Tuğba
Altıntop, kâğıt peçeteden gelinlik giydi
-AA-
Bursa'da bir organizasyon firması, uluslararası bir firma tarafından
üretilen kâğıt peçeteden gelinlik yaptırdı. Tamamı peçeteden bir
moda evine hazırlatılan gelinliği manken Tuğba Altıntop tanıttı.
Organizasyon şirketinin sahibi Ece Balkar, gazetecilere açıklamada
bulunurken, kalitesine inandıkları ve bölge bayiliğini aldıkları
ürünün tanıtımı için çok özel bir organizasyon yapma fikriyle yola
çıktıklarını söyledi. Ürünü gelinlik haline getirmek için yoğun bir
tempoda çalıştıklarını ifade eden Balkar, "Ortaya iyi bir sonuç
çıktı. Çok yorulduk ve büyük emek verdik, ama sonuç bütün
yorgunlumuzu aldı" dedi.
Erdoğanlar;
Kraliçe'nin doğum gününü kutladı... Emine Hanım, 'Cennet Bahçesi'
yüzüğü sundu
-AA- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, İngiltere
Kraliçesi II. Elizabeth'e özel tasarım bir yüzük, Kraliçe'nin eşi
Edinburgh Dükü Prens Philip'e ise kehribar tespih ve lüle taşından
pipo hediye etti. İngiltere Kraliçesi Türkiye'den ayrılmadan önce
İngiltere'nin Ankara Büyükelçiliğinde düzenlenen Doğum Günü
resepsiyonu dolayısıyla, Başbakan Erdoğan ile eşi, Kraliçe II.
Elizabeth ve eşi Prens Philip'le büyükelçilik ikâmetgâhında bir
araya geldi. Görüşmenin sonunda Başbakan Erdoğan ve eşi, Kraliçe'ye
sanatçı Sevan Bıçakçı'nın özel tasarımı olan "Cennet Bahçesi" adlı
yüzüğü hediye etti ve yüzüğün anlamı hakkında kendisine bilgi verdi.
Yüzük, şu anlama geliyor: "Yüzüğün merkezinde yer alan topazın içine
oyulmuş çiçekler farklı renkleriyle kültürleri simgeliyor. Dünya
onların çeşitliliğinde çok daha güzel görünüyor. Bütün çiçekler bir
arada görülüyor." Kraliçe, daha sonra yüzüğü parmağına takarak
denedi. Bu arada; Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan da,
Kraliçe'nin eşi Edinburgh Dükü Prens Philip'e kehribar tespih ve
lüle taşından pipo hediye etti. Öte yandan; Kraliçe Elizabeth ve eşi
Prens Philip, İngiltere Büyükelçiliğindeki resepsiyondan önce
Çankaya Köşküne giderek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi
Hayrünnisa Gül ile vedâlaştı ve Köşk'ün içindeki târihî müze köşkünü
gezdi.
Nuri
Bilge Ceylan'ın "Üç Maymun" adlı filmi; Cannes Festivali'nde Altın
Palmiye'ye aday
-AA-Türk sinema eleştirmenleri, 61. Cannes Film Festivalinde Altın
Palmiye için yarışan Nuri Bilge Ceylan'ın "Üç Maymun" adlı filmine
övgüler yağdırdı. Eleştirmen Mehmet Basutçu, AA'ya açıklamada
bulunurken, filmi çok beğendiğini ifade ederek, "Nuri Bilge Ceylan
sinemasının her geçen gün önemli aşamalar kaydettiğini" söyledi.
Filmin drama gücünün yüksek olduğu belirten Basutçu, "Nuri Bilge
Ceylan'ın sinemada olgunluk dönemine girdiğini" kaydetti. Eleştirmen
Vecdi Sayar da filmi çok beğendiğini, "Nuri Bilge Ceylan'ın
sinemasını her geçen gün daha yüksek bir noktaya getirdiğini"
söyledi. Başta Yavuz Bingöl olmak üzere oyuncuların performansını da
çok beğendiğini kaydeden Sayar, "Bütün oyuncular çok başarılı
oynamış, kendilerini tebrik ediyorum" dedi. İki eleştirmen, filmin
herhangi bir dalda ödül almasının sürpriz olmayacağı görüşünde
birleşti. Ceylan'ın dün sinema eleştirmenleri için gösterilen filmin
galası, bugün yerel saatle 22.30'da galası yapılacak. Ceylan'ın
filmi, sinema eleştirmenlerinden dün de tam not almıştı. Ceylan,
festivalde basının da ilgi odağı oldu.
KAYACI
: VATAN KURTARMA HEYACANINA KAPILDIM
Aysun Kayacı, NTV'deki program sırasında söylediği 'Dağdaki çobanla
benim oyun bir mi?' sözü üzerine yaşadıkları için 'Öğrencilik
yıllarındaki heyecanlar affediliyor ama nedense ben affedilmiyorum'
diye konuştu.... 02 Mayıs 2008 Cuma 00:34Kanal D'de Güneri
Civaoğlu'nun programına son dönemde çok konuşulan 'Haydi Gel Bizimle
Ol' programını sunan Çiğdem Anad, Pınar Kür, Müjde Ar ve Aysun
Kayacı katıldı.
Bir süre
önce yaptığı konuşma sırasında söylediği bir cümle nedeniyle topa
tutulan Aysun Kayacı, hiçbir zaman siyaseti düşünmeyeceğini, sadece
sorgulama aşamasında olduğunu belirterek "Ben sadece sorgulamaya
başladım demiştim cümlelerime başlarken de. Ama sorgulanmıyormuş onu
gördüm. Gençler üniversite hayatına başladıklarında, yeni yeni bir
şeyler öğrenmeye ve bu konseptlerle tanışmaya başladıklarında bir
heyecana kapılırlar. Tabi onlar affediliyor ama benim bir taraftan
da mankenlik ve oyunculuk geçmişim olduğu için ve sarışın olduğum
için nedense ben o vatan kurtarma heyecanına kapıldığım için
affedilmiyorum" diye konuştu.
Kayacı,
asla siyaset yapmayacağının altını çizerek "Ben bir partili değilim,
öyle bir yakınlaşmam da yok. Henüz herşeyi sorgulama aşamasındayım.
Siyasi partiler düzeyinde değil, ben daha evrensel, daha farklı
sorguluyorum. Ben artık olayların benden çıktığını düşünüyorum. Şucu,
bucu gibi sıfatlar yakıştırılmasından da rahatsız oluyorum" dedi.
Aysun'a
destek verdiler
Çiğdem
Anad, bir takım konuların tartışmaya açılması ve farklı fikirlerin
öne sürülmesinde insanların tepki verdiğini söyleyerek "Farklı bir
şey söylediğinizde biraz aykırı, biraz marjinal, herkes birbirine
giriyor. Sistemin yapısı böyle" diye konuştu.
Müjde Ar
da Kayacı'nın konuşmalarına destek vererek "Aslında bütün bu olup
bitene baktığımızda ben çok hüzünlendim. Gencecik bir insan ve daha
üniversite öğrencisi. Bir insan yolunu bulmaya çalışıyor. Hepimiz
çalıştık. Yumurtadan çıkıp bütün dünya meselelerine hakim car car
konuşan tipler böyle nerde...Zaten o kadar çok konuşan kadın yok.
Birdenbire insanın bu kadar yolunu kesmek, bu kadar hakaret, bu
kadar aşağılama tam bir zavallılık göstergesi. Onun için şimdi bu
kızcağız diyelim ki içinde bir siyaset kıpırtısı duydu, gitti bir
partiye üye oldu, başına geleceği siz düşünün.. Siyaset neredeyse
evimizin ana meselesi ama bende bile cesaret yok. Aysun siyasi bir
yaftadan korkuyor. Bu çok fena bir şey" diye konuştu.
Pınar
Kür de Aysun Kayacı'nın yaşadıkları için "Gidip siz bile aday
olsanız ortaokuldaki sevgilinizi çıkaracaklar ortaya. Gencecik bir
kız için bu çok daha yıpratıcı bir şey. Çünkü Türkiye'de siyaset
yıpratma mevzuu. " dedi.
KAYNAK:
TELEVİZYONGAZETESİ
Cumhurbaşkanı
Gül, çekimleri Makedonya'da yapılan "Elveda Rumeli" dizisinin setini
gezdi
MANASTIR
-AA- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "15. Orta Avrupa Ülkeleri
Cumhurbaşkanları Zirvesi"ne katılmak üzere bulunduğu Makedonya'da
Manastır kentine giderek, Atatürk'ün askeri eğitim aldığı Manastır
Askeri İdadisi ile İshak Çelebi Camii ve "Elveda Rumeli" dizisinin
setini gezdi.
Gül, bugün müze olarak kullanılan Ulu Önder Atatürk'ün 1896-1899
yılları arasında askeri eğitim gördüğü Manastır Askeri İdadisi'ni
ziyaret etti.
Türk soydaşlar ve çocuklar tarafından sevgi gösterileriyle
karşılanan Cumhurbaşkanı Gül'e, 2 Türk öğrenci Atatürk şiirleri
okudu. Atatürk için askeri idadinin içinde oluşturulan özel anı
odasını gezen Cumhurbaşkanı Gül, buradaki Atatürk büstüne çelenk
bıraktı.
Odadaki özel anı defterini imzalayan Cumhurbaşkanı Gül, deftere
şunları yazdı:
"Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün
1896-1899 yılları arasında askeri eğitimini sürdürdüğü bu mekanı
ziyaret etmekten büyük mutluluk ve onur duyuyorum.
Ulu Önder Atatürk; bilgisi, kişiliği ve ileri görüşlül üğüyle
yalnızca Türk milletinin değil, uluslararası toplumun da beğeni ve
takdirini kazanmış büyük bir komutan ve devlet adamıdır.
Bugün, bu tarihi binada Ulu Önder Atatürk adına özel bir anı
odasının mevcudiyeti, Türkiye ve Makedonya arasındaki sağlam ve
köklü ilişkiler ile Makedonya'nın kadirşinaslığının göstergesidir.
Bu anı odasının oluşturulmasında emeği geçen ve katkıda bulunan
herkese en samimi duygularımla teşekkür ve takdirlerimi iletiyorum.
Bu vesileyle büyük Atatürk'ü bir kez daha minnet ve şükranlarımla
anıyorum."
Cumhurbaşkanı Gül, odadaki fotoğraflar, üniformalar hakkında da
yetkililerden bilgi aldı.
Gül'e Manastır Belediye Başkanı tarafından bir de plaket sunuldu.
Cumhurbaşkanı Gül, daha sonra Manastır'ın merkezindeki Şirok
Sokağında yürüyerek 1506 yılında yapılan ve Manastır Kadısı İshak Ç
elebi'nin adını taşıyan camiyi gezdi.
Yol boyunca kendisine ilgi gösteren Türk soydaşlarla sohbet eden
Cumhurba şkanı Gül, çocukları kucağına alarak sevdi ve onlarla
fotoğraf çektirdi.
Cumhurbaşkanı Gül, daha sonra özel bir televizyon kanalında
yayınlanan "Elveda Rumeli" dizisinin setini ziyaret etti.
Gül'ü, sete gelişinde, dizide "Sütçü Ramiz" karakterini canlandıran
sanatçı Erdal Özyağcılar karşıladı.
Kendisini Manastır'da ve setlerinde görmekten duyduğu mutluluğu
Cumhurbaşkanı Gül'e aktaran Özyağcılar ziyareti için
Cumhurbaşkanı'na teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Gül de Türklerin 600 yıldır Balkanlar'da olduğunu ve
ortak bir kültür bulunduğunu belirterek, "600 yıllık tarihi
canlandırdığınız için teşekkür ederim. Balkanlar, bizim için çok
önemli. Türkler, İstanbul'dan önce Üsküp'ü fethetti. Bizim
dostluğumuz, çok eskilere dayanıyor, siz de buna büyük katkıda
bulundunuz. Diziniz, kültürler arası diyaloğa ve Balkanlar'la
işbirliğine de büyük katkı sağladı" dedi.
Rumeli ve Balkanlar'daki insanların her zaman sıcak olduğunu ifade
eden Cumhurbaşkanı Gül, dizinin kendisine Balkanları, tarihi,
Balkanlar ile Türklerin beraber olduğunu ve ortak kültürü
hatırlattığını dile getirerek, evde olduğu sürece diziyi izlediğini
kaydetti.
