TURİZMİ TEŞVİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK...

TBMM BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM KOMİSYONU, TURİZMİ TEŞVİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPAN TASARIYI KABUL ETTİ

-ORMAN SAYILAN YERLER, KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞINA TAHSİS EDİLECEK

-GOLF TURİZMİNE YÖNELİK TESİS KURULMASINA İMKAN SAĞLAYAN YERLERİN TAHSİSİ, 1 AY İÇİNDE YAPILACAK -ORMAN SAYILAN YERLERDE TURİZME TAHSİS EDİLECEK ALAN, İLDEKİ ORMANLARIN YÜZDE 1'İNİ GEÇEMEYECEK -TURİZME TAHSİS EDİLEN ORMAN ALANLARININ 3 KATI KADAR ALANIN AĞAÇLANDIRMA BEDELİ VE BU ALANIN 3 YILLIK BAKIM BEDELİ ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HESABINA YATIRILACAK


 -KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI GÜNAY: -''TURİZM İNSANLARI BARIŞTIRIYOR, HOŞGÖRÜYÜ GELİŞTİRİYOR'' -''ASLINDA BU TASARI İLE TEŞVİKLERİ AZALTIYORUZ'

ANKARA (A.A) - Orman sayılan yerleri turizme kazandırmak amacıyla hazırlanan ve Turizmi Teşvik Kanununda değişiklik öngören kanun tasarısı, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda kabul edildi. Tasarıya göre, Hazineye ait yerler Maliye Bakanlığınca, Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edilecek. Hazine adına tescili yapılmamış devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle, kapanan yollar ve yol fazlalarının resen tescili, talep tarihinden başlayarak en geç 1 ay içinde tamamlanacak. Tasarıda, Hazine mülkiyetinde yeterli alanın bulunmadığı durumlarda, Orman Kanununa göre orman sayılan yerlerden hangilerinin Çevre ve Orman Bakanlığınca, Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edileceği de belirleniyor. Orman sayılan yerlerde turizme tahsis edilecek alan, ildeki ormanların yüzde 1'ini geçemeyecek. Yapılaşmaya esas inşaat emsal değeri yüzde 30'u aşamayacak. Turizm yatırımı için tahsis edilen orman alanının 3 katı kadar alanın ağaçlandırma bedeli ve ağaçlandırılan bu alanın 3 yıllık bakım bedeli, yatırımcı tarafından Orman Genel Müdürlüğü hesabına yatırılacak. Bu paralar ağaçlandırma ve bakım giderlerinde kullanılacak. belirtilen bedelin yatırılmadığının tespiti durumunda yatırımcıya turizm yatırımı veya işletme belgesi verilmeyecek. Bakanlığın tasarrufuna geçen taşınmazların yatırımcılara tahsisi, kiralanması ve bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisine ilişkin esaslar, süreler, bedeller, hakların sona ermesi ve diğer şartlar; saydamlık, güvenilirlilik, eşit muamele, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı ilkeleri doğrultusunda Kültür ve Turizm, Maliye, Çevre ve Orman bakanlıklarınca Devlet İhale Kanunu ve Orman Kanunu hükümlerine bağlı olmaksızın ortak tespit edilecek. Bakanlık, kendi tasarrufuna geçen taşınmazları, Türk ve yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişilere tahsis edebilecek.

-TESPİTLERİ, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI DA YAPABİLECEK-

Belgeli işletmelerin uygulayacakları fiyat tarifelerinin hazırlanması ve onaylanmasına ilişkin genel ilkeler, Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenecek. Tasarıyla, işletmelerin, en geç Temmuz ayı sonuna kadar bir sonraki takvim yılında, uygulayacakları tarifelerini bakanlığa gönderme zorunluğu kalkacak. Bakanlık, belgeli yatırım ve işletmeleri, belgeye esas olan niteliklerini, bu niteliklerini koruyup korumadıklarını denetleyecek ve işletmeleri sınıflandıracak.

