|
NEW
YORK'TA ''TURKIC NETWORK'' KURULDU
NEW YORK (A.A) -
14.04.2008 - ABD'nin New York kentinde faaliyet gösteren
Türk-Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) ve Amerikan Azerbaycan
Cemiyeti, Türk toplumu ile ABD arasında ilişkileri geliştirmek için
kurdukları ''US Turkic Network'' (USTN) projesini, Türk Evinde
düzenlenen bir programla tanıttı. Toplantıda, ABD'deki Türk
toplumunu bir araya getirme amacı dışında, Türk Dünyası ile ABD
arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi, Amerikan yerel ve milli
seçimlerinde Türklerin etkisinin hissettirilmesi, gerçek dışı Ermeni
iddialarına karşı birlikte hareket edilmesi, politik, sosyal ve
kültürel anlamda ortak çalışmaların yapılması amaçlarıyla başlatılan
proje hakkında bilgi verildi. TADF Başkan Yardımcısı ve Amerikan
Azerbaycan Cemiyeti Başkanı Tomris Azeri, yaptığı açılış
konuşmasında, ''Bir millet iki devlet'' düşüncesinden hareketle,
ABD'de Türk ve Azeri olmak üzere iki ayrı diaspora olamayacağını
ifade ederek, birlikte çalışmanın önemini vurguladı. "Bir Millet İki
Devlet" adlı film gösterisiyle devam eden toplantıda, TADF Başkanı
Kaya Boztepe de, Türk-Amerikan toplumu üyelerinin, gerçek dışı
Ermeni iddiaları konusunda savunmayı bırakarak "hücuma geçmesi"
gerektiğini kaydetti. Cumhuriyetçi Parti'nin kendisine, New Jersey
eyaletinden aday olması teklifinde bulunduğunu söyleyen Boztepe,
bunun Türk toplumunun faaliyetleriyle katettiği mesafeyi göstermesi
bakımından önemli olduğunu vurguladı. Federasyon olarak, New Jersey
eyaletini pilot bölge seçtiklerini ve kongre üyelerini ziyaret
ettiklerini anlatan Boztepe, "Karşımızda olan çok Kongre üyesi vardı.
Ama bugüne kadar kimse onlara hikayenin bu tarafını anlatmamış. Ama
artık biliyorlar ki, o bölgede yaşayan Türkler var, orası boş değil"
diye konuştu. Boztepe, Kongre üyelerinin, seçim bölgelerinde Türk
seçmenler olduğunun farkına varmalarında USTN'nin çok önemli görev
üstleneceğini belirtti. US Azeri Network Direktörü Adil Baguirov da,
"ABD'deki Türk Diasporasının Seçim Gücü" adlı bilgilendirici
sunumunda, hedeflerinin lobi yapmak değil, Türklerin haklarını
savunmak olduğunu ifade etti. Ermeni karşıtı değil, Türkleri savunan
bir dernek olacaklarının altını çizen Baguirov, Türk-Amerikan
toplumu üyelerinin tümünü, aktif bir şekilde projede yer almaya
davet etti. ABD nüfusunun yaklaşık yüzde 1'ini oluşturan Ermenilerin,
gerçek dışı iddialarıyla, ABD'nin dış politikası üzerinde etkili
olduklarını anlatan Baguirov, bunda Ermenilerin kurduğu ve yıllık
gelirleri toplam 13 milyon dolar olan iki büyük derneğin etkili
olduğuna dikkati çekti. Washington'da "Ermeni Soykırımı Müzesi"
bulunduğunu anlatan Baguirov, bir an önce bir "Türk Tarihi Müzesi"
açılması ve orada Türk ve Azeri kıyımını anlatan bir bölümün yer
alması çağrısında bulundu. Programa, başta Türkiye'nin New York
Başkonsolosu Mehmet Samsar olmak üzere, New York ve çevresinde
yaşayan Türkler, Azeriler, Ahıska Türkleri ve Türkmenlerden oluşan
kalabalık bir grup katıldı. Derneğin, www.usturkic.org adlı sitesi,
önümüzdeki günlerde kullanıma açılacak.
Hocalı
Katliamı’nda Hayatın Kaybedenler New York'ta Anıldı
Ermenilerin Azerilere
Karşı Gerçekleştirdiği Hocalı Katliamında Hayatını Kaybedenler, New
York'ta Düzenlenen Bir Toplantı ile Anıldı. Programin
Moderatorlugunu IUMEZUSA Genel Sekreteri Ceren Olga Gokdeniz yapti.
Güçlerini Birleştiren
Türkiye ve Azerbaycan Türkleri, Ermenilerin Soykırım Yalanına Hocalı
Katliamı ile Cevap Verecek.