Dizinin çekildiği seti gezen Cumhurbaşkanı Gül, oyuncular ve set
ekibiyle hatıra fotoğrafı çektirdi.
Gül, Manastır ziyaretinin ardından zirvenin yapılacağı Ohri şehrine
geçti.
Gül, nüfusunun yüzde 20'sini Türklerin oluşturduğu Makedonya'nın
Resne kentindeki Resneli Niyazi Konağı'nı ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Gül, burada, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Resne
Garnizon Komutanı olarak görev yapan ve İttihat ve Terakki
Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer alan Resneli Niyazi Bey'in
çalışma ofisi olarak kullandığı konağı ziyaret etti.
Gül'ü konağa gelişinde Resne Belediye Başkanı Dimitar Uuzlevski ve
Türk soydaşlar karşıladı.
Türk soydaşlarla kısa süre sohbet eden Gül, Türklere Makedonca isim
veren ve 200 kadar Türk öğrencisi bulunan Mitebogoevski İlköğretim
Okulu öğrencilerinin bir bölümünün seslendirdiği Atatürk'ün Gençliğe
Hitabesi'ni dinledi.
Öğrencilerle fotoğraf çektiren Cumhurbaşkanı Gül, çocuklara MP3
çalar hediye etti.
Cumhurbaşkanı Gül, daha sonra şu anda kültür evi olarak kullan ılan
konak hakkında yetkililerden bilgi aldı.
Burada yabancı gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Cumhurbaşkanı
G ül, Türkiye'nin Makedonya'ya NATO ve AB üyeliği için verdiği
desteğin devam edip etmeyeceği sorusu üzerine, Romanya'nın başkenti
Bükreş'te yapılan NATO Zirvesi'nde Makedonya'ya tam üyeliğin
sağlanamadığını hatırlatarak, bundan duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
NATO Zirvesi'nde yaptığı konuşmada bunun yanlış olduğunu açıkç a
söylediğini belirten Cumhurbaşkanı Gül, "Önemli olan şartları yerine
getirmek. Makedonya performans bakımından başarılı işler yapmış ve
NATO'ya üyeliği hak etmiş bir ülke. Ümit ediyorum ki bu kısa süre iç
inde gerçekleşecek. Onun için, Makedonya halkı asla kırgınlık
içerisine girmemeli. İnanıyorum ki yakında bu meseleler
halledilecektir. Türkiye bu konuda elinden geleni yapmaya devam
edecektir." dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, Makedonya'nın ismiyle ilgili sorunların
hatırlatılması ve bu konudaki görüşlerinin sorulması üzerine de
Türkiye'nin Makedonya'yı kendi ismiyle tanıyan ilk ülkelerden birisi
olduğunu vurguladı.
Bazı platformlarda bu tür sorunların yaşanabildiğini ifade eden
Cumhurbaşkanı Gül, diyalog yoluyla bu sorunların halledilebileceğine
inandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Gül, "Makedonya NATO'nun bir parçası olacaktır. Bundan
kimsenin şüphesi olmasın" dedi.
ELİDOR'UN ''HAYAT BEKLEMEZ'' KAMPANYASI -SERTAB ERENER, MARILYN
MONROE, MADONNA VE SHAKIRA GİBİ 3 İKON YILDIZIN ARASINDA REKLAM
KAMPANYASINDA YER ALDI
İSTANBUL
(A.A) - Sanatçı Sertab Erener, Elidor'un dünya çapında ''Hayat
Beklemez'' felsefesiyle başlattığı kampanyada Marilyn Monroe,
Madonna ve Shakira gibi 3 ikon yıldızın arasında reklam
kampanyasında yer aldı. Santralİstanbul'da düzenlenen basın
toplantısının sunuculuğunu yapan Jülide Ateş, kampanyanın Türkiye
kısmı için düşünen, düşleyen, yenilikçi, cesur, aktivist ve başarılı
ikon yıldızın kim olması gerektiğine dair 20-30 yaş arasında
gençlere soru sorulduğunu ve cevapların Sertab Erener üzerinde
birleştiğini kaydetti. Erener'in saçlarının kampanya için İngiliz
saç stilisti Andrew Barton tarafından şekillendirildiği söyleyen
Ateş, kampanya için Sezen Aksu'nun ''Hayat Beklemez'' temalı bir
şarkı bestelediğini de anlattı. Toplantıda konuşan Unilever Türkiye
Ev ve Kişisel Bakım Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Zeynep
Yalım Uzun da Elidor'un ''Hayat Beklemez'' adlı yeni kampanyasının
öncelikle ABD'de yayımlandığını ve dikkat çektiğini bildirdi.
Unilever Türkiye Saç bakım Kategorisinden Sorumlu Ürün Müdürü Serra
Eryılmaz ise kampanya ile bu kategoriye farklı bir açıdan yaklaşarak
''saçların hayat demek'' olduğunun altını çizdiklerini söyledi.
Kampanyada 20-30 yaşlar arasındaki gençleri hedeflediklerini
kaydeden Eryılmaz, artan gelir seviyesine sahip ekonomik
bağımsızlığı olan, moda ve güzellik bilincine sahip genç kadınlara
hitap ettiklerini kaydetti. Konuşmaların ardından Sertab Erener,
Madonna, Shakira ve Monroe'nun yer aldığı kampanya filmleri basın
mensuplarına gösterildi.
-YENİ
GÖRÜNÜMÜ İLE SERTAB ERENER-
Film
gösterimlerinin ardından toplantıya katılan Sertab Erener, Marilyn
Monre ve Madonna gibi sanatçılara yer verilen ''Hayat Beklemez''
mesajlı kampanyada bulunmaktan memnuniyet duyduğunu ifade ederek, ''Çocukluğumdan
beri çok inatçı biriyim ve inatçılığın güzel bir özellik olduğunu
düşünüyorum. İnatçılık başına buyrukluktan öte kişisel bütünlüğü
gösteren bir şey. İnandığın bir şeye doğru hiçbir sese kulak asmadan
gidip o işi yapabilmenin ilk tohumu inatçılık. Ben 'hayat beklemez'
prensibini benimserken, bu kampanya beni buldu'' diye konuştu.
Kampanya için Erener'in yeni saçını şekillendiren İngiliz saç
stilisti Andew Barton da Erener'in bazı sanatçılar gibi kaprisli
olmadığını, saçını mor ve asker gibi kısa olmaması şartıyla
kendisine bıraktığını dile getirdi. Basın mensuplarının sorularını
yanıtlayan Erener, yeni saçı modelini ve rengini çok beğendiğini ve
oldukça kullanışlı olduğunu söyledi. Demir Demirkan ile evlenip
evlenmeyecekleri sorulan Erener, ''Bu soruyu 11 yıldır duyuyorum.
Biz evlenmeyeceğiz. Sormayın artık. Çocuk da doğurmayacağım. Ben
belki kendimi müzikten bir süre sonra başka tarafa çekeceğim. Doğaya
adamak gibi şeyler düşünüyorum'' dedi. İnternetin yaygınlaşmasıyla
birlikte müzik piyasasındaki duruma ilişkin görüşleri sorulan Erener,
''Miladi bir durum bu bence. Yepyeni, bambaşka bir sistem gelişecek
artık. İnsanlar artık CD almayacaklar, sadece internetten müziğe
ulaşabilecekler ve en önemli şey konser olacak'' diye konuştu.
Erener, Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi temsil edecek Mor
ve Ötesi grubuna da şans diledi.
Sibel
Can, 10 gün sonra Suriye’de konser verecek, 2 Arapça şarkı okuyacak
*Hülya Avşar, 1.5 saat geç başlayan program için TRT yönetimine
tepki gösterdi, ''Protesto ediyorum. Zehra sürekli arıyor,
‘neredesin’ diyor”
İSTANBUL
-OZEL- TRT 1’de yayınlanan Alaturka Solist adlı yarışma programının
1.5 saat uzaması jüri üyesi Hülya Avşar’ı çıldırttı. 21.45’te
başlayan ve 00.15’de sona ermesi gereken program önceki akşam
01.30’e kadar sürdü. Avşar da bu durumu “Programın bu saate kadar
sarkmasını protesto ediyorum. Önümüzdeki hafta bu saatte beni kimse
burada göremez. Zehra sürekli arıyor, ‘neredesin’ diyor” diyerek
tepki gösterdi. Avşar’ın bu sözlerine yapımcı Şule Bekrioğlu, “Bu
tür programların sarkması normaldir. Hülya Avşar’ın tepkisi
samimiyetimizden dolayı bana sitemidir. Programı o kadar kolay
bırakamaz...” diye yanıt verdi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk
Bayramı haftası nedeniyle programa davet edilen çocukların da
uykusuz kalmaları dikkat çekti.
SİBEL
CAN, SURİYE KONSERİNDE ARAPÇA ŞARKI SÖYLEYECEK Bostancı Gösteri
Merkezi’nde sahneye çıkan Sibel Can, 10 gün sonra Suriye’de konser
verecek. Bu konser için özel olarak hazırlık yapan sanatçı, Arapça
şarkılar söyleyecek. Takvim gazetesinde yeralan habere göre, sahnede
ilk kez Türkçe dışında repertuar hazırladığını anlatan Sibel Can,
“Suriye’de çok sevenim varmış. Onları da memnun etmeye Suriye’ye
gideceğim. Selami Şahin bana 2 parça hazırlıyor, orada okumam için.
Suriye’nin çok ünlü sanatçılarının şarkıları. Dilleri Arapça olduğu
için ben de o dilde okuyacağım” diye konuştu.
AYSU
BACEOĞLU DA HAKARET DVASI AÇTI Ünlü mankenler Şenay Akay’la Aysu
Baceoğlu arasında sular durulmuyor. Star gazetesinde yeralan habere
göre, Baceoğlu ‘Şenay travestiye benziyor’ dediği için 768 YTL para
cezasına çarptırılmıştı. Ancak Akay, temyize giderek meslektaşına
hapis cezası verilmesini talep etti. Aysu da bunun üzerine kendisine
“Yüzüne tükürsen, yağmur sanıyor” diyen Akay’a 50 bin YTL’lik dava
açtı. Şenay’ın temyize gitmesine sinirlenen Baceoğlu, “Allah’ından
bulsun... Hem ekmeğimle oynuyor hem de işi uzatıyor. Çünkü adı
sadece benimle anılıyor” dedi.
*Seda
Sayan eşi ile açılışa katıldı, konuklara ''Bizim için birer nazar
duası okuyun" dedi
İSTANBUL
-OZEL- Kale Center'ın, 1. yıl kutlamalarında sahneye çıkan hamile
olduğu iddialarına cevap veren Seda Sayan, "Benim için hamile falan
diyorlar. Keşke. Öyle bir şey olsa neden saklayayım ki? Benim hamile
olduğumu benden başka herkes biliyor. Bir ben bilmiyorum" diyerek
espiri yaptı. Konserinde bir ara Seda Sayan eşini sahneye davet etti.
Onur Şan sevilen türkülerini Seda Sayan'ın elini tutarak ve dans
ederek seslendirdi. Onur Şan sahneden inerken seyircilere, "Sizin
hepinizden bir şey rica ediyorum. Lütfen evinize gittiğiniz zaman
bizim için birer nazar duası okuyun" dedi.
HELİN
AVŞAR'IN SİTESİ HACK'LENDİ
Hacker'lar, Helin Avşar'ın guardianturk adlı internet sitesine
erişimi engelledi. Helin Avşar, bir ay önce guardianturk adlı bir
internet sitesini kurmuş ve internet sitesi sahibi olduğu için Basın
Konseyi'ne kabul edilmişti. Ancak sevinci kısa sürdü. Önceki gün bu
siteye girmek isteyenler, "Şişli 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/827
numaralı kararıyla bu siteye erişim durdurulmuştur" yazısıyla
karşılaştı. Avşar, konuyla ilgili "Sitemiz mahkeme kararıyla
durdurulmadı, hack'lendi. Bunları yapanı bilmiyorum ama bulacağız"
dedi. Kale Center'ın birinci yaş günü için yapılan kutlamalarda Seda
Sayan sahne aldı. Ünlü şarkıcıyı alışveriş merkezini dolduran
binlerce kişi izledi. Konuklar arasında Sayan’ın eşi Onur Şan da
vardı.