-TESİS ŞARTLARINA UYMASINI TALEP EDECEK-

Bakanlık, gerekli gördüğü hallerde, ilan edeceği pilot bölgelerdeki turizm işletmesi belgesi olmayan konaklama tesislerinden, verilen süre içerisinde turizm işletmesi belgeli tesis şartlarına uymasını talep edecek. Bu şartları yerine getiren konaklama tesisleri belgelendirilecek, şartları yerine getirmeyen konaklama tesislerinin faaliyetlerine son verilecek. Tasarıyla, turizm yatırımı veya işletme belgesinin iptaline de sınırlama getirildi. Tasarıya göre, 1 yıl içerisinde 3. kez idari para cezasını gerektiren bir fiilden dolayı turizm yatırımı veya turizm işletmesi belgesi iptal edilemeyecek. Verilen bir önerge ile daha önce Çevre ve Orman Bakanlığınca verilen ön izinlerin Kültür ve Turizm Bakanlığına devredilmesi benimsendi.

-KÜLTÜR BAKANLIĞINA DEVREDİLECEK YERLER-

Tasarıyla, sağlık turizmine yönelik fizik tedavi tesisi veya rehabilitasyon merkezi tesislerini kapsayan konaklamalı tesisler yapılabilmesi için iklimsel ve çevresel zorunluluk bulunan, termal turizmine yönelik jeotermal kaynakları bulunan, kış turizmi kapsamında uygun yapı ve tesislerin yapılabileceği yeterli pist uzunluğunu ve gerekli rakımı sağlayan, eko-turizm kapsamında yer alan yayla turizmi, kırsal turizm ve benzeri turizm türlerine yönelik tesislerin yer alabileceği çevresel ve sosyal anlamda imkan sağlayan, golf turizmine yönelik olarak uygun iklim yapısı ve topografik özellikler dikkate alınarak uluslararası standartlara uygun tesisler gerçekleştirilmesine imkan sağlayan, kıyıların coğrafi ve fiziksel yapısı nedeniyle kumsallardan, doğal manzaradan, çevresel zenginlikten, biyolojik çeşitlilikten yararlanma bakımından alt yapı ve üst yapı tesisi konusunda kolaylık sağlayan, kruvaziyer ve yat gibi deniz turizmine yönelik olarak kıyıdan başka bir yerde gerçekleştirilmesi mümkün olmayan, uluslararası yarışmaların yapılabileceği turizm amaçlı spor tesisleri yapılabilmesi için uygun iklim yapısı veya coğrafi özellikler sağlayan yerlerin tahsisi, talep tarihinden başlayarak en geç 1 ay içerisinde Kültür ve Turizm Bakanlığına devredilecek.

-GÖRÜŞMELER-

CHP milletvekilleri, orman alanlarının ''talan edileceği'' ve ''Anayasaya aykırı'' olduğu gerekçesiyle tasarıya karşı çıktılar. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, tasarının daha önce görüşüldüğü komisyonlarda muhalefet milletvekillerince de desteklendiğini söyledi. Doğayı, tarihi ve kültürel eserleri tahrip etmeden turizme açmak ve turizmi çeşitlendirmek istediklerini anlatan Günay, ''Türkiye'nin potansiyeli açısından 23 milyon turist yeterli değil. Hedefimiz, Cumhuriyetin 100. yılında 50 milyon turist'' dedi. İspanya'nın nenedeyse nüfusu kadar turist çektiğini ifade eden Günay, ''turizm insanları barıştırıyor, hoşgörüyü geliştiriyor. İnsanlar dünyaya açılıyor, iş ve ekmek sahibi oluyor...'' diye konuştu. Ormanları koruma ve kullanma ilkesi içinde turizme açmayı hedeflediklerini kaydeden Günay, ''Turizmi yok etmeden bir yasa çıkaralım. Ranta yatırım yapma imkanı varken pek çok insan bu alana yatırım yaptı. Bu da yeni istihdam alanları ve yeni gelirler demektir'' dedi.

-GERGİNLİK-

Bakan Günay, tasarının, muhalefetin de katkısıyla çıkarılmasını isteyerek, önerilere açık olduklarını söyledi. CHP Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz, konuşma üslubunu eleştiren Günay'a ''demogoji yapıyorsunuz'' dedi. Bakan Günay, ''bu üslubunuzu yadırgıyorum'' karşılığını verdi. Orman alanlarının turizm alanı olarak tahsis edilmesini sınırlandıran önerilerin artması üzerine Günay, ''bu tasarı ile teşvikleri azaltıyoruz zaten, abartmayalım...'' diye tepki gösterdi. Orman Genel Müdür Yardımcısı Cemal Kaya, komisyona bilgi verirken, bir hektarlık alanın ağaçlandırılmasının maliyetinin 5 bin YTL olduğunu, yıllık bakım giderinin ise bu rakamın yüzde 20'si kadar olduğunu söyledi.


KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI GÜNAY SAMSUN'DA: -''GEÇEN YILA GÖRE BU YIL YÜZDE 20 CİVARINDA HEM GELEN TURİST SAYISINDA HEM DE EKONOMİK KALKINMA AÇISINDAN GELİŞME VAR''

--- SAMSUN (A.A) - Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ''Geçen yıla göre bu yıl yüzde 20 civarında hem gelen turist sayısında, hem de ekonomik kalkınma açısından gelişme var'' dedi. Bakan Günay, çeşitli açılışlar ile 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı törenlerine katılmak üzere Samsun'a geldi. Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu bünyesindeki Samsun Genç İşadamları Derneğinin açılışına katılan Günay, yaptığı konuşmada, ''Gençlerin böyle bir girişim içinde bulunması, Samsun'un gerçekten dünyayı anlayan hukukunun güzel örneklerinden birisi olarak ortaya çıkıyor'' diye konuştu. Atatürk'ü anmanın, Atatürk'ün gerçekten yapmak istediklerine sahip çıkmakla olacağını vurgulayan Günay, şöyle devam etti: ''O da önce az konuşmak ve çok çalışmakla olur. Atatürk'ün bu ülkeye göstermek istediği, çalışma yoludur. Kendi gayretleriyle, kendi emekleriyle ayakta duramayan milletler, şereflerini de hürriyetlerini de kaybederler. Biz kendi topraklarımızda ve dünyada ayakta durabilmek için bütün gücümüzle gayret içindeyiz. Türkiye'yi çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Siz gençlerin bu tür çalışmalarını da yürekten destekliyoruz.''

-''TURİZM SEKTÖRÜNÜN DAYANIŞMA İÇİNDE OLMASINDAN MUTLUYUM''-

Daha sonra Samsun Valiliğince düzenlenen ''Samsun Turizminin Tanıtımı ve Gelişimi'' konulu sunuma katılan Bakan Günay, yaptığı konuşmada, turizm sektörünün dayanışma içinde olmasından mutlu olduğunu bildirdi. Türkiye'nin turizmde dünyanın iddialı ülkelerinden biri haline geldiğine işaret eden Bakan Günay, şunları kaydetti: ''Bunu 10 yıl öncesinden söylemek mümkün değildi. 2007 yılında 23 milyon 341 bin turist kapasitemiz vardı. Geçen yıla göre bu yıl yüzde 20 civarında hem gelen turist sayısında hem de ekonomik kalkınma açısından gelişme var. Turizmde gelişiyoruz. Ama turizmde yarıştığımız dünya markası ülkelere erişmemiz için biraz daha kulaç atmamız lazım. Bizim birkaç aya yayılmış turizmimiz vardı. Rusya'nın dağılmasından dolayı buradaki ülkelerin, güneydeki sıcak iklim ülkelerine yönelmelerini iyi değerlendirmemiz lazım. Kaliteyi artırmamız ve bunu yukarıda tutmamız lazım. Rekabeti artırmamız lazım.'' Türkiye'nin sadece kumsallarını pazarlayan bir ülke olmadığını vurgulayan Günay, ''Bizim çok büyük tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerimiz var. Bunların farkına varmamız lazım. Küresel ısınmadan dolayı Karadeniz'e olan ilgi artıyor. Ancak direk ulaşım olmayan yerlerde turizm de olmuyor. Hava yolları ile aktarmalı turist gelmiyor, zamanını yolda geçirmek istemiyor'' dedi. Karadeniz'de iç turizmin geliştirilmesi gerektiğini belirten Günay, iç turizm gelişmeden dış turizmin gelişemeyeceğini söyledi. Türkiye'de turizmin Anadolu'ya yayılmasının şart olduğunu kaydeden Günay, ''Turizmi Anadolu'ya da yayarsak mevsimlere de yaymış oluruz. Yılda 3-4 ay gerçekleştirilen turizmi, kış turizmi, kongre ve tarih turizmine de yaymamız lazım. Böyle olursa 6-8 ay turizm hareketi olur'' diye konuştu. Bakan Günay, Samsun'da ekim ayına kadar Devlet Tiyatrosu açılacağını, bunun için uygun yer aradıklarını sözlerine ekledi. -TÜRSAB BAŞKANI ULUSOY- Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy da küresel ısınmaya işaret ederek, Karadeniz'in turizm açısından giderek önem kazanmaya başladığını bildirdi. ''Bizim Karadeniz'e şimdi ihtiyacımız var. Karadeniz'in kültürüne, doğasına tarihine ve sosyal dokusuna ihtiyacımız var'' diyen Ulusoy, şöyle devam etti: ''Bütün bunlarla Karadeniz yaşamın bir parçasıdır. Ancak şunun bilinmesini istiyorum. Karadeniz'in çöp olmasını istemiyoruz. Bugüne kadar her yönüyle sırtını denize dönen bizler olduk. Şimdi denizimizi kullanmayı, buraları tanıtmayı istiyoruz. Bu arada üçüncü gemiyi aldırmak istiyoruz. Ama bunun için de önce altyapı çalışmalarını hazırlamak istiyoruz. Karadeniz'de gemi seferlerinin olmasını, yavaş yavaş Karadeniz'in bütün taşımacılığının denizden yapılmasını istiyoruz.'' Vali Hasan Basri Güzeloğlu da Samsun'un ''güneşin doğduğu şehir'' olduğunu belirterek, 19 Mayıs 1919 tarihinde Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu adına güneşin Samsun'da doğduğunu, bu bilinçle Samsun'un ekolojik, doğal, kültürel, fuar ve sağlık alanlarında dünya markası haline gelmesini istediklerini kaydetti.

