Order status

Abone Olmak İstiyorum

Order status

Reklam Banner Tarifesi

        info@forumgazetem.com

home | about us | advertise with us|  | subscribe | newsstands | contact us| FAQs

 
     MeZUN calling card
 

 

FORUM NEWSPAPER, LLC
1199 MAIN AVENUE 
SUITE 4
CLIFTON, NJ 07011

Tel:   973-727-6674
         973-454-0996
Fax:  973-225-0151

info@forumgazetem.com

 


MEME KANSERİ İLE MÜCADELE EDİYORSANIZ VEYA KORUNMAK İSTİYORSANIZ DİYETİNİZİ DÜZENLEYİN

Meme kanseri günümüzde hanımlar arasında en sık görülen kanserler arasındadır. Alacağınız diyet önlemleri belki de hayatınızın kurtulmasına yol açabilir. Bu konuyla ilgili olarak aşağıdaki önlemleri alabilirsiniz:

1.Kafein’i diyetinizden çıkarın. Yani çay , kahve ve kola gibi içeceklerden ve çikolata gibi yiyeceklerden uzak durun. Yerine ıhlamur, adaçayı gibi hem sinirlerinizi, hem de midenizi rahatlatan içecekleri tercih edebilirsiniz.

2.Diyetinizdeki posa miktarını arttırın ki kabız kalmayın. Böylece meme kanseri riskinizi en aza indirin. Araştırmacılar tarafından şiddetli kabızlık (haftada üç kere ve daha az büyük abdeste çıkan ) çeken hanımların memelerinde anormal hücre büyüme riski 5 kat daha fazla bulunmuştur. Bunda karaciğerden salgılanan estrojen hormonunun yavaşlayan bağırsaklardan emiliminin artmasının neden olduğu düşünülmektedir.

3.Diyetinizdeki trans fat denilen doymuş yağları (Margarin, Tereyağ, Et, pastırma ve sucuk gibi gıdalarda bol bulunur ) içeren kraker, cips ve kurabiye gibi işlenmiş yiyecekler meme kanseri riskinizi özellikle artırır. Bu tür yağlar özellikle herkesin sağlığı için kötüdür, çünkü her zaman bahsettiğim gibi free radical’leri arttırarak hücrelerin bombardıman edilerek hasar görmesine yol açarlar. Bugün yağ tüketimi ile meme kanseri arasında kuvvetli bir ilişki olduğu bilinmektedir.

4.Stres, egzersiz ve vücud- ruh ilişkisi meme hastalıkları ile mücadelede çok önemlidir. Stresi çok olan hanımlarda meme problemleri özellikle de fibro kistik meme hastalığı daha çok görülmektedir. Bunda stres nedeni ile salgılanan adrenalin hormonunun rolü vardır.

Egzersiz yaptığımızda bu stres hormonları azalmakta ve aynı zamanda da vücuttaki yağ miktarı da azalarak estrojenin bağlanabileceği alanları sınırlandırmaktadır. Bilindiği gibi estrojen oluştuktan sonra yağ dokusu içinde barınmaktadır.

HANIMLAR VE BEYLER: EGZERSİZ SADECE VÜCUD İÇİN DEĞİL, BEYİN İÇİN DE GEREKLİDİR

90’lı yıllara kadar herkesin inancı beyin hücrelerinin erişkin çağa kadar gelişimini tamamladığı ve ondan sonra artık yeni hücre yapılmadığı yönünde idi. Özellikle son yıllarda doğru seçilmiş yiyecek, destekleyici vitaminler ve beyin egzersizleri ile beyini canlı tutmak, hatta yeni beyin hücresi üretmek mümkündür. Beyninizi canlı tutmak için;

1.Hayat boyu öğrenmeye devam edin.

2.Düzenli egzersiz beyine giden kan akımını arttırarak hafızanızın güçlü kalmasına yardım eder.

3.Sağlıklı yiyecekler (Free radikalleri yok eden antioksidan’dan zengin , Broccoli, Lahana, Meyve’ler vs.) tüketin. Eğer çok düzenli beslenemiyorsanız iyi bir multi vitamin alın.

4.Balık yağını düzenli tüketin, mümkünse balık olarak, değilse her gün düzenli olarak balık yağı kapsüleri alın.