Sözde soykırımdan
kurtulanları Amerikan Kongresi'ne getirerek propaganda yapan
Ermenilere kendi silahları ile cevap verme kararı alan Azeriler,
Hocalı'dan kurtulan yetimler aracılığıyla katliamı tüm dünyaya
Amerikan Kongresi'nden haykıracak.
Türk Amerikan Dernekleri
Federasyonu,
Amerikan
Azerbaycan Derneği ve Azerbaycan Amerikan Konseyi'nin ortaklaşa
çalışmaları ile New York'ta Hocalı katliamı ile ilgili bir anma
töreni ve panel düzenlendi. Türkiye'nin New York Başkonsolosluğu'nda
yapılan törene, çok sayıda Türkiye ve Azerbaycan Türkü katıldı.
Toplantıda bir konuşma yapan Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu
Başkanı Kaya Boztepe, Ermenilerin gerçekleştirdiği bu katliamın
dünyaya duyurulması gerektiğinin altını çizdi. Amerikan Azerbaycan
Derneği Başkanı Tomris Azeri de, Ermenilerin Türkiye'yi soykırım ile
suçladığını oysa Ermenilerin Hocalı'da yaptığının inkar edilemez bir
katliam olduğunu kaydetti. Bir sinevizyon gösterisin de sunulduğu
toplantıda, ayrıca Ermenilerin Amerika'da nasıl örgütlendiği, 2
milyonluk Ermeni nüfusundan sadece çok aktif 50 bin kişinin
seslerini tüm dünyaya duyurduğu, aynı şeyin Türkler tarafından da
yapılması gerektiği ifade edildi.
- YETİMLERİN SESİ,
AMERİKAN KONGRESİNDE YANKILANACAK
Yaklaşık 4 saat süren
toplantı sonunda bir gazetecilere bir açıklama yapan Amerikan
Azerbaycan Derneği Başkanı Tomris Azeri, Hocalı'daki mülteci
kamplarında kalan çocukların yaptığı resimlerde hep kan olduğunu
belirterek, "Planımız, bu çocukları Amerika'ya getirmek,
düşmanlarımızın yaptığı gibi onları Amerikan Kongresi'ne çıkartmak.
Onların dilinden dinletmek istiyoruz" dedi. Azeri, Türkiye ve
Azerbaycan haklarının beraber çalışması gerektiğinin altını çizdi.
Amerikan-Türk Dernekleri Asemblesi (ATAA) Başkanı Nurten Ural da
Türk ve Azeriler'in ortak mücadele etmesi gerektiğini dile getirdi.
Türkiye'nin
New York Başkonsolos Yardımcısı Başar Şen ise, "Ermeniler, bundan 90
sene önce olan bir takım şeyleri saptırarak Türkiye aleyhinde çok
ciddi propaganda yapıyorlar. Ama Türk toplumu kendi yakın tarihi
içerisinde, bundan 15-20 yıl önce, Ermeniler tarafından kendilerine
yapılanları, Amerika'da yeterince dile getiremiyorlar. Bu toplantı
bu konuda bir başlangıç oldu" diye konuştu.
Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu Başkanı Boztepe de aynı şeye dikkat çekerek, "Bu çok
acıklı ve vahim olayı bırakın dışarıyı kendi Türk toplumu içerisinde
bile duyurabildiğimize ben inanmıyorum. Fakat bunu mutlaka
duyurmamız ve halkımızı bu konuda eğitmemiz lazım. Bundan sonraki
hedefimiz içinde yaşadığımız toplumda bunu aynı şekilde duyurabilmek"
dedi.
- HOCALI KATLİMAI NEDİR?
Hocalı Katliamı, 25 Şubat 1992'de Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ
bölgesindeki Hocalı kentinde çok sayıda Azeri sivilin, Ermeniler
tarafından öldürülmesi olayıdır. Azeri kaynaklarına ve uluslararası
insan hakları kuruluşlarının bildirdiklerine göre, katliam, Rus 366.
Motorize Alayı'nın desteğindeki Ermeni silahlı kuvvetleri tarafından
gerçekleştirildi. İnsan Hakları kuruluşları, Hocalı Katliamını
Dağlık Karabağ'ın işgalinden bu yana cereyan eden en kapsamlı sivil
kırımı olarak nitelendiriyor. Ermenistan Silahlı Kuvvetleri 1992
yılının 25 Şubatı 26 Şubata bağlayan gecede bölgedeki 366. Alayın da
desteği ile önce giriş ve çıkışını kapadığı Hocalı köyünde sivil,
kadın, çocuk, yaşlı ayırımı yapmadan resmi rakamlara göre 613 kişiyi
katletmişlerdir. Katledilenlerin 83'ü çocuk, 106'sı kadın ve 7'ten
fazlası ise yaşlıydı. Normalde en şiddetli savaşlarda dahi savaş
dışında tutulan, dokunulmayan bu kesime Ermeniler yaşlı, kadın ve
çocuk demeden acımasız işkenceler yaparak katletmiştir. Bu
katliamdan toplam 487 kişi ağır yaralı olarak kurtulmuştur. Bin 275
kişi ise rehin alınmış ve 150 kişi ise kaybolmuştur. Cesetler
üzerinde yapılan incelemelerde cesetlerin birçoğunun yakıldığı,
gözlerinin oyulduğu, kulakları, burunları ve kafaları ile
vücutlarının çeşitli uzuvlarının kesildiği görülmüştür. Aynı
vahşetten hamile kadınlar ve çocuklar bile nasibini almıştır.
