Order status

Abone Olmak İstiyorum

Order status

Reklam Banner Tarifesi

      info@forumgazetem.com

home | about us | advertise with us|  | subscribe | newsstands | contact us| FAQs

 
     MeZUN calling card
 

 

FORUM NEWSPAPER, LLC
1199 MAIN AVENUE 
SUITE 4
CLIFTON, NJ 07011

Tel:   973-727-6674
         973-454-0996
Fax:  973-225-0151

info@forumgazetem.com



Tuğba Altıntop, kâğıt peçeteden gelinlik giydi

-AA- Bursa'da bir organizasyon firması, uluslararası bir firma tarafından üretilen kâğıt peçeteden gelinlik yaptırdı. Tamamı peçeteden bir moda evine hazırlatılan gelinliği manken Tuğba Altıntop tanıttı.

Organizasyon şirketinin sahibi Ece Balkar, gazetecilere açıklamada bulunurken, kalitesine inandıkları ve bölge bayiliğini aldıkları ürünün tanıtımı için çok özel bir organizasyon yapma fikriyle yola çıktıklarını söyledi. Ürünü gelinlik haline getirmek için yoğun bir tempoda çalıştıklarını ifade eden Balkar, "Ortaya iyi bir sonuç çıktı. Çok yorulduk ve büyük emek verdik, ama sonuç bütün yorgunlumuzu aldı" dedi.


Erdoğanlar; Kraliçe'nin doğum gününü kutladı... Emine Hanım, 'Cennet Bahçesi' yüzüğü sundu

-AA- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth'e özel tasarım bir yüzük, Kraliçe'nin eşi Edinburgh Dükü Prens Philip'e ise kehribar tespih ve lüle taşından pipo hediye etti. İngiltere Kraliçesi Türkiye'den ayrılmadan önce İngiltere'nin Ankara Büyükelçiliğinde düzenlenen Doğum Günü resepsiyonu dolayısıyla, Başbakan Erdoğan ile eşi, Kraliçe II. Elizabeth ve eşi Prens Philip'le büyükelçilik ikâmetgâhında bir araya geldi. Görüşmenin sonunda Başbakan Erdoğan ve eşi, Kraliçe'ye sanatçı Sevan Bıçakçı'nın özel tasarımı olan "Cennet Bahçesi" adlı yüzüğü hediye etti ve yüzüğün anlamı hakkında kendisine bilgi verdi. Yüzük, şu anlama geliyor: "Yüzüğün merkezinde yer alan topazın içine oyulmuş çiçekler farklı renkleriyle kültürleri simgeliyor. Dünya onların çeşitliliğinde çok daha güzel görünüyor. Bütün çiçekler bir arada görülüyor." Kraliçe, daha sonra yüzüğü parmağına takarak denedi. Bu arada; Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan da, Kraliçe'nin eşi Edinburgh Dükü Prens Philip'e kehribar tespih ve lüle taşından pipo hediye etti. Öte yandan; Kraliçe Elizabeth ve eşi Prens Philip, İngiltere Büyükelçiliğindeki resepsiyondan önce Çankaya Köşküne giderek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül ile vedâlaştı ve Köşk'ün içindeki târihî müze köşkünü gezdi.

Nuri Bilge Ceylan'ın "Üç Maymun" adlı filmi; Cannes Festivali'nde Altın Palmiye'ye aday

-AA-Türk sinema eleştirmenleri, 61. Cannes Film Festivalinde Altın Palmiye için yarışan Nuri Bilge Ceylan'ın "Üç Maymun" adlı filmine övgüler yağdırdı. Eleştirmen Mehmet Basutçu, AA'ya açıklamada bulunurken, filmi çok beğendiğini ifade ederek, "Nuri Bilge Ceylan sinemasının her geçen gün önemli aşamalar kaydettiğini" söyledi. Filmin drama gücünün yüksek olduğu belirten Basutçu, "Nuri Bilge Ceylan'ın sinemada olgunluk dönemine girdiğini" kaydetti. Eleştirmen Vecdi Sayar da filmi çok beğendiğini, "Nuri Bilge Ceylan'ın sinemasını her geçen gün daha yüksek bir noktaya getirdiğini" söyledi. Başta Yavuz Bingöl olmak üzere oyuncuların performansını da çok beğendiğini kaydeden Sayar, "Bütün oyuncular çok başarılı oynamış, kendilerini tebrik ediyorum" dedi. İki eleştirmen, filmin herhangi bir dalda ödül almasının sürpriz olmayacağı görüşünde birleşti. Ceylan'ın dün sinema eleştirmenleri için gösterilen filmin galası, bugün yerel saatle 22.30'da galası yapılacak. Ceylan'ın filmi, sinema eleştirmenlerinden dün de tam not almıştı. Ceylan, festivalde basının da ilgi odağı oldu.



KAYACI : VATAN KURTARMA HEYACANINA KAPILDIM

Aysun Kayacı, NTV'deki program sırasında söylediği 'Dağdaki çobanla benim oyun bir mi?' sözü üzerine yaşadıkları için 'Öğrencilik yıllarındaki heyecanlar affediliyor ama nedense ben affedilmiyorum' diye konuştu.... 02 Mayıs 2008 Cuma 00:34Kanal D'de Güneri Civaoğlu'nun programına son dönemde çok konuşulan 'Haydi Gel Bizimle Ol' programını sunan Çiğdem Anad, Pınar Kür, Müjde Ar ve Aysun Kayacı katıldı.

Bir süre önce yaptığı konuşma sırasında söylediği bir cümle nedeniyle topa tutulan Aysun Kayacı, hiçbir zaman siyaseti düşünmeyeceğini, sadece sorgulama aşamasında olduğunu belirterek "Ben sadece sorgulamaya başladım demiştim cümlelerime başlarken de. Ama sorgulanmıyormuş onu gördüm. Gençler üniversite hayatına başladıklarında, yeni yeni bir şeyler öğrenmeye ve bu konseptlerle tanışmaya başladıklarında bir heyecana kapılırlar. Tabi onlar affediliyor ama benim bir taraftan da mankenlik ve oyunculuk geçmişim olduğu için ve sarışın olduğum için nedense ben o vatan kurtarma heyecanına kapıldığım için affedilmiyorum" diye konuştu.

Kayacı, asla siyaset yapmayacağının altını çizerek "Ben bir partili değilim, öyle bir yakınlaşmam da yok. Henüz herşeyi sorgulama aşamasındayım. Siyasi partiler düzeyinde değil, ben daha evrensel, daha farklı sorguluyorum. Ben artık olayların benden çıktığını düşünüyorum. Şucu, bucu gibi sıfatlar yakıştırılmasından da rahatsız oluyorum" dedi.

Aysun'a destek verdiler

Çiğdem Anad, bir takım konuların tartışmaya açılması ve farklı fikirlerin öne sürülmesinde insanların tepki verdiğini söyleyerek "Farklı bir şey söylediğinizde biraz aykırı, biraz marjinal, herkes birbirine giriyor. Sistemin yapısı böyle" diye konuştu.

Müjde Ar da Kayacı'nın konuşmalarına destek vererek "Aslında bütün bu olup bitene baktığımızda ben çok hüzünlendim. Gencecik bir insan ve daha üniversite öğrencisi. Bir insan yolunu bulmaya çalışıyor. Hepimiz çalıştık. Yumurtadan çıkıp bütün dünya meselelerine hakim car car konuşan tipler böyle nerde...Zaten o kadar çok konuşan kadın yok. Birdenbire insanın bu kadar yolunu kesmek, bu kadar hakaret, bu kadar aşağılama tam bir zavallılık göstergesi. Onun için şimdi bu kızcağız diyelim ki içinde bir siyaset kıpırtısı duydu, gitti bir partiye üye oldu, başına geleceği siz düşünün.. Siyaset neredeyse evimizin ana meselesi ama bende bile cesaret yok. Aysun siyasi bir yaftadan korkuyor. Bu çok fena bir şey" diye konuştu.

Pınar Kür de Aysun Kayacı'nın yaşadıkları için "Gidip siz bile aday olsanız ortaokuldaki sevgilinizi çıkaracaklar ortaya. Gencecik bir kız için bu çok daha yıpratıcı bir şey. Çünkü Türkiye'de siyaset yıpratma mevzuu. " dedi.

KAYNAK: TELEVİZYONGAZETESİ

Cumhurbaşkanı Gül, çekimleri Makedonya'da yapılan "Elveda Rumeli" dizisinin setini gezdi

MANASTIR -AA- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "15. Orta Avrupa Ülkeleri Cumhurbaşkanları Zirvesi"ne katılmak üzere bulunduğu Makedonya'da Manastır kentine giderek, Atatürk'ün askeri eğitim aldığı Manastır Askeri İdadisi ile İshak Çelebi Camii ve "Elveda Rumeli" dizisinin setini gezdi.

Gül, bugün müze olarak kullanılan Ulu Önder Atatürk'ün 1896-1899 yılları arasında askeri eğitim gördüğü Manastır Askeri İdadisi'ni ziyaret etti.

Türk soydaşlar ve çocuklar tarafından sevgi gösterileriyle karşılanan Cumhurbaşkanı Gül'e, 2 Türk öğrenci Atatürk şiirleri okudu. Atatürk için askeri idadinin içinde oluşturulan özel anı odasını gezen Cumhurbaşkanı Gül, buradaki Atatürk büstüne çelenk bıraktı.

Odadaki özel anı defterini imzalayan Cumhurbaşkanı Gül, deftere şunları yazdı:
"Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 1896-1899 yılları arasında askeri eğitimini sürdürdüğü bu mekanı ziyaret etmekten büyük mutluluk ve onur duyuyorum.
Ulu Önder Atatürk; bilgisi, kişiliği ve ileri görüşlül üğüyle yalnızca Türk milletinin değil, uluslararası toplumun da beğeni ve takdirini kazanmış büyük bir komutan ve devlet adamıdır.
Bugün, bu tarihi binada Ulu Önder Atatürk adına özel bir anı odasının mevcudiyeti, Türkiye ve Makedonya arasındaki sağlam ve köklü ilişkiler ile Makedonya'nın kadirşinaslığının göstergesidir.
Bu anı odasının oluşturulmasında emeği geçen ve katkıda bulunan herkese en samimi duygularımla teşekkür ve takdirlerimi iletiyorum.

Bu vesileyle büyük Atatürk'ü bir kez daha minnet ve şükranlarımla anıyorum."
Cumhurbaşkanı Gül, odadaki fotoğraflar, üniformalar hakkında da yetkililerden bilgi aldı.
Gül'e Manastır Belediye Başkanı tarafından bir de plaket sunuldu.
Cumhurbaşkanı Gül, daha sonra Manastır'ın merkezindeki Şirok Sokağında yürüyerek 1506 yılında yapılan ve Manastır Kadısı İshak Ç elebi'nin adını taşıyan camiyi gezdi.
Yol boyunca kendisine ilgi gösteren Türk soydaşlarla sohbet eden Cumhurba şkanı Gül, çocukları kucağına alarak sevdi ve onlarla fotoğraf çektirdi.
Cumhurbaşkanı Gül, daha sonra özel bir televizyon kanalında yayınlanan "Elveda Rumeli" dizisinin setini ziyaret etti.
Gül'ü, sete gelişinde, dizide "Sütçü Ramiz" karakterini canlandıran sanatçı Erdal Özyağcılar karşıladı.
Kendisini Manastır'da ve setlerinde görmekten duyduğu mutluluğu Cumhurbaşkanı Gül'e aktaran Özyağcılar ziyareti için Cumhurbaşkanı'na teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Gül de Türklerin 600 yıldır Balkanlar'da olduğunu ve ortak bir kültür bulunduğunu belirterek, "600 yıllık tarihi canlandırdığınız için teşekkür ederim. Balkanlar, bizim için çok önemli. Türkler, İstanbul'dan önce Üsküp'ü fethetti. Bizim dostluğumuz, çok eskilere dayanıyor, siz de buna büyük katkıda bulundunuz. Diziniz, kültürler arası diyaloğa ve Balkanlar'la işbirliğine de büyük katkı sağladı" dedi.
Rumeli ve Balkanlar'daki insanların her zaman sıcak olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, dizinin kendisine Balkanları, tarihi, Balkanlar ile Türklerin beraber olduğunu ve ortak kültürü hatırlattığını dile getirerek, evde olduğu sürece diziyi izlediğini kaydetti.