5.Beyninize toksik etki gösteren sigara ve aşırı alkol’den uzak durun.

KANSER , MAKÜLER DEJENERASYON VE KATARAKT’TAN KORUNMAK İÇİN KALE, KARNİBAHAR VE LAHANA’DAN ZENGİN BESLENİN

Kale (bir çeşit lahana), broccoli, karnıbahar gibi sebzeler phyto chemical denilen kuvvetli antioksidan’lardan yana zengindir. Daha önce de bahsettiğim gibi antioksidanlar hücreleri bombardıman eden free radikal’leri nötralize ederek hücrelerin hasar görmesini önler. Bu sebzeleri düzenli olarak tüketen kültürlerde kanser oranı belirgin ölçüde düşük bulunmuştur. Sağlığınız ve sağlıkla ilgili merak ettiğiniz tüm sorularınızı nonat13@hotmail.com adresinden bana ulaştırabilirsiniz. Bu haftalık da bu kadar , bir dahaki sayıda buluşmak üzere sağlık dolu günler dileğiyle...
 


PANKREAS KANSERİNDEN KORUNMAK İSTİYORSANIZ BALIK, TAVUK, SÜT ÜRÜNLERİNDEN ZENGİN BESLENİN

İsviçre’de yapılan bu araştırmaya göre 45-83 yaş arasındaki 81,922 kadın ve erkek denek seçilmiş ve 1997 yılından 2006 yılına kadar takip edilmiş. Seçilen kişilerde başlangıçta kanser olmadığı tesbit edilmiş. Bu denekler B-6 vitamini ve methionin denilen amino asit (tavuk, balık, süt ürünleri, koyu yeşil sebzelerde en çok bulunur)‘leri tüketme derecelerine, ayrıca şişmanlık, sigara tüketimi ve yaş faktörü gibi diğer risk faktörleri de göz önüne alınarak 4 gruba ayrılmışlar.

Sürenin sonunda 147 kişide Pankreas kanseri gelişmiş, methionin’den zengin beslenen grupta pankreas kanseri çok daha az görülürken, sigara ve alkol tüketenlerde riskin iki kat daha fazla olduğu görülmüş. Eğer bugün Amerika’da pankreas kanserinden ölenlerin kanser ölümleri içinde dördüncü sırada olduğu göz önüne alınırsa diyetiniz ve kötü alışkanlıklarınızın ne derece önemli olduğu ortaya çıkmaktadır. İşte size sigarayı bırakmanız için bir başka sebep daha...

TANSİYONUNUZU PATATES YİYEREK DÜŞÜRÜN

Patates yiyecekler içinde potasyum yönünden en zengin olanlardan biridir. Sizin de tahmin edebileceğiniz gibi makul ölçüler içinde tüketildiğinde potasyum tansiyonun düşmesine yardımcı olur. Orta boy bir patates, kabuğu ile yendiğinde 903 miligram potasyum içerir ki bu günlük ihtiyacımızın yaklaşık üçte birini oluşturur. Bunun yanı sıra patates kukoamin deni-len doğal maddeler içerir ki bu da ilaveten tansiyon düşmesine yardım eder.

Unutmayın ki bu sadece tansiyonunuzun kontrol altında olmasına yardımcı olur, hiç bir zaman doktorunuzun verdiği ilacın ya da ilaçların yerini alamaz.

SİGARA İÇİYORSANIZ VE BİR TÜRLÜ BIRAKAMIYORSANIZ, BUNDA KULLANDIĞINIZ MARKANIN DA ETKİSİ OLABİLİR

Amerika’da Massachusetts eyaletinde sigara markaları arasında yapılan bir araştırmada bu markette lider pozisyonunda olan 4 şirketin (RJ Reynolds, Philip Morris, Lorillard and Brown & Williamson) ürettiği markalarda, sigaraya olan bağımlılıktan asıl sorumlu olan Nikotin miktarının 1998 - 2005 yılları arasında yüzde 11 oranında arttığı görülmüş. Bu da bu ürünleri tüketenlerin daha da bağımlı hale gelmelerine ve sigarayı bırakmalarının daha da zor hale gelmesine yol açmaktadır.


