|
FORUM NEWSPAPER, LLC
1199 MAIN AVENUE
SUITE 4
CLIFTON, NJ 07011
Tel: 973-727-6674
973-454-0996
Fax: 973-225-0151
info@forumgazetem.com
|
|
 |
SAĞLIĞINIZ İÇİN SPOR DEĞİL EGZERSİZ YAPIN...
-YRD.
DOÇ. DR. KAYA: ''DOKTORLAR HER ZAMAN 'BOL BOL SPOR YAPIN' DİYOR.
SPOR İLE BEDEN EĞİTİMİ KAVRAMI KARIŞTIRILIYOR. HERKESE SPOR DEĞİL
EGZERSİZ YAPMAYI ÖNERİYORUZ''
KONYA (A.A)
- Selçuk Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Sporda
Psikososyal Alanlar Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Yalçın Kaya,
''Doktorlar her zaman 'bol bol spor yapın' diyor. Spor ile beden
eğitimi kavramı karıştırılıyor. Herkese spor değil egzersiz yapmayı
öneriyoruz'' dedi. Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, günümüzde
iş yoğunluğuna bağlı olarak artan stres başta olmak üzere çevresel
ve sosyal birçok faktörün insan sağlığını ciddi şekilde tehdit
ettiğini belirtti. Buna karşılık insanların spor yaparak sağlıklı
kalmaya çalıştıklarını ifade eden Kaya, ''Doktorlar her zaman 'bol
bol spor yapın' diyor ama spor ile beden eğitim kavramı
karıştırılıyor. Spor yerine egzersiz yapmayı öneriyoruz'' dedi. Kalp
rahatsızlığı olanların kesinlikle spor yapmaması gerektiğini ifade
eden Kaya, şunları kaydetti: ''Spor, içinde yenme, yenilme ve
rekabet kavramları olduğu için kişinin bazen kalbine aşırı
yüklenmesine, buna bağlı olarak da kalbin zayıf yerinden patlak
vermesine neden olabiliyor. Bu nedenle kalp rahatsızlığı olanlara
kesinlikle spor yapmasını önermiyoruz. Tenis, futbol veya basketbol
maçında kişi oyunu kazanabilmek için kalbine bazen aşırı yüklenmek
zorunda kalabiliyor. O nedenle spor yerine egzersiz yapılması daha
doğru. Spor herkesin yapabileceği bir aktivite değil. Oysa her yaşta
egzersiz yapılabilir. Bu yüzden spor eşittir sağlık diyerek, herkese
spor tavsiye etmek yanlış. Egzersizde yenme, yenilme, rekabet
kavramları olmadığı için kimse gücünün üzerinde kendisini zorlamak
zorunda kalmaz.'' Bilinçli ve amaçlı yapılan egzersizlerin kalbe
fayda sağladığını dile getiren Kaya, yürüme, koşma, beden
hareketleri gibi aktivitelerin kalbin güçlenmesine de yardımcı
olduğunu bildirdi. Kaya, kalp rahatsızlığı olan her yaştan insanın
spor yapmasının sakıncalı olduğunu, ancak her insanın egzersiz
yapabileceğini, egzersizin vücut için önemli faydaları olduğunu
bildirdi.
Yaşamak için ye! İşte Dr. Mehmet Öz'ün önerdiği hayati önem
taşıyan diyet listesi..
Dr. Mehmet Öz'ün "Hayatı kilo vermesine bağlı olan hastalarımı Dr. “Joel
Fuhrman'a yönlendiriyorum” dediği ünlü diyetisyen Joel Fuhrman
ABD'de best-seller olan kitabı Yaşamak İçin Ye'de 6 haftada 9 kilo
verdirmeyi iddia ve garanti ediyor.Ünlü ABD'li Doktor Joel Fuhrman,
"Yaşamak İçin Ye" adlı kitabında hem kalp, tansiyon, şeker ve
kanserle savaşan hem de 6 haftada 9 kilo verdiren diyet programını
açıklıyor.