AJDA PEKKAN HASTANEYE
KALDIRILDI
Ajda Pekkan sabah sporunu yaparken sol el bileğini burktu. Önemli
bir şeyinin olmadığını zanneden sanatçının bileği akşama doğru
şişmeye başladı. Bunun üzerine heyecanlanan ve korkan Pekkan'ı
menajeri Ayşe Ersayın apar topar hastaneye götürdü. Eli alçıya
alınan ve yaklaşık iki hafta bu şekilde elini kullanacak olan
sanatçı, hastane çıkışında gazetecilere görünmemek için otopark
çıkışını kullandı.
CANNES FİLM FESTİVALİNDE YARIŞACAK FİLMLER AÇIKLANDI (2) -NURİ BİLGE
CEYLAN'IN "ÜÇ MAYMUN" FİLMİ ALTIN PALMİYE İÇİN YARIŞACAK
PARİS (A.A)
- 61. Cannes Film Festivalinde yarışacak 20 film, bugün düzenlenen
basın toplantısıyla açıklandı. Yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın "Üç
Maymun" adlı filmi, Altın Palmiye için yarışacak filmler arasında
açıklandı. Festivalin jüri başkanlığını Amerikalı yönetmen Sean Penn
yapacak. Fransız yönetmenlerden Arnaud Desplechin "Un conte de
Noël", Philippe Garrel "La frontière de l'aube", adlı filmlerle
festivalde yarışacak. Amerikalı yönetmen Clint Eastwood "The
Changeling", 1989 yılındaki Altın Palmiye ödülünün sahibi Amerikalı
yönetmen Steven Soderbergh ise "Che" adlı filmle yarışmaya katılacak.
Kanadalı Atom Egoyan "Adoration", 1984 yılında Altın Palmiyeyi alan
Wim Wenders "The Palermo shooting", İsrailli Ari Folman "Waltz with
Bashir", Arjantinli Lucrecia Martel "La femme sans tête", Arjantinli
Pablo Trapero "Leonera", Belçikalı Freres Dardenne "Le silence de
Lorna" adlı filmlerle yarışmaya katılan diğer yönetmenler arasında
yer alıyor.
Tuğba
Özay; ilk filminde 'Peşmerge kızı' oldu
MALATYA
-İHA- Manken Tuğba Özay'ın bir peşmergenin kızını canlandırdığı 'Saddam'ın
Askerleri Kara Güneş' isimli filmin çekimlerine Malatya'da başlandı.
Kuzey Irak'ta Saddam Hüseyin döneminde bir peşmerge köyünde
yaşananları anlatan 'Saddam'ın Askerleri Kara Güneş' adlı filmin
başrol oyuncularından manken Tuğba Özay, sinemaya ilk adımını attı.
Yapımcılığını ve yönetmenliğini Rüzgar Gani Şavata'nın yaptığı
filmde Yalçın Dümer ve Rüzgar Gani Şavata ile birlikte rol alan
manken Tuğba Özay, bir peşmergenin kızını canlandırıyor.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan manken Tuğba Özay, "Bu benim ilk
sinema filmim. Bugüne kadar birçok dizi filmde başrol oynadım ya da
paylaştım. Birçok tiyatro oyununda oynadım. Sinema benim hayatımda
ilk kez oluyor. Daha önce birçok kez teklif gelmişti. Hiç kısmet
olmadı. Ya projede anlaşamadık ya benim çok istediğim bir proje oldu
ama bütçede anlaşamadık ya da programın yoğunluğundan zamanlama
uymadı. Kısmet bugüneymiş. Çok güzel bir proje olacağına inanıyorum.
Çok heyecanlıyım. Çok genç oyuncular var. Bence bu çok daha iyi. Ben
bu projenin sinemaseverlerce beğenileceğini umuyorum" dedi. Filmdeki
rolünün kendi karakteri ile uyumlu olduğunu belirten Özay, "Canlandırdığım
'Zine' adlı genç kız, çok zor ve sivri bir karaktere sahip. Ben
köydeki lider kızım. Başı dik, kimseye boyun eğmeyen, çok güçlü bir
karakter. Bu beni daha çok heyecanlandırıyor. Çünkü bir kadın olarak
güçlü durmayı her zaman seven bir insanım. Bu filmde de o güçlü
karakteri seyircinin gözleri önüne seriyoruz" ifadelerini kaydetti.
Oynadığı rol ile çevresine bir mesaj verip vermediği yönündeki
soruyu yanıtlayan Özay, "Mesaj vermek söz konusu değil. Bugüne kadar
tavrım ve duruşumla insanlara bir şeyleri düşündürttüğümü umuyorum.
Ama burada benim için önemli olan iyi bir film ortaya çıkarmak,
filmin hikayesindeki gibi barışın ve kardeşliğin olduğu bir dünya
meydana getirebilmek. Filmde işkenceler var ama asıl olanın barış ve
kardeşçe yaşamak olduğunu gösteriyoruz" şeklinde konuştu. Bu yıl
ikinci bir sinema filminde daha rol alacağını kaydeden Özay, "Bu
filmin çekimleri bittikten sonra, yine güçlü bir karakter ile
seyircinin karşısına çıkacağım. Cumhuriyet tarihinde geçen bir
hikaye. İkinci sinema filmim olacak. Bu çekimler bittikten 1 ay
sonra o filmin çekimleri başlayacak. Film Karadeniz'de çekilecek.
Orada da baskın bir karakteri oynuyorum. Filmde 75 erkek oyuncu
arasında tek kadın oyuncu benim. Ben oyunculuğu çok seviyorum.
Meslek hayatıma modellikten önce oyunculukla başlamıştım. Tiyatroya
7 yaşında başladım, 14 yaşına kadar eğitim devam etti. 16 yaşında da
ilk olarak bir dizi filmde oynadım. Bugüne kadar 14 dizi film ve
birçok tiyatro oyununda rol aldım. Yaşlanmadan sinemada birçok
karakterde kendimi göstermek istiyorum" dedi. Kariyerini sinema ve
modellik eğitim okulu yöneticiliği ile devam ettireceğini ifade eden
Özay, "Bu yıl modelliğe veda edeceğim. Artık yeni isimler
kazandırmak istiyorum moda dünyasına. Tuğba Özay Modellik Okulu
açmayı ve bununla beraber prodüksiyon ve reklam işleri yapabileceğim
bir organizasyon şirketi açmayı düşünüyorum. Geçtiğimiz günlerde
modelliği bırakacağımı açıkladığımda birçok yerden gelen
telefonlarda bu işi 2-3 yıl daha sürdürmem istendi ancak benim
mesleğim ile ilgili olarak belirlediğim strateji şu anda televizyona
ve sinemaya yönelmek. Zaten önümüzdeki ay kitabım çıkacak. O kitabı
da senaryo haline getirmek isteyenler var" diye konuştu. Manken
Tuğba Özay, köyde kayısı bahçelerini gezerek kayısı çiçeği koklarken
kuzuları da sevdi. BURHAN KARADUMAN
Lost'un
yıldızı Sawyer'ı İstanbul şaşırttı,''Hepiniz çok şık ve pahalı
giyiniyorsunuz. Her yerde lüks arabalar gördüm. Sanki burası
dünyanın en zengin ülkesi''
İSTANBUL
-AA- İzlenme rekorları kıran "Lost" adlı televizyon dizisinde
"Sawyer" karakterini canlandıran oyuncu Josh Holloway, reklam
filminde rol aldığı Magnum Double'ın basın tanıtım toplantısına
katıldı. Les Ottomans Otel'de gerçekleştirilen toplantıya basın
mensuplarının yanı sıra sanatçının hayranı kadınlarırın ilgi
gösterdiği görüldü. Toplantıda konuşan Algida Pazarlama Direktörü
Şükrü Dinçer, "haz" temalı ürünlerinin reklam filmlerinde rol alması
için Holloway'i uygun bulduklarını belirterek, oyuncunun "Lost"
dizisinde canlandırdığı karakterin popülerliğinin yanı sıra dünyanın
en güzel 50 insanından ve en çekici 20 erkeğinden biri olduğunu
söyledi. Josh Hollaway de reklam filmi çekimleri için geldiği
İstanbul'u çok beğendiğini ifade ederek, "Boğaz manzarası mükemmel.
İlk geldiğim sabah, tepeden yükselen odama giren güneş ışıkları ile
uyandım. İstanbul'un çok özel bir yer olduğunu düşünüyorum. Hepiniz
çok şık ve pahalı giyiniyorsunuz. Her yerde lüks arabalar gördüm.
Sanki burası dünyanın en zengin ülkesi''dedi. "Türkiye'ye gelmeden
önce ülke hakkında ne düşünüyordunuz?" şeklindeki bir soruya
Holloway, ziyaretinden önce Türkiye hakkında çok fazla fikrinin
olmadığını anlatarak, "İnternete girip baktım, dedim ki 'Gerçekten
güzel bir ülke'. Açıkçası insanları hakkında bir fikrim yoktu. Benim
için bu ziyaret ufuk açıcı oldu. Eşimle beraber tekrar gelmek
istiyorum. Herkes son derece kibar ve sıcak" diye konuştu. Holloway,
Lost dizisinin ardından rol almak istediği başka bir dizi olup
olmadığı ve hangi oyuncularla çalışmak istediğine ilişkin bir soruya
karşılık, sinema filmlerinde rol almayı düşündüğünü söyledi. Sinema
filmi projelerinde beraber çalışmak istediği sinema sanatçıları
arasında yönetmen Martin Scorsese, aktör Daniel Day Lewis'i sayan
Holloway, Clint Eastwood ve Jack Nicholson'ı da çok beğendiğini
bildirdi. Toplantıda, sorulara esprili cevaplar veren Holloway,
beraber rol almak istediği kadın oyuncular arasına ise Judi Dench ve
Meryl Streep'in yanı sıra Scarlet Johnson'ı saydı. Holloway, "4.
sezonda Lost dizisinin finalinin izleyici tatmin edip etmeyeceği"
yönündeki bir soruyu, "Sanırım evet. Şu anda adada işler kızışmaya
başladı. Final uzun olacak. Kısa bir film gibi düşünülebilir. Ben de
sonunda ne olacağını bilmiyorum, senaryoyu dönünce okuyacağım. Zor
bir sezon oldu bizim için. Yazarların grevi, DVD'lerin internete
dönüşmesi, sözleşmelerin eski olması gibi problemler yaşadık" dedi.
"Bir kadın olsaydınız Lost dizisindeki Jack karakteri mi, Sawyer'i
mi tercih ederdiniz" sorusuna ise Holloway, "Nasıl bir kadın
olduğuma göre değişir. Sawyer bir hafta sonu geçirilebilecek bir
adam. Ama Jack'le bir ömür boyu yaşanabilir" cevabını verdi.
Toplantıya katılan bayanların "yakışıklılığı" ile ilgili yorumları
karşısında "teşekkür eden ve evli olduğunu" hatırlatan Holloway,
sevdiği müzik türleri ile ilgili soru üzerine, Folk, Rock ve Country
türü müzikleri dinlediğini, Türk melodilerini sevdiğini, özellikle
oryantal dansı beğendiğini söyledi. Holloway, dün akşam katıldığı
televizyon programında hediye edilen oryantal kıyafetini de eşine
götüreceğini dile getirdi.
Nez,
canlı yayında program sunucusunu dövdü
İSTANBUL
-OZEL- atv'de yayınlanan Maksat Muhabbet programına konuk olarak
katılan Nez, dilden dile dolaşan, bir magazin efsanesi haline gelen
“kadın dövme” olayını anlattı.
Yıllar önce, ''Bir rockçıyı, bir türkücüyü bir de seksi bir kadın
ünlüyü dövdüm'' diyen Nez’in bu açıklamalarındaki kişilerin
kimlikleri hep merak edildi. Nez bu kişilerin kimliklerini
açıklamadı ama dün gece canlı yayında “seksi bayanı” nasıl dövdüğünü
uygulamalı olarak gösterdi. Bu ünlü bayanı gittikleri bir davetin
lavabosunda patakladığını anlatan Nez, Kadir Çöpdemir’in ısrarı
üzerine “O anı” yaşayarak gösterdi.