Dizinin çekildiği seti gezen Cumhurbaşkanı Gül, oyuncular ve set ekibiyle hatıra fotoğrafı çektirdi.
Gül, Manastır ziyaretinin ardından zirvenin yapılacağı Ohri şehrine geçti.
Gül, nüfusunun yüzde 20'sini Türklerin oluşturduğu Makedonya'nın Resne kentindeki Resneli Niyazi Konağı'nı ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Gül, burada, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Resne Garnizon Komutanı olarak görev yapan ve İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer alan Resneli Niyazi Bey'in çalışma ofisi olarak kullandığı konağı ziyaret etti.

Gül'ü konağa gelişinde Resne Belediye Başkanı Dimitar Uuzlevski ve Türk soydaşlar karşıladı.
Türk soydaşlarla kısa süre sohbet eden Gül, Türklere Makedonca isim veren ve 200 kadar Türk öğrencisi bulunan Mitebogoevski İlköğretim Okulu öğrencilerinin bir bölümünün seslendirdiği Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'ni dinledi.
Öğrencilerle fotoğraf çektiren Cumhurbaşkanı Gül, çocuklara MP3 çalar hediye etti.
Cumhurbaşkanı Gül, daha sonra şu anda kültür evi olarak kullan ılan konak hakkında yetkililerden bilgi aldı.
Burada yabancı gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Cumhurbaşkanı G ül, Türkiye'nin Makedonya'ya NATO ve AB üyeliği için verdiği desteğin devam edip etmeyeceği sorusu üzerine, Romanya'nın başkenti Bükreş'te yapılan NATO Zirvesi'nde Makedonya'ya tam üyeliğin sağlanamadığını hatırlatarak, bundan duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
NATO Zirvesi'nde yaptığı konuşmada bunun yanlış olduğunu açıkç a söylediğini belirten Cumhurbaşkanı Gül, "Önemli olan şartları yerine getirmek. Makedonya performans bakımından başarılı işler yapmış ve NATO'ya üyeliği hak etmiş bir ülke. Ümit ediyorum ki bu kısa süre iç inde gerçekleşecek. Onun için, Makedonya halkı asla kırgınlık içerisine girmemeli. İnanıyorum ki yakında bu meseleler halledilecektir. Türkiye bu konuda elinden geleni yapmaya devam edecektir." dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, Makedonya'nın ismiyle ilgili sorunların hatırlatılması ve bu konudaki görüşlerinin sorulması üzerine de Türkiye'nin Makedonya'yı kendi ismiyle tanıyan ilk ülkelerden birisi olduğunu vurguladı.
Bazı platformlarda bu tür sorunların yaşanabildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, diyalog yoluyla bu sorunların halledilebileceğine inandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Gül, "Makedonya NATO'nun bir parçası olacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın" dedi.

ELİDOR'UN ''HAYAT BEKLEMEZ'' KAMPANYASI -SERTAB ERENER, MARILYN MONROE, MADONNA VE SHAKIRA GİBİ 3 İKON YILDIZIN ARASINDA REKLAM KAMPANYASINDA YER ALDI

İSTANBUL (A.A) - Sanatçı Sertab Erener, Elidor'un dünya çapında ''Hayat Beklemez'' felsefesiyle başlattığı kampanyada Marilyn Monroe, Madonna ve Shakira gibi 3 ikon yıldızın arasında reklam kampanyasında yer aldı. Santralİstanbul'da düzenlenen basın toplantısının sunuculuğunu yapan Jülide Ateş, kampanyanın Türkiye kısmı için düşünen, düşleyen, yenilikçi, cesur, aktivist ve başarılı ikon yıldızın kim olması gerektiğine dair 20-30 yaş arasında gençlere soru sorulduğunu ve cevapların Sertab Erener üzerinde birleştiğini kaydetti. Erener'in saçlarının kampanya için İngiliz saç stilisti Andrew Barton tarafından şekillendirildiği söyleyen Ateş, kampanya için Sezen Aksu'nun ''Hayat Beklemez'' temalı bir şarkı bestelediğini de anlattı. Toplantıda konuşan Unilever Türkiye Ev ve Kişisel Bakım Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Zeynep Yalım Uzun da Elidor'un ''Hayat Beklemez'' adlı yeni kampanyasının öncelikle ABD'de yayımlandığını ve dikkat çektiğini bildirdi. Unilever Türkiye Saç bakım Kategorisinden Sorumlu Ürün Müdürü Serra Eryılmaz ise kampanya ile bu kategoriye farklı bir açıdan yaklaşarak ''saçların hayat demek'' olduğunun altını çizdiklerini söyledi. Kampanyada 20-30 yaşlar arasındaki gençleri hedeflediklerini kaydeden Eryılmaz, artan gelir seviyesine sahip ekonomik bağımsızlığı olan, moda ve güzellik bilincine sahip genç kadınlara hitap ettiklerini kaydetti. Konuşmaların ardından Sertab Erener, Madonna, Shakira ve Monroe'nun yer aldığı kampanya filmleri basın mensuplarına gösterildi.

-YENİ GÖRÜNÜMÜ İLE SERTAB ERENER-

Film gösterimlerinin ardından toplantıya katılan Sertab Erener, Marilyn Monre ve Madonna gibi sanatçılara yer verilen ''Hayat Beklemez'' mesajlı kampanyada bulunmaktan memnuniyet duyduğunu ifade ederek, ''Çocukluğumdan beri çok inatçı biriyim ve inatçılığın güzel bir özellik olduğunu düşünüyorum. İnatçılık başına buyrukluktan öte kişisel bütünlüğü gösteren bir şey. İnandığın bir şeye doğru hiçbir sese kulak asmadan gidip o işi yapabilmenin ilk tohumu inatçılık. Ben 'hayat beklemez' prensibini benimserken, bu kampanya beni buldu'' diye konuştu. Kampanya için Erener'in yeni saçını şekillendiren İngiliz saç stilisti Andew Barton da Erener'in bazı sanatçılar gibi kaprisli olmadığını, saçını mor ve asker gibi kısa olmaması şartıyla kendisine bıraktığını dile getirdi. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Erener, yeni saçı modelini ve rengini çok beğendiğini ve oldukça kullanışlı olduğunu söyledi. Demir Demirkan ile evlenip evlenmeyecekleri sorulan Erener, ''Bu soruyu 11 yıldır duyuyorum. Biz evlenmeyeceğiz. Sormayın artık. Çocuk da doğurmayacağım. Ben belki kendimi müzikten bir süre sonra başka tarafa çekeceğim. Doğaya adamak gibi şeyler düşünüyorum'' dedi. İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte müzik piyasasındaki duruma ilişkin görüşleri sorulan Erener, ''Miladi bir durum bu bence. Yepyeni, bambaşka bir sistem gelişecek artık. İnsanlar artık CD almayacaklar, sadece internetten müziğe ulaşabilecekler ve en önemli şey konser olacak'' diye konuştu. Erener, Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi temsil edecek Mor ve Ötesi grubuna da şans diledi.

Sibel Can, 10 gün sonra Suriye’de konser verecek, 2 Arapça şarkı okuyacak *Hülya Avşar, 1.5 saat geç başlayan program için TRT yönetimine tepki gösterdi, ''Protesto ediyorum. Zehra sürekli arıyor, ‘neredesin’ diyor”

İSTANBUL -OZEL- TRT 1’de yayınlanan Alaturka Solist adlı yarışma programının 1.5 saat uzaması jüri üyesi Hülya Avşar’ı çıldırttı. 21.45’te başlayan ve 00.15’de sona ermesi gereken program önceki akşam 01.30’e kadar sürdü. Avşar da bu durumu “Programın bu saate kadar sarkmasını protesto ediyorum. Önümüzdeki hafta bu saatte beni kimse burada göremez. Zehra sürekli arıyor, ‘neredesin’ diyor” diyerek tepki gösterdi. Avşar’ın bu sözlerine yapımcı Şule Bekrioğlu, “Bu tür programların sarkması normaldir. Hülya Avşar’ın tepkisi samimiyetimizden dolayı bana sitemidir. Programı o kadar kolay bırakamaz...” diye yanıt verdi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı haftası nedeniyle programa davet edilen çocukların da uykusuz kalmaları dikkat çekti.

SİBEL CAN, SURİYE KONSERİNDE ARAPÇA ŞARKI SÖYLEYECEK Bostancı Gösteri Merkezi’nde sahneye çıkan Sibel Can, 10 gün sonra Suriye’de konser verecek. Bu konser için özel olarak hazırlık yapan sanatçı, Arapça şarkılar söyleyecek. Takvim gazetesinde yeralan habere göre, sahnede ilk kez Türkçe dışında repertuar hazırladığını anlatan Sibel Can, “Suriye’de çok sevenim varmış. Onları da memnun etmeye Suriye’ye gideceğim. Selami Şahin bana 2 parça hazırlıyor, orada okumam için. Suriye’nin çok ünlü sanatçılarının şarkıları. Dilleri Arapça olduğu için ben de o dilde okuyacağım” diye konuştu.

AYSU BACEOĞLU DA HAKARET DVASI AÇTI Ünlü mankenler Şenay Akay’la Aysu Baceoğlu arasında sular durulmuyor. Star gazetesinde yeralan habere göre, Baceoğlu ‘Şenay travestiye benziyor’ dediği için 768 YTL para cezasına çarptırılmıştı. Ancak Akay, temyize giderek meslektaşına hapis cezası verilmesini talep etti. Aysu da bunun üzerine kendisine “Yüzüne tükürsen, yağmur sanıyor” diyen Akay’a 50 bin YTL’lik dava açtı. Şenay’ın temyize gitmesine sinirlenen Baceoğlu, “Allah’ından bulsun... Hem ekmeğimle oynuyor hem de işi uzatıyor. Çünkü adı sadece benimle anılıyor” dedi.

*Seda Sayan eşi ile açılışa katıldı, konuklara ''Bizim için birer nazar duası okuyun" dedi

İSTANBUL -OZEL- Kale Center'ın, 1. yıl kutlamalarında sahneye çıkan hamile olduğu iddialarına cevap veren Seda Sayan, "Benim için hamile falan diyorlar. Keşke. Öyle bir şey olsa neden saklayayım ki? Benim hamile olduğumu benden başka herkes biliyor. Bir ben bilmiyorum" diyerek espiri yaptı. Konserinde bir ara Seda Sayan eşini sahneye davet etti. Onur Şan sevilen türkülerini Seda Sayan'ın elini tutarak ve dans ederek seslendirdi. Onur Şan sahneden inerken seyircilere, "Sizin hepinizden bir şey rica ediyorum. Lütfen evinize gittiğiniz zaman bizim için birer nazar duası okuyun" dedi.

HELİN AVŞAR'IN SİTESİ HACK'LENDİ

Hacker'lar, Helin Avşar'ın guardianturk adlı internet sitesine erişimi engelledi. Helin Avşar, bir ay önce guardianturk adlı bir internet sitesini kurmuş ve internet sitesi sahibi olduğu için Basın Konseyi'ne kabul edilmişti. Ancak sevinci kısa sürdü. Önceki gün bu siteye girmek isteyenler, "Şişli 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/827 numaralı kararıyla bu siteye erişim durdurulmuştur" yazısıyla karşılaştı. Avşar, konuyla ilgili "Sitemiz mahkeme kararıyla durdurulmadı, hack'lendi. Bunları yapanı bilmiyorum ama bulacağız" dedi. Kale Center'ın birinci yaş günü için yapılan kutlamalarda Seda Sayan sahne aldı. Ünlü şarkıcıyı alışveriş merkezini dolduran binlerce kişi izledi. Konuklar arasında Sayan’ın eşi Onur Şan da vardı.