Çeşitli
hastalıkları beslenme ve doğal yöntemlerle iyileştirme uzmanı olan
Amerikalı doktor Joel Fuhrman, aşırı beslenmenin kalp, tansiyon,
diyabet, kanser dahil pek çok hastalığa neden olduğunu vurgularken,
sağlıklı beslenmek ve fazla kilolarından kurtulmak isteyenlere altı
haftada en az 9 kilo zayıflamayı sağlayan beslenme programı öneriyor.
SAMANDAN
EV MİSALİ
Uzun
ömrün formülünü besinler ve lifler açısından zengin bir diyet olarak
gösteren Fuhrman, sağlık için çok önemli olan lifin, meyve, sebze ve
baklagil gibi bitkisel yiyeceklerle ve bol miktarda alınmasını
tavsiye ediyor. Joel Fuhrman, aşırı beslendiğimiz halde yetersiz
beslendiğimizi, yiyecekleri sonradan besinlerle zengilenleştirmenin
ise yetersizliğe çare olmadığını belirterek, "Bu samandan ev yapmaya
benzer" diyor.
Fuhrman,
ekmek, makarna, pasta gibi karbonhidrat yönünden zengin besinlerin
çok az tüketilmesinin, tatlı ihtiyacının meyvelerden karşılanmasının
ve hayvansal besinler yerine de yeşil sebze yenmesinin önemine
işaret ediyor. 280 gram brokolideki 100 kaloriye karşın, 28 gram
hayvansal besinde 100 kalori olduğuna dikkat çeken Fuhrman, altı
haftalık program sonucunda fazla kiloların yanısıra kandaki yağ
oranlarının düşeceğini, baş ağrısı, gastrit, kabızlık, sindirim
güçlüğü ve burun kanaması gibi birçok semptomun yok olacağını
belirtiyor.
BAKLAGİL
MUCİZESİ
Çalı
fasulyesi, brokoli, enginar, kuşkonmaz, kabak, yeşil-kırmızı lahana,
brüksel lahanası, bamya, pazı, şalgam, pancar, ıspanak, karnıbahar,
patlıcan, biber kullanarak sebzelerde çeşitliliği sağlayın" uyarısı
yapan Dr. Joel Fuhrman "Nohut, kuru fasulye, barbunya, mercimek,
soya fasulyesi, börülce... B aklagiller, dünyanın en mükemmel
yiyeceklerinden. Kan şekerini sabitler, tatlı arzusunu köreltir ve
akşamüstü acıkmaların engeller" diyor ve ekliyor: Altı haftalık
programda günde en az bir su bardağı dolusu yiyin. Günde en az dört
meyve tüketin."
SINIRSIZ
YİYECEKLER
Fuhrman
salata dahil bütün çiğ sebzelerden günde yarım kilo yenebileceğini
belirtiyor... Bu, bir göbek salatanın, mevsim salatasının ya da
kıvırcık salatanın tamamına denk geliyor. Bezelye, tatlı kırmızı
biber, domates, salatalık... Yarım kiloluk bu yiyeceklerle alınacak
kalori miktarı 100'den az. Ne kadar yerseniz o kadar kilo verirsiniz
kuralı, sebzeler için de geçerli. Hedef yine yarım kilo. Fuhrman "Bu
sebzeleri yerken porsiyon çok büyük olmalı" diyor.Süt ve hayvansal
ürünler, meyve suyu, kurutulmuş meyve. 310 sayfalık kitap 10
bölümden oluşuyor.
YASAKLAR
SINIRLI YİYECEKLER
Günde en
fazla bir porsiyon pişmiş nişastalı sebze ya da tam tahıllar (Mısır,
patates, pirinç, pişmiş havuç, ekmek, kahvaltılık gevrekler).
Çiğ kuru
yemişler ve tohumlar (günde maksimum 30 gram).
Avakado
(günde maksimum 60 gram). Ketentohumu (günde 1 yemek kaşığı).
bugün
Kırmızı
lahana her derde deva! Beyni ve kalbi daha sağlıklı çalıştırıyor,
kanserden koruyor
KONYA -İHA- Nefroloji ve Hipertansiyon Uzmanı Prof. Dr. Süleyman
Türk, sebze ve meyvelerin sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmez
gıdalar olduğunu belirterek, kırmızı lahananın insan vücudunu
kanserden koruyarak, beyin ve kalbin sağlıklı çalışmasına yardımcı
olduğunun tespit edildiğini söyledi.