DİŞLERİNİZİ FIRÇALAMAK VE DİŞ İPİ İLE TEMİZLEMEK, ERKEN BUNAMA RİSKİNİZİ AZALTIR

Dişetlerinde erken yaşta hastalık başlayan veya erken yaşta diş kaybedenlerde erken bunama daha sıklıkla ortaya çıkmaktadır. Güney Carolina üniversitesinde 100 çift tek yumurta ikizi üzerinde yapılan incelemede (ki bunlar özellikle kardeşlerden biri erken bunayan, ama diğer kardeşin normal olduğu ikizlerden seçilmiş) dişetlerinde 35 yaşından önce hastalık başlayanlarda erken bunama riski 5 kat daha fazla görülmüştür. Bu durumdan yola çıkarak genelleme yapılırsa vücuttaki her türlü kronik enflamasyon uzun dönemde beyinde hasara yol açabilmektedir.


METABOLİC SENDROMUNUZ MU VAR ? O HALDE VİŞNE TÜKETİN

 Metabolik sendrom (Syndrome X de denir) modern yaşam tarzımızda sağlığımızı en çok tehdit eden sorunlardan biridir. Tanısı aşağıdaki yarım düzine bulgudan en az 3 tanesinin bulunması ile konulur. 1. Göbek çevresindeki şişmanlık 2. Kanda yüksek toplam yağ (Triglyçeride) ve yüksek kötü kolesterol (LDL), düşük iyi kolesterol (HDL) 3. Yüksek tansiyon 4. Vücuttaki dokuların İnsülin’e karşı duyarsız olması ve kan şekerinin normalden hafif yüksek olması 5. Kandaki kimyasal yapının değişmesi nedeniyle damar içinde kan pıhtılaşmasına eğilimin artması 6. Vücutta inflamasyon denilen genel reaksiyon, ki C- reaktif protein denilen bir test yardımı ile anlaşılabilir. Bu sendromda en çok görülen hastalıklar zaman içinde gelişen kalp hastalıkları ve şeker hastalığıdır.

Sağlığınızı ciddi şekilde tehdit eden bu sendromla mücadelede doktorunuzun vereceği ilaçların yanı sıra iyi bir diyet ve egzersiz programı ile kilo kaybetmenin çok büyük önemi vardır. Balık yağı ile birlikte vişnede bulunan anthocyanin denilen bir pigment de bu hastalıkta ortaya çıkan genel inflamasyonu azaltarak sendromda ortaya çıkabilecek ciddi sonuçları azaltmaktadır.
 


HANIMLAR; HAMİLELİKTE ALDIĞINIZ VE BEBEĞİNİZİ BESLEDİĞİNİZ MAMADAKİ BALIK YAĞI BEBEĞİNİZİN VÜCUT DİRENCİNİ ARTTIRIR…

Danimarka’da Kopenhag Üniversitesi tarafından 2007 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre 64 sağlıklı bebek seçilmiş. Bu bebekler 9. aylarından itibaren 3 gruba ayrılmış ve 3 ay boyunca birinci grup inek sütü ile, ikinci grup formula ile, üçüncü grup ise balık yağı ile güçlendirilmiş formula ile beslenmiş.

Araştırmacılar önce ve sonra bebeklerin kan örneklerini alarak karşılaştırmışlar ve balık yağı ile zenginleştirilmiş mama ile beslenen bebeklerin kanında INF-Gamma denilen ve vücudun savunmasından sorumlu hücrelerin çok daha yüksek olduğunu görmüşler. Benzer fayda balık yağını ilave olarak ya da balığı çok tüketen annelerin bebeklerinde de görülmüş. Almanya’da 2006 yılında yapılan bir diğer araştırmada ise bebeklik döneminde balık yağını fazla tüketen erişkinlerin tansiyon problemi yaşamadıklarını düşündürmektedir (Das UN 2006). Bu arada daha önce de değişik vesilelerle bahsettiğim gibi balık yağı genel olarak psikolojinizi etkileyerek kendinizi daha iyi hissetmenize yardım ederken diğer yandan kilo vermenize de yardım eder , tabi ki antioksidan etkisi de unutulmamalıdır.