AJDA PEKKAN HASTANEYE KALDIRILDI

Ajda Pekkan sabah sporunu yaparken sol el bileğini burktu. Önemli bir şeyinin olmadığını zanneden sanatçının bileği akşama doğru şişmeye başladı. Bunun üzerine heyecanlanan ve korkan Pekkan'ı menajeri Ayşe Ersayın apar topar hastaneye götürdü. Eli alçıya alınan ve yaklaşık iki hafta bu şekilde elini kullanacak olan sanatçı, hastane çıkışında gazetecilere görünmemek için otopark çıkışını kullandı.



CANNES FİLM FESTİVALİNDE YARIŞACAK FİLMLER AÇIKLANDI (2) -NURİ BİLGE CEYLAN'IN "ÜÇ MAYMUN" FİLMİ ALTIN PALMİYE İÇİN YARIŞACAK

PARİS (A.A) - 61. Cannes Film Festivalinde yarışacak 20 film, bugün düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı. Yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın "Üç Maymun" adlı filmi, Altın Palmiye için yarışacak filmler arasında açıklandı. Festivalin jüri başkanlığını Amerikalı yönetmen Sean Penn yapacak. Fransız yönetmenlerden Arnaud Desplechin "Un conte de Noël", Philippe Garrel "La frontière de l'aube", adlı filmlerle festivalde yarışacak. Amerikalı yönetmen Clint Eastwood "The Changeling", 1989 yılındaki Altın Palmiye ödülünün sahibi Amerikalı yönetmen Steven Soderbergh ise "Che" adlı filmle yarışmaya katılacak. Kanadalı Atom Egoyan "Adoration", 1984 yılında Altın Palmiyeyi alan Wim Wenders "The Palermo shooting", İsrailli Ari Folman "Waltz with Bashir", Arjantinli Lucrecia Martel "La femme sans tête", Arjantinli Pablo Trapero "Leonera", Belçikalı Freres Dardenne "Le silence de Lorna" adlı filmlerle yarışmaya katılan diğer yönetmenler arasında yer alıyor.


Tuğba Özay; ilk filminde 'Peşmerge kızı' oldu

MALATYA -İHA- Manken Tuğba Özay'ın bir peşmergenin kızını canlandırdığı 'Saddam'ın Askerleri Kara Güneş' isimli filmin çekimlerine Malatya'da başlandı. Kuzey Irak'ta Saddam Hüseyin döneminde bir peşmerge köyünde yaşananları anlatan 'Saddam'ın Askerleri Kara Güneş' adlı filmin başrol oyuncularından manken Tuğba Özay, sinemaya ilk adımını attı. Yapımcılığını ve yönetmenliğini Rüzgar Gani Şavata'nın yaptığı filmde Yalçın Dümer ve Rüzgar Gani Şavata ile birlikte rol alan manken Tuğba Özay, bir peşmergenin kızını canlandırıyor. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan manken Tuğba Özay, "Bu benim ilk sinema filmim. Bugüne kadar birçok dizi filmde başrol oynadım ya da paylaştım. Birçok tiyatro oyununda oynadım. Sinema benim hayatımda ilk kez oluyor. Daha önce birçok kez teklif gelmişti. Hiç kısmet olmadı. Ya projede anlaşamadık ya benim çok istediğim bir proje oldu ama bütçede anlaşamadık ya da programın yoğunluğundan zamanlama uymadı. Kısmet bugüneymiş. Çok güzel bir proje olacağına inanıyorum. Çok heyecanlıyım. Çok genç oyuncular var. Bence bu çok daha iyi. Ben bu projenin sinemaseverlerce beğenileceğini umuyorum" dedi. Filmdeki rolünün kendi karakteri ile uyumlu olduğunu belirten Özay, "Canlandırdığım 'Zine' adlı genç kız, çok zor ve sivri bir karaktere sahip. Ben köydeki lider kızım. Başı dik, kimseye boyun eğmeyen, çok güçlü bir karakter. Bu beni daha çok heyecanlandırıyor. Çünkü bir kadın olarak güçlü durmayı her zaman seven bir insanım. Bu filmde de o güçlü karakteri seyircinin gözleri önüne seriyoruz" ifadelerini kaydetti. Oynadığı rol ile çevresine bir mesaj verip vermediği yönündeki soruyu yanıtlayan Özay, "Mesaj vermek söz konusu değil. Bugüne kadar tavrım ve duruşumla insanlara bir şeyleri düşündürttüğümü umuyorum. Ama burada benim için önemli olan iyi bir film ortaya çıkarmak, filmin hikayesindeki gibi barışın ve kardeşliğin olduğu bir dünya meydana getirebilmek. Filmde işkenceler var ama asıl olanın barış ve kardeşçe yaşamak olduğunu gösteriyoruz" şeklinde konuştu. Bu yıl ikinci bir sinema filminde daha rol alacağını kaydeden Özay, "Bu filmin çekimleri bittikten sonra, yine güçlü bir karakter ile seyircinin karşısına çıkacağım. Cumhuriyet tarihinde geçen bir hikaye. İkinci sinema filmim olacak. Bu çekimler bittikten 1 ay sonra o filmin çekimleri başlayacak. Film Karadeniz'de çekilecek. Orada da baskın bir karakteri oynuyorum. Filmde 75 erkek oyuncu arasında tek kadın oyuncu benim. Ben oyunculuğu çok seviyorum. Meslek hayatıma modellikten önce oyunculukla başlamıştım. Tiyatroya 7 yaşında başladım, 14 yaşına kadar eğitim devam etti. 16 yaşında da ilk olarak bir dizi filmde oynadım. Bugüne kadar 14 dizi film ve birçok tiyatro oyununda rol aldım. Yaşlanmadan sinemada birçok karakterde kendimi göstermek istiyorum" dedi. Kariyerini sinema ve modellik eğitim okulu yöneticiliği ile devam ettireceğini ifade eden Özay, "Bu yıl modelliğe veda edeceğim. Artık yeni isimler kazandırmak istiyorum moda dünyasına. Tuğba Özay Modellik Okulu açmayı ve bununla beraber prodüksiyon ve reklam işleri yapabileceğim bir organizasyon şirketi açmayı düşünüyorum. Geçtiğimiz günlerde modelliği bırakacağımı açıkladığımda birçok yerden gelen telefonlarda bu işi 2-3 yıl daha sürdürmem istendi ancak benim mesleğim ile ilgili olarak belirlediğim strateji şu anda televizyona ve sinemaya yönelmek. Zaten önümüzdeki ay kitabım çıkacak. O kitabı da senaryo haline getirmek isteyenler var" diye konuştu. Manken Tuğba Özay, köyde kayısı bahçelerini gezerek kayısı çiçeği koklarken kuzuları da sevdi. BURHAN KARADUMAN


Lost'un yıldızı Sawyer'ı İstanbul şaşırttı,''Hepiniz çok şık ve pahalı giyiniyorsunuz. Her yerde lüks arabalar gördüm. Sanki burası dünyanın en zengin ülkesi''

İSTANBUL -AA- İzlenme rekorları kıran "Lost" adlı televizyon dizisinde "Sawyer" karakterini canlandıran oyuncu Josh Holloway, reklam filminde rol aldığı Magnum Double'ın basın tanıtım toplantısına katıldı. Les Ottomans Otel'de gerçekleştirilen toplantıya basın mensuplarının yanı sıra sanatçının hayranı kadınlarırın ilgi gösterdiği görüldü. Toplantıda konuşan Algida Pazarlama Direktörü Şükrü Dinçer, "haz" temalı ürünlerinin reklam filmlerinde rol alması için Holloway'i uygun bulduklarını belirterek, oyuncunun "Lost" dizisinde canlandırdığı karakterin popülerliğinin yanı sıra dünyanın en güzel 50 insanından ve en çekici 20 erkeğinden biri olduğunu söyledi. Josh Hollaway de reklam filmi çekimleri için geldiği İstanbul'u çok beğendiğini ifade ederek, "Boğaz manzarası mükemmel. İlk geldiğim sabah, tepeden yükselen odama giren güneş ışıkları ile uyandım. İstanbul'un çok özel bir yer olduğunu düşünüyorum. Hepiniz çok şık ve pahalı giyiniyorsunuz. Her yerde lüks arabalar gördüm. Sanki burası dünyanın en zengin ülkesi''dedi. "Türkiye'ye gelmeden önce ülke hakkında ne düşünüyordunuz?" şeklindeki bir soruya Holloway, ziyaretinden önce Türkiye hakkında çok fazla fikrinin olmadığını anlatarak, "İnternete girip baktım, dedim ki 'Gerçekten güzel bir ülke'. Açıkçası insanları hakkında bir fikrim yoktu. Benim için bu ziyaret ufuk açıcı oldu. Eşimle beraber tekrar gelmek istiyorum. Herkes son derece kibar ve sıcak" diye konuştu. Holloway, Lost dizisinin ardından rol almak istediği başka bir dizi olup olmadığı ve hangi oyuncularla çalışmak istediğine ilişkin bir soruya karşılık, sinema filmlerinde rol almayı düşündüğünü söyledi. Sinema filmi projelerinde beraber çalışmak istediği sinema sanatçıları arasında yönetmen Martin Scorsese, aktör Daniel Day Lewis'i sayan Holloway, Clint Eastwood ve Jack Nicholson'ı da çok beğendiğini bildirdi. Toplantıda, sorulara esprili cevaplar veren Holloway, beraber rol almak istediği kadın oyuncular arasına ise Judi Dench ve Meryl Streep'in yanı sıra Scarlet Johnson'ı saydı. Holloway, "4. sezonda Lost dizisinin finalinin izleyici tatmin edip etmeyeceği" yönündeki bir soruyu, "Sanırım evet. Şu anda adada işler kızışmaya başladı. Final uzun olacak. Kısa bir film gibi düşünülebilir. Ben de sonunda ne olacağını bilmiyorum, senaryoyu dönünce okuyacağım. Zor bir sezon oldu bizim için. Yazarların grevi, DVD'lerin internete dönüşmesi, sözleşmelerin eski olması gibi problemler yaşadık" dedi. "Bir kadın olsaydınız Lost dizisindeki Jack karakteri mi, Sawyer'i mi tercih ederdiniz" sorusuna ise Holloway, "Nasıl bir kadın olduğuma göre değişir. Sawyer bir hafta sonu geçirilebilecek bir adam. Ama Jack'le bir ömür boyu yaşanabilir" cevabını verdi. Toplantıya katılan bayanların "yakışıklılığı" ile ilgili yorumları karşısında "teşekkür eden ve evli olduğunu" hatırlatan Holloway, sevdiği müzik türleri ile ilgili soru üzerine, Folk, Rock ve Country türü müzikleri dinlediğini, Türk melodilerini sevdiğini, özellikle oryantal dansı beğendiğini söyledi. Holloway, dün akşam katıldığı televizyon programında hediye edilen oryantal kıyafetini de eşine götüreceğini dile getirdi.



Nez, canlı yayında program sunucusunu dövdü

İSTANBUL -OZEL- atv'de yayınlanan Maksat Muhabbet programına konuk olarak katılan Nez, dilden dile dolaşan, bir magazin efsanesi haline gelen “kadın dövme” olayını anlattı.
Yıllar önce, ''Bir rockçıyı, bir türkücüyü bir de seksi bir kadın ünlüyü dövdüm'' diyen Nez’in bu açıklamalarındaki kişilerin kimlikleri hep merak edildi. Nez bu kişilerin kimliklerini açıklamadı ama dün gece canlı yayında “seksi bayanı” nasıl dövdüğünü uygulamalı olarak gösterdi. Bu ünlü bayanı gittikleri bir davetin lavabosunda patakladığını anlatan Nez, Kadir Çöpdemir’in ısrarı üzerine “O anı” yaşayarak gösterdi.