OKAN
BAYÜLGEN - AYŞE ÖZYILMAZEL YENİDEN BİRLİKTE
Bir süre önce yollarını ayıran Okan Bayülgen ile sevgilisi Ayşe
Özyılmazel, yeniden birlikte. Ayşe Özyılmazel’in Yalın’la
yakınlaşması nedeniyle ayrıldıkları iddia edilen çift, uzak kalmaya
çok fazla dayanamadı. Sevgilisinden ayrıldığını ‘Günaydın, gittim
ben’ başlıklı yazısında açıklayan Ayşe Özyılmazel, barıştıktan sonra
Bayülgen ile Nişantaşı’nda bulunan Sofa Otel’de birlikte yaşamaya
başladı.
AYSUN KAYACI
VE MÜJDE AR'A TAZMİNAT DAVASI
Adıyamanlı mahalli sanatçı Mehmet Aslan'ın, manken Aysun Kayacı ve
sinema sanatçısı Müjde Ar hakkında, bir televizyon programındaki
konuşması nedeniyle 1'er YTL'lik açtığı tazminat davası 5 Haziran
2008 tarihinde görüşülecek.
Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesine dava dilekçesi veren Mehmet Aslan'a,
celp kağıdı geldi. Karara göre, Aysun Kayacı ve Müjde Ar, 5 Haziran
2008 tarihinde saat 10.30'da Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesinde
yargılanacak.
Mehmet Aslan, gazetecilere yaptığı açıklamada, Kayacı'nın çobanlara,
Ar'ın da Adıyamanlılara hakaret ettiğini ileri sürerek, "Manevi
olarak çöktüm. Bu nedenle tazminat davası açtım. Sözleri onuruma
dokundu" dedi.
Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde, Aysun
Kayacı ve Müjde Ar'ın hazırladığı televizyon programında
söyledikleri sözlerle Adıyamanlılara ve çobanlık yapan dedesine
hakaret ettiklerini belirten Aslan, çoban dedesi ile gurur duyduğunu
söyledi. Aslan, şöyle dedi:
"Dedem çevresinde sevilen, ülkesinin sorunlarına duyarlı, 4 yıl
askerlik yapmış, kazancı kadar da vergi veren, ürettiği buğdayı
devlete satarken yasal stopajları ödeyen adam gibi bir adamdı.
Ben, Adıyamanlıyım. Benim bildiğim kadarıyla Adıyaman'da mağarada
yaşayan insan yok. Mağara gibi evlerde yaşayanlar varsa da onların
kaçak villalarda yaşayanlardan daha onurlu olduklarını düşünüyorum."
SERENGİL:
GÜLBEN ERGEN PİNOKYO
Yeni albümüyle fırtına gibi esmeye başlayan Gülben Ergen'le Seren
Serengil arasında yine buz gibi rüzgarlar esiyor... atv ile hafta
içi her gün yayınlanacak bir sabah programı ve haftada 1 günde şov
programı yapmak için el sıkıştığı öğrenilen Gülben'i üstü kapalı
topa tutan Seren, ünlü sanatçıya "Pinokyo" benzetmesi yaptı. atv'den
aldığı ücret sır gibi saklanan Gülben Ergen'i vefasızlıkla
suçlamakla kalmayan, yalancılıkla da itham eden Seren Serengil'in
kendi ismiyle yazdığı "Pinokyo" yazısı internette büyük yankı
uyandırdı."Bizim Pinokyo Kanal 1'e çıkarak tutmayan albümünün
zorlama promosyon turları içinde" diye başlayan yazıda, Gülben'i
sahneye ilk kendisinin çıkarttığına değinen Seren, sözlerini "Hırslı
Pinokyo. Külkedisi olarak anıl. Belki iyi olursun" diye noktalıyor.
netgazete
OTEL
SAHİBİ SAWYER'İ TANIMAYINCA
İSTANBUL
-OZEL- Magnum’un reklam filmi için İstanbul’a gelen ‘Lost’ dizisinin
Sawyer’ı Josh Holloway, kaldığı Les Ottomans Otel’de ilginç bir olay
yaşadı. Otelin içindeki Q Jazz Bar’a inen yakışıklı aktör,
kadınların hücumuna uğradı. Öpücük yağmuruna tutulan aktörün bu
halini gören mekan sahibi Mehmet Ali Açılmış ise olanlara anlam
veremeyince Holloway’in yanına giderek, “Neden kadınlar size koşuyor,
ünlü biri misiniz?” diye sordu. Aktörden “Bilmiyorum” cevabını alan
Açılmış, resepsiyondan gerçeği öğrendikten sonra Holloway’in yanına
giderek bir süre sohbet etti. Otelde Türk kahvaltısı da yapan
Holloway hakkında çıkan haberlerin bir dosyada toplanmasını
isteyerek, “Bunu karıma göstereceğim” dedi. Josh Holloway, dün sabah
Magnum’un İstinye Park’taki dondurma reklamlarının çekimlerine
katıldı. Ünlü aktöre Litvanyalı model Ingrida Kraus eşlik etti.
netgazete
Evlilik
hazırlıkları yapan ünlü şarkıcı Bora Gencer'in nişanlısının 5 aylık
hamile olduğu ortaya çıktı
İSTANBUL
-OZEL- Evlilik hazırlıkları yapan ünlü şarkıcı Bora Gencer'in
nişanlısının 5 aylık hamile olduğu ortaya çıktı. 27 Nisan'da Büyük
Kulüp'te gerçekleştirilecek bir törenle dünyaevine girecek olan Bora
Gencer, bir yandan da baba olmaya hazırlanıyor. Gecer, nişanlısı
Hülya Yaman'ın 5 aylık hamile olduğunu açıkladı. Aynı zamanda Alman
vatandaşı olan Yaman'ın hamilelik haberini verdiğinde Gencer'in
şaşkınlık ve sevinci bir arada yaşadığı öğrenildi. Fatih'teki bir
mağazada gelinlik beğenen çift, mutlu haberi mağaza çalışanlarıyla
paylaştı. Eşinin hamile olduğunu doğrulayan Bora Gencer, 'Baba
oluyorum. Çok mutluyum. Cinsiyeti erkek. Adını Ada koyduk' dedi.
TATLISES
KIZININ KINA GECESİNE KATILAMADI
Ünlü türkücü İbrahim Tatlıses ve Perihan Savaş'ın kızları Melek
Zübeyde'nin kınası yapıldı. Damat Volkan Akkaş ise aynı mekanın üst
katında arkadaşlarıyla bekarlığa veda partisi düzenledi.Güzide Duran
ve Pınar Altuğ'dan sonra, 18 Nisan'da Hilton Convention Center'da,
Volkan Akkaş ile evlilik hazırlığı yapan, İbrahim Tatlıses ve
Perihan Savaş'ın kızı Melek Zübeyde için Ziyade Fasıl'da özel bir
kına gecesi düzenlendi. Mekanın üst katında ise damat Volkan Akkaş
arkadaşlarıyla bekarlığa veda partisi yaptı.
Gecede Perihan Savaş ile Melek Zübeyde kına yakıldığı sırada
gözyaşlarını tutamadı. Kına yakılmadan avucunu açmayan Melek
Zübeyde'ye kayınvalidesi altın hediye etti. Gecenin sonunda Melek
Zübeyde ve damat Akkaş mekanı arka kapıdan terk etti. Kına gecesini
kapıda içeri alınmadan takip eden basın mensupları genç çiftin
tutumunu kınarken, Perihan Savaş küçük bir açıklama yapmakla yetindi.
Kısa bir süre önce annesi Fahrunnisa Karakulak'ı toprağa veren Savaş,
"Bu gece sevinç ve üzüntüyü bir arada yaşıyoruz. Anne acısı çok
kolay bir şey değil, ama annem de bunun gerçekleşmesini istiyordu.
Evlatlarımızın en güzel gecesini yaşadık, onlar medyatik olmaya
alışkın olmadıkları için sizden kaçtılar" dedi. Savaş ayrıca "Kız
vermek çok zor bir şey. Ben annemle birlikte çocukluğumu kaybettim.
Melek de çok ağladı" diye konuştu. Savaş, İbrahim Tatlıses'in gecede
bulunmamasıyla ilgili olarak da "İbrahim Bey şehir dışında. Annesi,
halaları burada. Düğünde görüşürüz" açıklamasında bulundu.Köşebaşı
Kebab’ın sahibinin oğlu Volkan Akkaş ile dünyaevine girecek olan
Melek Zübeyde kınasında basından köşe bucak kaçtı.
SABA TÜMER'E BİR KAMYON
ÇİÇEK ŞOKU
Habertürk TV' de işbaşı yapıp yeni programına başlayan Saba Tümer'e
ilk gün bir kamyon çiçek hediye geldi. Habertürk TV'nin kapısında
çiçek dolu kamyonu gören televizyon çalışanları gözlerine
inanamazken, Saba Tümer'e bu jesti yapan gizli hayranı ortaya
çıkmadı.Saba Tümer'e gönderilen bir kamyon çiçek Habertürk
çalışanlarının masalarına dağıtıldı. Bir anda çiçek bahçesine dönen
kanalda çalışanlar ve Tümer 'isimsiz hayrandan' yapılan bu sürprize
çok şaşırdı. Gizli hayranının gönderdiği bir kamyon çıçek Saba
Tümer'le sevgilisinin de arasını açtı.
*İki ünlü kendi diyetleriyle zayıfladılar! Seren Serengil 6.5 kilo,
Deniz Seki 8 kilo verdi
İSTANBUL
-OZEL- 16 yaşından beri incelmek için her yolu deneyen, zayıflama
hapları yüzünden hafızasını kaybeden Seren Serengil, kendi bulduğu,
adını da 'Seren' koyduğu aletle dört haftada tam 6.5 kilo
vermiş.Sabah gazetesinde yeralan habere göre sansasyonel ünlü
şunları söyledi,''İlk diyetimi 16 yaşımda yaptım. Ailede bana
'koala' derler. Hareket etmeyi sevmem. Bir de çikolata, gofret için
uykudan uyandığımı bilirim. Ünlü diyetisyenlere, zayıflama
kamplarına gittim ama çıkınca, gözüm döndü kilolarımı geri aldım.
Akupunktur yaptırdım. Kulağıma iğneler soktular. Bitti; soluğu
restoranda aldım. İki kez liposuction yaptırdım ama bir sonuç
alamadım. Şimdi inceldim mutluyum. Bir doktor "İncelmene yardım eder"
diye ilaç verdi. Hızla 16 kilo verdim 54 kilo oldum. Ama sonra aynı
hızla iki kat kilo aldım. Bir de bende hafıza kaybına yol açtı.
Şimdi power plate ve yurtdışında bulduğum, adını 'Seren' koyduğum
bir alet var. Bir ayda 6.5 kilo verdim, iki beden incelip 38 beden
oldum''
ALKOLÜ
BIRAKTI, 8 KİLO VERDİ
Deniz Seki, aldığı kilolar nedeniyle sıkıntılı günler yaşıyordu.Ünlü
diyetisten Taylan Kümeli'nin detoks programıyla hem alkolü bırakan,
hem de 8 kilo veren Deniz Seki'nin çok mutlu olduğu belirtildi.
Vatan gazetesinde yeralan habere göre, Seki'nin detoks programıyl
yeni bir hayata başladığını söyleyen Taylan Kümeli,"Deniz Hanım hem
alkolü bıraktı hem de kilolarına veda etti. Şimdi çok daha bilinçli.
Karaciğerini detoks programı ile tamamen temizledik ve kendisini
daha canlı bir hale getirdik" diye konuştu. Kümeli'nin uyguladığı
detoks programına İbrahim Tatlıses, Seda Sayan, Deniz Seki, Serdar
Bilgili, Siren Ertan, Gülay Kamaz ve Emine Sabancı gibi isimler
katılıyor.Ünlü isimlere 'L3 Lifeshot' adlı bir program uyguladığını
söyleyen Taylan Kümeli, bu programı şöyle anlatıyor,''Karaciğeri
destekleyerek zayıflamaya yarayan bu program aynı zamanda alkol ve
sigaranın karaciğer üzerindeki yıkıcı etkisini azaltmak için de
kullanılabiliyor''
HÜLYA
AVŞAR, EMRAH İLE AŞK YAŞAYACAK
Hülya Avşar ve Emrah, yeni bir televizyon dizisi için birlikte
kamera karşısına geçecek.Takvim gazetesinde yeralan habere göre,
Emrah’ın yıllar önce konuk olarak çıktığı Hülya Avşar Show’u
terketmesi yüzünden araları açılan ikili, geçtiğimiz günlerde
biraraya gelerek dizi ile ilgili prensipte anlaştı. Avşar ve Emrah
iki sevgili olarak kamera karşısına geçecek.