Kırmızı lahanayla ilgili Amerikan Tarımsal Araştırma Merkezi'nin (US
ARC) araştırma sonuçlarının "The Journal of Agricultural and Food
Chemistry" dergisinin son sayısında yayınlandığını bildiren Prof.
Dr. Süleyman Türk, "Beltsville Human Nutrition Research Center'de
yapılan çalışmanın sonuçlarına göre, insan sağlığı için çok faydalı
olan ve başta kanser olmak üzere birçok hastalığa karşı koruyucu
etkileri bilinen flavanoidler grubundan olan Anthocyaninlerin 36
farklı türünün kırmızı
lahanada bol miktarda olduğu belirlenmiştir. Bu 36 Anthocyanin'den 8
tanesi, yeni keşfedilenler olarak bilim dünyasına tebliğ edildi.
Anthocyaninlerin kansere karşı koruyucu etkilerinin yanında beyin
fonksiyonlarını ve kalp fonksiyonlarını iyileştirici etkiye sahip
maddeler olduğu da ortaya çıktı. Başta kırmızı lahana olmak üzere
koyu renkli sebze ve meyveler şifa hazinesi" dedi.
Prof. Dr. Türk, Amerikan Tarımsal Araştırma Merkezi'nin bu konuda
yapmış olduğu daha önceki çalışmalarda Anthocyaninlerin bol miktarda
alınmasının C vitamininin antioksidan özelliğini ikiye katlayıcı
etkisinin de tespit edildiğini vurguladı.
|
NEZLEYE
KARŞI 10 TEMEL ÖNLEM

Nezleyle başa çıkamamamıza rağmen, onu önleyen veya hafifleten önlemler
alabiliriz. Nezlenin en çok yaşandığı bu mevsimde, 10 maddelik bu önlem
reçetesini uygulayarak, nezleden uzak kalmayı başarabiliriz.
BİR ÇAY KOY DEMLİ OLSUN, KANSERE KARŞI KORUSUN
Amerikalı ve Güney Koreli bilim adamları hücre düzeyinde araştırmalar yaparak yeşil ve siyah çayların anti-kanser etkilerini görmüşlerdir.

Çayın bu kuvvetli kanser önleyici etkisi, anti oksidan özelliği olan flavonoid tipteki polifenollerdir (Hücreleri bombalayarak atom yapılarını değiştiren kanser yapıcı maddelere karşı koruyan maddeler).
Yeşil ve Beyaz (White tea) çayların anti oksidan özelliğinin siyah çaylara (Türk çayı) göre daha fazla olduğu düşünülmektedir. Siyah çay yeşil çayın dışarıda tutulmak yöntemi ile fermente edilmesi ile elde edilmektedir. Siyah çaydaki polifenol miktarı volümüne göre 3 kat iken, bu oran yeşil çayda 10 kattır. Buraya kadar olan kısım hepimizin bugüne kadar bildiği yeşil çay daha sağlıklıdır görüşünü destekliyor.

Eğer siz de benim gibi Türk çayını daha çok tüketiyorsanız bundan sonrası ilginizi daha da çok çekecek.
Efendim, eğer çay liflerini dışarıda bırakarak yeterince fermente ederseniz, oksidasyon nedeniyle içindeki flavonoid tipteki polifenoller daha buruk tattaki flavonoidlere dönüşürler (theaflavins ve theanine). Neticede yeşil çay ve siyah çayın eşit olarak kansere karşı koruyucu olduğu ve bunun gerçekte sadece içindeki flavonoid içeriği ile değil, çayın diğer özellikleri ile de ilgili olduğu düşünülmektedir. Araştırmacılar hangi tipte olursa olsun çayın kolon, meme, karaciğer ve prostattaki kanserli hücreleri azalttığını düşünmektedirler. Çay (Yeşil ya da Siyah), Berry (çilek, böğürtlen vb.) ve diğer flavonoidden zengin gıdalar kansere karşı önemli savunma maddeleridir. Bu gıdalar kanserin en zayıf olduğu erken dönemde kanser hücrelerinin yıkılmasına (Apopytosis) yolaçarak önemli bir görevi yerine getirirler. Unutmayın ki çay, sadece yardımcıdır. Kanseri tedavi etmez ve fazla tüketildiği takdirde çarpıntı, uykusuzluk gibi yan etkilere yol açar.