OKAN BAYÜLGEN - AYŞE ÖZYILMAZEL YENİDEN BİRLİKTE

Bir süre önce yollarını ayıran Okan Bayülgen ile sevgilisi Ayşe Özyılmazel, yeniden birlikte. Ayşe Özyılmazel’in Yalın’la yakınlaşması nedeniyle ayrıldıkları iddia edilen çift, uzak kalmaya çok fazla dayanamadı. Sevgilisinden ayrıldığını ‘Günaydın, gittim ben’ başlıklı yazısında açıklayan Ayşe Özyılmazel, barıştıktan sonra Bayülgen ile Nişantaşı’nda bulunan Sofa Otel’de birlikte yaşamaya başladı.

AYSUN KAYACI VE MÜJDE AR'A TAZMİNAT DAVASI

Adıyamanlı mahalli sanatçı Mehmet Aslan'ın, manken Aysun Kayacı ve sinema sanatçısı Müjde Ar hakkında, bir televizyon programındaki konuşması nedeniyle 1'er YTL'lik açtığı tazminat davası 5 Haziran 2008 tarihinde görüşülecek.

Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesine dava dilekçesi veren Mehmet Aslan'a, celp kağıdı geldi. Karara göre, Aysun Kayacı ve Müjde Ar, 5 Haziran 2008 tarihinde saat 10.30'da Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesinde yargılanacak.
Mehmet Aslan, gazetecilere yaptığı açıklamada, Kayacı'nın çobanlara, Ar'ın da Adıyamanlılara hakaret ettiğini ileri sürerek, "Manevi olarak çöktüm. Bu nedenle tazminat davası açtım. Sözleri onuruma dokundu" dedi.
Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde, Aysun Kayacı ve Müjde Ar'ın hazırladığı televizyon programında söyledikleri sözlerle Adıyamanlılara ve çobanlık yapan dedesine hakaret ettiklerini belirten Aslan, çoban dedesi ile gurur duyduğunu söyledi. Aslan, şöyle dedi:

"Dedem çevresinde sevilen, ülkesinin sorunlarına duyarlı, 4 yıl askerlik yapmış, kazancı kadar da vergi veren, ürettiği buğdayı devlete satarken yasal stopajları ödeyen adam gibi bir adamdı.
Ben, Adıyamanlıyım. Benim bildiğim kadarıyla Adıyaman'da mağarada yaşayan insan yok. Mağara gibi evlerde yaşayanlar varsa da onların kaçak villalarda yaşayanlardan daha onurlu olduklarını düşünüyorum."


SERENGİL: GÜLBEN ERGEN PİNOKYO

Yeni albümüyle fırtına gibi esmeye başlayan Gülben Ergen'le Seren Serengil arasında yine buz gibi rüzgarlar esiyor... atv ile hafta içi her gün yayınlanacak bir sabah programı ve haftada 1 günde şov programı yapmak için el sıkıştığı öğrenilen Gülben'i üstü kapalı topa tutan Seren, ünlü sanatçıya "Pinokyo" benzetmesi yaptı. atv'den aldığı ücret sır gibi saklanan Gülben Ergen'i vefasızlıkla suçlamakla kalmayan, yalancılıkla da itham eden Seren Serengil'in kendi ismiyle yazdığı "Pinokyo" yazısı internette büyük yankı uyandırdı."Bizim Pinokyo Kanal 1'e çıkarak tutmayan albümünün zorlama promosyon turları içinde" diye başlayan yazıda, Gülben'i sahneye ilk kendisinin çıkarttığına değinen Seren, sözlerini "Hırslı Pinokyo. Külkedisi olarak anıl. Belki iyi olursun" diye noktalıyor. netgazete


OTEL SAHİBİ SAWYER'İ TANIMAYINCA

İSTANBUL -OZEL- Magnum’un reklam filmi için İstanbul’a gelen ‘Lost’ dizisinin Sawyer’ı Josh Holloway, kaldığı Les Ottomans Otel’de ilginç bir olay yaşadı. Otelin içindeki Q Jazz Bar’a inen yakışıklı aktör, kadınların hücumuna uğradı. Öpücük yağmuruna tutulan aktörün bu halini gören mekan sahibi Mehmet Ali Açılmış ise olanlara anlam veremeyince Holloway’in yanına giderek, “Neden kadınlar size koşuyor, ünlü biri misiniz?” diye sordu. Aktörden “Bilmiyorum” cevabını alan Açılmış, resepsiyondan gerçeği öğrendikten sonra Holloway’in yanına giderek bir süre sohbet etti. Otelde Türk kahvaltısı da yapan Holloway hakkında çıkan haberlerin bir dosyada toplanmasını isteyerek, “Bunu karıma göstereceğim” dedi. Josh Holloway, dün sabah Magnum’un İstinye Park’taki dondurma reklamlarının çekimlerine katıldı. Ünlü aktöre Litvanyalı model Ingrida Kraus eşlik etti. netgazete

 Evlilik hazırlıkları yapan ünlü şarkıcı Bora Gencer'in nişanlısının 5 aylık hamile olduğu ortaya çıktı

İSTANBUL -OZEL- Evlilik hazırlıkları yapan ünlü şarkıcı Bora Gencer'in nişanlısının 5 aylık hamile olduğu ortaya çıktı. 27 Nisan'da Büyük Kulüp'te gerçekleştirilecek bir törenle dünyaevine girecek olan Bora Gencer, bir yandan da baba olmaya hazırlanıyor. Gecer, nişanlısı Hülya Yaman'ın 5 aylık hamile olduğunu açıkladı. Aynı zamanda Alman vatandaşı olan Yaman'ın hamilelik haberini verdiğinde Gencer'in şaşkınlık ve sevinci bir arada yaşadığı öğrenildi. Fatih'teki bir mağazada gelinlik beğenen çift, mutlu haberi mağaza çalışanlarıyla paylaştı. Eşinin hamile olduğunu doğrulayan Bora Gencer, 'Baba oluyorum. Çok mutluyum. Cinsiyeti erkek. Adını Ada koyduk' dedi.

TATLISES KIZININ KINA GECESİNE KATILAMADI

Ünlü türkücü İbrahim Tatlıses ve Perihan Savaş'ın kızları Melek Zübeyde'nin kınası yapıldı. Damat Volkan Akkaş ise aynı mekanın üst katında arkadaşlarıyla bekarlığa veda partisi düzenledi.Güzide Duran ve Pınar Altuğ'dan sonra, 18 Nisan'da Hilton Convention Center'da, Volkan Akkaş ile evlilik hazırlığı yapan, İbrahim Tatlıses ve Perihan Savaş'ın kızı Melek Zübeyde için Ziyade Fasıl'da özel bir kına gecesi düzenlendi. Mekanın üst katında ise damat Volkan Akkaş arkadaşlarıyla bekarlığa veda partisi yaptı.
Gecede Perihan Savaş ile Melek Zübeyde kına yakıldığı sırada gözyaşlarını tutamadı. Kına yakılmadan avucunu açmayan Melek Zübeyde'ye kayınvalidesi altın hediye etti. Gecenin sonunda Melek Zübeyde ve damat Akkaş mekanı arka kapıdan terk etti. Kına gecesini kapıda içeri alınmadan takip eden basın mensupları genç çiftin tutumunu kınarken, Perihan Savaş küçük bir açıklama yapmakla yetindi. Kısa bir süre önce annesi Fahrunnisa Karakulak'ı toprağa veren Savaş, "Bu gece sevinç ve üzüntüyü bir arada yaşıyoruz. Anne acısı çok kolay bir şey değil, ama annem de bunun gerçekleşmesini istiyordu. Evlatlarımızın en güzel gecesini yaşadık, onlar medyatik olmaya alışkın olmadıkları için sizden kaçtılar" dedi. Savaş ayrıca "Kız vermek çok zor bir şey. Ben annemle birlikte çocukluğumu kaybettim. Melek de çok ağladı" diye konuştu. Savaş, İbrahim Tatlıses'in gecede bulunmamasıyla ilgili olarak da "İbrahim Bey şehir dışında. Annesi, halaları burada. Düğünde görüşürüz" açıklamasında bulundu.Köşebaşı Kebab’ın sahibinin oğlu Volkan Akkaş ile dünyaevine girecek olan Melek Zübeyde kınasında basından köşe bucak kaçtı.

SABA TÜMER'E BİR KAMYON ÇİÇEK ŞOKU

Habertürk TV' de işbaşı yapıp yeni programına başlayan Saba Tümer'e ilk gün bir kamyon çiçek hediye geldi. Habertürk TV'nin kapısında çiçek dolu kamyonu gören televizyon çalışanları gözlerine inanamazken, Saba Tümer'e bu jesti yapan gizli hayranı ortaya çıkmadı.Saba Tümer'e gönderilen bir kamyon çiçek Habertürk çalışanlarının masalarına dağıtıldı. Bir anda çiçek bahçesine dönen kanalda çalışanlar ve Tümer 'isimsiz hayrandan' yapılan bu sürprize çok şaşırdı. Gizli hayranının gönderdiği bir kamyon çıçek Saba Tümer'le sevgilisinin de arasını açtı.

*İki ünlü kendi diyetleriyle zayıfladılar! Seren Serengil 6.5 kilo, Deniz Seki 8 kilo verdi

İSTANBUL -OZEL- 16 yaşından beri incelmek için her yolu deneyen, zayıflama hapları yüzünden hafızasını kaybeden Seren Serengil, kendi bulduğu, adını da 'Seren' koyduğu aletle dört haftada tam 6.5 kilo vermiş.Sabah gazetesinde yeralan habere göre sansasyonel ünlü şunları söyledi,''İlk diyetimi 16 yaşımda yaptım. Ailede bana 'koala' derler. Hareket etmeyi sevmem. Bir de çikolata, gofret için uykudan uyandığımı bilirim. Ünlü diyetisyenlere, zayıflama kamplarına gittim ama çıkınca, gözüm döndü kilolarımı geri aldım. Akupunktur yaptırdım. Kulağıma iğneler soktular. Bitti; soluğu restoranda aldım. İki kez liposuction yaptırdım ama bir sonuç alamadım. Şimdi inceldim mutluyum. Bir doktor "İncelmene yardım eder" diye ilaç verdi. Hızla 16 kilo verdim 54 kilo oldum. Ama sonra aynı hızla iki kat kilo aldım. Bir de bende hafıza kaybına yol açtı. Şimdi power plate ve yurtdışında bulduğum, adını 'Seren' koyduğum bir alet var. Bir ayda 6.5 kilo verdim, iki beden incelip 38 beden oldum''

ALKOLÜ BIRAKTI, 8 KİLO VERDİ

Deniz Seki, aldığı kilolar nedeniyle sıkıntılı günler yaşıyordu.Ünlü diyetisten Taylan Kümeli'nin detoks programıyla hem alkolü bırakan, hem de 8 kilo veren Deniz Seki'nin çok mutlu olduğu belirtildi. Vatan gazetesinde yeralan habere göre, Seki'nin detoks programıyl yeni bir hayata başladığını söyleyen Taylan Kümeli,"Deniz Hanım hem alkolü bıraktı hem de kilolarına veda etti. Şimdi çok daha bilinçli. Karaciğerini detoks programı ile tamamen temizledik ve kendisini daha canlı bir hale getirdik" diye konuştu. Kümeli'nin uyguladığı detoks programına İbrahim Tatlıses, Seda Sayan, Deniz Seki, Serdar Bilgili, Siren Ertan, Gülay Kamaz ve Emine Sabancı gibi isimler katılıyor.Ünlü isimlere 'L3 Lifeshot' adlı bir program uyguladığını söyleyen Taylan Kümeli, bu programı şöyle anlatıyor,''Karaciğeri destekleyerek zayıflamaya yarayan bu program aynı zamanda alkol ve sigaranın karaciğer üzerindeki yıkıcı etkisini azaltmak için de kullanılabiliyor''

HÜLYA AVŞAR, EMRAH İLE AŞK YAŞAYACAK

Hülya Avşar ve Emrah, yeni bir televizyon dizisi için birlikte kamera karşısına geçecek.Takvim gazetesinde yeralan habere göre, Emrah’ın yıllar önce konuk olarak çıktığı Hülya Avşar Show’u terketmesi yüzünden araları açılan ikili, geçtiğimiz günlerde biraraya gelerek dizi ile ilgili prensipte anlaştı. Avşar ve Emrah iki sevgili olarak kamera karşısına geçecek.