BAŞAK
SAYAN, MERDİVENDEN DÜŞTÜ, OMUZUNA 12 ÇİVİ VE PLAKA YAKILDI
Başak Sayan, geçtiğimiz gün at binmek için gittiği binicilik
tesisinin merdivenlerinden düştü.Kaza sonucu sağ omzunda kırıklar
meydana gelen oyuncu, kontrollerin ardından Florence Nightingale
Hastanesi'nde ameliyata alındı. Omzuna 12 titanyum çivi ve bir
titanyum plaka takılan Sayan, "Ölümden döndüğüm bir gerçek. Yaklaşık
iki ay fizik tedavi göreceğim" dedi.
*Hülya
Avşar'dan ilginç açıklamalar:
''Hayatta benim için, kaybolmakta olan aile değerlerimize sahip çıkabilmek
önemli''
İSTANBUL -OZEL- Kendi adına düzenlenen tenis turnuvası nedeniyle iki
hafta boyunca sevgilisi Saadettin Saran'ın sahibi olduğu Pink FM'de
program yapan Hülya Avşar, ilginç açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz
günlerde, sanatçılar arasındaki marka olma sıralamasında birinci
çıkan Avşar, "Bir sene marka olmak önemli değil, bunu sürdürebilmek
önemli. Ancak artık hayatta benim için, kaybolmakta olan aile
değerlerimize sahip çıkabilmek önemli. Marka olmak mevzusu artık çok
gerilerde kaldı. Bu saatten sonra olmasam da olur" dedi. Başarısını
mesleki hayatında diktiği ağaçların sağlam olmasına bağlayan Avşar
şunları söyledi: "Spor yapmak, sosyal çalışmalarda bulunabilmek,
doğruyu söylemek, Türk aile değerlerine göre yaşamak önemli. Bence
hayattaki duruşu insanın en önemli mesajıdır..."
Radyo programında magazin muhabirlerinin sorularını da yanıtlayan
Hülya Avşar, "Geçtiğimiz günlerde kına gecesi yapan Pınar Altuğ'a
evlilik konusunda bir öneriniz var mı?" sorusu üzerine şu yanıtı
verdi: "Eğlenceler hoş ama bundan sonrası çok önemli. Daha küçükler...
Gerçi Pınar daha önce evlenmiş olduğu için daha olgun bu konuda ama
hiçbir şey öneremem. Evlilik karşılıklı kimyaların tutması ile
alakalı bir şey. Bana göre evlilik her zaman çiftlerin karşılıklı
başarısıdır."
GÜLBEN
ERGEN, HÜLYA AVŞAR'IN SAHNEYE ÇIKTIĞI
Hülya Avşar ile Gülben Ergen arasında yıllardır yaşanan rekabet,
uzun süre magazin dünyasını meşgul etmişti. Ama son bir yıldır
ikilinin arasındaki rekabet ve çekişme sona erdi gibi görünüyordu.
Gerçeğin böyle olmadığı ise geçtiğimiz günlerde ortaya çıktı.
İkili ilk kez 9 yıl önce 'Dadı' dizisinde karşı karşıya gelmişti. 'Dadı'nın
başrolünü Avşar'ın elinden alan Ergen, daha sonra ünlü oyuncuyla
sıkı bir rekabete girmişti. Ergen'in son hamlesi ise Avşar Kızı'nın
sahnesini kapmak oldu. Geçen yıl, Kıbrıs Kaya Artemis Otel'de Hülya
Avşar ile Özcan Deniz dönüşümlü olarak sahneye çıkıyordu. Bu yıl da
aynı kadronun programa devam edeceği sanılıyordu. Ama otel
yetkilileri bu yıl, Özcan Deniz'le birlikte Hülya Avşar yerine
Gülben Ergen'le anlaşma imzaladıklarını söyledi. Sanatçıların isteği
üzerine otel yöneticileri, Deniz ve Ergen'in ne kadar para
alacaklarını açıklamıyor. Fakat Gülben Ergen'in, Hülya Avşar'dan çok
daha fazla para aldığını söylemekten kaçınmıyor.
TARKAN,
İKİNCİ KLİBİNİ SLOW ŞARKISINA ÇEKTİ
Tarkan 'Metamorfoz' albümünün ikinci klibini 'Pare Pare' adlı slow
şarkısına çekti. Maslak'ta bulunan Ata Stüdyoları'nda 48 saatte
tamamlanan klibin yönetmenliğini Altan Dönmez yaptı. Megastar bu kez
tek başına kamera karşısına geçerken, klibin sade görüntülerden
oluştuğu öğrenildi. Tarkan'ın önceki kliplerinin aksine sadece
sahnede şarkı söyleyerek tamamladığı klibin montajı Tarkan'ın bu
hafta sonu Londra'da vereceği konserin ardından yapılacak.
İCLAL
AYDIN'DA ESTETİKLİ ÜNLÜLER KERVANINA KATILDI
İclal Aydın, Hürriyet gazetesinde yeralan habere göre diyet ve
sporla eritemediği karın yağlarından liposuction yöntemiyle kurtuldu.
Geçtiğimiz günlerde bir özel hastaneye giderek yağlarını aldıran
Aydın, birkaç gün içinde de Emre Kınay'la başrolü paylaştığı "İki
Aile" dizisinin setine döndü. Ancak operasyon nedeniyle bir süre
kullanması gereken korse ekip arkadaşlarının dikkatinden kaçmayınca,
bu sırrı ortaya çıktı.
ALATURKA
ASSOLİST YARIŞMASI ILE TRT DE KERVANA KATILDI
İSTANBUL -OZEL- TRT ekranlarında yayınlanan ‘Alaturka Solist’
yarışmasının jürisinde İnci Çayırlı, Ahmet Özhan, Ercan Saatçi ve
Hülya Avşar gibi sanat camiasının önde gelen isimleri yer alıyor.
İlk program öncesi kameralar önüne geçen jüri üyeleri yarışma
hakkında sorulan soruları cevapladı. Basın toplantısında yine ilgiyi
üzeri toplayan Hülya Avşar, ‘Bu yarışma diğerlerinden çok farklı bir
formata sahip. Birincisi jüri üyelerimiz işlerinde gerçekten çok
başaralı sanatçılarımız. İkincisi ise gerçek anlamda güzel bir sese
sahip Türkiye’nin yeni assolistini bulmaya çalışıyoruz’ dedi. Hülya
Avşar’ın ayak bileğine yaptırdığı motifler de oldukça beğeni topladı.
KAYNAK: NETGAZETE
ÇAĞLA
ŞİKEL,''MANKENLİKTE PARA YOK''
Ünlü
manken ve oyuncu Çağla Şıkel, mankenlikten tahmin edildiği gibi çok
para kazanılmadığını önceki gün katıldığı bir televizyon programında
söyledi. Şıkel, "11 yıldır bu işi yapıyorum. Firmalar ısrarla
defilelere çağrıyor. Ancak çok komik paralar telaffuz ediyorlar.
Bunca yıldır modellikten doğru dürüst para kazanamadım" dedi. Şıkel
şu anda aldığı evi ve arabasını ise Türker İnanoğlu sayesinde
aldığını ifade etti. Ünlü manken sözlerine şöyle devam etti: "Cennet
Mahallesi dizisi sayesinde üç buçuk, dört yılda hem evimi aldım, hem
arabamı değiştirdim hem de Bodrum'da yazlığımı aldım." KAYNAK:
NETGAZETE
Vadi'nin
yeni bölümüne RTÜK ayarı
Kurtlar Vadisi'nin yeni bölümünü merakla bekleyen izleyiciler,
tekrar bölümü ile sürprizle karşılaştı. Dizinin yapımcısı Pana Film,
yeni bölümün neden yayınlanmadığını açıkladı.
20 Mart 2008 21:49
Yazı boyutunu büyütmek için
3 gündür yeni bölümünün fragmanını yayınlayan Showtv'nin bu akşam
Kurtlar Vadisi Pusu'nun tekrarının yayınlanması dizinin
müdavimlerini bir hayli üzdü.
Dizinin
resmi sitesinde ise, bu hafta neden yeni bölümün yayınlanmama
gerekçesi duyuruldu.
Kurtlar
Vadisi Pusu’nun geçmiş bölümlerinde yayınlanan bazı sahnelere RTÜK
tarafından ceza uygulanmıştır. Bu yüzden dizinin 31. bölümünün
yeniden revizyona girmesi gereği doğmuştur.
Kurtlar
Vadisi Pusu’nun 31. bölümü, aksiyon sahnelerinde yapılacak
değişikliklerin ardından, 27 Mart Perşembe gecesi izleyicileriyle
buluşacaktır.
ÜNLÜLERİN
BAŞI SAPIKLARI İLE DERTTE
Kanal 1’deki Yüz Yüze programına katılan Erkan Petekkaya, uzun süren
bir telefon tacizinden nasıl kurtulduğunu anlattı.
"Bir kız beni arıyor durmadan. Bulmuş telefonumu. Buluşalım diyor
sürekli. Üstelik daha 17 yaşında bir kız. İyi davranıyorum çünkü
sert davranırsam karşıdaki insanların tavırları da değişiyor" diyen
Petekkaya, genç kızın sürekli araması ve buluşma isteği üzerine
bunalmış ve bu durumdan kurtulmanın yolunu aramış.
Bir defasında kızın bütün kontörleri bitene dek konuşan Erkan
Petekkaya, "Kontörünün bitmesine yakın bana söyle" diyerek kızı da
uyarmış. Daha sonra kızın kendi ev telefonundan cebini aramasını
sağlayan Petekkaya, ertesi gün cep telefonunda görünen ev numarasını
aramış. Telefona kızın annesi çıkınca kendisini tanıtıp evde bir
erkek olup olmadığını sormuş. Kızın babası telefonu alınca da durumu
anlatmış ve daha sonrasında bu tacizden kurtulmuş.
"Benim yerimde kötü niyetli bir insan olsaydı kimbilir o kızın
başına neler gelirdi" diyen Erkan Petekkaya, sürekli telefonla
kendisini taciz eden kişilerin numaralarını da özellikle SAPIK
ismiyle kaydettiğini söyledi.
Ünlü manken ve oyuncu Çağla Kubat ta, sapığı yüzünden korkulu günler
yaşıyor.CNN ekranlarında Deniz Akkaya ve Sanem Altan ile birlikte
program sunan Kubat, bir süre önce kendisine dadanan bir sapığın
çalıştığı televizyon
kanalına
kadar geldiğini, bu durumdan çok korktuğunu söyledi. Bugün
gazetesinde yeralan habere göre, Kubat bir hayranının internet
sitesine yazdığı şu mesajı okurken bile korktuğunu ifade etti. 'Geleceğim
uykudayken sen. Beklenmedik uzak bir konuk gibi. Bir başıma koyma
beni. Bir zaman karanlıkta bakamayacağım yüzüne. Seni kucaklayacak
ve hiç gitmeyeceğim.' Kubat bir hayranının da Kanal D'ye kadar
geldiğini söyleyerek güvenliği çağırmak zorunda kaldığını belirtti.
HELİN AVŞAR'DAN
ŞEHİTLERE 100 BİN YTL
Katıldığı davet ve programlardan ücret talep eden Helin Avşar,
Mehmet Ali Erbil’in Çarkıfelek yarışmasında hosteslik yaptı.Daha
önce Asena ve Playboy güzeli Victoria Silvstedt’in konuk hosteslik
yaptığı programdan 100 bin YTL alan Helin parayı şehit ailelerine
bağışladı.
Sezen
Aksu’nun ayakkabısı 50 bin dolar satıldı
İSTANBUL
-OZEL- Galatasaray Kulübü’nce organize edilen “Başarıya Giden
Adımlar” projesi Swissotel’de düzenlenen geceyle
tanıtıldı.Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı ve
engelli vatandaşlar için başlatılan yardım kampanyasına ünlü isimler
de büyük ilgi gösterdi. Sezen Aksu, gecede yapılan açık arttırmaya
kendi tasarladığı ayakkabıları hediye etti. Sanatçının
ayakkabılarını iş adamı Atila Türkman 50 bin dolara satın aldı.
Aksu’nun kırmızı ayakkabılarının altında kendi el yazısıyla şu
satırlar yer alıyor: “Kavacık’ta bir dükkan / Bir avuç içi / Mehmet,
Necati, Sezen / Üç ahbap kişi / Sade kahve, demli çay / Hoş beş
arası / Güle oynaya yaptı / Bu kırmızı işi... İmza: Çırak Sezen...”