WASHINGTON'DA DÜZENLENEN "AK PARTİ, ARAP DÜNYASI İÇİN MODEL Mİ"
KONULU PANEL -CEZAYİRLİ MİLLETVEKİLİ MAKRİ: "KAPATMA KARARINDAN
YARARLANACAKLAR, EL KAİDE VE DİĞER AŞIRI GÜÇLER OLUR"
WASHINGTON (A.A) - Washington'da Century Foundation adlı düşünce
kuruluşunun düzenlediği "Türkiye'deki AK Parti Arap dünyası için bir
model mi" konulu panele katılan Arap ülkelerinden gelen İslami
eğilimli siyasetçiler, AK Parti hakkındaki kapatma davasını
tartışırken, partinin kapatılmaması gerektiği yönünde görüş
belirttiler. Panelin basın için düzenlenen bölümünde konuşan
Cezayir'deki Barış Toplumu Hareketi'nin temsilcisi milletvekili
Abdulrezzak Makri, AK Parti'nin kapatılması durumunda bunun Arap
ülkeleri için negatif bir mesaj anlamına geleceğini söyledi. Makri,
"Kapatma kararından yararlanacaklar, El Kaide ve diğer aşırı güçler
olur" dedi. Fas'taki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin temsilcisi
milletvekili Muhammed Yetim de olası bir kapatma kararının Arap
ülkelerinde olumsuz yansımalarının olacağını kaydederek, "Ancak Batı
toplumunun böyle bir gelişmeye izin vermemesini bekliyoruz"
ifadesini kullandı. Panelin daha sonra kamuoyuna açık bölümüne
katılan Mısır'daki Müslüman Kardeşler hareketinin temsilcisi İbrahim
el Hudeybi de AK Parti'nin iktidarı boyunca toplumdaki hiçbir
kesimle çatışma içine girmediğini ve sorumlu ve akılcı şekilde
davrandığını ifade etti. Üç siyasi grubun temsilcisi de kendi
partilerinin demokrasiden ve çoğulculuktan yana olduğunu ve şiddete
karşı çıktığını dile getirdi. Üç temsilci de ülkelerdeki koşulların
farklılığından dolayı AK Parti'yi kendi ülkeleri için model olarak
görmediklerini, ancak bu partinin deneyimlerinden yararlandıklarını
anlattı.
IHA
TÜRKÇE’NİN
YÜZAKLARI BU KEZ ABD’DE
Her yıl Türkiye’de dünyanın dört bir yanından gelen yabancı
öğrenciler arasında Türkçeyi teşvik amacı ile yapılan ve Türk
dünyasında övgü ile karşılanan Türkçe yarışmasına artık ABD de dahil
oluyor. New York’taki Türk Kültür Merkezi’-nin üstlendiği büyük
çaplı organizas-yona 12-19 yaş arasındaki tüm öğrenciler
katılabilecek. 24 Şubat 2008 tarihinde New Jersey Fellician
College’da yapılacak organizasyonda çeşitli katergoriler halinde
çocuklar Türkçe becerilerini konuşturacaklar.
Yarışmayı kazanan kategori birincileri 22 Mayıs - 31 Mayıs 2008
tarihleri arasında T ürkiye’de
yapılacak olan Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nın 6.cısında
Amerika’yı temsil edecekler. Toplam 8 kategoride yapılacak
yarışmanın birincileri, Turkish Culturel Center tarafından
ödüllendirilecek. Ayrıca yarışma gecesi sonunda Türkiye’nin güçlü
seslerinden saz ve söz üstadı Fatih Kısaparmak’ın vereceği konserle
Türkçe yarışması bir şölene dönüşecek. Yetkililer organizasyonun
ücretsiz olduğunu söylerken 5 yaşından küçük çocukların içeri
alınmayacağı uyarısında bulundu.
Cahit Oktay- New Jersey
DÜNYANIN
EN MALİYETLİ KONUŞMACISI
MHP İstanbul milletvekili Gündüz Aktan’ın, 1915 Ermeni olaylarıyla
ilgili konuşması, Ermeni lobisinin tüm engellerine rağmen ABD’de
yapıldı. MHP İstanbul milletvekili ve emekli Büyükelçi Gündüz
AKTAN’ın Indiana Üniversitesi’nde yaptığı konuşma üniversite
yönetiminin de iptale yönelik baskılarına rağmen gerçekleşti.