BAŞAK SAYAN, MERDİVENDEN DÜŞTÜ, OMUZUNA 12 ÇİVİ VE PLAKA YAKILDI

Başak Sayan, geçtiğimiz gün at binmek için gittiği binicilik tesisinin merdivenlerinden düştü.Kaza sonucu sağ omzunda kırıklar meydana gelen oyuncu, kontrollerin ardından Florence Nightingale Hastanesi'nde ameliyata alındı. Omzuna 12 titanyum çivi ve bir titanyum plaka takılan Sayan, "Ölümden döndüğüm bir gerçek. Yaklaşık iki ay fizik tedavi göreceğim" dedi.


*Hülya Avşar'dan ilginç açıklamalar:

 ''Hayatta benim için, kaybolmakta olan aile değerlerimize sahip çıkabilmek önemli''


İSTANBUL -OZEL- Kendi adına düzenlenen tenis turnuvası nedeniyle iki hafta boyunca sevgilisi Saadettin Saran'ın sahibi olduğu Pink FM'de program yapan Hülya Avşar, ilginç açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz günlerde, sanatçılar arasındaki marka olma sıralamasında birinci çıkan Avşar, "Bir sene marka olmak önemli değil, bunu sürdürebilmek önemli. Ancak artık hayatta benim için, kaybolmakta olan aile değerlerimize sahip çıkabilmek önemli. Marka olmak mevzusu artık çok gerilerde kaldı. Bu saatten sonra olmasam da olur" dedi. Başarısını mesleki hayatında diktiği ağaçların sağlam olmasına bağlayan Avşar şunları söyledi: "Spor yapmak, sosyal çalışmalarda bulunabilmek, doğruyu söylemek, Türk aile değerlerine göre yaşamak önemli. Bence hayattaki duruşu insanın en önemli mesajıdır..."
Radyo programında magazin muhabirlerinin sorularını da yanıtlayan Hülya Avşar, "Geçtiğimiz günlerde kına gecesi yapan Pınar Altuğ'a evlilik konusunda bir öneriniz var mı?" sorusu üzerine şu yanıtı verdi: "Eğlenceler hoş ama bundan sonrası çok önemli. Daha küçükler... Gerçi Pınar daha önce evlenmiş olduğu için daha olgun bu konuda ama hiçbir şey öneremem. Evlilik karşılıklı kimyaların tutması ile alakalı bir şey. Bana göre evlilik her zaman çiftlerin karşılıklı başarısıdır."

GÜLBEN ERGEN, HÜLYA AVŞAR'IN SAHNEYE ÇIKTIĞI

Hülya Avşar ile Gülben Ergen arasında yıllardır yaşanan rekabet, uzun süre magazin dünyasını meşgul etmişti. Ama son bir yıldır ikilinin arasındaki rekabet ve çekişme sona erdi gibi görünüyordu. Gerçeğin böyle olmadığı ise geçtiğimiz günlerde ortaya çıktı.
İkili ilk kez 9 yıl önce 'Dadı' dizisinde karşı karşıya gelmişti. 'Dadı'nın başrolünü Avşar'ın elinden alan Ergen, daha sonra ünlü oyuncuyla sıkı bir rekabete girmişti. Ergen'in son hamlesi ise Avşar Kızı'nın sahnesini kapmak oldu. Geçen yıl, Kıbrıs Kaya Artemis Otel'de Hülya Avşar ile Özcan Deniz dönüşümlü olarak sahneye çıkıyordu. Bu yıl da aynı kadronun programa devam edeceği sanılıyordu. Ama otel yetkilileri bu yıl, Özcan Deniz'le birlikte Hülya Avşar yerine Gülben Ergen'le anlaşma imzaladıklarını söyledi. Sanatçıların isteği üzerine otel yöneticileri, Deniz ve Ergen'in ne kadar para alacaklarını açıklamıyor. Fakat Gülben Ergen'in, Hülya Avşar'dan çok daha fazla para aldığını söylemekten kaçınmıyor.

TARKAN, İKİNCİ KLİBİNİ SLOW ŞARKISINA ÇEKTİ

Tarkan 'Metamorfoz' albümünün ikinci klibini 'Pare Pare' adlı slow şarkısına çekti. Maslak'ta bulunan Ata Stüdyoları'nda 48 saatte tamamlanan klibin yönetmenliğini Altan Dönmez yaptı. Megastar bu kez tek başına kamera karşısına geçerken, klibin sade görüntülerden oluştuğu öğrenildi. Tarkan'ın önceki kliplerinin aksine sadece sahnede şarkı söyleyerek tamamladığı klibin montajı Tarkan'ın bu hafta sonu Londra'da vereceği konserin ardından yapılacak.

İCLAL AYDIN'DA ESTETİKLİ ÜNLÜLER KERVANINA KATILDI

İclal Aydın, Hürriyet gazetesinde yeralan habere göre diyet ve sporla eritemediği karın yağlarından liposuction yöntemiyle kurtuldu. Geçtiğimiz günlerde bir özel hastaneye giderek yağlarını aldıran Aydın, birkaç gün içinde de Emre Kınay'la başrolü paylaştığı "İki Aile" dizisinin setine döndü. Ancak operasyon nedeniyle bir süre kullanması gereken korse ekip arkadaşlarının dikkatinden kaçmayınca, bu sırrı ortaya çıktı.



ALATURKA ASSOLİST YARIŞMASI ILE TRT DE KERVANA KATILDI

İSTANBUL -OZEL- TRT ekranlarında yayınlanan ‘Alaturka Solist’ yarışmasının jürisinde İnci Çayırlı, Ahmet Özhan, Ercan Saatçi ve Hülya Avşar gibi sanat camiasının önde gelen isimleri yer alıyor. İlk program öncesi kameralar önüne geçen jüri üyeleri yarışma hakkında sorulan soruları cevapladı. Basın toplantısında yine ilgiyi üzeri toplayan Hülya Avşar, ‘Bu yarışma diğerlerinden çok farklı bir formata sahip. Birincisi jüri üyelerimiz işlerinde gerçekten çok başaralı sanatçılarımız. İkincisi ise gerçek anlamda güzel bir sese sahip Türkiye’nin yeni assolistini bulmaya çalışıyoruz’ dedi. Hülya Avşar’ın ayak bileğine yaptırdığı motifler de oldukça beğeni topladı. KAYNAK: NETGAZETE

ÇAĞLA ŞİKEL,''MANKENLİKTE PARA YOK''

Ünlü manken ve oyuncu Çağla Şıkel, mankenlikten tahmin edildiği gibi çok para kazanılmadığını önceki gün katıldığı bir televizyon programında söyledi. Şıkel, "11 yıldır bu işi yapıyorum. Firmalar ısrarla defilelere çağrıyor. Ancak çok komik paralar telaffuz ediyorlar. Bunca yıldır modellikten doğru dürüst para kazanamadım" dedi. Şıkel şu anda aldığı evi ve arabasını ise Türker İnanoğlu sayesinde aldığını ifade etti. Ünlü manken sözlerine şöyle devam etti: "Cennet Mahallesi dizisi sayesinde üç buçuk, dört yılda hem evimi aldım, hem arabamı değiştirdim hem de Bodrum'da yazlığımı aldım." KAYNAK: NETGAZETE


Vadi'nin yeni bölümüne RTÜK ayarı

Kurtlar Vadisi'nin yeni bölümünü merakla bekleyen izleyiciler, tekrar bölümü ile sürprizle karşılaştı. Dizinin yapımcısı Pana Film, yeni bölümün neden yayınlanmadığını açıkladı.
20 Mart 2008 21:49
Yazı boyutunu büyütmek için
3 gündür yeni bölümünün fragmanını yayınlayan Showtv'nin bu akşam Kurtlar Vadisi Pusu'nun tekrarının yayınlanması dizinin müdavimlerini bir hayli üzdü.

Dizinin resmi sitesinde ise, bu hafta neden yeni bölümün yayınlanmama gerekçesi duyuruldu.

Kurtlar Vadisi Pusu’nun geçmiş bölümlerinde yayınlanan bazı sahnelere RTÜK tarafından ceza uygulanmıştır. Bu yüzden dizinin 31. bölümünün yeniden revizyona girmesi gereği doğmuştur.

Kurtlar Vadisi Pusu’nun 31. bölümü, aksiyon sahnelerinde yapılacak değişikliklerin ardından, 27 Mart Perşembe gecesi izleyicileriyle buluşacaktır.


ÜNLÜLERİN BAŞI SAPIKLARI İLE DERTTE

Kanal 1’deki Yüz Yüze programına katılan Erkan Petekkaya, uzun süren bir telefon tacizinden nasıl kurtulduğunu anlattı.
"Bir kız beni arıyor durmadan. Bulmuş telefonumu. Buluşalım diyor sürekli. Üstelik daha 17 yaşında bir kız. İyi davranıyorum çünkü sert davranırsam karşıdaki insanların tavırları da değişiyor" diyen Petekkaya, genç kızın sürekli araması ve buluşma isteği üzerine bunalmış ve bu durumdan kurtulmanın yolunu aramış.
Bir defasında kızın bütün kontörleri bitene dek konuşan Erkan Petekkaya, "Kontörünün bitmesine yakın bana söyle" diyerek kızı da uyarmış. Daha sonra kızın kendi ev telefonundan cebini aramasını sağlayan Petekkaya, ertesi gün cep telefonunda görünen ev numarasını aramış. Telefona kızın annesi çıkınca kendisini tanıtıp evde bir erkek olup olmadığını sormuş. Kızın babası telefonu alınca da durumu anlatmış ve daha sonrasında bu tacizden kurtulmuş.
"Benim yerimde kötü niyetli bir insan olsaydı kimbilir o kızın başına neler gelirdi" diyen Erkan Petekkaya, sürekli telefonla kendisini taciz eden kişilerin numaralarını da özellikle SAPIK ismiyle kaydettiğini söyledi.

Ünlü manken ve oyuncu Çağla Kubat ta, sapığı yüzünden korkulu günler yaşıyor.CNN ekranlarında Deniz Akkaya ve Sanem Altan ile birlikte program sunan Kubat, bir süre önce kendisine dadanan bir sapığın çalıştığı televizyon kanalına kadar geldiğini, bu durumdan çok korktuğunu söyledi. Bugün gazetesinde yeralan habere göre, Kubat bir hayranının internet sitesine yazdığı şu mesajı okurken bile korktuğunu ifade etti. 'Geleceğim uykudayken sen. Beklenmedik uzak bir konuk gibi. Bir başıma koyma beni. Bir zaman karanlıkta bakamayacağım yüzüne. Seni kucaklayacak ve hiç gitmeyeceğim.' Kubat bir hayranının da Kanal D'ye kadar geldiğini söyleyerek güvenliği çağırmak zorunda kaldığını belirtti.

HELİN AVŞAR'DAN ŞEHİTLERE 100 BİN YTL


Katıldığı davet ve programlardan ücret talep eden Helin Avşar, Mehmet Ali Erbil’in Çarkıfelek yarışmasında hosteslik yaptı.Daha önce Asena ve Playboy güzeli Victoria Silvstedt’in konuk hosteslik yaptığı programdan 100 bin YTL alan Helin parayı şehit ailelerine bağışladı.


Sezen Aksu’nun ayakkabısı 50 bin dolar satıldı

İSTANBUL -OZEL- Galatasaray Kulübü’nce organize edilen “Başarıya Giden Adımlar” projesi Swissotel’de düzenlenen geceyle tanıtıldı.Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı ve engelli vatandaşlar için başlatılan yardım kampanyasına ünlü isimler de büyük ilgi gösterdi. Sezen Aksu, gecede yapılan açık arttırmaya kendi tasarladığı ayakkabıları hediye etti. Sanatçının ayakkabılarını iş adamı Atila Türkman 50 bin dolara satın aldı. Aksu’nun kırmızı ayakkabılarının altında kendi el yazısıyla şu satırlar yer alıyor: “Kavacık’ta bir dükkan / Bir avuç içi / Mehmet, Necati, Sezen / Üç ahbap kişi / Sade kahve, demli çay / Hoş beş arası / Güle oynaya yaptı / Bu kırmızı işi... İmza: Çırak Sezen...” Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım da 1000’er dolardan 25 tekerlekli sandalye aldı.

