kokular burun tıkanıklığı, sinüzit, öksürük, boğaz ağrısı ve göğüste sıkışma hissi yaratabilir. Araştırmalar kokuların, kalp, dolaşım ve beynin elektrik aktivitesi üzerine de etkileri olduğunu ortaya koymuştur. Bunlar baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk, uyuşukluk gibi şikayetlerdir.Kokuların en çok etkilediği organ derimizdir. Kaşıntı, kabartı, egzama etkilerin sonuçlarıdır. Kokular, gözlerde sulanma, kaşıntı ve kızarmalara yol açabilir.'' (aa)
Bir damlası bile israf edilmemeli...
ZEYTİNYAĞI KANSERİ ÖNLÜYOR Danimarkalı, İngiliz ve ABD'li bilim adamlarının yaptığı araştırmalarda , zeytinyağının kanseri önlediği Alzheimer, obezite ve kalp hastalıklarına karşı iyi geldiği ortaya çıktı. Yapılan araştırmaların sonuçları başta ABD'de yayınlanan " the Federation of American Societies for Experimental Biology Journal " adlı bilimsel dergi olmak üzere Batıda yayınlanan bir çok gazetede yayınlandı. İngiliz Daily Express gazetesi , zeytinyağının kanseri önlediği araştırmasını manşetine taşıdı.Sağlıklı bir yaşam için zeytinyağı kullanmanin zorunlu olduğunu yazdı. Kopenhag üniversitesi 'nde yapılan araştırmalarda günde 4 çay kaşığı zeytinyağının kanseri önlediği açıklandı.
Kopenhang üniversitesi tarafından yapılan ve Avrupanın dört bir tarafında yaşıyan 182 kişi üzerinde yapılan araştırmada zeytinyağıyla yapılmış ve Akdeniz türü diyet tabir edilen sebze ağırlıklı yemeklerde kandaki kansere yol açan kimyasal maddelerin seviyesinin düşük olduğu ortaya çıktı..
Araştırmada hücrelere zarar veren 8 oxodG seviyesinin seviyesinin yüzde 13 daha az görüldüğü belirlendi. Yaşları 20 ila 60 arasında bulunan bu insanlara üç hafta boyunca her gün 25 mililitre zeytinyağı verildi.Laboratuvarlarda yapılan idrar tahlillerinde tahribata uğramış hücrelerin ürettiği maddelerin oranları ölçüldü. Tahliller sonunda 8 oxodG adı verilen maddelerin yüzde 13 daha az olduğu görüldü. Ayrıca , Güney Avrupa ülke insanına karşılık, Kuzey Avrupa da yaşıyan halkın 8 oxodG madde seviyesinin yüzde 9 daha yüksek olduğu görüldü.
Zeytinyağı içindeki bazı asidlerin kansere karşı koruyucu özellikleri bulunduğu tesbit edildi.İspanya, İtalya gibi Akdeniz bölgesindeki ülke halkı, Avrupa’ nın diğer ülkelerine göre daha fazla yaşıyor. Bu ülkelerde de gögüs, bağırsak prostat kanseri de ayni şekilde diğer ülkelere göre daha az yaygın. Araştırmayı yapan heyetin başkanı Dr Henrik Poulsen, " Doğal bir besin maddesi olan zeytinyağının her bir damlasının şifalı olduğu ve sofradan eksik edilmemesi"gerektiğini söyledi.
Zeytinyağının içinde bulunan bir asit türü, kanser hastalığını yapan genin seviyesini azaltıyor. Bir diğer araştırma ise İngiltere’ den geldi. Ulster üniversitesi bilim adamları ve İngiltere kanser araştırmaları başkanı Dr Anthea Martin, yaptıkları araştırmada zeytinyağlı yiyeceklerin kanser riskini düşürdüğünün ortaya çıktığını belirttiler. ( Hayrettin Turan'ın haberi)
|
|