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım da 1000’er dolardan 25 tekerlekli
sandalye aldı.
BİNBİR GECE'NİN KÖTÜ GELİNİ FÜSUN ANNE OLDU
Binbir Gece dizisinde canlandırdığı kötü gelin “Füsun” karakteriyle
izleyicilerin beğenizisi kazanan Yonca Cevher Yenel şu sıralar
annelik heyecanı yaşıyor. Güzel oyuncu bşarılı bir operasyonla ilk
bebeğini dünyaya getirdi. Yenel'in bir oğlu oldu. Bebeğe Ali Deniz
adı verildi.
EBDU GÜNDEŞ,''HAZİRANDA
EVLENECEĞİZ''
Ebru Gündeş, Popstar Alaturka programında ilk kez Osmantan Erkır ile
yaşadığı aşktan söz etti. Bugüne kadar hep suskun kalan Gündeş,
Haziran ayında evleneceğini ima etti: “Bir evlenmeyen ben kaldım.
Bülent Hanım evlendi. Ben de bekliyorum, sıra benim. Haziran ayının
sonunda biz Osman Bey ile dans edeceğiz, herkes bakakalacak. Bu
bizim Osman Bey ile son dansımız olacak.”
*Genç eşi istedi, Sabahların Sultanı Seda Sayan, 'bebek sarısı'
dediği saçlarına veda etti, siyah saçları ile ekrana çıktı
İSTANBUL
-OZEL- Sabahların Sultanı Seda Sayan, 'bebek sarısı' dediği
saçlarına veda etti. Kendisiyle adeta özdeşleşen sarı saçlarının
aksine dün sabahki programına siyaha boyattığı saçlarıyla çıkan
sarışın yıldız, hayranlarını şaşırttı. İmaj değişikliğine gittiğini
belirten Seda Sayan, kuaförüne teşekkür ederken, yakın çevresinde bu
değişikliğin, geçtiğimiz ay evlendiği genç eşi Onur Şan'ın isteği
doğrultusunda gerçekleştiği söylentisi kulaktan kulağa yayıldı.
İŞSİZ KALAN ÜNLÜLERE TV PROGRAMLARI GELŞİR KAYNAĞI OLDU
TV programları ünlülerin ek gelir kaynağı halini aldı. Emrah ekrana
çıkmak için 40 bin dolar isterken; Bülent Ersoy 5 ile 10 bin dolar
arasında değişen ücretler talep ediyor. Davet edildikleri televizyon
programlarından para istemek, ünlüler arasında trend haline geldi.
Geçtiğimiz yıllarda 'milli kaynana' Semra Hanım'ın, katıldığı
program başına 5 milyar lira istemesiyle gündeme gelen 'ekran
tarifesi', artık pek çok sanatçı için 'ek gelir kaynağı' haline
geldi. Ünlüler, ekran tarifesini sevdi!
Emrah'ın 40 bin dolarlık ücretle liste başına kurulduğu 'dudak
uçuklatan' tarifede, 'Disko Kraliçesi' namıyla anılan Demet Akalın
15 bin YTL'lik ücretiyle ikinci sırada yer alıyor. Arabesk müziğin
sevilen yorumcusu Kibariye de; katıldığı programlardan 15 bin dolar
alarak şöhretini paraya çevirmekteki ustalığını sergiliyor. Müslüm
Gürses ise ekrana çıkarken farklı tarifeler uyguluyor. Ünlü şarkıcı
bazen 5, bazen de 10 bin dolar istiyor. Bülent Ersoy'un 'kıyafet ve
makyajı için' talep ettiği söylenen ücreti de 10 ile 15 bin dolar
değişiyor. Hilal Cebeci ve Semiha Yankı'nın ekrana çıkma bedeli ise
5 bin YTL ile sınırlı kalıyor. Ekrana çıkarken para alan ünlülerden
bazıları; saz ekibi, saç-makyaj ve kostümleri için de ekstra ücret
talep ediyor. Gülben Ergen, İbrahim Tatlıses, İzzet Yıldızhan ve
Seda Sayan bu isimlerin başında yer alıyor.
AMBARGOCU
RADYO SAYISI DOKUZ
Gülben Ergen'in yeni albümüne ambargo koyan radyo sayısı dokuza
yükseldi. Bu sayının daha da artması bekleniyor
Düne kadar altı radyonun yeni albümünde yer alan şarkılarına ambargo
koydugu ünlü sanatçı Gülben Ergen'e üç radyo daha tepki gösterdi.
Böylelikle Ergen'in albümüne ambargo koyan radyo sayısı dokuza
yükseldi. Yeni şarkılarının bir hafta boyunca sadece bir radyoda
çalınması için anlaşma yapması üzerine altı ulusal radyonun ambargo
uygulamasıyla karşı karşıya kalan Gülben Ergen'e tepki büyüyor. Bir
grubun üç radyosunun da bu tepkiye katılmasıyla Gülben Ergen şarkısı
çalmayan radyo sayısı dokuza ulaştı. Radyo D, Slowtürk ve Radyo Moda
Müzik Direktörü Kadir Çetin, 'Bizim ambargoyla ilgimiz yok... Gülben
Ergen'in parçalarını çalmama nedenimiz, şarkıları beğenmeyişimizden
kaynaklanıyor. Hepsi Grubu tadında, çocuk şarkıları olmuş sanki...
İstek gelirse çalarız' diye konuştu.
ÜNLÜ
MANKEN ŞENAY AKAY KAPANMAYA KARAR VERDİ
Ortaokulda kapanmayı düşündüğünü açıklayan Şenay Akay, şimdi de
mankenliği bıraktıktan sonra önce umreye ardından hacca gideceğini
söyledi.11 Mart 2008 Salı 10:37“Türban takar mısınız?” sorusunu
“Tabii ki takacağım” diye yanıtlayan Akay, “Kuran kursuna gittiğim
dönemde kapanacaktım ama ailem daha erken olduğunu söyledi.
Şimdi Allah kısmet ederse, her müslümanın yapması gerekenleri
yapacağım” dedi. Türban tartışmalarını çok yersiz bulduğunu anlatan
seksi manken, “Maalesef insanların kafasının içini tartışacağımız
yerde, dışını tartışıyoruz. Türbanın simge haline getirilmesine ben
de karşıyım. Bunların artık aşılması lazım” diye konuştu.
(VATAN)
TÜRKÜCÜNÜN "ALDATMA" CİNAYETİ: 16 BIÇAK DARBESİ!..
Türkücü Ferhat Korkmaz, Yunan asıllı üniversite öğrencisi kız
arkadaşını kendisini aldattığı gerekçesiyle 16 yerinden bıçaklayarak
öldürdü. 11 Mart 2008 Salı 00:12Olay, akşam saatlerinde Galatasaray
Yeniçarşı Caddesi üzerindeki Ferhat Korkmaz'ın evinde meydana geldi.
Edinilen bilgiye göre, barlarda türkü okuyan ve türkü albümleri
bulunan 37 yaşındaki Ferhat Korkmaz, Marmara Üniversitesi Atatürk
Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitim Bölümü öğrencisi olduğu
öğrenilen Yunan asıllı Türk vatandaşı olan kız arkadaşı Zıchnep
Bakkal'ı (25) öldürdüğünü söyleyerek Kasımpaşa Polis Merkezi'ne
teslim oldu.
Polis ekipleri, zanlının evine giderek inceleme yaptı. Yapılan
incelemede Zıchnep Bakkal'ın, 16 yerinden bıçaklanarak öldürüldüğü
tespit edildi.
Genç kızın cesedi, Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna
götürüldü.
Polis merkezinde ifadesi alınan Ferhat Korkmaz'ın, 'Bir süredir
birlikte yaşadığım Yunan asıllı kız arkadaşımı, beni aldattığı için
bıçaklayarak öldürdüm' dediği öğrenildi. Olaya ilişkin soruşturma
sürüyor.
Ebru
Gündeş, evlilik yolunda ilk adımı attı! Ünlü şarkıcı, sevgilisi
Osman Tan'ın taktığı tek taş yüzüğü gazetecilere gösterdi
İSTANBUL -OZEL- Sevgilisi Osman Tan'la ilk kez el ele görüntülenen
Ebru Gündeş, 'Aradığım herşeyi Osman'da buldum'dedi
Ebru Gündeş 5 ay önce aşk yaşamaya başladığı 'Popstar Alaturka'nın
sunucusu Osman Ttan Erkır ile çok mutlu olduğunu açıkladı.
Beraberlikleri tüm hızıyla devam eden iki sevgili önceki akşam
İstanbul'da eğlence turu attı. Bebek'teki bir mekanda yakın
dostlarıyla buluşup akşam yemeği yiyen iki sevgilinin mekandan el
ele çıkmaları dikkat çekti.
YIlbaŞInda Amerika'da kısa bir aşk tatili yapıp dönen Gündeş ile
sevgilisi Erkır'ın evlendikleri iddia edilmişti. Henüz
evlenmediklerini belirten Gündeş şunları söyledi. 'Aradığım herşeyi
Osman'da buldum çok mutluyum. Aramızda şimdiye kadar hiçbir konuda
tartışma ve sorun çıkmadı. Osman Tan müthiş anlayışlı bir erkek bu
yüzden mutlu bir beraberlik yaşıyoruz.'
Çıkışta el ele objektiflere yakalanan Ebru Gündeş ile Osmantan Erkır,
kendilerine yöneltilen soruları yanıtsız bıraktılar. Hızla Osmantan
Erkır'ın şoförünün kullandığı otomobile binen sevgililerin, neşeleri
gözlerden kaçmazken, ünlü sanatçı Ebru Gündeş'in parmağındaki tek
taş yüzük dikkat çekti. kaynak: netgazete
ÜNLÜLER
YAŞLARI ŞAŞIRTTI
Kadının yaşı sorulmaz ama hayranları da ünlülerin kaç yaşında
olduklarını hep merak eder.Nedense kadınlar, özellikle de magazin
dünyasının ünlüleri yaşlarını sürekli gizler. Söylemeleri
gerektiğinde de hep küçültürler. Estetik ameliyatlar ve güzelleşmeye
harcadıkları servet sayesinde olduklarından genç gösteren ünlüler,
gerçek yaşlarının ortaya çıkacağından çekindikleri için, belli bir
yaştan sonra medyanın önünde doğum günlerini bile kutlamazlar..
GÖNÜL
YAZAR: 72 YAŞINDA
Ünlü
şarkıcı Gönül Yazar'ın nüfus kağıdında 1936 doğumlu olduğu yazıyor.
Sanatçı, gerçek doğum tarihinin 1932 olduğunu söyleyip yaşının
mahkemede büyütülmüş olduğunu iddia edenlere çok kızıyor.
NEBAHAT
ÇEHRE: 64 YAŞINDA
15 Mart
1944’te Samsun'da doğan Nebahat Çehre, 15 yaşındayken Türkiye güzeli
seçildi. Fotomodellik ve mankenlik yaparken gelen teklifler üzerine
1962'de sinemaya geçti.
EMEL
SAYIN: 63 YAŞINDA
20 Kasım
1945 Sivas doğumlu sanatçı küçük yaşında şarkıcı olmaya karar verdi.
13 yaşında Arif Sami Toker'den müzik dersleri almaya başladı.
Toker'in yetiştirdiği en ünlü ve yetenekli sanatçı oldu. Henüz
17'sindeyken Ankara'da Necdet Yazar'ın gazinosunda ilk defa
sahnelerle tanıştı. 4 kez estetik operasyon geçiren Emel Sayın da
yaşını gizleyen ünlülerden.
SEDA
SAYAN: 49 YAŞINDA
Asıl adı
Aysel Gülsaçar olan Seda Sayan, 1959 yılında İstanbul Eyüp'te doğdu.
Çok fakir bir ailenin çocuğu olduğu için hem okudu hem tezgahtarlık,
fabrika işçiliği yaptı. Çemberlitaş Kız Lisesi'ne giderken bir
yandan da düğün salonlarında şarkı söyledi, sonra da şöhret olmak
için evden kaçtı. Yaşını hiç kimseye söylemeyen Seda Sayan, yıllar
önce yaptığı röportajlarda 1965 doğumlu olduğunu söylediği için öyle
bilinir.