BİNBİR GECE'NİN KÖTÜ GELİNİ FÜSUN ANNE OLDU

Binbir Gece dizisinde canlandırdığı kötü gelin “Füsun” karakteriyle izleyicilerin beğenizisi kazanan Yonca Cevher Yenel şu sıralar annelik heyecanı yaşıyor. Güzel oyuncu bşarılı bir operasyonla ilk bebeğini dünyaya getirdi. Yenel'in bir oğlu oldu. Bebeğe Ali Deniz adı verildi.

EBDU GÜNDEŞ,''HAZİRANDA EVLENECEĞİZ''

Ebru Gündeş, Popstar Alaturka programında ilk kez Osmantan Erkır ile yaşadığı aşktan söz etti. Bugüne kadar hep suskun kalan Gündeş, Haziran ayında evleneceğini ima etti: “Bir evlenmeyen ben kaldım. Bülent Hanım evlendi. Ben de bekliyorum, sıra benim. Haziran ayının sonunda biz Osman Bey ile dans edeceğiz, herkes bakakalacak. Bu bizim Osman Bey ile son dansımız olacak.”

*Genç eşi istedi, Sabahların Sultanı Seda Sayan, 'bebek sarısı' dediği saçlarına veda etti, siyah saçları ile ekrana çıktı

İSTANBUL -OZEL- Sabahların Sultanı Seda Sayan, 'bebek sarısı' dediği saçlarına veda etti. Kendisiyle adeta özdeşleşen sarı saçlarının aksine dün sabahki programına siyaha boyattığı saçlarıyla çıkan sarışın yıldız, hayranlarını şaşırttı. İmaj değişikliğine gittiğini belirten Seda Sayan, kuaförüne teşekkür ederken, yakın çevresinde bu değişikliğin, geçtiğimiz ay evlendiği genç eşi Onur Şan'ın isteği doğrultusunda gerçekleştiği söylentisi kulaktan kulağa yayıldı.

İŞSİZ KALAN ÜNLÜLERE TV PROGRAMLARI GELŞİR KAYNAĞI OLDU

TV programları ünlülerin ek gelir kaynağı halini aldı. Emrah ekrana çıkmak için 40 bin dolar isterken; Bülent Ersoy 5 ile 10 bin dolar arasında değişen ücretler talep ediyor. Davet edildikleri televizyon programlarından para istemek, ünlüler arasında trend haline geldi. Geçtiğimiz yıllarda 'milli kaynana' Semra Hanım'ın, katıldığı program başına 5 milyar lira istemesiyle gündeme gelen 'ekran tarifesi', artık pek çok sanatçı için 'ek gelir kaynağı' haline geldi. Ünlüler, ekran tarifesini sevdi!
Emrah'ın 40 bin dolarlık ücretle liste başına kurulduğu 'dudak uçuklatan' tarifede, 'Disko Kraliçesi' namıyla anılan Demet Akalın 15 bin YTL'lik ücretiyle ikinci sırada yer alıyor. Arabesk müziğin sevilen yorumcusu Kibariye de; katıldığı programlardan 15 bin dolar alarak şöhretini paraya çevirmekteki ustalığını sergiliyor. Müslüm Gürses ise ekrana çıkarken farklı tarifeler uyguluyor. Ünlü şarkıcı bazen 5, bazen de 10 bin dolar istiyor. Bülent Ersoy'un 'kıyafet ve makyajı için' talep ettiği söylenen ücreti de 10 ile 15 bin dolar değişiyor. Hilal Cebeci ve Semiha Yankı'nın ekrana çıkma bedeli ise 5 bin YTL ile sınırlı kalıyor. Ekrana çıkarken para alan ünlülerden bazıları; saz ekibi, saç-makyaj ve kostümleri için de ekstra ücret talep ediyor. Gülben Ergen, İbrahim Tatlıses, İzzet Yıldızhan ve Seda Sayan bu isimlerin başında yer alıyor.

AMBARGOCU RADYO SAYISI DOKUZ

Gülben Ergen'in yeni albümüne ambargo koyan radyo sayısı dokuza yükseldi. Bu sayının daha da artması bekleniyor
Düne kadar altı radyonun yeni albümünde yer alan şarkılarına ambargo koydugu ünlü sanatçı Gülben Ergen'e üç radyo daha tepki gösterdi. Böylelikle Ergen'in albümüne ambargo koyan radyo sayısı dokuza yükseldi. Yeni şarkılarının bir hafta boyunca sadece bir radyoda çalınması için anlaşma yapması üzerine altı ulusal radyonun ambargo uygulamasıyla karşı karşıya kalan Gülben Ergen'e tepki büyüyor. Bir grubun üç radyosunun da bu tepkiye katılmasıyla Gülben Ergen şarkısı çalmayan radyo sayısı dokuza ulaştı. Radyo D, Slowtürk ve Radyo Moda Müzik Direktörü Kadir Çetin, 'Bizim ambargoyla ilgimiz yok... Gülben Ergen'in parçalarını çalmama nedenimiz, şarkıları beğenmeyişimizden kaynaklanıyor. Hepsi Grubu tadında, çocuk şarkıları olmuş sanki... İstek gelirse çalarız' diye konuştu.



ÜNLÜ MANKEN ŞENAY AKAY KAPANMAYA KARAR VERDİ


Ortaokulda kapanmayı düşündüğünü açıklayan Şenay Akay, şimdi de mankenliği bıraktıktan sonra önce umreye ardından hacca gideceğini söyledi.11 Mart 2008 Salı 10:37“Türban takar mısınız?” sorusunu “Tabii ki takacağım” diye yanıtlayan Akay, “Kuran kursuna gittiğim dönemde kapanacaktım ama ailem daha erken olduğunu söyledi.

Şimdi Allah kısmet ederse, her müslümanın yapması gerekenleri yapacağım” dedi. Türban tartışmalarını çok yersiz bulduğunu anlatan seksi manken, “Maalesef insanların kafasının içini tartışacağımız yerde, dışını tartışıyoruz. Türbanın simge haline getirilmesine ben de karşıyım. Bunların artık aşılması lazım” diye konuştu.

(VATAN)


TÜRKÜCÜNÜN "ALDATMA" CİNAYETİ: 16 BIÇAK DARBESİ!..

Türkücü Ferhat Korkmaz, Yunan asıllı üniversite öğrencisi kız arkadaşını kendisini aldattığı gerekçesiyle 16 yerinden bıçaklayarak öldürdü. 11 Mart 2008 Salı 00:12Olay, akşam saatlerinde Galatasaray Yeniçarşı Caddesi üzerindeki Ferhat Korkmaz'ın evinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, barlarda türkü okuyan ve türkü albümleri bulunan 37 yaşındaki Ferhat Korkmaz, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitim Bölümü öğrencisi olduğu öğrenilen Yunan asıllı Türk vatandaşı olan kız arkadaşı Zıchnep Bakkal'ı (25) öldürdüğünü söyleyerek Kasımpaşa Polis Merkezi'ne teslim oldu.

Polis ekipleri, zanlının evine giderek inceleme yaptı. Yapılan incelemede Zıchnep Bakkal'ın, 16 yerinden bıçaklanarak öldürüldüğü tespit edildi.

Genç kızın cesedi, Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna götürüldü.

Polis merkezinde ifadesi alınan Ferhat Korkmaz'ın, 'Bir süredir birlikte yaşadığım Yunan asıllı kız arkadaşımı, beni aldattığı için bıçaklayarak öldürdüm' dediği öğrenildi. Olaya ilişkin soruşturma sürüyor.

 

Ebru Gündeş, evlilik yolunda ilk adımı attı! Ünlü şarkıcı, sevgilisi Osman Tan'ın taktığı tek taş yüzüğü gazetecilere gösterdi

İSTANBUL -OZEL- Sevgilisi Osman Tan'la ilk kez el ele görüntülenen Ebru Gündeş, 'Aradığım herşeyi Osman'da buldum'dedi
Ebru Gündeş 5 ay önce aşk yaşamaya başladığı 'Popstar Alaturka'nın sunucusu Osman Ttan Erkır ile çok mutlu olduğunu açıkladı. Beraberlikleri tüm hızıyla devam eden iki sevgili önceki akşam İstanbul'da eğlence turu attı. Bebek'teki bir mekanda yakın dostlarıyla buluşup akşam yemeği yiyen iki sevgilinin mekandan el ele çıkmaları dikkat çekti.
YIlbaŞInda Amerika'da kısa bir aşk tatili yapıp dönen Gündeş ile sevgilisi Erkır'ın evlendikleri iddia edilmişti. Henüz evlenmediklerini belirten Gündeş şunları söyledi. 'Aradığım herşeyi Osman'da buldum çok mutluyum. Aramızda şimdiye kadar hiçbir konuda tartışma ve sorun çıkmadı. Osman Tan müthiş anlayışlı bir erkek bu yüzden mutlu bir beraberlik yaşıyoruz.'
Çıkışta el ele objektiflere yakalanan Ebru Gündeş ile Osmantan Erkır, kendilerine yöneltilen soruları yanıtsız bıraktılar. Hızla Osmantan Erkır'ın şoförünün kullandığı otomobile binen sevgililerin, neşeleri gözlerden kaçmazken, ünlü sanatçı Ebru Gündeş'in parmağındaki tek taş yüzük dikkat çekti. kaynak: netgazete


ÜNLÜLER YAŞLARI ŞAŞIRTTI

Kadının yaşı sorulmaz ama hayranları da ünlülerin kaç yaşında olduklarını hep merak eder.Nedense kadınlar, özellikle de magazin dünyasının ünlüleri yaşlarını sürekli gizler. Söylemeleri gerektiğinde de hep küçültürler. Estetik ameliyatlar ve güzelleşmeye harcadıkları servet sayesinde olduklarından genç gösteren ünlüler, gerçek yaşlarının ortaya çıkacağından çekindikleri için, belli bir yaştan sonra medyanın önünde doğum günlerini bile kutlamazlar..

GÖNÜL YAZAR: 72 YAŞINDA

Ünlü şarkıcı Gönül Yazar'ın nüfus kağıdında 1936 doğumlu olduğu yazıyor. Sanatçı, gerçek doğum tarihinin 1932 olduğunu söyleyip yaşının mahkemede büyütülmüş olduğunu iddia edenlere çok kızıyor.

NEBAHAT ÇEHRE: 64 YAŞINDA

15 Mart 1944’te Samsun'da doğan Nebahat Çehre, 15 yaşındayken Türkiye güzeli seçildi. Fotomodellik ve mankenlik yaparken gelen teklifler üzerine 1962'de sinemaya geçti.

EMEL SAYIN: 63 YAŞINDA

20 Kasım 1945 Sivas doğumlu sanatçı küçük yaşında şarkıcı olmaya karar verdi. 13 yaşında Arif Sami Toker'den müzik dersleri almaya başladı. Toker'in yetiştirdiği en ünlü ve yetenekli sanatçı oldu. Henüz 17'sindeyken Ankara'da Necdet Yazar'ın gazinosunda ilk defa sahnelerle tanıştı. 4 kez estetik operasyon geçiren Emel Sayın da yaşını gizleyen ünlülerden.

SEDA SAYAN: 49 YAŞINDA

Asıl adı Aysel Gülsaçar olan Seda Sayan, 1959 yılında İstanbul Eyüp'te doğdu. Çok fakir bir ailenin çocuğu olduğu için hem okudu hem tezgahtarlık, fabrika işçiliği yaptı. Çemberlitaş Kız Lisesi'ne giderken bir yandan da düğün salonlarında şarkı söyledi, sonra da şöhret olmak için evden kaçtı. Yaşını hiç kimseye söylemeyen Seda Sayan, yıllar önce yaptığı röportajlarda 1965 doğumlu olduğunu söylediği için öyle bilinir.

