İnsanların kahve içmeye başlamasından bu yana 700'ü aşkın yıl geçti. ABD, günümüz dünyasındaki en büyük kahve tüketicisi konumunda. ABD Kahve Derneği tarafından yapılan istatistiklere göre ülkede 160 milyon kişi kahve içiyor ve ortalama olarak kişi başına her yıl 4.5 kilo kahve tüketiliyor.
Dünya çapında da kahve içenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor ve kahve gittikçe sevilen bir içecek haline geliyor.
Kahve tüketiminin yıldan yıla artması, kahvenin etkileri yönündeki araştırmaların daha da yoğunlaşmasına neden oluyor.
Tıp uzmanları, kahvenin uykuyu kaçırmasının yanı sıra moralin düzeltilmesi ve baş ağrısının giderilmesi için de yararlı olduğu sonucuna vardılar. Uzmanlar ayrıca kahvenin sık sık tüketilmesinin şeker, Parkinson ve kalın bağırsak kanseri-ne yakalanma riskini azaltabileceğini ve hatta dişlerin çürümesini de önleyebileceğini belirtiyorlar.
Harvard Üniversitesi'nden araştırmacıların 126 bin ABD'li üzerinde
gerçekleştirdiği ve 18 yıl süren bir araştırma sonucuna göre, günde 1-3 bardak kahve içilmesi durumunda şeker hastalığına yakalanma riski azalı-yor.
Araştırmaya göre, günde altı bardak kahve içen erkeklerin şeker hastalığına yakalanma riskinin, kahve içmeyenlere göre yüzde 54 daha düşük olduğu saptandı. Bunun yanı sıra her gün kahve içenlerin Parkinson hastalığına yakalanma riski, kahve içmeyenlere göre yüzde 80 daha az. Günde iki bardak kahve içenlerin kalın bağırsak kanserine yakalanma riskiyse yüzde 25'e iniyor.
Araştırmalar ayrıca, devamlı kahve içmenin karaciğerin sertleşmesi ve safra kesesinde taş oluşması olasılıklarını da düşürebildiği sonucuna vardı.
Sigara ve içki tiryakileri için kahvenin bir yararı daha söz konusu.
Kahve, sigara ve içkinin kalp ve karaciğere verdiği zararları azaltabilir. Uzmanlar kahvenin vücudun kalsiyum kaybetmesine yol açmasından dolayı, kahve içenlere günde 100 miligram kalsiyum alma ya da günde en az bir bardak süt içme tavsiyesinde bulunuyor.
Uzmanlar ayrıca kalp ve damar hastalarının ve hamile kadınların kahveyi ölçülü şekilde tüketmeleri gerektiğinin de altını çiziyor. (aa)
MUTLU OL, SAĞLIKLI YAŞA
Kış mevsiminde soğuk algınlığı gibi hastalıklardan korunmanın en iyi yolunun "müspet yaradılışa sahip olmak" olduğu belirtildi.
Psychosomatic Medicine adlı tıp dergisinde yayımlanan bir araştırmada, pozitif insanların soğuk algınlığı ve benzeri hastalıklara yol açan virüslere karşı daha dayanıklı olduğu görüldü.
Araştırmacılar, bu tür hastalıklara karşı direncin objektif (mutlu olmanın bağışıklık sistemini güçlendirmesi) ve sübjektif (müspet yaradılışta olanların burun akması, boğaz ağrısı gibi rahatsızlıkları dert etmemesi) nedenleri olduğunu belirttiler.Araştırmayı kaleme alan Carnegie Mellon Üniversitesi'nden Dr. Sheldon Cohen, "Müspet yaradılıştaki kişilerin bağışıklık sistemlerinin virüslere karşı verdiği cevap farklı olabilir" dedi.193 yetişkin üzerinde yapılan araştırmada, deneklere soğuk algınlığı benzeri semptomlara yol açan virüsler içeren burun damlaları verildi.
Araştırma sonucunda, "mutlu deneklerin" soğuk algınlığı kapma olasılığının düşük olduğunu, hastalığı kapanlarda da semptomların daha az şiddetli olduğu görüldü. (aa)