KAHVE
DİŞ ÇÜRÜMELERİNİ ÖNLÜYOR
Artık kahve keyfi yapmak için bir nedeniniz daha
var: Dişler. Anti-bakteriyel özelliği bulunan kahvenin, diş çürümelerini
önlediği belirlendi.
Artık
kahve keyfi yapmak için bir nedeniniz daha var: Dişler. Anti-bakteriyel
özelliği bulunan kahvenin, diş çürümelerini önlediği belirlendi.
Kahvenin diş çürümesine yol açan mikro-organizmalara karşı etkili olduğunu
kaydeden uzmanlar, "Kahve diş minelerine yapışarak çürümelere yol açan bu
organizmaları ortadan kaldırıyor" dedi.
|
|
Sağlıklı
hayat ömrü uzatıyor
İngiltere'de yapılan bir araştırmada
spor yapmak, yeterli derecede sebze ve meyve yemek ve sigara
kullanmamakla ömrün 14 yıla kadar uzatılabileceği ileri sürüldü.
OBEZİTE
SALGIN HALİNE
GELMEYE BAŞLADI
Dünyada bugüne kadar 8 bine yakın obezite hastasına “mide kelepçesi”
gibi cerra hi yöntemleri uyguladığı bildirilirken Uzman Dr. Bruno
Dillemans, obezitenin bir salgın haline gelmeye başladığını savundu.
SAĞLIKLI
KALP VE
AKCİĞER İÇİN AYVA
Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, birçok hastalığa şifa olan ayvanın
kalp, akciğer, boğaz, mide, göz, bağırsak ve ağız rahatsızlıklarının
tedavisinde faydalı olduğunu söyledi.
KAHVE
KALIN BAĞIRSAK KANSERİNİ ÖNLEYEBİLİR
Japon bilim adamlarının yaptığı bir araştırmada, günde üç ya da daha
fazla kahve içmenin, kadınlarda kalın bağırsak kanseri riskini yarı
yarıya azaltabileceği ortaya kondu.
GÜNEŞLENİRKEN
‘’CİLT KANSERİ’’ OLMAYIN
EDİRNE
– Ebru Atar –
Trakya
Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof.
Dr. Faruk Yorulmaz, ‘’Cilt kanserlerinin yüzde 80’i uzun süre güneşe
maruz kalan bölgelerde görülmektedir’’ dedi
''OBEZİTENİN
YOL AÇTIĞI HASTALIKLAR TARİH OLACAK''
Harvard Üniversitesi Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölümü Başkanı
Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, Şişmanlık Genine Müdahale ile
Obezitenin Yol Açtığı Hastalıkları Ortadan Kaldıracaklarını Söyledi.
ENDONEZYA'DA ESRARENGİZ BİR HASTALIK
Endonezya'da,
ne olduğu bilinmeyen bir hastalığa yakalanan 30 kişiden 8 kişi öldü.
Cava adasındaki Kanigoro köyünde görülen salgınla ilgili olarak, ''SARS
ya da kuş gribi olmadığı, ama kesinlikle endişe verici'' olduğu
belirtildi.
EN
FAZLA ZAMANI UYKUYA AYIRIYORUZ
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK), 2006
yılında Türkiye genelinde ilk kez uyguladığı ''Zaman Kullanım Anketi''
sonuçlarına göre, en fazla zamanı uykuya ayırıyoruz.
DOĞUM KONTROLÜNDE KISIRLIK TEHLİKESİ
Çeşitli
nedenlerle çocuk sahibi olmayı erteleyen yeni evli çiftçilerin
seçtikleri doğum kontrol yöntemlerine dikkat etmeleri, aksi takdirde
çocuksuz kalabilecekleri vurgulandı.
 |
Atatürk Üniversitesi (A.Ü) Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Teoman Erdem, yaz aylarında deriyi etkileyen en önemli faktörün güneş olduğunu belirterek, ultraviyole A ışınlarının deri yaşlanmasına ve ciltte lekelere, ultraviyole B ışınlarının ise güneş yanıklarına neden olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Erdem, yazın günde ortalama 2-3 litre su tüketilmesi gerektiğine dikkat çekerek, ''Su deriyi en iyi besleyen unsurdur. Derinin beslenmesi ve zararların yok edilmesinde su önemli etkendir'' dedi.