AYŞEGÜL
ALDİNÇ: 46 YAŞINDA
1962
yılında İstanbul'da doğan Aldinç, Tatbiki Güzel Sanatlar
Akademisi'ni bitirdikten sonra 6 yıl desinatör olarak çalıştı. 1981
yılında Modern Folk Üçlüsü'yle İrlanda Dublin'de Eurovision Şarkı
Yarışması'nda ülkemizi temsil etti. Sahneye ilk Ankara Başkent
Gazinosu'nda 1985'te çıktı. Estetik operasyonu sevmeyen Aldinç, spor
yapıyor.
HÜLYA
AVŞAR: 45 YAŞINDA
8 Ekim
1963 tarihinde Edremit'te doğan Avşar, 1982 yılında Bulvar
Gazetesi'nin açtığı Güzellik Yarışması'nda kraliçe oldu. Evlenip
ayrıldığı anlaşılınca tacı elinden alınan ve peş peşe çevirdiği
filmlerle şöhrete ulaşan sanatçı, o günden beri gündemden düşmüyor.
Her fırsatta yaşlanmaktan korkmadığını söyleyen Hülya Avşar, sürekli
yüzüyor ve yürüyüş yapıyor. Estetik operasyon ise hiç yaptırmadı.
NÜKHET
DURU: 54 YAŞINDA
1954
yılında İstanbul'da doğan Nükhet Duru ilk olarak 1971 yılında dans
müziği orkestrasında solistlik olarak sahneye çıkmıştı. Yurtdışında
çeşitli festivallere katılan, beğenilen şarkılara imza atan, çeşitli
müzikal ve kabarelerde rol alan sanatçı, ünlüler dünyasında
kendisine en iyi bakan isimler arasındadır. Estetik operasyon
yaptırmayı seven sanatçı için dostları her zaman 10 yaş genç
gösterdiğini söylerler.
AJDA
PEKKAN: 62 YAŞINDA
12 Şubat
1946'da İstanbul'da doğan sanatçı ilk kez 1962 yılında Çamlıca Kız
Lisesi öğrencisiyken sahneye çıktı. 1963 yılında Ses Dergisi'nin
açtığı kapak yıldızı yarışmasına katıldı. İşte o yarışmadan sonra
profesyonel kariyeri başladı. Tam 46 yıldır zirvede. Geçirdiği
sayısız estetik operasyonların yanı sıra, kendisine çok iyi bakıyor,
sürekli spor yapıyor.
Müjde
Ar gizli formülü verdi
Müjde Ar bu formülle Türkiye'yi büyük bir zehirden kurtaracak.
Programında bahsettiği o gizli formulü sıraladı...
Konserlerinde bile sigarasını elinden düşürmeyen ve bu nedenle
eleştirilen Teoman'a yardım elini Müjde Ar uzattı.
Ar, ünlü
rock'çıya "Sana söyleyeceklerimi yaparsan 3 günde sigarayı
bırakırsın" dedi.
KURALLARI SIRALADI
NTV'de
yayınlanan "Haydi Gel Bizimle Ol" programına konuk olan Teoman,
sigara tiryakiliğinden kurtulması için Müjde Ar'dan öğüt aldı. Ar,
sigarayı bırakmak için uyması gereken kuralları ise ünlü rockçıya
programdan sonra anlattı.
İŞTE O
LİSTE
* Sigara
içenlerle aynı ortamda bulunulmamalı
*
Sigarayı çağrıştıran çay, kahve, alkol gibi içeceklerden uzak
durmalı
*
Kahvaltıdan sonra oluşan ilk sigara atağında bir bardak ılık su
içmeli
* Öğlene
doğru 10 dakikalık yürüyüş yapılmalı
* Öğlen
yemeğinde çorba tarzı yemekler tüketilmeli ve sonra bir saat uyumalı.
Uyanınca tekrar bir saatlik yürüyüş yapıp bol su içmeli
*
Arkadaşlarla yapılan toplu akşam yemeği organizasyonlarından uzak
durulmalı
* Ani
ataklar gelirse dümdüz yere yatılmalı ve diyaframı şişirip burundan
nefes verilmeli
*
Aksiyon filmlerinden, stresli ortamlardan uzak durulmalı
kaynak: Internethaber
Amerikalı
sarışın aktrist Drew Barrymore, Afrika'daki açlara 1 milyon Dolar
bağışlıyor
NEW YORK -İHA- Amerikalı aktrist Drew Barrymore, Dünya Gıda
Programına bir milyon dolarlık bağışta bulunacağını açıkladı.
Dünya Gıda Programının Açlıkla Mücadele elçiliğini yürüten
Barrymore, Kenya'da, okul çağındaki çocukların beslenmesine
harcanması amacıyla yardımda bulunacağını söyledi.
Barrymore, talk şovcu Oprah Winfrey'nin televizyon programında
açıklamada bulunurken, Kenya'ya son iki yıl içinde iki ziyarette
çocukların çektiği açlığa kendi gözleriyle şâhid olduğunu belirtti.
DGP yetkilisi Josette Sheeran da Barrymore'a bağış münâsebeti ile
teşekkür etti ve bu girişimin emsâl teşkîl etmesi çağrısında bulundu.
TARKAN,
LONDRA’NIN DÜNYACA ÜNLÜ WEMBLEY ARENA’SINDA
KONSER VERECEK
Tarkan, 13 Nisan 2008 Pazar günü Londra’nın dünyaca ünlü Wembley
Arena’sında, Türkiye’de piyasaya çıktığı ilk bir kaç haftada 300.000
kopya satan Metamorfoz albümünden şarkılarını seslendirmek üzere
sahneye çıkacak.
Konser, Tarkan’ın bu albümünün tanıtımı amacı ile Avrupa, Orta Asya
ve Ortadoğu’yu kapsaması planlanan turnesi öncesindeki ilk
uluslararası konser olma niteliğini de taşıyor. İngiltere’deki
hayranları arasında konser hakkında daha fazla bilgi edinme ve bilet
bulma konusunda büyük bir heyecan seli yaşanmasına neden olan
Wembley konseri aynı zamanda sanatçının İngiltere’deki 8 seneden
sonra vereceği ilk konser olma özelliğini de taşıyor. Tarkan’a ön
grup olarak Türkiye’nin ünlü nu-metal grubu MaNga eşlik edecek.
Hem oturmalı hem de ayakta biletlerin mevcut olduğu konser için
“40-70 paund” arası değişen biletler piyasaya çıkmış durumda.
BÜLENT ERSOY'UN BOŞANMA
DAVASI...
Şarkıcı Bülent Ersoy'un, eşi Armağan Mustafa Uzun'dan boşanmak için
açtığı davanın görülmesine başlandı . Kadıköy 3. Aile Mahkemesindeki
duruşmaya, davacı Bülent Ersoy ile davalı Armağan Mustafa Uzun
gelmedi. Duruşmada, taraf avukatları hazır bulundu.
Tarafların, delillerini yazılı ve sözlü olarak mahkemeye sunmasının
ardından hakim, tanıkların dinlenmesi amacıyla duruşmayı erteledi.
Duruşma sonrası açıklama yapan Bülent Ersoy'un avukatı Aydın Kurban,
"şiddetli geçimsizlik" nedeniyle boşanma davasını müvekkilinin
açtığını belirterek, "Bülent Ersoy bir an önce boşanmak istiyor.
Karşı tarafın da olumsuz bir yaklaşımı yok. Herhangi bir nafaka
talepleri de olmadı" dedi. Kurban, mahkemeye, Armağan Mustafa
Uzun'un, basında başka kadınlarla birlikte olduğunu gösterir
deliller sunduklarını da bildirdi.
Bülent Ersoy'un avukatı Aydın Kurban'ın hazırladığı dava dilek
çesinde, tarafların şiddetli geçimsizlik içerisinde oldukları ifade
edilerek, boşanmalarına karar verilmesi isteniyor.
Dilekçede, "davalı Armağan Mustafa Uzun'un sadakatsiz ve sorumsuz
davranışlarında ağır kusurları, taraflar arasındaki düşünce ve
kültür farklılığı bu evliliğin devamını imkansız kılmıştır. Bu
nedenle davacı Bülent Ersoy, zaruri ve acil şekilde devamı mümkün
olmayan bu evlilik birliğinin ortadan kaldırılmasını ve tarafların
boşanmalarına karar verilmesini talep etmek zorunda kalmıştır"
deniliyor. Dilekçede, Ersoy'un, Armağan Mustafa Uzun'dan boşanmak
istediği ve herhangi bir nafaka talebi olmadığı belirtiliyor.
CEYLA GÖLCÜKLÜ, MODACI SİREN ERTAN'I TEHDİTTEN
600 YTL ADLİ PARA CEZASINA ÇARPTIRILDI
Modacı Siren Ertan'ı tehdit ettiği iddiasıyla yargılanan Ceyla
Gölcüklü (Shahnavaz), 600 YTL para cezasına çarptırıldı. İstanbul 9.
Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz sanık Ceyla Gölcüklü
ile şikayetçi Siren Ertan katılmadı. Duruşmada tarafları avukatları
temsil etti. Kararını açıklayan Hakim Ahmet Duymaz, Ceyla
Gölcüklü'yü "tehdit" suçunu düzenleyen TCK'nın 106. maddesi uyarınca
1 ay hapis cezasına çarptırdı. Bu cezayı 600 YTL adli para cezasına
çeviren Hakim Duymaz, CMK'nın 231. maddesinin 1. ve 5. fıkraları
uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verdi.
Hakim Duymaz, Gölcüklü hakkında 5 yıl denetim süresi belirlenmesine
hükmetti. CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrası, "Sanığa yüklenen
suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza bir yıl veya
daha az süreli hapis veya adli para cezası ise mahkemece hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya
ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması,
kurulan hükmün san ık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade
eder" hükmünü içeriyor. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nca hazırlanan
iddianamede, Ceyla Gölcüklü'nün bir dergiye verdiği röportajı okuyan
Siren Ertan'ın, çevresindekilere Gölcüklü hakkında dava açacağını
söylediği belirtiliyordu. Bu durumdan haberdar olan Gölcüklü'nün, 9
ve 12 Mart 2006 tarihlerinde Ertan'a cep telefonundan 2 ayrı mesaj
çektiği anlatılan iddianamede, bu mesajlarda sanığın medyaya
açıklamalarda bulunacağı yönünde tehditler ettiği öne sürülüyordu.
İddianamede, Gölcüklü'nün, söz konusu mesajlarda Ertan'ı büyük bir
zarara uğratacağını ya da kendisine kötülük edeceğini belirttiği ö
ne sürülerek, "birden fazla tehdit" suçunu işlediği gerekçesiyle
sanığın 10,5 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyordu.
İŞTE
KAMERALAR KARŞISINDA DİLİ TUTULAN ÜNLÜLER...
Onları dizilerde ya da şarkı söylerken hayranlıkla izliyoruz. Ancak
gerçek hayatta da ekranda göründükleri gibiler mi?Onları dizilerde
ya da şarkı söylerken hayranlıkla izliyoruz. Ancak gerçek hayatta
öyle değiller. Kimi kamera karşısında çok rahat konuşuyor. Kimi de "senaryo"
dışında objektif karşısına geçince tutulup kalıyor, söylediği
anlaşılmıyor.
İşte ünlülerimizin hali.
Gülben Ergen: Konuşmayı o kadar çok seviyor ki kendisiyle röportaj
yapan televizyoncular, montaj sırasında oldukça yoruluyor.
Rakiplerine laf atmayı ve polemik yaratmayı da çok seven şarkıcının
yaptığı açıklamalar, çoğu zaman işinin de önüne geçiyor.
İÇİNİ TAM DÖKÜYOR
Nurgül Yeşilçay: Genelde çok sakin bir yapısı olan güzel oyuncu,
sinirlendiği zaman içini tam anlamıyla dökmeden susmuyor. Özellikle
sanatçı, haklı olduğuna inandığı bir konudaki soruları yanıtlarken
ağzına gelen lafı hiç esirgememesiyle tanınıyor.
BICIR BICIR KONUŞUYOR
Özgü Namal: Reklam, sinema ve dizi filmleri başarılı oyuncusu Özgü
Namal, rol gücünün yanı sıra, konuşkan kişiliğiyle de herkesin
sempatisini kazanıyor. Kameralar karşısında her soruyu yanıtlayan ve
bıcır bıcır konuşan Namal, herkese sıcak bir elektirik veriyor.