AYŞEGÜL ALDİNÇ: 46 YAŞINDA

1962 yılında İstanbul'da doğan Aldinç, Tatbiki Güzel Sanatlar Akademisi'ni bitirdikten sonra 6 yıl desinatör olarak çalıştı. 1981 yılında Modern Folk Üçlüsü'yle İrlanda Dublin'de Eurovision Şarkı Yarışması'nda ülkemizi temsil etti. Sahneye ilk Ankara Başkent Gazinosu'nda 1985'te çıktı. Estetik operasyonu sevmeyen Aldinç, spor yapıyor.

HÜLYA AVŞAR: 45 YAŞINDA

8 Ekim 1963 tarihinde Edremit'te doğan Avşar, 1982 yılında Bulvar Gazetesi'nin açtığı Güzellik Yarışması'nda kraliçe oldu. Evlenip ayrıldığı anlaşılınca tacı elinden alınan ve peş peşe çevirdiği filmlerle şöhrete ulaşan sanatçı, o günden beri gündemden düşmüyor. Her fırsatta yaşlanmaktan korkmadığını söyleyen Hülya Avşar, sürekli yüzüyor ve yürüyüş yapıyor. Estetik operasyon ise hiç yaptırmadı.

NÜKHET DURU: 54 YAŞINDA

1954 yılında İstanbul'da doğan Nükhet Duru ilk olarak 1971 yılında dans müziği orkestrasında solistlik olarak sahneye çıkmıştı. Yurtdışında çeşitli festivallere katılan, beğenilen şarkılara imza atan, çeşitli müzikal ve kabarelerde rol alan sanatçı, ünlüler dünyasında kendisine en iyi bakan isimler arasındadır. Estetik operasyon yaptırmayı seven sanatçı için dostları her zaman 10 yaş genç gösterdiğini söylerler.

AJDA PEKKAN: 62 YAŞINDA

12 Şubat 1946'da İstanbul'da doğan sanatçı ilk kez 1962 yılında Çamlıca Kız Lisesi öğrencisiyken sahneye çıktı. 1963 yılında Ses Dergisi'nin açtığı kapak yıldızı yarışmasına katıldı. İşte o yarışmadan sonra profesyonel kariyeri başladı. Tam 46 yıldır zirvede. Geçirdiği sayısız estetik operasyonların yanı sıra, kendisine çok iyi bakıyor, sürekli spor yapıyor.


Müjde Ar gizli formülü verdi

Müjde Ar bu formülle Türkiye'yi büyük bir zehirden kurtaracak. Programında bahsettiği o gizli formulü sıraladı...
Konserlerinde bile sigarasını elinden düşürmeyen ve bu nedenle eleştirilen Teoman'a yardım elini Müjde Ar uzattı.

Ar, ünlü rock'çıya "Sana söyleyeceklerimi yaparsan 3 günde sigarayı bırakırsın" dedi.

KURALLARI SIRALADI

NTV'de yayınlanan "Haydi Gel Bizimle Ol" programına konuk olan Teoman, sigara tiryakiliğinden kurtulması için Müjde Ar'dan öğüt aldı. Ar, sigarayı bırakmak için uyması gereken kuralları ise ünlü rockçıya programdan sonra anlattı.

İŞTE O LİSTE

* Sigara içenlerle aynı ortamda bulunulmamalı

* Sigarayı çağrıştıran çay, kahve, alkol gibi içeceklerden uzak durmalı

* Kahvaltıdan sonra oluşan ilk sigara atağında bir bardak ılık su içmeli

* Öğlene doğru 10 dakikalık yürüyüş yapılmalı

* Öğlen yemeğinde çorba tarzı yemekler tüketilmeli ve sonra bir saat uyumalı. Uyanınca tekrar bir saatlik yürüyüş yapıp bol su içmeli

* Arkadaşlarla yapılan toplu akşam yemeği organizasyonlarından uzak durulmalı

* Ani ataklar gelirse dümdüz yere yatılmalı ve diyaframı şişirip burundan nefes verilmeli

* Aksiyon filmlerinden, stresli ortamlardan uzak durulmalı  kaynak: Internethaber


Amerikalı sarışın aktrist Drew Barrymore, Afrika'daki açlara 1 milyon Dolar bağışlıyor


NEW YORK -İHA- Amerikalı aktrist Drew Barrymore, Dünya Gıda Programına bir milyon dolarlık bağışta bulunacağını açıkladı.
Dünya Gıda Programının Açlıkla Mücadele elçiliğini yürüten Barrymore, Kenya'da, okul çağındaki çocukların beslenmesine harcanması amacıyla yardımda bulunacağını söyledi.
Barrymore, talk şovcu Oprah Winfrey'nin televizyon programında açıklamada bulunurken, Kenya'ya son iki yıl içinde iki ziyarette çocukların çektiği açlığa kendi gözleriyle şâhid olduğunu belirtti.
DGP yetkilisi Josette Sheeran da Barrymore'a bağış münâsebeti ile teşekkür etti ve bu girişimin emsâl teşkîl etmesi çağrısında bulundu.


Tarkan, avukat sevgilisi ile herkesten gizli olarak Marmara ve Ege gezisine çıktı! Popstar Balıkesir'de objektiflere yakalandı! Ünlü çifte köpekleri Fındık eşlik ettiTARKAN, LONDRA’NIN DÜNYACA ÜNLÜ WEMBLEY ARENA’SINDA
KONSER VERECEK


Tarkan, 13 Nisan 2008 Pazar günü Londra’nın dünyaca ünlü Wembley Arena’sında, Türkiye’de piyasaya çıktığı ilk bir kaç haftada 300.000 kopya satan Metamorfoz albümünden şarkılarını seslendirmek üzere sahneye çıkacak.

Konser, Tarkan’ın bu albümünün tanıtımı amacı ile Avrupa, Orta Asya ve Ortadoğu’yu kapsaması planlanan turnesi öncesindeki ilk uluslararası konser olma niteliğini de taşıyor. İngiltere’deki hayranları arasında konser hakkında daha fazla bilgi edinme ve bilet bulma konusunda büyük bir heyecan seli yaşanmasına neden olan Wembley konseri aynı zamanda sanatçının İngiltere’deki 8 seneden sonra vereceği ilk konser olma özelliğini de taşıyor. Tarkan’a ön grup olarak Türkiye’nin ünlü nu-metal grubu MaNga eşlik edecek.

Hem oturmalı hem de ayakta biletlerin mevcut olduğu konser için “40-70 paund” arası değişen biletler piyasaya çıkmış durumda.
 

BÜLENT ERSOY'UN BOŞANMA DAVASI...

Şarkıcı Bülent Ersoy'un, eşi Armağan Mustafa Uzun'dan boşanmak için açtığı davanın görülmesine başlandı . Kadıköy 3. Aile Mahkemesindeki duruşmaya, davacı Bülent Ersoy ile davalı Armağan Mustafa Uzun gelmedi. Duruşmada, taraf avukatları hazır bulundu.
Tarafların, delillerini yazılı ve sözlü olarak mahkemeye sunmasının ardından hakim, tanıkların dinlenmesi amacıyla duruşmayı erteledi.
Duruşma sonrası açıklama yapan Bülent Ersoy'un avukatı Aydın Kurban, "şiddetli geçimsizlik" nedeniyle boşanma davasını müvekkilinin açtığını belirterek, "Bülent Ersoy bir an önce boşanmak istiyor. Karşı tarafın da olumsuz bir yaklaşımı yok. Herhangi bir nafaka talepleri de olmadı" dedi. Kurban, mahkemeye, Armağan Mustafa Uzun'un, basında başka kadınlarla birlikte olduğunu gösterir deliller sunduklarını da bildirdi.
Bülent Ersoy'un avukatı Aydın Kurban'ın hazırladığı dava dilek çesinde, tarafların şiddetli geçimsizlik içerisinde oldukları ifade edilerek, boşanmalarına karar verilmesi isteniyor.
Dilekçede, "davalı Armağan Mustafa Uzun'un sadakatsiz ve sorumsuz davranışlarında ağır kusurları, taraflar arasındaki düşünce ve kültür farklılığı bu evliliğin devamını imkansız kılmıştır. Bu nedenle davacı Bülent Ersoy, zaruri ve acil şekilde devamı mümkün olmayan bu evlilik birliğinin ortadan kaldırılmasını ve tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep etmek zorunda kalmıştır" deniliyor. Dilekçede, Ersoy'un, Armağan Mustafa Uzun'dan boşanmak istediği ve herhangi bir nafaka talebi olmadığı belirtiliyor.

CEYLA GÖLCÜKLÜ, MODACI SİREN ERTAN'I TEHDİTTEN
600 YTL ADLİ PARA CEZASINA ÇARPTIRILDI

Modacı Siren Ertan'ı tehdit ettiği iddiasıyla yargılanan Ceyla Gölcüklü (Shahnavaz), 600 YTL para cezasına çarptırıldı. İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz sanık Ceyla Gölcüklü ile şikayetçi Siren Ertan katılmadı. Duruşmada tarafları avukatları temsil etti. Kararını açıklayan Hakim Ahmet Duymaz, Ceyla Gölcüklü'yü "tehdit" suçunu düzenleyen TCK'nın 106. maddesi uyarınca 1 ay hapis cezasına çarptırdı. Bu cezayı 600 YTL adli para cezasına çeviren Hakim Duymaz, CMK'nın 231. maddesinin 1. ve 5. fıkraları uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verdi. Hakim Duymaz, Gölcüklü hakkında 5 yıl denetim süresi belirlenmesine hükmetti. CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrası, "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza bir yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün san ık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder" hükmünü içeriyor. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Ceyla Gölcüklü'nün bir dergiye verdiği röportajı okuyan Siren Ertan'ın, çevresindekilere Gölcüklü hakkında dava açacağını söylediği belirtiliyordu. Bu durumdan haberdar olan Gölcüklü'nün, 9 ve 12 Mart 2006 tarihlerinde Ertan'a cep telefonundan 2 ayrı mesaj çektiği anlatılan iddianamede, bu mesajlarda sanığın medyaya açıklamalarda bulunacağı yönünde tehditler ettiği öne sürülüyordu. İddianamede, Gölcüklü'nün, söz konusu mesajlarda Ertan'ı büyük bir zarara uğratacağını ya da kendisine kötülük edeceğini belirttiği ö ne sürülerek, "birden fazla tehdit" suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın 10,5 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyordu.

İŞTE KAMERALAR KARŞISINDA DİLİ TUTULAN ÜNLÜLER...

Onları dizilerde ya da şarkı söylerken hayranlıkla izliyoruz. Ancak gerçek hayatta da ekranda göründükleri gibiler mi?Onları dizilerde ya da şarkı söylerken hayranlıkla izliyoruz. Ancak gerçek hayatta öyle değiller. Kimi kamera karşısında çok rahat konuşuyor. Kimi de "senaryo" dışında objektif karşısına geçince tutulup kalıyor, söylediği anlaşılmıyor.

İşte ünlülerimizin hali.

Gülben Ergen: Konuşmayı o kadar çok seviyor ki kendisiyle röportaj yapan televizyoncular, montaj sırasında oldukça yoruluyor. Rakiplerine laf atmayı ve polemik yaratmayı da çok seven şarkıcının yaptığı açıklamalar, çoğu zaman işinin de önüne geçiyor.

İÇİNİ TAM DÖKÜYOR

Nurgül Yeşilçay: Genelde çok sakin bir yapısı olan güzel oyuncu, sinirlendiği zaman içini tam anlamıyla dökmeden susmuyor. Özellikle sanatçı, haklı olduğuna inandığı bir konudaki soruları yanıtlarken ağzına gelen lafı hiç esirgememesiyle tanınıyor.

BICIR BICIR KONUŞUYOR

Özgü Namal: Reklam, sinema ve dizi filmleri başarılı oyuncusu Özgü Namal, rol gücünün yanı sıra, konuşkan kişiliğiyle de herkesin sempatisini kazanıyor. Kameralar karşısında her soruyu yanıtlayan ve bıcır bıcır konuşan Namal, herkese sıcak bir elektirik veriyor.