Yaz aylarında deriyi etkileyen ultraviyole ışınlara karşı koruyucu tedbir alınmamasının, önemli hastalıklara neden olacağı bildirildi. Atatürk Üniversitesi (A.Ü) Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Teoman Erdem, yaz aylarında deriyi etkileyen en önemli faktörün güneş olduğunu belirterek, ultraviyole A ışınlarının deri yaşlanmasına ve ciltte lekelere, ultraviyole B ışınlarının ise güneş yanıklarına neden olduğunu ifade etti.

Güneş ışınlarının etkisinin yüksek kesimlerde yüzde 15-20 oranında arttığına işaret eden Prof. Dr. Erdem, şunları kaydetti: ''Rakım arttıkça güneş ışınlarının etkisi de buna paralel olarak artar. Bu nedenle sadece sahil kenarındaki vatandaşlarımız değil, yüksek yerleşim birimlerindeki vatandaşlar da güneş ışınlarına karşı dikkatli olmalıdır.'' Prof. Dr. Erdem, güneşin ciltteki olumsuz etkilerini azaltmanın en önemli yolunun koruyucu krem kullanımı olduğunu, en az 15 faktör koruyucu kremlerin kullanılması, sıcaklara bağlı olarak ayak ve kasık terlemeleri nedeniyle mantar hastalığının görülmesinin önlenmesi için de açık ayakkabı, rahat giysiler ve pamuklu çorapların tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Sık sık duş almanın da faydalı olduğunu bildiren Prof. Dr. Erdem, terleme nedeniyle deride oluşan atık dokuların uzaklaştırılması ve gözeneklerin açılmasında duş almanın önemli rol oynadığını kaydetti.
Prof. Dr. Erdem, yazın günde ortalama 2-3 litre su tüketilmesi gerektiğine dikkat çekerek, ''Su deriyi en iyi besleyen unsurdur. Derinin beslenmesi ve zararların yok edilmesinde su önemli etkendir'' dedi.
SÜT EKLEMEK, ÇAYIN KALBE OLUMLU ETKİSİNİ AZALTIYOR
PARİS - Alman araştırmacıların yaptığı bir araştırma, çaya süt eklemenin, çayın kalbe olan yararlı etkisini azalttığını ortaya koydu. Araştırmacıların farelerde ve bir grup denek üzerinde yaptıkları araştırma, siyah çayın belirgin olarak damarların genişlemesini sağladığını ancak bu etkinin çaya süt eklendiğinde azaldığını gösterdi.
Sağlıklı 16 kadına sıcak su, süt eklenmiş çay, sütsüz çay içirildi ve damara etkileri ultrasonla gözlendi. Doktorlardan Mario Lorenz, ''suya oranla çayın kan akışını artırarak damarların rahatlama veya genişleme kapasitesini önemli oranda artırdığını ancak süt eklenmiş çayın bu biyolojik etkiyi engellediğini'' söyledi.
Araştırmaya göre bunun nedeni sütteki kazein proteininin çayla karışması durumunda çayda bulunan kateçin maddesinin yoğunluğunun azalması. Kardiyolog Verena Stangl da bu sonuçların, çaya süt ekleme alışkanlığının olduğu İngiltere'de, çayın kalp hastalıkları üzerindeki olumlu etkilerinin neden az olduğunu gösterebileceğini belirtti
KANDA PIHTILAŞMAYI ÖNLEMEK İÇİN ÇİKOLATA
John Hopkins Üniversitesi ve Bloomberg Halk Sağlığı Okulu araştırmacıları, günde iki çorba kaşığı siyah çikolata yemenin, kandaki pıhtılaşmanın önüne geçilmesine yardımcı olabileceği sonucuna ulaştılar.