LAFINI ESİRGEMİYOR
Demet Akalın: Şarkıcı oldukça sivri dilli olmasıyla tanınıyor.
Kendisiyle polemiğe girenlere yanıt vererek, rakiplerini adeta salvo
ateşine tutan Akalın, konuşmaya başlayınca durmak bilmiyor.
MESAJLARI NET VERİYOR
Serdar Ortaç: Kamera önünde söylemek istediğini en başarılı şekilde
anlatan ünlülerden biri olarak tanınıyor. Bu yeteneği sayesinde
başarılı TV programları da sunan Ortaç, çok fazla konuşmasa da
mesajını net şekilde verebiliyor.
SUSAN YILDIZLAR
Binnur Kaya: Başarılı oyuncu, süper bir performans sergilediği
Avrupa Yakası'nda 'Şahika' rolünü yaparken sular seller gibi
konuşuyor. Ancak, geçenlerde Beyaz Show'a katılan Kaya, izleyen
herkesi şaşırttı. Çünkü programda tutuk ve utungaç konuştu.
YARIŞMAYI SUNAMADI
Keremcem: Yakışıklı şarkıcı ve oyuncu yaptığı işte başarılı olmasına
rağmen, kameralar önünde oldukça tutuk kalıyor. Kendisine güvenen
bir duruşu olmasına rağmen bu hali hayranlarını şaşırtıyor.
Keremcem'in bir dönem sunduğu yarışma programı reyting alamamış ve
kaldırılmıştı.
SÜPER
ROL YAPIYOR AMA...
Türkan Şoray: Türk Sineması'nın Sultanı'nın oyunculuk kabiliyeti
tartışılmaz. Ancak ünlü sanatçı, kamera önünde konuşmaya gelince
heyecanlanıyor ve kendisini ifade ederken güçlük çekiyor.
UTANGAÇ ÇOCUK GİBİ
Kerem Alışık: O da kamera karşısında konuşmayı fazla sevmeyen
ünlülerden. Soruları hep son derece mütevazı bir tavırla yanıtlayan
sanatçı, kamera önünde nedense hep utangaç bir çocuk gibi duruyor.
ANLAŞILMAYANLAR
TÜLİN ŞAHİN-ŞEBNEM SCHAEFFER: İki ünlü manken de konuşmayı çok
seviyor. Ancak, Danimarka'da doğup büyüyen Şahin ile Almanya'da
doğan Schaeffer, Türkçe kelimeleri düzgün telaffuz edemiyorlar. O
nedenle ne söyledikleri pek anlaşılamıyor. kaynak: habervitrini
Şebnem
Schaefer, davetiyesi olmadığı için Maserati A La Mode partisine
içeri alınmadı.
Hotel Les Ottomans'da düzenlenen Maserati A La Mode partisine
katılmak isteyen Şebnem Schaefer, davetiyesi olmadığı için içeri
alınmadı. Ünlü manken, tüm itirazlarına rağmen kapıdan dönmek
zorunda kaldı.Moda, sanat ve iş dünyasının önde gelen isimleri,
önceki akşam Maserati A La Mode partisinde buluştu. Partinin
yapıldığı Hotel Les Ottomans'ın kapısındaki güvenlik önlemleri hayli
sıkıydı. Class Cavalli defilesinin düzenlendiği geceye, davetiyesi
ve güvenlik kartı bulunmayan hiç kimse alınmadı. Bu sıkıntıyı
yaşayanlardan biri de Şebnem Schaefer oldu.
Partiye katılmak
üzere mekana gelen Schaefer'e görevliler davetiye sordu. Davetiyesi
olmadığı öğrenilince, davetli listesinde adı arandı ancak orada da
ismi geçmiyordu. Bunun üzerine görevliler, Schaefer'e içeri
giremeyeceğini söyledi. Tüm itirazlarına rağmen mekana alınmayan
Schaefear, "Ben de mankenim, neden içeri giremediğimi anlayamadım"
dedi. Daha sonra gazetecilere açıklama yapan Schaefer,
meslektaşlarından dert yandı: “İçeri girişimi de bir manken
engelledi. Ama mücadele edeceğim.”
-Davetiyeniz
olmadığı halde neden defileyi izlemeye gittiniz?
-Hayatımda ilk
kez konuk olarak bir defile izlemek istedim. Bunun için de menajerim
organizasyon şirketini aradı. Zaman kısıtlı olduğu için davetiye
yerine, adımı davetli listesine yazacaklarını belirtiler. Ben de
otele gittim ama listede adımın olmadığını söylediler.
-Giremezsiniz
dediklerinde ne hissettiniz?
Sonuçta
hazırlanıp, defile izlemeye gelmiştim. Kapıdan döndürülmek gerçekten
çok kötü.
-Bunu neden
yaptılar?
Benim içeri
girmemi özellikle engellemişler. Bunu daha sonra otel yetkililerini
ve organizasyonu arayarak öğrendim. Mankenlerden biri benim girmemi
istemedi.
-Kim bu
meslektaşınız?
-Adını söylemek
istemiyorum. Çünkü konuştukça üzerime geliyorlar. Haklıyken haksız
oluyorum. Bugüne kadar hep tepki aldım. Bu kez susacağım.
-Neden
meslektaşınız böyle bir şey yapsın?
Türkiye’de
mankenler beni sevmiyor. Çünkü ben saf birisiyim. Dürüst olduğum,
herşeyi konuştuğum için beni aralarına almıyorlar. Saygılı ve kibar
insanları sevmiyorlar. Ezmeye çalışıyorlar. Beni istemediklerini
biliyorum.
-Sizi istemeyen,
sevmeyen insanların arasında ne yapmayı düşünüyorsunuz?
Sonuna kadar
mücadele edeceğim. Kesinlikle yıkılmayacağım. Sonuçta ben bu işten
para kazanıyorum.Onlar beni istemese de mücadeleme devam edeceğim.
Sadece bu tarz olaylar değil, işlerimi de kesmeye çalışıyorlar. Bunu
bilerek ve isteyerek yapıyorlar.
HORTUMLANMIŞ
HİSSEDİYORUM
Hülya Avşar, guardianturk adlı internet sitesinde TMSF’yle anlaşma
yaptığı süreçte yaşadıklarını kaleme aldı. Uzan’larla imzaladığı iki
filmlik anlaşmanın hayata geçmemesi ve ardından TMSF sanatçısı
olmasıyla kuruma borçlanan Avşar, “Uzan’ların film şirketinden 350
bin dolar almıştım ama TMSF 2 milyon dolar hesap çıkardı. Sonra da
parayı 1 milyon dolara indirdi” dedi.
TMSF ve BEN!!!
Hülya Avşar yazıyor!
Guardianturk.com
Yazarı Hülya Avşar'ın yeni köşe yazısı 'TMSF ve BEN!' Hülya Avşar
Yazıyor!
Guardianturk.com
Yazarı Hülya Avşar'ın yeni köşe yazısı 'TMSF ve BEN!'
Keklendim Hemi de
….!
Adım Hülya Avşar.
Fena sayılmam, güzel bir kadın olduğumu söylerler. Gerçi kendime
haksızlık ediyorum. Galiba bir zamanların Türkiye güzeliyim ama gel
gelelim güzellikti müzelikti, şımarıktı mımarıktı, iyi oyuncuydum
miyi oyuncuydum, iyi anneydi miyi anneydi, akıllıydı makıllıydı,
zekiydi mekiydi, şarkıcı değildi markıcı değildi, sporcuydu
miporcuydu …
Yok efendim okul
yaptırdı mokul yaptırdı. Yok efendim yedi yıldır Hülya Cup tenis
turnuvalarıyla doğuda okul tamir ettiriyor, mokul tamir ettiriyor.
Tenisçiler yetiştiriyor. Yok efendim, dergi çıkarıyor. Artı (+)
vergi rekortmenliğine birkaç kere imza atmış, falannnn filannnnn …
Gerçi
bilinmeyenler de var ama neyse! Tüm bunları bir tarafa koyarsak,
işin trajikomik tarafı, zamanında Uzan ’larla imzalamış olduğum 2
filmlik anlaşmaya Uzan ’lar uymadığı için yapılmamış olmasından
dolayı (elimizde yapamadıklarına dair belgeler de var) ve bir süre
sonra sürenin bitmiş olması takibinde TMSF ’nin Uzan’ların
şirketlerine el koyması nedeniyle bir TMSF sanatçısı olup
çıkıvermiştim.
…Ve işte bu
noktadan sonra ayva mı dersiniz hap mı dersiniz zoka mı yoksa kapak
mı bilemem. TMSF kapıma dayandı ve film için almış olduğum parayı
mukaveleye göre haklı olmama rağmen; üstelik iki sene boyunca
verdiğim sözü tutmak için başka hiçbir filmi kabul etmememe rağmen
geri istediler.
Bende, böyle bir
hakları olmadığını söyleyerek avukatım aracılığıyla cevap verdim.
Ama TMSF “Biz TMSF’yiz, onlar Uzan’dı. Paramızı geri alırız ”
dediler. İşte bu durumda sahne avukatlarındı. Mahkemeler süreci
başladı. Fakat henüz sonuç belli olmadan ve hiçbir ön uyarı
yapılmadan tüm mal varlığıma ve banka hesaplarıma haciz getirildi,
el kondu. Sonrasında bana inanılmaz bir hesap çıkarıldı.
Ben Uzan ’ların
film şirketinden 350 bin dolar almıştım ama onlar bana faiziyle
birlikte 2 milyon dolara yakın hesap çıkardı. Güya iyi olduklarını
anlatırcasına, sanatçı dostu olduklarını söyleyerek, bu parayı 1
milyon küsur dolara indirdiler. Taksit kolaylığı sağlayacaklarını
ama TMSF ’ye bir daha dava açmamam gerektiğini söylediler ve o gün
avukatımın gelmesine izin vermediler.
Ben de; her şeyim
hacizli, hesaplara el konmuş ve de annemin hastalığına denk geldiği
dönemde ve TMSF ’den kurtulmak için önüme uzattıkları kâğıdı
imzaladım.
Çünkü sanatçı
saflığı haksız yere hacizli evde oturmayı ve hortumcu muamelesi
görmeyi kaldıramayacaktı. Kısacası onların istediği bir daha
mahkemeye başvurmama talebini kabul edip çıktım arabadan ve
avukatımı aradım.
Bana kırgındı, ne
oldu diye sordu. Ben de ona attığım imzayı söyledim. Kısa bir
sessizlik oldu. Seni yalnız isteme sebepleri ortaya çıktı. Madem
kendilerine güveniyorlar neden mahkemeden çekiniyorlar dedi. Ben de
“Boş ver. Yeter ki kurtulayım. Hatta parayı taksitle değil, peşin
ödeyeceğim ” dedim.
Avukatımın “Yapma
ne olur… Yazık! Bu parayı ödemek haksızlık, sen kolay kazanmadın.
Ödeme …” demesine rağmen dinlemedim ve ödedim. Üstelik ödemem bir
hafta gecikti diye sürekli TMSF avukatı Arzu Hanım tarafından taciz
edildim.
Neyse … Sonunda
parayı ödedim ve rahatladım. Daha sonra kimseye bahsetmediğim halde
Milliyet Gazetesi ’nden Ali Eyüboğlu (TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM) tüm
bunları yazdı.
Sonra da Can
Ataklı (TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM) … Ve bir süre sonra yargıtaydan
aldığımız müjdeli haberle, adaletin gerçekten haksızlığa izin
vermediğini görmüş bulundum. Yargıtay, TMSF ’nin bu yaptığını “Durun
bakalım, bu işi tekrar inceleyelim “ diyerek ödeme yapmamı durdurdu.
Ama ne yazık ki ben ödemiştim. (Hani bana akıllı diyenler var ya!
Ben den söylemesi, ya-nı-lı-yorlar)
Ama şimdi istesem
de mahkemeye başvuramıyorum. Çünkü benimle yalnız görüşerek bana
mahkemeye bir daha gitmeyeceğime dair kağıt imzalattılar.
Kısacası kendimi
hortumlanmış olarak hissediyorum.
Siz olsanız ne
yapardınız. Hakları olmayan para orada ve ben hakkım olanı geri
alamıyorum.
Şimdilik efenim
efenim, hükümetimizden bir ricam vardır. Acaba benim için de ufak
bir yasa değişikliği yaparlar mı???