 Dünya turu için 2.5 yıl daha yürüyecekler

KÜÇÜKKUYU -AA- Çevre kirliliğine dikkat çekmek ve dünya barışına katkıda bulunmak amacıyla köpek ve eşekleriyle 11 ay önce İsviçre'den dünya turuna başlayan İsviçreli Celine Overney ile Mathias Berovalis, yeni satın aldıkları ikinci bir eşekle birlikte Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu beldesine ulaştı. İsviçre'nin Basel kentinden 12 Mayıs 2007'de yürüyerek yola çıkan, daha sonra İtalya, Slovenya, Hırvatistan ve Bosna Hersek'e giden Celine Overney (31) ile Mathias Berovalis'in (32), Arnavutluk ve Makedonya'dan aldıkları, "Skada" adlı eşek ile "Willy" adını verdikleri köpekle devam ettikleri yolculuklarına, Ezine ilçesine bağlı Üvecik köyünden 30 YTL'ye satın aldıkları ikinci bir eşek de katıldı. Turlarını tamamlamak için daha 2.5 yıl yürüyeceklerini belirten Overney, ziyaretleri sırasında uğradıkları ülkelerin insanlarını tanıma fırsatı yakaladıklarını söyledi. Overney, Türkiye'yi çok sevdiklerini ifade ederek, "Bu ülkenin insanları çok misafirperver. Bize her konuda çok yardımcı oldular" dedi. Gezilerini tamamladıktan sonra edindikleri deneyimlerle ilgili konferanslar verip, kitap yazmayı düşündüklerini anlatan Berovalis ise, ziyaretleri sırasında çektikleri fotoğrafları da internet sitelerinde yayınlayıp, herkesle paylaşacaklarını dile getirdi.

SÖYLENTİYLE GELEN İLGİ...

ESKİŞEHİR'İN MİHALGAZİ İLÇESİNE BAĞLI SAKARIILICA BELDESİNDE YER ALAN KAPLICALARA OLAN İLGİ, BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN BURADA KONAKLADIĞI YÖNÜNDEKİ İDDİALAR ÜZERİNE ARTTI

-SÖZ KONUSU HABERLER ÜZERİNE ÇOK SAYIDA VATANDAŞ KAPLICANIN YERİNİ, TERMAL SUYUN ÖZELLİKLERİNİ SORARKEN KAPLICANIN WEB SAYFASI DA YOĞUN İLGİ GÖRDÜ