Bilim adamlarının, aspirinin kandaki pıhtılaşmaya etkisi üzerine yapılan daha büyük bir araştırma sırasında çıkarttıkları sonuca göre, çikolata, aspirinle benzeri bir biyokimyasal etki yaratıyor ve kandaki pıhtılaşmayı azaltıyor.
Profesör Diane Becker, araştırma sonucunda, kakao çekirdeğindeki kimyasalın, kandaki pıhtı hücrelerinin azaltılmasında, aspirinle aynı biyokimyasal etkiyi yarattığını öğrendiklerini söyledi.
Siyah çikolatanın, tansiyonu düşürebildiği ve kan dolaşımına farklı faydaları olduğu bilim adamlarınca yaklaşık 20 yıldır biliniyor. American Heart Association'ın yıllık bilim toplantısında duyurulması planlanan son araştırma, gıda tüketiminde normalin dışına çıkılmamasını öğütlüyor ve düzenli diyetin bir parçası olarak yenecek bir parça çikolatanın veya içilecek sıcak çikolatanın insan sağlığı için iyi olduğu sonucuna ulaşıyor.
BEYNİN DALGALARINDAKİ
BOZUKLUK DEPRESYON NEDENİ
ABD'nin
Stanford Üniversitesi'nden bilim adamlarının yaptığı araştırmaya göre,
Beynin işleyişini düzenleyen elektrik dalgalarındaki bozukluğun depresyona
yol açabileceği ortaya çıktı.
|
|
Şifalı Bitkiler |
|
BEZELYE
KALP DOSTU
Cilde
Urfa’nın acı pul biberi, mideye hardal, depresyona avokado,
tansiyona muz iyi geliyor. Hamsi, omega-3 yağı zenginliğiyle
kolesterol seviyesini düşürüyor, kanın pıhtılaşmasını önleyerek
damar tıkanıklığı, kalp krizi, felç geçirme riskini düşürüyor.
DEPRESYONA AVOKADO

Uzmanlar, sindirimi çok rahat olan avokadoyu, özellikle
bebeklerin ilk maması olarak tavsiye ediyorlar. Bu meyvenin
içerdiği E vitamini, kalbe iyi gelirken, yüksek potasyumu
depresyona sebep olan uyuşukluluğu engelliyor. Ama yağ oranı bir
çikolata kadar yüksek olduğu için zayıflamak isteyenlere
önerilmiyor.

KARAYEMİŞ YAŞLANMAYI GECİKTİRİYOR
Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali İslam, karayemişin, antioksidan özelliğiyle yaşlanmayı geciktirdiğini söyledi.
|
|
ERKEK
İÇİN YARARLI
21 ÜRÜN

KARPUZ YAZ DİYETLERİNİN VAZGEÇİLMEZİ

'SITMA GERİ DÖNDÜ''
Hızla yayılan
hastalık, bugüne kadar görülmemiş sayıda insanı etkiliyor. Ve onlarca yıldır
sıtmayı görmezden gelen dünya yeniden silahlarını kuşanıyor.
KLORLU SU
SAÇIN BAŞ DÜŞMANI
Bir Fincan Kahve Bin Derde Deva
MUTLU OL, SAĞLIKLI YAŞA
|
Aklınızda Bulunsun |
|
SICAKLAR RUH SAĞLIĞINI ETKİLİYOR
MANİSA
-
Turgay Duyar -
Aşırı sıcak havanın, beden sağlığı üzerinde olduğu kadar ruh
sağlığı üzerinde de olumsuz etkiye sahip olduğu açıklandı.
''GÜNEŞTEN
KAÇIŞ YOK''
Güneşin yakıcı ve yıkıcı etkisinden kaçışta
şapka, şemsiye, güneş koruyucu kremler, açık renk giysiler ve
uygun dokumalı kumaşların bile tam bir koruma sağlamadığı
bildirildi.
AFRİKA
SICAKLARI ÇARPMASIN
'Afrika sıcakları' adı verilen hava kütlesinin
önümüzdeki günlerde etkili olacağı belirtilirken, uzmanlar
özellikle sıcak ve nemin fazla olduğu yerlerde güneş çarpması
riskinin daha fazla olduğunu bildirdi.
|
|
|
 |
|
|
|
|