Konuşmanın gerçekleşmesinde, programın düzenleyicisi ve aynı zamanda
Indiana Üniversitesi’nde Türk Etüdleri Programı Osmanlı ve Modern
Türk Etüdleri Kürsüsü Profesörü olarak görev yapan Kemal Sılay’ın
“Bu program tüm engellere rağmen yapılacaktır” şeklindeki kesin
söylem ve tavrı büyük rol oynadı. Aktan’ın Utah Üniversitesi’nde 5
Şubat’ta gerçekleşen konuşması da bir Ermeni işadamının üniversiteye
yapacağı yardımı engelleme tehdidi ile karşılaştı. 1.2 milyon
tutarındaki yardımı kaybetmek istemeyen üniversite yönetiminin
güvenlik bahanesi ile konuşmayı iptal etmek istemesi üzerine Doçent
Dr. Hakan Yavuz üniversite yönetimine karşı tavır aldı ve üniversite
polisinin bu işin üstesinden gelebileceğini savundu. Yavuz, Ermeni
işadamının tehditvari söylemine karşılık olarak “O takdirde Gündüz
Aktan’ın konuşması, bu üniversitenin gelmiş geçmiş en pahalı
konuşması olacak’’ dedi. Emekli Büyükelçi Gündüz Aktan, İki ayrı
üniversitede de konuşmalarını başarıyla gerçekleştirerek Türkiye’ye
döndü. Aktan’ın Ermeni işadamının 1.2 mil-yon dolarlık yardımı
yapmaması durumunda dünyanın en maaliyetli konuşmacısı olarak tarihe
geçeceği esprilerine neden oldu.
Cahit Oktay
BOŞNAK
YAZARLAR TOPLAMA KAMPLARINI ANLATTI
Boşnakların “Toplama Kampı” ya da Boşnakça ‘Logor’ adlı Sebernica
katliamını anlatan kitap New York’da tanıtıldı. 33 ayrı yaşanmış
gerçek hikayenin, 33 ayrı yazar tarafından kaleme alındığı kitap,
New York’da yaşayan Amerika’lı Boşnaklar tarafından sunuldu.
1990’lı yılların başında Avrupa’nın göbeğinde Sırplar ve Hırvatlar
tarafından soykırıma uğrayan, ancak Müslüman kimliklerinden dolayı
Avrupa Medeniyeti’nin seyirci kaldığı Boşnaklar, hala hafızalardaki
canlılığını koruyan
toplama
kamplarında yaşanan acıları kitaplaştırdı. Sırp, Karadağ ve Hırvat
toplama kamplarında insanlık dışı işkence ve tecavüzlere maruz
kaldıktan sonra hunharca katledilen Boşnakların dramını anlatan
kitabın New York’ta yapılan tanıtım gününde Boşnakların dünyaca
tanınmış akademisyenlerinin yanında devlet adamları ve toplum
liderleri de hazır bulundu. Bosna eski Dışişleri Bakanı ve eski BM
Büyükelçisi Muhammed Şakirbey tarafından yönetilen açık oturuma
Hollandalı tarihçi Prof. Dr. Selma Lejdesdorff, Merkezi Kanada’da
bulunan Kuzey Amerika Boşnak Birliği Başkanı Prof. Emir Ramiç, eski
Devlet Başkanı Aliya İzzetbegoviç’in yakın arkadaşı Dr. Necip
Şakirbey ile Bosnjaci.net web sitesi yöneticisi Esad Krciç
katılırken, Amerikada yaşayan Boşnaklar da ‘Logor’ kitabına büyük
ilgi gösterdi. Açık oturumda, kitapta bahsedilen soykırım gerçekleri
konu edilirken, Boşnak halkına reva görülen bu zulmü bütün dünya
canlı yayınlardan izlediği halde Sırpların hakettiği cezayı
görmemesi ve tazminat ödememek için direnmelerinin yanında Avrupa
Birliği’nin yaşananları soykırım olarak kabul etmeyerek Sırplar
lehine taraf olması eleştirildi. Konuşmacılar, 3 yıldan fazla süren
bu savaşta dünyanın gözleri önünde Boşnak halkı sistematik bir
soykırıma tabi tutulmuştur vurgusunu yaptı. 6 Nisan 1992, 14 Eylül
1995 tarihleri arasında devam eden savaşta, 200,000’den fazla Boşnak
Müslüman öldürülmüş, 2 milyon civarında insan da göçetmek zorunda
kalmıştı. Cahit Oktay - New York
|