ŞEKER HASTALIĞI KALP HASTALIĞI RİSKİNİ ARTIRIR

Şeker hastalarının yüzde 40'ının kanında Haptoglobulin denilen bir kan proteini normalin üzerinde olmaktadır. Bu hastalarda E vitamini yararlı olurken, aspirinin önemi de bir kere daha ortaya çıkmaktadır. Burada akılda tutulması gereken nokta hem aspirin hem de E vitamini kanın sulanmasına yardım eder. Bu birlikte kullanma ile ortaya çıkan sulanma miktarı hemen hemen tüm kullananlarda bir sorun oluşturmaz.

KANSERLE MÜCADELE ETMEK İÇİN DİYETİNİZDEKİ BAKLAGİLLERİ VE KURU YEMİŞ MİKTARINI ARTTIRIN

İngiltere’de University College of London’s Sackler Institute’de yapılan bir araştırmada bulunan bir kimyasal madde(inositol pentakiphosphate) kanser oluşumu için şart olan bir enzime mani olarak kanserin oluşumunu engelleyebilmektedir. Her gün bu kimyasal maddeden zengin yiyecekler yemeğe çalışarak bu şansı en aza indirebilirsiniz. Her gün 1 kap bezelye veya mercimek yiyerek, ya da yarım kap badem veya fındık yiyerek bu kimyasal maddeyi yeterli miktarda almış olursunuz.

PROSTAT KANSERİNE YAKALANMA RİSKİNİZİ AZALTABİLİRSİNİZ

 Bugün Prostat kanseri erkekler arasında en büyük ölüm sebeplerinden biridir. 2004 yılında Amerika’da 29,900 erkek prostat kanseri nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Günümüzde prostat kanserini önlemeye yönelik bilinen bir yöntem yoktur. O nedenle kanseri erken yakalamak için prostatın parmakla muayenesine ve PSA denilen prostata özel bir enzimin tetkikine 40 yaşından itibaren başlanmaktadır. 2005 yılında Kuzey Kaliforniya kanser enstitüsünde yapılan bir araştırma D vitamini’nin prostat kanseri oluşma riskini azalttığını göstermiştir. Araştırmaya göre özel gen varyasyonu olan bazı erkeklerde D vitamini ve güneş ışığına maruz kalınca kanser riski yüzde 65 kadar azalmaktadır.

Bu araştırmaya göre D vitamini güneş ışığı ile aktive olduğunda prostat hücrelerinin normal büyümelerini teşvik etmekte ve kansere dönüşme riskini azaltmaktadır.

D vitamini yumurta sarısında, karaciğerde, morina balığı çiğer yağında(cod liver oil) ve cereal’larda (üretim sırasında ilave edilmekte) bulunmaktadır.

Tabii ki D vitamininin aktif olması için güneş ışınları gereklidir. Burada önemli olan prostat kanserinden korunmaya çalışırken aşırı güneş ışınına maruz kalarak cilt kanseri şansını arttırmamaktır. Ayrıca cod liver oil aynı zamanda yüksek oranda A vitamini de içerir ve aşırı A vitamini aldığınızda zehirlenme belirtileri ortaya çıkmaktadır. O nedenle her zaman olduğu gibi aşırıya kaçmamak önemli bir husustur.
 

 Dr. Nermi Onat
İç Hastalıkları Uzmanı

YAZARLAR

Ural Yeşil

Herkes kendi işine baksın

Murat Yeşil

Sıkıntıyı çeken yine Türkiye olacak

Doğan Uluç

Hava korsanının dosyası 36 yıl sonra tekrar açıldı  

Cahit Oktay

Kazanç bunun neresinde?

Hasan Mesut Hazar

 Türkiye’nin canlı dış politikası

Hayrettin Turan

Kıran kırana bir önseçim

Oya Eren

 Yeni yılda Türkiye-Ermenistan ilişkileri

Timur
Akpınar

 Criminal Intent

Dr.Nermi
Onat

 Kemik erimesi nedeniyle ilaç alıyorsanız…

Robert Bonsignore

Occupied or Administered

 


© Copyright 2007
Privacy Policy
 Term of Use

www.forumgazetem.com 
 
 
  home | about us | advertise with us|  | subscribe | newsstands | contact us| FAQs