ESKİŞEHİR (A.A) - Cihan Yıldırım - Eskişehir'in Mihalgazi ilçesine bağlı Sakarıılıca beldesinde bulunan kaplıcalara olan ilgi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın burada konakladığı yönündeki iddialar üzerine arttı. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Katar'daki temaslarını tamamlayarak yurda dönen Başbakan Erdoğan'ın, Eskişehir'e 28, Ankara'ya 258, İstanbul'a 375 kilometre uzaklıkta olan Sakarıılıca beldesindeki bir termal tesiste dün dinlenmeye çekildiği iddia edildi. Söz konusu haberlerin dün gün boyu internette yer alması beldeye ve termal tesislere olan ilgiyi artırdı. Bu yöndeki haberler üzerine çok sayıda vatandaş kaplıcanın yerini, termal suyun özelliklerini sorarken, kaplıcanın ''www.sakariilica.com.tr'' adlı web sayfası da yoğun ilgi gördü. Sakarıılıca Belediyesi Başkanı Hüseyin İlkin, dün Başbakan Erdoğan'ı soran yüzlerce kişiden telefon aldıklarını belirterek, kendisine inanmayan bazı gazeteci ve vatandaşların tesislere geldiğini söyledi. Başbakan Erdoğan'ı beldede ağırlamaktan gurur duyacaklarını ifade eden İlkin, ''Başbakan Erdoğan'ı, ilk çağlardan beri sağlık ve kaplıca şehri olan Eskişehir'e davet edeceğiz. Sayın Başbakan gelmeden beldeye hareketlilik geldi. Çok sayıda telefon aldık. Arayanlardan bazıları rezervasyon bile yaptırdı. Her geçen yıl turist sayımız artıyor. Çoğu zaman otel ve pansiyonlarda boş odamız kalmıyor'' dedi. Eskişehir'deki karasal iklimin aksine Akdeniz iklimine sahip iki vadi arasındaki Sakarıılıca'da hamam, kaplıca ve şifalı içme suları bulunuyor. Türk hamamları ve özel banyolardan oluşan tesisin 57 derece olarak ölçülen suyunun mide hastalıkları, romatizmal hastalıklar, kadın hastalıkları, kırık ve çıkıklar, kemik hastalıkları, sindirim sistemi ve beslenme bozukluğu hastalıkları, yorgunluklarla ilgili hastalıklarda etkin olduğu bildirildi. Banyo uygulamaları şeklinde kronik dönemdeki romatizmal hastalıkların tedavisinde, ortopedik ve nörolojik hastalıkların rehabilitasyonunda, içme uygulamaları şeklinde üst sindirim sistemin fonksiyonel rahatsızlıklarında tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılıyor.

 

DOĞA TURİZMİNİN YENİ ADRESİ ISPARTA...

-ISPARTA GEÇEN YIL 167 BİN TURİST AĞIRLADI -VALİ UZUN: ''TÜRKİYE ARTIK, DÜNYA TURİZM SEKTÖRÜNDE EN HIZLI BÜYÜYEN ÜLKELER ARASINDA YER ALMIŞTIR'' -''GÖLLER BÖLGESİ'NİN MERKEZİ NİTELİĞİNDEKİ ISPARTA, COĞRAFYASI ÜZERİNDE BULUNAN ZENGİN DOĞAL GÜZELLİKLERİ VE KÜLTÜREL VARLIKLARI İLE HER TÜRLÜ TURİZM ÇEŞİTLİLİĞİNE İMKAN VEREN BİR TURİZM MERKEZİDİR''

ISPARTA (A.A) - Isparta Valisi Şemsettin Uzun, geçen yıl Isparta'yı 167 bin turistin ziyaret ettiğini bildirdi. Vali Uzun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir önceki yıla göre geçen yıl Isparta'ya gelen turist sayısında yüzde 17'lik artış olduğunu ve ili 167 bin turistin ziyaret ettiğini söyledi. Isparta'nın eşsiz bir doğa güzelliğe sahip olduğunu vurgulayan Vali Uzun, şöyle konuştu: ''Artık sahil turizmi önceliğini kaybediyor, doğa turizmi ilgi çekiyor. Bu konuda da en şanslı il olarak Isparta'yı görüyorum. Isparta bu faktörleri çok iyi değerlendirmeli. Valilik olarak gerekli tanıtımları yapıyoruz ancak sadece bizim girişimlerimiz yeterli değil. Özel sektörün de kollarını sıvaması şart.'' Turizmin pamuk ipliğine bağlı olduğunu ifade eden Vali Uzun, ''Tabii ki turist sayısını artırmak isteriz ancak bir yıl boyunca yaptığımız çalışmaları ufak bir olumsuzluk yıkabilir. Bu nedenle hedef belirtmek yanlış olur'' dedi. Vali Uzun, Isparta'da bakanlık işletme belgeli 10 otel bulunduğunu ve toplam yatak kapasitesinin 1034 olduğunu belirterek, mezuniyet gibi özel günlerde kalacak yer bulunmasında sıkıntı yaşandığını, şu anda bile otellerin yüzde 80-90 oranında dolu olduğunu söyledi.