LAFINI ESİRGEMİYOR

Demet Akalın: Şarkıcı oldukça sivri dilli olmasıyla tanınıyor. Kendisiyle polemiğe girenlere yanıt vererek, rakiplerini adeta salvo ateşine tutan Akalın, konuşmaya başlayınca durmak bilmiyor.

MESAJLARI NET VERİYOR

Serdar Ortaç: Kamera önünde söylemek istediğini en başarılı şekilde anlatan ünlülerden biri olarak tanınıyor. Bu yeteneği sayesinde başarılı TV programları da sunan Ortaç, çok fazla konuşmasa da mesajını net şekilde verebiliyor.

SUSAN YILDIZLAR

Binnur Kaya: Başarılı oyuncu, süper bir performans sergilediği Avrupa Yakası'nda 'Şahika' rolünü yaparken sular seller gibi konuşuyor. Ancak, geçenlerde Beyaz Show'a katılan Kaya, izleyen herkesi şaşırttı. Çünkü programda tutuk ve utungaç konuştu.

YARIŞMAYI SUNAMADI

Keremcem: Yakışıklı şarkıcı ve oyuncu yaptığı işte başarılı olmasına rağmen, kameralar önünde oldukça tutuk kalıyor. Kendisine güvenen bir duruşu olmasına rağmen bu hali hayranlarını şaşırtıyor. Keremcem'in bir dönem sunduğu yarışma programı reyting alamamış ve kaldırılmıştı.

SÜPER ROL YAPIYOR AMA...

Türkan Şoray: Türk Sineması'nın Sultanı'nın oyunculuk kabiliyeti tartışılmaz. Ancak ünlü sanatçı, kamera önünde konuşmaya gelince heyecanlanıyor ve kendisini ifade ederken güçlük çekiyor.

UTANGAÇ ÇOCUK GİBİ

Kerem Alışık: O da kamera karşısında konuşmayı fazla sevmeyen ünlülerden. Soruları hep son derece mütevazı bir tavırla yanıtlayan sanatçı, kamera önünde nedense hep utangaç bir çocuk gibi duruyor.

ANLAŞILMAYANLAR

TÜLİN ŞAHİN-ŞEBNEM SCHAEFFER: İki ünlü manken de konuşmayı çok seviyor. Ancak, Danimarka'da doğup büyüyen Şahin ile Almanya'da doğan Schaeffer, Türkçe kelimeleri düzgün telaffuz edemiyorlar. O nedenle ne söyledikleri pek anlaşılamıyor. kaynak: habervitrini
 

Şebnem Schaefer, davetiyesi olmadığı için Maserati A La Mode partisine içeri alınmadı.

Hotel Les Ottomans'da düzenlenen Maserati A La Mode partisine katılmak isteyen Şebnem Schaefer, davetiyesi olmadığı için içeri alınmadı. Ünlü manken, tüm itirazlarına rağmen kapıdan dönmek zorunda kaldı.Moda, sanat ve iş dünyasının önde gelen isimleri, önceki akşam Maserati A La Mode partisinde buluştu. Partinin yapıldığı Hotel Les Ottomans'ın kapısındaki güvenlik önlemleri hayli sıkıydı. Class Cavalli defilesinin düzenlendiği geceye, davetiyesi ve güvenlik kartı bulunmayan hiç kimse alınmadı. Bu sıkıntıyı yaşayanlardan biri de Şebnem Schaefer oldu.

Partiye katılmak üzere mekana gelen Schaefer'e görevliler davetiye sordu. Davetiyesi olmadığı öğrenilince, davetli listesinde adı arandı ancak orada da ismi geçmiyordu. Bunun üzerine görevliler, Schaefer'e içeri giremeyeceğini söyledi. Tüm itirazlarına rağmen mekana alınmayan Schaefear, "Ben de mankenim, neden içeri giremediğimi anlayamadım" dedi. Daha sonra gazetecilere açıklama yapan Schaefer, meslektaşlarından dert yandı: “İçeri girişimi de bir manken engelledi. Ama mücadele edeceğim.”

 -Davetiyeniz olmadığı halde neden defileyi izlemeye gittiniz?

-Hayatımda ilk kez konuk olarak bir defile izlemek istedim. Bunun için de menajerim organizasyon şirketini aradı. Zaman kısıtlı olduğu için davetiye yerine, adımı davetli listesine yazacaklarını belirtiler. Ben de otele gittim ama listede adımın olmadığını söylediler.

 -Giremezsiniz dediklerinde ne hissettiniz?

Sonuçta hazırlanıp, defile izlemeye gelmiştim. Kapıdan döndürülmek gerçekten çok kötü.

 -Bunu neden yaptılar?

Benim içeri girmemi özellikle engellemişler. Bunu daha sonra otel yetkililerini ve organizasyonu arayarak öğrendim. Mankenlerden biri benim girmemi istemedi.

 -Kim bu meslektaşınız?

-Adını söylemek istemiyorum. Çünkü konuştukça üzerime geliyorlar. Haklıyken haksız oluyorum. Bugüne kadar hep tepki aldım. Bu kez susacağım.

 -Neden meslektaşınız böyle bir şey yapsın?

Türkiye’de mankenler beni sevmiyor. Çünkü ben saf birisiyim. Dürüst olduğum, herşeyi konuştuğum için beni aralarına almıyorlar. Saygılı ve kibar insanları sevmiyorlar. Ezmeye çalışıyorlar. Beni istemediklerini biliyorum.

 -Sizi istemeyen, sevmeyen insanların arasında ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Sonuna kadar mücadele edeceğim. Kesinlikle yıkılmayacağım. Sonuçta ben bu işten para kazanıyorum.Onlar beni istemese de mücadeleme devam edeceğim. Sadece bu tarz olaylar değil, işlerimi de kesmeye çalışıyorlar. Bunu bilerek ve isteyerek yapıyorlar.

 

HORTUMLANMIŞ HİSSEDİYORUM


Hülya Avşar, guardianturk adlı internet sitesinde TMSF’yle anlaşma yaptığı süreçte yaşadıklarını kaleme aldı. Uzan’larla imzaladığı iki filmlik anlaşmanın hayata geçmemesi ve ardından TMSF sanatçısı olmasıyla kuruma borçlanan Avşar, “Uzan’ların film şirketinden 350 bin dolar almıştım ama TMSF 2 milyon dolar hesap çıkardı. Sonra da parayı 1 milyon dolara indirdi” dedi.

 TMSF ve BEN!!! Hülya Avşar yazıyor!

 Guardianturk.com Yazarı Hülya Avşar'ın yeni köşe yazısı 'TMSF ve BEN!' Hülya Avşar Yazıyor!

Guardianturk.com Yazarı Hülya Avşar'ın yeni köşe yazısı 'TMSF ve BEN!'

Keklendim Hemi de ….!

Adım Hülya Avşar. Fena sayılmam, güzel bir kadın olduğumu söylerler. Gerçi kendime haksızlık ediyorum. Galiba bir zamanların Türkiye güzeliyim ama gel gelelim güzellikti müzelikti, şımarıktı mımarıktı, iyi oyuncuydum miyi oyuncuydum, iyi anneydi miyi anneydi, akıllıydı makıllıydı, zekiydi mekiydi, şarkıcı değildi markıcı değildi, sporcuydu miporcuydu …

Yok efendim okul yaptırdı mokul yaptırdı. Yok efendim yedi yıldır Hülya Cup tenis turnuvalarıyla doğuda okul tamir ettiriyor, mokul tamir ettiriyor. Tenisçiler yetiştiriyor. Yok efendim, dergi çıkarıyor. Artı (+) vergi rekortmenliğine birkaç kere imza atmış, falannnn filannnnn …

Gerçi bilinmeyenler de var ama neyse! Tüm bunları bir tarafa koyarsak, işin trajikomik tarafı, zamanında Uzan ’larla imzalamış olduğum 2 filmlik anlaşmaya Uzan ’lar uymadığı için yapılmamış olmasından dolayı (elimizde yapamadıklarına dair belgeler de var) ve bir süre sonra sürenin bitmiş olması takibinde TMSF ’nin Uzan’ların şirketlerine el koyması nedeniyle bir TMSF sanatçısı olup çıkıvermiştim.

…Ve işte bu noktadan sonra ayva mı dersiniz hap mı dersiniz zoka mı yoksa kapak mı bilemem. TMSF kapıma dayandı ve film için almış olduğum parayı mukaveleye göre haklı olmama rağmen; üstelik iki sene boyunca verdiğim sözü tutmak için başka hiçbir filmi kabul etmememe rağmen geri istediler.

Bende, böyle bir hakları olmadığını söyleyerek avukatım aracılığıyla cevap verdim. Ama TMSF “Biz TMSF’yiz, onlar Uzan’dı. Paramızı geri alırız ” dediler. İşte bu durumda sahne avukatlarındı. Mahkemeler süreci başladı. Fakat henüz sonuç belli olmadan ve hiçbir ön uyarı yapılmadan tüm mal varlığıma ve banka hesaplarıma haciz getirildi, el kondu. Sonrasında bana inanılmaz bir hesap çıkarıldı.

Ben Uzan ’ların film şirketinden 350 bin dolar almıştım ama onlar bana faiziyle birlikte 2 milyon dolara yakın hesap çıkardı. Güya iyi olduklarını anlatırcasına, sanatçı dostu olduklarını söyleyerek, bu parayı 1 milyon küsur dolara indirdiler. Taksit kolaylığı sağlayacaklarını ama TMSF ’ye bir daha dava açmamam gerektiğini söylediler ve o gün avukatımın gelmesine izin vermediler.

Ben de; her şeyim hacizli, hesaplara el konmuş ve de annemin hastalığına denk geldiği dönemde ve TMSF ’den kurtulmak için önüme uzattıkları kâğıdı imzaladım.

Çünkü sanatçı saflığı haksız yere hacizli evde oturmayı ve hortumcu muamelesi görmeyi kaldıramayacaktı. Kısacası onların istediği bir daha mahkemeye başvurmama talebini kabul edip çıktım arabadan ve avukatımı aradım.

Bana kırgındı, ne oldu diye sordu. Ben de ona attığım imzayı söyledim. Kısa bir sessizlik oldu. Seni yalnız isteme sebepleri ortaya çıktı. Madem kendilerine güveniyorlar neden mahkemeden çekiniyorlar dedi. Ben de “Boş ver. Yeter ki kurtulayım. Hatta parayı taksitle değil, peşin ödeyeceğim ” dedim.

Avukatımın “Yapma ne olur… Yazık! Bu parayı ödemek haksızlık, sen kolay kazanmadın. Ödeme …” demesine rağmen dinlemedim ve ödedim. Üstelik ödemem bir hafta gecikti diye sürekli TMSF avukatı Arzu Hanım tarafından taciz edildim.

Neyse … Sonunda parayı ödedim ve rahatladım. Daha sonra kimseye bahsetmediğim halde Milliyet Gazetesi ’nden Ali Eyüboğlu (TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM) tüm bunları yazdı.

Sonra da Can Ataklı (TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM) … Ve bir süre sonra yargıtaydan aldığımız müjdeli haberle, adaletin gerçekten haksızlığa izin vermediğini görmüş bulundum. Yargıtay, TMSF ’nin bu yaptığını “Durun bakalım, bu işi tekrar inceleyelim “ diyerek ödeme yapmamı durdurdu. Ama ne yazık ki ben ödemiştim. (Hani bana akıllı diyenler var ya! Ben den söylemesi, ya-nı-lı-yorlar)

Ama şimdi istesem de mahkemeye başvuramıyorum. Çünkü benimle yalnız görüşerek bana mahkemeye bir daha gitmeyeceğime dair kağıt imzalattılar.

Kısacası kendimi hortumlanmış olarak hissediyorum.

Siz olsanız ne yapardınız. Hakları olmayan para orada ve ben hakkım olanı geri alamıyorum.

Şimdilik efenim efenim, hükümetimizden bir ricam vardır. Acaba benim için de ufak bir yasa değişikliği yaparlar mı???