|
KIRIM ÖZERK CUMHURİYETİ
Kırım Türkleri
aslında tek bir kavimden değil, yaklaşık 1500 yıl önce Karadeniz’in kuzeyine
yerleşen birçok Türk kavminin (Hun, Kıpçak, Tatar, Peçenek) bir araya
gelmesi ile ortaya çıkmış bir topluluktur. 10. yüzyılın sonlarından 12.
yüzyılın sonlarına kadar Kırım yarımadasına hâkim olan Kıpçaklar bu dönemde
İslamiyeti kabul etmişlerdir. Moğol istilasının ardından Kırım Altınordu
Devleti’nin hâkimiyetine girmiştir. Timur’un parçaladığı bu devletin
ardıllarından biri de Kırım Hanlığı olmuştur.
Cengiz soyundan gelen ve Altınordu prenslerinden biri olan Hacı Giray 1428
yılında kendisini Kırım Hanı olarak ilan etmiş ve adına para bastırmıştır.
Böylelikle Kırım’da bağımsız bir Türk devleti teşekkül etmiştir. 15.
yüzyılın son çeyreğinde özellikle Kefe bölgesindeki bazı Tatarlar Ceneviz
kolonilerine karşı Osmanlı İmparatorluğu’nun desteğini talep etmişlerdir.
Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet’in sadrazamlarından Gedik Ahmet Paşa
komutanlığında bir donanma 1475 yılında Kefe ve civarındaki Ceneviz
kolonilerini ortadan kaldırarak Kırım Hanlığı’nı Osmanlı Devleti’nin
koruması altına almıştır. Kefe doğrudan doğruya Osmanlı Devleti’ne bağlanmış
olsa da genel hatlarıyla Kırım Hanlığı özerk bir devlet olarak varlığını
sürdürmüştür. 16. yüzyılda son derece güçlü bir devlet olan Kırım
Hanlığı’nın en güçlü idarecilerinden biri olan Devlet Giray 1571 yılında
Moskova’yı işgal ederek Rusya’yı haraca bağlamıştır. Ancak Osmanlı
Devleti’nin duraklaması ve çöküşüne paralel olarak Kırım üzerindeki Rus
baskısı artmış, 1774 yılında Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan
Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım Hanlığı Osmanlı korumasından
çıkarılmıştır.
Bunu 1783 yılında
Kırım’ın Ruslar tarafından işgali ve 1792 yılında imzalanan Yaş Antlaşması
ile bu işgalin Osmanlı Devleti tarafından da tanınması takip etmiştir.
|
Rus Zulmü Kırımlıları
Göçe Zorladı
Rusların
uyguladıkları baskı politikaları Kırım Türkleri’ni Osmanlı İmparatorluğu
sınırları içerisindeki başka bölgelere göçe zorlamıştır. Göçlerin büyük
çoğunluğu dalgalar halinde Türkiye'ye, Romanya'ya ve Bulgaristan'a
yapılmıştır. En büyük göç dalgaları, 1792, 1860–63, 1874-75, 1891-1902
senelere arasında olmuştur. Bu göçler, Rusya'nın, Kırım'daki Türk nüfusunu
azaltma politikasının bir sonucudur ve bu politikanın başarılı olduğu
söylenebilir. Zira, 1783'te Kırım'daki Türk nüfus %98 iken 1897'deki nüfus
sayımına göre Türk nüfus % 35'e düşmüştür.
Kırım Türkleri 1917
Devrimi’nin yarattığı karmaşadan yararlanarak 9 Aralık 1917'de
Kırım Tatar Milli Kurultayı’nı
toplamışlar ve 26 Aralık 1917'de Kırım Halk Cumhuriyeti'nin kurulduğunu ilan
etmişlerdir. Ancak bu durum Bolşeviklerin tepkisi ile karşılanmış ve
Bolşevikler Kırım Müftüsü ve Kırım Hükümeti Başkanı Numan Çelebi Cihan'ı
tutuklayarak 23 Şubat 1918'de idam etmişlerdir. 11 Kasım 1921'de Kırım
Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ilan edilerek Veli İbrahim bu
cumhuriyetin ilk Cumhurbaşkanı seçilmiştir.
|
1920’lerin ikinci
yarısından itibaren Sovyet Hükümetleri Kırım üzerinde büyük bir baskı
kurmuşlardır. Kırım halkı bu dönemde suni bir açlığa terk edilmiş, birçok
Kırım Türkü öldürülmüştür. Dahası 18 Mayıs 1944’te Stalin Almanlarla
işbirliği yaptıkları gerekçesi ile Savaş Kırım Türklerinin topyekûn sürgüne
gönderilmesini emretmiştir. Türklerden iki saat içerisinde, evlerinden
hiçbir eşyayı almaksızın, bulundukları köyün, kasabanın veya şehrin
meydanında toplanmaları istenmiş, emre karşı gelenler ya zorla meydanlara
getirilmiş, ya da öldürülmüştür. 423.100 kişiden oluşan Kırım Türkleri,
hayvan taşınmasında kullanılan tren vagonlarına doldurularak Sibirya’ya
sürgüne gönderilmiştir. Yalnızca bu yolculuk sırasında ölen Türklerin sayısı
200.000’e yakındır.
Kırım Türklerinin
Vatan Kırım'a dönme ve milli haklarını yeniden elde etme mücadeleleri
neticesinde Sovyet Hükümeti 5 Eylül 1967 yılında yayınladığı bir kararname
ile Kırım Tatarlarına haksızlık yapıldığını kabul etmiştir. 1987 yılında ise
Kırım Tatarlarına karşı suç işlendiği açıkça ilan edilmiş ve Kırım
Tatarlarının Kırım'a döndürülmelerine izin verilerek bu sorunun çözümü için
bir devlet komitesi kurulmuştur. |