-EKO TURİZM-

Isparta'nın, 2023 Türkiye Stratejisi çalışmalarında Eko Turizm Bölgesi olarak ele alındığını bildiren Uzun, şöyle devam etti: ''Göller Bölgesi'nin merkezi niteliğindeki Isparta, coğrafyası üzerinde bulunan zengin doğal güzellikleri ve kültürel varlıkları ile her türlü turizm çeşitliliğine imkan veren bir turizm merkezidir. Kayakseverlere, dağcılara, yamaç paraşütü yapanlara, bisikletçilere, avcılara, yüzücülere, foto safari yapanlara, kısacası her türlü doğa sporu yapanlara eşsiz imkanlar sunulmaktadır. Kültür turizmi, inanç turizmi, kış turizmi, eko turizm, endemik bitki turizmi, mağara turizmi, kongre turizmi, dağ ve yayla turizmi, gibi daha birçok alternatif turizm çeşitleri ilimizde yakın gelecekte aranan aktiviteler olacaktır. Çeşitlerini çoğaltabileceğimiz turizm aktiviteleri bir destinasyon olarak düşünülmekte ve ilimizin sahip olduğu bu potansiyelle ulusal ve uluslararası platformlarda bir marka haline getirilmeye çalışılmaktadır. İlimizin turizm potansiyelinin değerlendirilerek sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel gelişmesinin sağlanması paralelinde, yöremizin turizmde öncelikli yöre haline getirilmesi için turizm yatırımlarının bölgemize yönlendirilmesi gerekmektedir. İşte turizm bilincinin önemi de burada yatmaktadır. Dünyada en hızlı gelişen sektörlerden biri olan turizm konusunda toplumun bilgilendirilmesi ve hızlı gelişmeye uyum sağlaması gerekmektedir.''

-DAVRAZ'A 5 MİLYON DOLARLIK YATIRIM-

Geçen yıl Davraz Kayak Merkezi'ne 5 milyon dolar yatırım yapıldığını vurgulayan Vali Uzun, bu yıl da arıtma tesisi ihalesinin gerçekleştirildiğini, ayrıca üçüncü telesiyej yapılmasının gündemde olduğunu bildirdi. Türkiye'nin dünya turizm sektöründe en hızlı büyüyen ülkeler arasında yer aldığını kaydeden Vali Uzun, ''son yıllarda hemen her sektörde üst üste yaşanan, dünya ekonomisini olumsuz etkileyen krizlere rağmen ülkemiz turizm sektörünün geçen yıllara göre yükseliş kaydetmiş olması gerçekten büyük bir başarıdır. Türkiye artık, dünya turizm sektöründe en hızlı büyüyen ülkeler arasında yer almıştır'' diye konuştu. Vali Uzun, sözlerini şöyle tamamladı: ''Hedeflerimize ulaşabilmemiz için ülkemiz turizm yatırım ve tanıtımının tek başına kamu kaynakları ile yürütülmesi beklenilmemelidir. Unutmamalıyız ki ülkemizin yarınlarında bacasız sanayi turizmin varlığı ve etkisi her geçen gün artarak devam edecektir ve ancak turizm sektörüne dolaylı olarak veya doğrudan hizmet veren tüm kuruluşların da yatırım ve tanıtıma kaynak ayırarak destek sağlamaları durumunda daha fazla bütçe ve entegre bir iletişim ile daha etkin bir tanıtım yapılabilecektir.''

 
 
      Ana Sayfa                                                                       Yorum Yaz